Connect with us

Gündem

Kuyumcuların İsyanı: Gurbetçiler Artık Uğramıyor!

yazar

Published

on

Son yıllarda pandeminin ve 6 Şubat depremlerinin ardından, gurbetçilerin tatil tercihlerinde önemli değişiklikler yaşandı. Bu değişikliklerin en belirgin yansıması, altın satışları üzerinde gözlemleniyor. Kuyumcular, gurbetçilerin tatil bölgelerini tercih etmeleri ve yerel çiftçilerin gelirlerinde yaşanan düşüş nedeniyle altın satışlarının ciddi şekilde azaldığını belirtiyor.

Gurbetçilerin Tatil Tercihleri Kuyumcuları Zor Durumda Bıraktı

Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, pandeminin ve Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin ardından gurbetçilerin tatil için memleket yerine turistik bölgeleri tercih ettiğini ifade etti. Bu durum, özellikle Çukurova gibi bölgelerde kuyumcuların işlerini olumsuz etkiledi. Başman, „Yaz mevsimi kuyumcular için her zaman en yoğun dönemdir, ancak son birkaç yıldır bu dönemde beklentilerimizi karşılayacak bir altın alışverişi gerçekleştiremedik. Pandemi ve depremler nedeniyle gurbetçiler genellikle tatil bölgelerine yöneldi ve altın alışverişi yapmadı. Ayrıca, çiftçilerimizin gelirlerinde yaşanan düşüş de altın yatırımını etkiledi,“ dedi.

Düğün Sezonunda Satışlar Düşüşte

Altın imalat ve toptancısı Bülent Dalyan, düğün sezonunda bile takı satışlarının beklenen seviyede olmadığını belirtti. „Düğün sezonlarında, özellikle mayıs sonrası aylarda, altın satışlarında hareketlilik olurdu. Ancak bu yıl hem gurbetçilerin sayısında hem de çiftçilerin alım gücünde ciddi bir düşüş yaşandı. Satışlarımız geçen iki yaz sezonuna göre yaklaşık yarı yarıya azaldı,“ diye konuştu. Dalyan, gurbetçilerin tatil için memleket yerine turistik bölgeleri tercih etmesinin ve çiftçilerin yeterince gelir elde edememesinin satışları olumsuz etkilediğini belirtti.

Düğün Takısı Geleneği Değişti

Bülent Dalyan, düğün takısı olarak verilen altın miktarının önemli ölçüde azaldığını ifade etti. „20 yıl önce düğünlerde genellikle yarım kilo altın alınırdı. Ancak şimdi bu geleneğin yerini bir çift alyansa bıraktığı görülüyor. Eski alışkanlıklar yerini daha küçük ve yatırım amaçlı altınlara bıraktı. Düğün takısı olarak satılan altın miktarı geçen yıl bu aylara oranla yüzde 30 azaldı ve son beş yılda yüzde 50’lik bir kayıp yaşandı,“ dedi.

Yatırım Eğilimleri Değişiyor

Dalyan, ailelerin artık yatırım amaçlı altın alımına yöneldiğini ve düğün takılarının öneminin azaldığını belirtti. „Artık daha küçük takılarla düğün süreci geçirmeye çalışıyorlar. Düğünlerde kullanılan takılar giderek küçülüyor ve yatırım amaçlı altın alımı ön planda oluyor,“ diye ekledi.

Kuyumcuların yaşadığı bu zorluklar, hem gurbetçilerin tatil tercihlerindeki değişiklikleri hem de yerel ekonomilerin altın satışları üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Kuyumcular, bu değişimlerin sektördeki ekonomik dengesizlikleri nasıl etkilediğini ve gelecekte ne tür çözümler bulunabileceğini merakla takip ediyor.

#Gurbetçiİsyanı #AltınSatışları #Kuyumcular #PandemiEtkileri #DepremEtkileri #TatilTercihleri #Çukurova #DüğünTakısı #YatırımAltını #KuyumculukKriz #altın #kuyumcu #gurbetciler #avrupa #avrupalılar #düğün #alışveriş #almanya #isviçre #fransa #avusturya #norvec #danimarka

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’den Avustralya’ya Bisiklet Yolculuğu: Genç Gezginler Ankara’da

yazar

Published

on

By

İsviçreli iki genç bisikletçi, İsviçre’den başlayıp Avustralya’ya uzanan uzun soluklu yolculukları kapsamında Ankara’daki İsviçre Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.

Nicola ve Marvin isimli gezginler, bisikletle çıktıkları dünya turunda Türkiye’ye ulaşırken, İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından ağırlandı. Büyükelçilik paylaşımında, bisiklet kültürünün İsviçre’de önemli bir yere sahip olduğu vurgulanırken, ülkede 11 bin kilometreden fazla bisiklet rotası bulunduğu hatırlatıldı.

Genç bisikletçilerin yolculuğunun Avustralya’ya kadar devam edeceği belirtildi.

Continue Reading

Gündem

isviçre’de Çocuk Sahibi Olmanın Bedeli 1 Milyon Frankı Buldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin yüksek tirajlı gazetelerinden Blick’te yayımlanan analiz, ülkede çocuk sahibi olmanın giderek daha büyük bir ekonomik yük haline geldiğini ortaya koydu. Artan yaşam maliyetleri, yüksek kira fiyatları ve özellikle çocuk bakım giderleri nedeniyle birçok aile çocuk sahibi olmayı erteliyor ya da tamamen vazgeçiyor.

Son açıklanan verilere göre İsviçre’de doğum oranı kadın başına 1,29 çocuğa kadar geriledi. Uzmanlara göre nüfusun kendini yenileyebilmesi için bu oranın en az 2,1 olması gerekiyor. Demografi araştırmacıları, mevcut tablo devam ederse ülkenin uzun vadede ciddi bir nüfus sorunu yaşayabileceği uyarısında bulunuyor.

Ancak birçok aile için en büyük sorun ekonomik yük. İsviçre’de bir çocuğun 18 yaşına kadar aileye maliyetinin yaklaşık 1 milyon franka ulaştığı belirtiliyor.

Aylık giderler 1900 franka kadar çıkıyor

Çocukların temel ihtiyaçları bile aile bütçesini ciddi şekilde zorluyor. Beslenme, kıyafet, sağlık sigortası, doktor masrafları, okul ihtiyaçları ve hobiler derken küçük yaşlardaki bir çocuğun aylık maliyeti ortalama 1400 frankı buluyor. Ergenlik döneminde ise diş teli, eğitim ve sosyal harcamalarla bu rakam 1900 franka kadar yükseliyor.

Sadece doğrudan masrafların, çocuk 18 yaşına gelene kadar 350 bin frankı geçtiği hesaplanıyor.

Kreş ücretleri Avrupa’nın en pahalıları arasında

İsviçre’de ailelerin en fazla şikâyet ettiği konuların başında kreş ve bakım ücretleri geliyor. OECD verilerine göre İsviçre, çocuk bakım maliyetlerinde dünyanın en pahalı ülkeleri arasında yer alıyor.

Bir kreş günü çocuk başına yaklaşık 130 franka mal oluyor. Haftada iki gün bakım hizmeti alan ailelerin aylık gideri bile 1000 ila 1400 frank arasında değişiyor. Toplam bakım masrafları ise yıllar içinde 120 bin franka kadar ulaşabiliyor.

Asıl büyük kayıp: Kariyer ve gelir

Uzmanlara göre görünmeyen maliyetler ise çok daha yüksek. Çocuk sahibi olan ebeveynler, özellikle anneler, çoğu zaman çalışma saatlerini azaltmak zorunda kalıyor. Bu durum maaş kaybının yanı sıra emeklilik primlerini ve kariyer fırsatlarını da etkiliyor.

Sigorta şirketi Baloise’nin 2025 hesaplamasına göre doğrudan ve dolaylı tüm giderler toplandığında İsviçre’de bir çocuğun aileye toplam maliyeti yaklaşık 1 milyon franka ulaşıyor.

Bu nedenle birçok çift, çocuk sahibi olmanın artık sadece aile kurma kararı değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik bir yük anlamına geldiğini düşünüyor.

İsviçre’de doğum oranı yabancı kökenli nüfusta genel olarak daha yüksek. Federal İstatistik Dairesi’nin (BFS) verilerine göre İsviçre vatandaşı kadınların doğurganlık oranı uzun süredir düşük seviyede seyrederken, göçmen kökenli ailelerde çocuk sayısı ortalamanın üzerinde kalıyor.

Özellikle:

  • Balkan kökenli,
  • Türk,
  • Arap,
  • Afrika ve bazı Asya kökenli ailelerde doğum oranlarının İsviçre ortalamasından daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Ancak uzmanlara göre bu fark da yıllar içinde azalıyor. Çünkü İsviçre’de uzun süre yaşayan göçmen aileler de:

  • yüksek kira,
  • çocuk bakım masrafları,
  • yoğun çalışma hayatı
    gibi nedenlerle daha az çocuk sahibi olmaya başlıyor.

Yani ilk nesil göçmenlerde doğum oranı daha yüksek olsa da, ikinci ve üçüncü nesillerde İsviçre toplumuna benzer bir tablo ortaya çıkıyor.

Continue Reading

Avrupa

Fransa’dan İsviçre’ye Giriş Yapan Iraklı Sürücünün Soğutmasız Aracında 1,8 Ton Kaçak “Pommes Frites” Yakalandı

yazar

Published

on

By

Solothurn kantonuna bağlı Flüh kasabasında gerçekleştirilen gümrük kontrolünde, İsviçre’ye kaçak yollarla sokulmak istenen yaklaşık 1,8 ton “Pommes Frites” (parmak patates) ele geçirildi.

Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) mobil ekipleri, 18 Mayıs 2026 tarihinde Fransa’dan İsviçre’ye giriş yapan İsviçre plakalı bir panelvanı durdurdu. Aracı kullanan 30 yaşındaki Irak uyruklu sürücünün taşıdığı ürünler detaylı incelemeye alındı.

Kontrol sırasında aracın soğutmasız yük bölümünde toplam 1.860 kilogram dondurulmuş parmak patates bulunduğu açıklandı. Yetkililer, ürünlerin İsviçre’ye gerekli gümrük vergileri ve ithalat işlemleri yapılmadan sokulmaya çalışıldığını belirtti.

Denetimlerde ayrıca aracın izin verilen taşıma kapasitesini 670 kilogram aştığı da tespit edildi. Bunun üzerine Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi tarafından hem gümrük kaçakçılığı hem de aşırı yük taşımacılığı nedeniyle işlem başlatıldı.

Kaçak ürünlere el konulurken, panelvan da geçici olarak müsadere edildi. Sürücü hakkında ise resmi soruşturma açıldığı bildirildi.

Yetkililer, sınır kontrollerinin yalnızca vergi denetimi açısından değil; halk sağlığı, ürün güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Continue Reading

Trendler