Connect with us

İsviçre

İSVİÇRELİ TURİSTİN İTALYA’DA PARK CEZASINI ÖDEMEMESİ SONUCU NE OLDU?

yazar

Published

on

İtalya’da tatil yapmak için gittiği Sardinya’da park kuralını ihlal eden bir İsviçreli turistin, cezayı ödemezse karşılaştığı beklenmedik sonuçlar dikkat çekiyor. Helène F. (24) adlı turist, İtalya’nın Castelsardo kasabasında tatil yaparken park ettiği alanda, ücretli otopark olduğunu fark etmedi ve park cezası aldı. Cezayı ciddiye almayarak, cezayı yerinde ödemeyi reddetti ve cezanın kağıdını yırtarak attı. Ancak, sekiz ay sonra İtalyan polisi, İsviçre’deki adresine bir mektup göndererek cezayı ödemesini istedi.

Cezayı Ödememenin Sonuçları

Helène F., park cezasını dikkate almayarak İtalya’daki polis yetkililerinin bu durumu takip etmeyeceğini düşünmüştü. Ancak bu düşünce yanlıştı. İsviçreli turist, cezayı ödemediği için İtalyan polisi 8 ay sonra onunla iletişime geçti. Polis, cezayı ödemek için 5 günlük bir süre verdi ve ödenmemesi durumunda yasal işlem başlatılacağı uyarısında bulundu. Bu süreç, turistin tatil sırasında yaşadığı basit bir hatanın, çok daha ciddi yasal sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne serdi.

TCS’den Uyarı: Yabancı Ülkelerde Trafik Kurallarına Dikkat Edin

İsviçre Otomobil Kulübü (TCS) yetkilileri, tatilcilerin yurt dışında da trafik kurallarına uymalarının önemine dikkat çekiyor. TCS sözcüsü Vanessa Flack, “Yabancı bir ülkede trafik kurallarını ihlal eden bir turist, herhangi bir ayrıcalığa sahip değildir. Tıpkı yerel halk gibi, turistlerin de trafik cezalarını ödemeleri gerekir,” diyor.

Flack, özellikle Schengen bölgesindeki ülkelerde, trafik ihlallerinin yabancı turistler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Ödenmeyen cezalar, ülkeler arasında takip edilebilir ve cezaların artan işlem ücretleriyle ödenmesi istenebilir. Ayrıca, cezaların geç ödenmesi durumunda, o ülkeye bir sonraki ziyaretlerinde daha ağır sonuçlarla karşılaşılabileceği uyarısı yapılıyor.

TCS’nin Tavsiyesi: Cezanın Haklılığını Kontrol Edin

TCS yetkilisi, turistlerin, cezaların haklı olup olmadığını kontrol etmelerini öneriyor. Bazı durumlarda, yabancı ülkelerdeki yetkililer, cezaları toplamak için üçüncü şahıslarla, yani inkasso şirketleriyle çalışabiliyorlar. Ancak, Flack bunun yasal olmadığını belirterek, cezaların haklılığı konusunda şüphe duyan turistlerin ilgili yasal yollarla itiraz edebileceğini söylüyor.

Cezanın Ardından Gelmesi Gereken Adımlar

Helène F., cezayı ödememesi durumunda, İtalyan yetkililerinin ödeme yapmadığı takdirde daha ciddi yaptırımlar uygulayabileceğini fark etti ve cezayı ödemek için harekete geçti. Cezayı hemen ödeyen Helène, gelecek tatillerinde park kurallarına daha dikkat edeceğini belirtti.

İtalya’da park kurallarına uymamanın ve cezaların ödenmemesinin yasal olarak ciddi sonuçları olabileceğini fark eden Helène, bu tecrübeyi başkalarına da aktarmak istediğini söyledi. “Bir dahaki tatilimde, park yeriyle ilgili kuralları iki kez kontrol edeceğim. Bunu herkesin yapması gerektiğini düşünüyorum,” dedi.

Özetle

Helène F.’nin durumu, yabancı ülkelerde trafik kurallarına uymamanın turistik gezi gibi rahat bir dönemde bile ciddi sorunlara yol açabileceğini gösteriyor. Yabancı ülkelerde park cezası ve diğer trafik ihlallerine dikkat edilmesi gerektiği, tatilcilerin bu tür hatalardan kaçınmak için trafik kurallarına özen göstermeleri gerektiği önemle vurgulanıyor. TCS ve diğer uzmanlar, tatilcilere, yabancı ülkelerde de trafik kurallarına uyma sorumluluğu hatırlatıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçreliler Tatilde Daha Temkinli Harcıyor: Lüks Seyahat Bütçeleri Geriliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yüksek bütçeli tatillere ayrılan harcamalarda dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Swiss Bankers tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, yıllık tatil harcamaları için 6 bin İsviçre Frangı’nın üzerinde bütçe ayıranların oranı son bir yılda önemli ölçüde geriledi.

Araştırmaya göre, tatil için yılda 6 bin franktan fazla harcama yapanların oranı yüzde 19’dan yüzde 11,9’a düştü. Buna karşılık orta gelir grubuna yönelik seyahat bütçelerinde artış görüldü.

Katılımcıların yüzde 41,9’u yıllık tatil harcamalarının 2 bin ile 4 bin frank arasında olduğunu belirtirken, bu oran geçen yıl yüzde 36,1 seviyesindeydi. Yıllık 4 bin ile 6 bin frank arasında harcama yapanların oranı da yüzde 17,3’ten yüzde 20,8’e yükseldi.

Araştırma, İsviçrelilerin seyahat etmekten vazgeçmediğini ancak bütçelerini daha dikkatli yönettiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri son 12 ay içerisinde üç veya daha fazla seyahat gerçekleştirdiğini ifade etti.

Yakın Destinasyonlar Tercih Ediliyor

Araştırmada küresel siyasi gelişmelerin seyahat tercihlerini etkilediği de görüldü. Katılımcıların yarısından fazlası Orta Doğu’ya seyahat etmek istemediğini belirtirken, yaklaşık dörtte biri Rusya, Ukrayna ve ABD’yi tercih etmeyeceğini ifade etti.

Güvenlik endişeleri ve artan maliyetler nedeniyle İsviçreliler son yıllarda daha yakın destinasyonlara yöneliyor. Ankete katılanların yüzde 36,9’u İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkelerinin kendileri için daha cazip hale geldiğini söyledi.

İsviçre ise yüzde 32,4 ile ikinci sırada yer alırken, Almanya ve Avusturya da tercih edilen yakın destinasyonlar arasında öne çıktı.

Uzmanlar, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki dönemde de İsviçrelilerin seyahat alışkanlıklarını şekillendirmeye devam edeceğini değerlendiriyor. #isviçre#schweiz#suisse#haber#urlaub

Continue Reading

İsviçre

Aile İçi Şiddet Yasası Genişliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre Ulusal Konseyi, aile içi şiddetle mücadelede önemli bir değişikliğe destek verdi. Kabul edilen öneriye göre, fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskı ve kontrol davranışlarının da açık şekilde suç kapsamına alınması hedefleniyor.

Yeni düzenleme, bir kişinin partnerini sürekli denetlemesi, telefonunu kontrol etmesi, arkadaşlarıyla görüşmesini engellemesi, kıyafetlerine karışması veya onu sosyal hayattan uzaklaştırması gibi davranışları kapsıyor.

Öneriyi sunan FDP milletvekili Jacqueline de Quattro, aile içi şiddetin çoğu zaman tokat veya darpla başlamadığını, önce baskı, korkutma ve kontrol yoluyla ortaya çıktığını söyledi. De Quattro’ya göre hakaret, aşağılama ve sosyal izolasyon da şiddetin önemli belirtileri arasında yer alıyor.

Parlamentoda yapılan görüşmelerde, özellikle çocukların bu tür baskıcı aile ortamlarından ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı. Destek veren milletvekilleri, mağdurların fiziksel şiddet başlamadan önce korunabilmesi için yasal boşluğun doldurulması gerektiğini savundu.

Federal Hükümet ise öneriye temkinli yaklaşıyor. Adalet Bakanı Beat Jans, psikolojik kontrolün ciddi bir sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, hangi davranışların suç sayılacağının belirlenmesinin hukuken zor olabileceğini ifade etti.

Öneri Ulusal Konsey’de 128 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşabilmesi için şimdi Eyaletler Konseyi’nin de onayı gerekiyor. #schweiz#suisse#isviçre

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Yaş Ayrımcılığına Karşı 25 Bin İmzalı Çağrı

yazar

Published

on

By

“Uzun Yaşamı Kutluyoruz Ama Yaşlıları Dışlıyoruz”

İsviçre’de yaş ayrımcılığına karşı mücadele eden Aktif Yaşlılar ve Emekliler Dernekleri Birliği (VASOS), 25 binden fazla imza toplayarak hazırladığı dilekçeyi Federal Parlamento’ya sundu. Girişim, yaşa dayalı ayrımcılığın önlenmesi için hükümet ve parlamentodan somut adımlar atılmasını talep ediyor.

VASOS Başkanı ve eski milletvekili Bea Heim, yaş ayrımcılığının yalnızca yaşlıları değil gençleri de etkileyen toplumsal bir sorun olduğunu belirterek, “İsviçre’de hiç kimse yaşı nedeniyle ayrımcılığa uğramamalı” dedi.

İş Hayatından Sağlık Sistemine Kadar Yaygın Bir Sorun

Dilekçede yaş ayrımcılığının iş yaşamı, sağlık hizmetleri, konut piyasası, toplu taşıma ve günlük yaşamın birçok alanında görüldüğüne dikkat çekiliyor.

Özellikle 55 yaş üzerindeki çalışanların iş piyasasında dezavantajlı konuma düşmesi önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. İsviçre’de yapılan araştırmalara göre insan kaynakları yöneticilerinin büyük bölümü, ileri yaştaki çalışanların işe alım ve kariyer süreçlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını gözlemliyor.

Uzmanlara göre yaşlı bireylerin yalnızca yaşları üzerinden değerlendirilmesi, sahip oldukları bilgi, deneyim ve toplumsal katkıların göz ardı edilmesine yol açıyor.

Sağlık Alanında da Endişeler Var

VASOS, yaş ayrımcılığının sağlık sisteminde de etkili olduğunu savunuyor. Bazı durumlarda ileri yaştaki hastaların ihtiyaç duydukları tedavilere erişimde zorluk yaşayabildiği veya yanlış ilaç kullanımına maruz kalabildiği belirtiliyor.

Dernek, yaşlı bireylerin sağlık hizmetlerinde eşit muamele görmesini sağlayacak önlemlerin güçlendirilmesini istiyor.

Federal Düzeyde Yeni Düzenleme Talebi

Dilekçede federal hükümetten şu adımlar talep ediliyor:

* Yaş ayrımcılığına karşı özel yasal korumaların güçlendirilmesi
* Ulusal eylem planı hazırlanması
* Federal düzeyde uzman bir koordinasyon birimi kurulması
* Kamuoyunda farkındalık kampanyalarının artırılması
* Ayrımcı dil kullanımına karşı rehberler hazırlanması

VASOS, yaş ayrımcılığının yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda ekonomik kayıplara da yol açtığını vurguluyor. Derneğe göre yaşlıların bilgi ve deneyimlerinden yeterince yararlanılmaması, toplumun önemli bir potansiyeli kaybetmesi anlamına geliyor.

Gençler de Ayrımcılıktan Etkileniyor

Bea Heim, yaş ayrımcılığının sadece yaşlıları hedef almadığını belirtiyor. Gençlerin de sıklıkla “tecrübesiz” görülerek ciddiye alınmadığını ifade eden Heim, bu nedenle bazı gençlik örgütlerinin de kampanyaya destek verdiğini söyledi.

Uzmanlara göre mesele nesiller arası bir çatışmadan çok, farklı yaş gruplarının birbirine karşı konumlandırılması ve kalıplaşmış önyargılarla değerlendirilmesi sorunu olarak görülüyor.

25 binden fazla kişinin destek verdiği dilekçenin ardından gözler şimdi Federal Hükümet ve Parlamento’nun atacağı adımlara çevrildi. #Schweiz#suisse#haber#isviçre

Continue Reading

Trendler