Ekonomi
Temu’nun İsviçre Piyasasına Verdiği Zarar
Temu ve Benzeri Online Satıcıların Tehlikeli Oyuncakları: Çocuk Güvenliği Risk Altında
İsviçre Oyuncaklar Birliği’nin (SVS) Yaptığı İnceleme Sonuçları Alarm Verici!
Temu gibi online satıcıların cazip teklifleri ilk bakışta cazip gelebilir, ancak İsviçre Oyuncaklar Birliği’nin (SVS) son incelemeleri ciddi endişeleri ortaya çıkarıyor. Özellikle ebeveynler, çocuklarına bu platformların görünüşte ucuz oyuncaklarını ulaştırmadan önce iki kez düşünmeli.
Test Sonuçları Ürkütücü
„20minuten“ın bir raporuna göre, SVS, Temu’nun en çok satılan 18 ürününü bağımsız bir laboratuvarda test ettirdi ve sonuçlar alarma geçirici nitelikte. Test edilen ürünlerin sadece üçü sorunsuz olarak kabul edilirken, 15 ürünün İsviçre’de ticarete uygun olmadığı belirlendi. Altısı ise hemen geri çağrıldı ve piyasadan geri çektirildi.
Tehlikeli İçerik ve Malzeme Sorunları
Bazı ürünlerdeki eksiklikler özellikle endişe verici. Temu’nun kalp ve tek boynuzlu at kolyesinde tehlikeli ağır metal kadmiyumun yüzde 17,83’ü bulunuyor – İsviçre’de deri ile temas eden takılarda izin verilen yüzde 0,01’in oldukça üzerinde. Bir Smiley parmak yüzüğü, şaşırtıcı bir şekilde yüzde 41,46 kadmiyum içeriyordu.
Güvenlik İhlalleri Farklı Kategorilerde
Sorunlar farklı ürün kategorilerine yayılıyor, kolayca gözleri çıkan ve yutarak boğulma tehlikesi yaratan küçük çocuklar için gözleri çıkabilen bir kumaş tilki oyuncağından, Avrupa yönergelerine uygunluk için sahte bir CE işareti bulunan bir bebek matına kadar. Temu’nun „Princess Play“ makyaj kiti sadece minimum kullanım süresi belirtilmeksizin satılmakla kalmayıp, içeriği hakkında da bilgi içermiyor.
Yasal Boşluk Sorunu
Ancak buradaki temel soru şu: İsviçre’de neden bu tür tehlikeli ürünler yasal olarak satılabiliyor? İşte Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’ne (BLV) göre çözülmesi gereken bir sorun. Temu gibi online mağazalar, İsviçre yasalarına tabi değiller, bu da İsviçre’de ticaret için uygun olmayan ürünlerin satılmasına olanak tanıyor.
Yerli Şirketlerin Çağrısı
Bu durum SVS’den Sandro Küng’ü haklı olarak öfkelendiriyor. İsviçreli satıcılar standartlara uyar, ürünlerini test ettirir ve oyuncak güvenliği eğitimlerine yatırım yapar. Buna karşılık Çin menşeli mağazalar hem katma değer vergisinden hem de posta ücretinden kaçınıp çocuklarımızı tehlikeye atıyor. Küng’e göre, bu kabul edilemez bir durum ve İsviçre siyaseti buna karşı hiçbir şey yapmıyor, oysa AB’de böyle tehlikeli ürünleri yasaklayan bir yasal dayanak zaten mevcut.
Tüketicilere Uyarı
İsviçre’deki tüketiciler için bu bir uyarı. Temu ürünleri sanal alışveriş sepetine eklenmeden önce ürünlerin dikkatlice kontrol edilmesi gerekmekte ya da uzak durulmalı. Sonuçta, çocuklarımızın güvenliği söz konusu.
Temu ve benzeri yabancı menşeli şirketler, İsviçre yasalarına uygun olarak hareket eden Onlineshop e-ticaret mağaza sahiplerinin tepkisini çekiyor.
www.swissgadget.ch Onlineshop yöneticisi, “İsviçre Delet Postanesi’nin 2024 yılı başında tüm paket kargo hizmetlerine 2 frank daha zam yapmasıyla ilgili olarak, ‚Bir paket başına yaklaşık 10 Frank para ödeyerek İsviçre’deki depolarımızdan müşterilere ulaştırmaya çalışırken, TEMU gibi şirketler kargo ücreti ödemeden müşterilere aynı İsviçre Delvet Postanesi aracılığıyla paket ulaştırıyor. Bu dengesizlik anlaşılır gibi değil. Yerli şirketleri korumaları gereken bir durumda, ne siyaset ne de devlet kurumları tam tersini yapıyor“ diyor. Ayrıca, İsviçre’deki depolarda çalıştırdıkları işçilere ödenen maaş, devlete ödenen vergi ve KDV gibi yükümlülükleri yerine getirirken, TEMU gibi şirketler İsviçre’de depo ücreti, personel, vergi ve KDV ödemiyorlar. Bu dengesizliğin ortadan kaldırılması gerekiyor“ dedi.
Çocukları Meslek Eğitimi İçin Çin’e mi Göndereceğiz?
„3-5 Frank daha ucuza mal edebilmek adına Çinli şirketlere para kazandıran halk, yerli şirketlerin geleceğini riske atıyor. Devlete ödedikleri vergilerle ekonomiye katkı sağlayan, KDV ödeyerek ülkenin gelişimine destek olan yerli şirketlerin sayısı giderek azalmaktadır. Bu tür oluşumlara teşvik ve alışveriş yaparak destek sağlanması durumunda, gelecekte yerli şirketlerin sayısının azalmasıyla birlikte, çocuklarına meslek eğitimi ve iş arayan kişilerin işsizlik sorunuyla karşılaşma olasılıkları artmaktadır. Bu durum ailelerin, çocuklarını meslek eğitimi almaları için Çin’e mi göndermeleri gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Bu nedenle, yerli mağazalara ve şirketlere verilen destek konusunda önemli bir vurgu yaparak, yerli ekonominin ayakta kalabilmesi güçlenmesi için destek olmanın gerekliliğini dile getirdi.“







Ekonomi
İSVİÇRE’DE EMEKLİLİK SONRASI ÇALIŞANLAR ARTIYOR
Son 20 yılda sayı iki kattan fazla yükseldi
İsviçre’de emeklilik yaşını geçmesine rağmen çalışmaya devam edenlerin sayısı son yıllarda dikkat çekici şekilde arttı. İsviçre İşgücü Araştırması’nın (SAKE) güncel verilerine göre, 64 yaş üstü çalışanların toplam istihdam içindeki payı 2005 yılından bu yana iki katından fazla yükseldi.
📊 220 bin kişi emeklilik sonrası çalışıyor
Yaklaşık 20 yıl önce emeklilik yaşını geçtikten sonra çalışan kişi sayısı 87 bin civarındaydı. Bu sayı 2025 itibarıyla 220 bine ulaştı. Böylece çalışan emeklilerin sayısı yaklaşık 2,5 kat artmış oldu.
👥 Kadın ve erkeklerde benzer tablo
Verilere göre emeklilik sonrası çalışma oranı kadın ve erkeklerde benzer seviyelerde seyrediyor. Bu da artışın toplumun geneline yayıldığını gösteriyor.
📈 Çalışma oranı yükseliyor
2005 yılında 64 yaş üstü bireylerin sadece yüzde 7’si çalışırken, bugün bu oran yaklaşık yüzde 12’ye yükselmiş durumda.
Bu artışın en önemli nedenlerinden biri, “baby boomer” olarak adlandırılan kalabalık neslin yaşlanarak bu gruba dahil olması.
💼 Çoğu yarı zamanlı veya serbest çalışıyor
Emeklilik sonrası çalışanların büyük kısmı tam zamanlı çalışmıyor.
- Çoğu kişi yüzde 50 veya daha düşük oranlarda çalışıyor
- Sadece yaklaşık her 7 kişiden 1’i tam zamanlı çalışıyor
- Tam zamanlı çalışanların ise önemli bir bölümü serbest (kendi işini yapan) kişilerden oluşuyor
Ekonomi
İsviçre’de maaşlar artıyor ama sağlık primleri daha hızlı yükseliyor
İsviçre’de son 20 yılda maaşlarda artış yaşanmasına rağmen, zorunlu sağlık sigortası (Krankenkasse) primlerindeki yükselişin çok daha hızlı olması, hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırıyor.
Federal veriler ve sektör analizlerine göre, ülkede maaşlar 2005–2025 döneminde nominal olarak yaklaşık yüzde 20 ila 30 arasında arttı. Enflasyon etkisi dikkate alındığında ise reel artışın yüzde 10 ila 15 seviyesinde kaldığı belirtiliyor. Ortalama bir çalışanın aylık geliri bu süreçte yaklaşık 5 bin İsviçre frangından 6 bin 200–6 bin 500 frangına yükseldi.
Buna karşın sağlık sigortası primlerindeki artış çok daha dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. 2005 yılında bir yetişkinin ortalama aylık sağlık sigortası primi 200 ila 250 frank civarındayken, 2025 itibarıyla bu rakam 400 ila 500 frank seviyesine çıktı. Büyük şehirlerde ise primlerin 600 frangın üzerine kadar yükseldiği görülüyor.
Bu veriler, son 20 yılda sağlık sigortası maliyetlerinin yaklaşık yüzde 80 ila 120 oranında arttığını ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle primler neredeyse iki katına çıkarken, maaş artışlarının bu yükselişi karşılamakta yetersiz kaldığı değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre bu durumun temel nedenleri arasında yaşlanan nüfus, yeni ve pahalı tedavi yöntemleri, ilaç maliyetlerindeki artış ve sağlık hizmetlerine olan talebin yükselmesi yer alıyor.
Ekonomistler, maaş artışlarının devam etmesine rağmen sağlık sigortası primlerinin hane gelirleri içindeki payının giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor. Bu da özellikle orta gelir grubunda alım gücünün azalmasına yol açan önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Ekonomi
İsviçre’de enflasyon düşük seyrediyor
Küresel ekonomide son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon görünümüne ilişkin riskleri artırırken, İsviçre’de enflasyon düşük seviyesini korumaya devam ediyor.
İsviçre’de şubat ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 0,1 seviyesinde gerçekleşirken, İsviçre Merkez Bankası (SNB) 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 0,3’ten yüzde 0,5’e yükseltti. Banka, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarını yukarı yönlü etkileyebileceğini belirtti.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro Bölgesi’nde enflasyonun şubat ayında yüzde 1,9 ile hedefe yakın seyrettiğini, ancak enerji maliyetlerindeki artışın fiyatlar üzerinde yeniden baskı oluşturabileceğini ifade etti.
ABD Merkez Bankası (Fed) da enflasyonun beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ederken, 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
Uzmanlar, İran merkezli gerilim ve buna bağlı olarak yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarının küresel enflasyon üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde, hem İsviçre’de hem de küresel ölçekte enflasyonun yeniden artış eğilimine girebileceği değerlendiriliyor.
Genel görünümde, İsviçre’de enflasyon düşük seviyesini korusa da küresel gelişmelerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtiliyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


