Connect with us

İsviçre

KRANKENKASSENPRÄMIEN – SAĞLIK SİGORTA PRİMLERİ 2025 YILINDA YÜKSELİYOR: AİLELER BU YÜKÜ NASIL TAŞIYACAK?

yazar

Published

on

Okuma süresi: 3 dakika

İsviçre’de sağlık sigortası primleri 2025 yılında ortalama %6 oranında artacak. Sağlık Bakanı Elisabeth Baume-Schneider, medyaya yaptığı açıklamada bu artışın gerekçelerini anlattı. Artan tedavi talepleri ve maliyetler yükselişin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Toplumda bu konuda çeşitli görüşler öne çıkarken, bazı vatandaşlar reform taleplerinde bulunuyor, bazıları ise bu maliyetleri kaçınılmaz görüyor.

AİLELER İÇİN ZOR BİR DURUM
Vatandaşlar, özellikle ailelerin bu artışları karşılamasının zorlaştığını vurguluyor. Bir kullanıcı durumu şöyle özetliyor: „Aileler için bu prim artışları artık dayanılmaz hale geldi. Orta sınıfı tamamen yok edecekler.“

Başka bir kullanıcı ise gelecekte bu durumu nasıl yöneteceklerini bilemediklerini belirterek, „Çocuklarım bu yükle nasıl başa çıkacak bilmiyorum“ diyor.

SAĞLIK SİSTEMİNE GÜVEN AZALMAKTA
Prim artışlarına tepki gösteren bazı kullanıcılar, sağlık sisteminin şeffaf olmayışını eleştiriyor. „Paranın nereye gittiği belli değil,“ diyen bir kullanıcı, sağlık sektöründeki harcamaların daha iyi yönetilmesi gerektiğini savunuyor.

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?
Diğer yandan bazı vatandaşlar, yaşlanan nüfus ve gelişen tıbbi teknolojilerin maliyetleri artırdığını kabul ediyor. „En iyi tıbbi bakım için yüksek bedeller ödemek zorundayız, bu kaçınılmaz,“ yorumunu yapanlar da var. Bazı kullanıcılar ise gereksiz doktor ziyaretlerinin maliyetleri artırdığına dikkat çekiyor.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Topluluk içinde bazı kullanıcılar ise somut çözüm önerileri getiriyor. Öne çıkan önerilerden biri, sigorta primlerinde franchise (katılım payı) oranlarının artırılması ve sağlık hizmetlerinin kapsamının daraltılması. Ayrıca, bazıları ilaç fiyatlarındaki yüksekliği eleştirerek, paralel ilaç ithalatının serbest bırakılmasını talep ediyor.

GENF EN PAHALI, APPENZELL-İNERRHODEN EN UCUZ
Okuma süresi: 2 dakika

İsviçre’de 2025 yılı için belirlenen en yüksek sağlık sigortası primleri Cenevre Kantonu’nda bulunuyor. Cenevre’de sigorta primleri aylık 477,50 Frank olarak belirlendi. Tessin’de ise bu rakam 472,70 Frank, Basel-Stadt‚ta ise 456,20 Frank seviyesinde. Bu kantonlarda yaşayanlar için sağlık sigortası primleri ciddi bir mali yük oluşturuyor.

Diğer yandan, Appenzell-İnerrhoden sakinleri aylık 257,80 Frank ile en düşük primleri ödeyecek. Uri’de de primler nispeten düşük, aylık 290,60 Frank olarak belirlendi.

SONUÇ: DURUM KARAMSAR AMA ÇÖZÜM ARAYIŞI SÜRÜYOR
Krankenkassen primlerindeki artış toplumda endişe yaratıyor. Özellikle orta sınıf üzerindeki yük ağırlaşırken, vatandaşlar hükümetten etkili çözümler bekliyor.

#Sağlık #krankenkassenprämien2025 #isvicre #isviçre #schweiz #schwiiz #suisse #svizzera #switzerland #haber #isviçreninsesi

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Çocuk Bakımında Eşitsizlik: Zengin Aileler Kreş Hizmetlerinden Daha Fazla Yararlanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuk bakımına ilişkin açıklanan güncel veriler, ailelerin ekonomik durumunun bakım hizmetlerine erişimde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koydu. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı verilere göre, ülkede 13 yaş altındaki çocukların yüzde 68’i aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanıyor.

Kreş ve okul dışı bakım hizmetlerine talep artıyor

2024 yılı itibarıyla çocukların yüzde 42’si kreş, etüt (hort) veya benzeri okul destekli bakım kurumlarına devam ediyor. Bu oran, 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Bakım sürelerine bakıldığında, çocukların yüzde 47’si haftada en fazla 9 saat, yüzde 39’u 10 ila 29 saat arasında, yüzde 13’ten fazlası ise haftada 30 saat ve üzeri bakım hizmeti alıyor. Ortalama bakım süresi haftalık yaklaşık 15 saat olarak hesaplanıyor.

Aile içi bakım hâlâ güçlü

Kurumsal bakımın yanı sıra aile içi destek de İsviçre’de önemli bir yer tutuyor. 2024 yılında çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez büyükanne veya büyükbaba tarafından bakıldı. Dört yaş altındaki çocuklarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkıyor.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalarda İsviçre, küçük çocukların aile bireyleri tarafından bakımı konusunda ilk sırada yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.

Kurumsal bakımda Avrupa ortalamasının gerisinde

Aile içi bakımda öne çıkan İsviçre, kreş ve benzeri kurumsal bakım hizmetlerinde Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Bu durum, ülkede çocuk bakım sisteminin büyük ölçüde aile desteğine dayandığını gösteriyor.

Gelir düzeyi belirleyici faktör

Veriler, çocuk bakım hizmetlerine erişimde gelir düzeyinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

En yüksek gelir grubundaki ailelerin yaklaşık yüzde 84’ü çocuklarını kreş ve benzeri kurumlara gönderirken, en düşük gelir grubunda bu oran yüzde 48’de kalıyor. Bu fark, bakım hizmetlerine erişimde ekonomik eşitsizliğin belirgin olduğunu gösteriyor.

Göçmen ailelerde kullanım daha düşük

Ayrıca ailelerin kökenine göre de farklılıklar dikkat çekiyor. İsviçreli ailelerin yaklaşık yüzde 72’si aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanırken, yabancı kökenli ailelerde bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor.

Uzmanlara göre bu tablo, İsviçre’de çocuk bakım sisteminde hem ekonomik hem de sosyal eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, sosyal politika açısından öncelikli konular arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Gündem

Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.

Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.

Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.

Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Twint için kamu modeli tartışması gündemde

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaygın kullanılan mobil ödeme sistemi Twint, artan kullanım oranı ve ücret politikaları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti. 2025 yılında yaklaşık 901 milyon işlemin gerçekleştirildiği platformun 6 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştığı bildirildi.

Twint’in hissedarları arasında UBS, Raiffeisen, PostFinance, Zürih Kantonal Bankası (ZKB) ve Banque Cantonale Vaudoise’nin yanı sıra finansal altyapı sağlayıcıları SIX ve Worldline yer alıyor. Sistemin özel sektör tarafından işletilmesine rağmen, dijital ödeme hizmetlerinin kamusal niteliği tartışma konusu olmaya başladı.

Cenevre kantonundan Sosyal Demokrat Partili (SP) Senatör Carlo Sommaruga, Federal Hükümet’e sunduğu önergeyle Twint’in kamu kontrolüne alınmasına yönelik bir strateji hazırlanmasını talep etti. Sommaruga, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) nakit parayı kamu hizmeti olarak ücretsiz sunmasını örnek göstererek, dijital ödeme altyapısının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, Twint’in uyguladığı işlem ücretlerinin düşük tutarlı ödemelerde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtiyor. İşletmeler, büyük perakende zincirlerinin daha düşük komisyon oranlarıyla işlem yapabildiğini, bunun da rekabet açısından eşitsizlik yarattığını savunuyor.

Söz konusu öneride, Twint’in kamu hizmeti kapsamına alınarak daha düşük maliyetli ve erişilebilir bir ödeme sistemi haline getirilmesi öngörülüyor. Uluslararası örnekler arasında İsveç, Norveç ve Singapur’da kamu ile finans sektörü iş birliğiyle geliştirilen dijital ödeme altyapıları gösteriliyor.

Öte yandan, öneri siyasi çevrelerde farklı görüşlere yol açtı. Merkez sağ partilerden bazı temsilciler, Twint’in mevcut yapısıyla başarılı bir özel sektör girişimi olduğunu ve devlet müdahalesinin piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Twint’e ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde Federal Meclis gündeminde daha geniş kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Continue Reading

Trendler