Sosyal Medya

İsviçre

İsviçre’nin Sesi +41 Akşam Bülteni

yazar

Yayınlayan

on

+41 TV Bülteni
Gündemdeki önemli haberler

İsviçre’nin Sesi Mobil Uygulaması Sayesinde Haberleri Anında Cep Telefonunuzun Ana Ekranında Okuyabilirsiniz!

Evlileri Cezalandıran Vergi Uygulaması Son Buluyor
İsviçre Federal Hükümeti, yıllardır şikayet edilen konuya çözüm getirmek için harekete geçti.

İsviçreli kadınlar genellikle güzellik cerrahisini Türkiye’de tercih ediyor. ISAPS istatistiklerine göre, Türkiye, İsviçreli kadınlar arasında popüler bir güzellik seyahati destinasyonu haline geldi.

3 Mart 2024’te İsviçre’de emeklilerin geleceğiyle ilgili önemli bir karar alınacak. Oylamaya sunulacak iki girişimden ilki, mevcut ve gelecekteki emekliler için daha yüksek emekli maaşını hedefleyen 13. AHV girişimi. Diğer girişim ise emeklilik yaşının arttırılmasını öngören Renteninisiyatifi. “Yaşlılıkta daha iyi bir yaşam için 13. AHV emekli maaşı girişimi” adlı sendikaların öncülük ettiği ikinci girişim, tüm emeklilerin on üçüncü emekli maaşı almasını amaçlıyor ve bu, tüm AHV emekli maaşlarında yüzde 8.3’lük bir artış anlamına gelecek. Bu artışın acil bir ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

ARNAVUTLARIN İSVİÇRE VE İSVİÇRE’DEKİ TÜRK İŞYERLERİNE EKONOMİ KATKILARI

yazar

Yayınlayan

on

By

1990’lı yıllardan sonra, İsviçre Arnavut göçmenlerinin en yoğun yaşadığı ülkelerden biri haline geldi. Bugün, yaklaşık 300.000 Arnavut ve Arnavut kökenli İsviçreli, bu ülkenin sosyal ve ekonomik yapısında güçlü bir yer tutuyor. 2022 verilerine göre, İsviçre nüfusunun %3,4’ü, yani yaklaşık 292.717 kişi, Arnavutçayı ana dil olarak konuşuyor. Bu büyük nüfus, yalnızca iş gücü olarak değil, aynı zamanda girişimcilik ve ticaret alanlarında da kendine sağlam bir yer edinmiş durumda.

Ekonomiye Katkı ve Girişimcilik: Arnavutların İş Dünyasındaki Gücü

Zamanla, Arnavutlar, İsviçre ekonomisinin şekillenmesinde önemli bir rol üstlendi. Bugün, 6000’den fazla Arnavut kökenli işletme, Almanca konuşulan İsviçre’de faaliyet gösteriyor. Bu işletmelerin başarısı, Arnavutların kararlılığı ve girişimcilik ruhunun somut bir yansıması. Özellikle sağlık sektörü, Arnavut kökenli İsviçrelilerin ön plana çıktığı alanlardan biri. Zürich’te düzenlenen bir etkinlikte, Spitex Dona sağlık şirketinin CEO’su Liridona Makica, başarılarıyla ödüllendirildi. Arnavut kökenli bir kadın olan Makica, zorlu bir eğitim sürecinin ardından kendi işini kurarak 15.000 frank değerindeki ödülünü kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Bu ödül, yalnızca Makica’nın başarısını değil, Arnavutların İsviçre ekonomisindeki güç ve etkilerini de gözler önüne seriyor.

Toplumsal ve Ekonomik Değişim: Arnavutların İkinci ve Üçüncü Jenerasyonla Gelişen Başarıları

İlk göçmen jenerasyonunun çoğunlukla inşaat sektöründe çalıştığı yıllardan, ikinci ve üçüncü jenerasyonun kendi işlerini kurarak büyük şirketler yöneten bireyler haline gelmesine kadar yaşanan bu dönüşüm, Arnavutların İsviçre’deki toplumsal ve ekonomik değişimini simgeliyor. Arnavut kökenli İsviçreliler, yalnızca iş gücü olarak değil, aynı zamanda toplumun kalkınmasına büyük katkılarda bulunan girişimciler olarak da kendilerini göstermektedir. Bu değişim, Arnavutların İsviçre’ye entegrasyonunun güçlü bir göstergesi.

İsviçre Ekonomisinde Büyüyen Etki: Arnavutların Gücü

Swissalbs’in başkanı ve Arnavut kökenli bir iş insanı olan Përparim Avdili, “Biz Arnavutlar, bugün İsviçre’nin ekonomisinin önemli oyuncularıyız ve toplumsal statümüz giderek daha da güçleniyor” diyor. Avdili, Arnavutların inşaat sektöründen iş dünyasına geçişini ve bu değişimin Arnavutların ekonomik güçlerini nasıl yansıttığını vurguluyor. Arnavutların başarıları, sadece iş hayatıyla sınırlı değil. Aynı zamanda, Türk marketleri ve restoranlarının da ayakta kalmasında önemli bir rol oynuyorlar. Birçok Türk esnafı, “Bizim yüzde 90 müşterimiz Arnavut, Arap ve diğer yabancılardır” diyerek, Arnavutların İsviçre ekonomisine katkı sağladıklarını ve ticaretin şekillenmesindeki etkilerini doğruluyor.

Tatil Destinasyonları ve Ekonomiye Katkı: Arnavutlar ve Türkiye İlişkisi

Arnavutların İsviçre ekonomisindeki etkisi sadece ticaretle sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda, Arnavutlar ve Kosovalıların Türkiye’ye olan ilgisi de önemli bir ekonomik etki yaratıyor. İsviçre’de yaşayan Arnavutlar, tatil yapmak için en çok Antalya’yı tercih ediyor. Türk seyahat acentaları da bu durumu doğruluyor; “Arnavutlar, büyük aile gruplarıyla Antalya veya İstanbul’a tatile gidiyorlar ve yüksek miktarda tatil paketi satın alıyorlar. Gerçekten iyi para harcayan bir halk,” diyerek, Arnavutların Türkiye’ye sağladığı ekonomik katkıları övüyorlar.

İsviçre’nin Ekonomik Yapısına Katkı ve Kültürel Entegrasyon

Arnavutlar, sadece kendi işlerini kurarak İsviçre ekonomisinin farklı alanlarında büyüyüp gelişmeye devam etmekle kalmıyor; aynı zamanda, diğer göçmen topluluklarla işbirliği içinde, ülkenin ticaret hayatına da önemli katkılarda bulunuyorlar. Bu durum, Arnavutların İsviçre’deki başarısının yalnızca ekonomik değil, kültürel entegrasyon ve toplumlararası işbirliği açısından da ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Arnavutlar, İsviçre’nin zenginleşen ekonomik yapısına önemli bir değer katarken, aynı zamanda İsviçre toplumunun daha da çeşitlenmesine katkı sağlıyor.

İsviçre’deki En Etkili Arnavutlar

Haberin Devamını Oku

Gündem

ZÜRİH’TE 8 BİN KİŞİ KİRA ARTIŞLARI VE KONUT KRİZİNE KARŞI YÜRÜDÜ

yazar

Yayınlayan

on

By

📌 “Şehir insanlar içindir, kâr için değil” sloganıyla binlerce kişi yürüdü.

🕒 Okuma süresi: 2 dakika
📅 Düzenleme: 5 Nisan 2025 | Güncelleme: 5 Nisan 2025

ZÜRİH’TE 8 BİN KİŞİ KİRA KRİZİNE KARŞI YÜRÜDÜ

“Şehir insanlar için, kâr için değil” sloganıyla büyük protesto

ZÜRİH – İsviçre’nin en büyük şehirlerinden Zürih’te, artan kiralar ve barınma krizine karşı binlerce kişi sokağa döküldü. Cumartesi günü öğleden sonra Rathausbrücke’de başlayan ve Helvetiaplatz’da sona eren yürüyüşe yaklaşık 8.000 kişi katıldı.

Göstericiler, “Bir şehir insanlar içindir, kâr için değil” sloganıyla, kiralardaki aşırı artışa, düşük boş konut oranına ve büyük yatırımcıların barınma üzerindeki etkisine dikkat çekti. Eylem barışçıl bir şekilde geçti.

KİRALAR YÜKSELİYOR, BOŞ DAİRE NEREDEYSE KALMADI

Zürih’te kiralar hızla artarken, boş daire oranı 2024 Haziran ayı itibariyle sadece %0,07 olarak ölçüldü. Bu oran, İsviçre genelinde dahi ender görülen bir seviyeye işaret ediyor.

Zürihliler arasında yapılan bir ankete göre, katılımcıların %60’ı, artan kiralar nedeniyle yakın gelecekte şehirden taşınmak zorunda kalabileceklerini düşünüyor.

“BARINMA BİR HAK OLMALI”

Gösteriye çeşitli gruplar destek verdi. Zürih Kiracılar Derneği de protestoya katılım çağrısında bulundu. Organizatörler, şu talepleri dile getirdi:

  • Barınmanın temel bir hak olarak korunması
  • Zorla tahliyelerin ve sözleşme fesihlerinin engellenmesi
  • Banka ve sigorta şirketi gibi kurumsal ev sahiplerinin kârlarının sınırlandırılması
  • Kiracı haklarının daha da güçlendirilmesi

MİLLETVEKİLİ DE DESTEK VERDİ

Sosyal Demokrat Parti’den (SP) Ulusal Milletvekili Jacqueline Badran, gösteriye bizzat katılarak destek verdi. Badran, yıllardır konut politikalarında daha adil bir düzenleme yapılmasını savunuyor.

Ayrıca gösteri sırasında Stampfenbrunnenstrasse 9 ve 11 numaralı boş evlerin bazı gruplar tarafından geçici olarak işgal edildiği bildirildi.

📌 Editör Notu: Gösteri, yetkili merciler tarafından önceden onaylanmış ve barışçıl şekilde gerçekleşmiştir.

Haberin Devamını Oku

İsviçre

RESTORANDA SAATLE YARIŞ: 90 DAKİKALIK ZAMAN DİLİMLERİ YAYGINLAŞIYOR

yazar

Yayınlayan

on

By

ZOFINGEN – İsviçre’deki birçok restoranda yeni bir uygulama dikkat çekiyor: Masa rezervasyonları artık belirli bir süreyle sınırlı tutuluyor. Özellikle şehir merkezlerinde başlayan bu sistem, kırsal bölgelere de yayılmaya başladı. Bu süre genellikle 90 dakika ile sınırlı tutuluyor. Peki bu süre, bir akşam yemeği için yeterli mi?

90 DAKİKA SONUNDA MASAYI BOŞALTMAK ZORUNDA

Aargau kantonundaki Oftringen kasabasında bulunan ünlü burger restoranı Hans im Glück’te rezervasyon yapan Ramon B.* adlı müşteri, rezervasyon onayında şu notla karşılaştı:
“Masanız 19.00-20.30 saatleri arasında sizin için ayrılmıştır.”

Lokantaya girdiğinde ise çalışanlar, 20.30’da masanın diğer misafirlere verileceğini belirtti. Bu durum, yemeğe gelen müşterilerin keyifli bir şekilde vakit geçirmesini zorlaştırabiliyor. Ramon B. ve arkadaşları yemeği zamanında bitirmeyi başardı ancak içkilerini yemek sonrası dışarıda içmek zorunda kaldı.

ŞEHİRLERDE YAYGIN, ARTIK KIRSALDA DA VAR

Bu uygulama ilk olarak Zürih gibi büyük şehirlerde ve kayak merkezleri gibi yoğun turist çeken bölgelerde kullanılmaya başlanmıştı. Şimdi ise daha küçük kasaba ve köylerdeki restoranlar da time-slot yani saat dilimiyle rezervasyon sistemine geçiyor.

Hans im Glück yetkilileri uygulamayı şu sözlerle savunuyor:
“Amacımız, daha fazla misafire güzel bir yemek deneyimi yaşatmak. Eğer restoran boşsa kimseyi erken kaldırmıyoruz, ancak yoğunluk varsa bu sistemle çalışıyoruz.”

GASTROSUISSE: “DOLULUK ORANI YÜZDE 15 ARTIYOR”

İsviçre Restoranlar ve Oteller Birliği GastroSuisse’in verilerine göre, 2022 yılında restoranların %29’u akşam saatlerinde aynı masayı birden fazla kez rezerve ediyordu. Bu sistemle çalışan restoranlarda, doluluk oranı %15 daha yüksek oldu.

Ancak GastroSuisse, restoranlara bu konuda resmi bir öneride bulunmuyor. Kararın, her işletmenin konseptine ve müşteri yoğunluğuna göre verilmesi gerektiğini belirtiyor.

UZMANLAR: “EKONOMİK ZORUNLULUK HALİNE GELDİ”

Gastronomi uzmanı Peter Herzog, bu sistemin giderek daha yaygın hale geleceğini düşünüyor:
“Birçok işletme, sadece bir oturumla günün masraflarını çıkaramıyor. Bu yüzden özellikle yoğun olan bölgelerde zaman sınırlı rezervasyonlar ekonomik olarak gerekli hale geldi.”

Herzog’a göre iki saatlik bir süre, rahat bir akşam yemeği için genellikle yeterli. Ama bunun için servisin hızlı ve düzenli olması gerekiyor.


📌 Editör Notu: Haberde adı geçen Ramon B.’nin ismi, kişisel gizliliği korumak amacıyla değiştirilmiştir.

Haberin Devamını Oku

Trendler