Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DEKİ OTURUM TİPLERİ: L, B, C, F, N VE S OTURUMLARI , HAKLARI ve KISITLAMALAR

yazar

Published

on

Haber: Cemil Baysal

İsviçreninsesi okuyucularından gelen yorumlar ve özel mesajlar doğrultusunda, İsviçre’deki oturum tiplerini özetle paylaşıyoruz.
İsviçre’de oturum izinleri, bireylerin ülkede kalma ve çalışma haklarını düzenleyen farklı kategorilere ayrılmaktadır. Her bir oturum tipinin süresi, hakları ve kısıtlamaları birbirinden farklıdır. İşte İsviçre’deki oturum türlerinin kapsamlı bir özeti:


1. L OTURUMU (KISA SÜRELİ OTURUM)

  • Geçerlilik Süresi: 3 ay ile 12 ay arasında geçerli. Yenileme gerekçelere bağlıdır.
  • Kimlere Verilir: Geçici iş kontratıyla çalışanlar veya kısa süreli kurs gibi özel amaçlarla İsviçre’ye gelenler.
  • Haklar:
    • Çalışma izni genelde işverenle bağlantılıdır.
    • İsviçre’de belirli bir süre ikamet etme hakkı.
  • Kısıtlamalar:
    • Vatandaşlık başvurusu yapılamaz.
    • Ev satın almak genellikle mümkün değildir.

2. B OTURUMU (GEÇİCİ OTURUM)

  • Geçerlilik Süresi: 1 yıl süreyle verilir, yenilenebilir.
  • Kimlere Verilir: Çalışma izni olanlar, öğrenciler ve İsviçre’de evlilik yoluyla oturum hakkı kazananlar.
  • Haklar:
    • İsviçre içinde taşınma hakkı (kantona bağlı kısıtlamalar olabilir).
    • Aile birleşimi yapma imkânı.
    • Çalışma izni alma hakkı.
  • Kısıtlamalar:
    • Uzun süreli yurtdışında kalışlar (6 aydan fazla) oturumun iptaline neden olabilir.
    • Vatandaşlık başvurusu için 10 yıl süreyle sürekli oturum gereklidir.
    • Ev satın almak AB/EFTA vatandaşı olmayanlar için kanton kısıtlamalarına tabidir.

3. C OTURUMU (SÜRESİZ OTURUM)

C Oturumu Hakkında Bilgilendirme

C Oturumu nedir?

C Oturumu, süresiz oturum izni anlamına gelir. Geçerlilik süresi „süresiz“ kabul edildiğinden yenilenmesi gerekmez. Ancak oturum kartlarının kimlik yenilemesi gibi işlemler için belirli bir süresi olabilir (örneğin 5 yıl). Bu durumda, yalnızca belge yenilenir; oturumun kendisi iptal edilmez.


Kimlere verilir?

  • AB/EFTA vatandaşları: İsviçre’de 5 yıl yasal ve kesintisiz ikamet sonrası verilir.
  • Diğer ülke vatandaşları: Genellikle İsviçre’de 10 yıl yasal ve kesintisiz ikamet sonrası verilir.
    • Not: Bazı özel durumlarda (örneğin yüksek entegrasyon düzeyi veya özel statüler), süre 5 yıla indirilebilir.

Haklar

  • Süresiz oturum hakkı: İsviçre’de kalıcı olarak yaşama ve çalışma hakkı sağlar.
  • Serbest iş seçimi: İsviçre’nin herhangi bir bölgesinde veya kantonunda çalışma ve iş değiştirme özgürlüğü.
  • Sosyal haklar: İsviçre’deki sosyal güvenlik sistemine tam erişim (emeklilik, sağlık sigortası gibi).
  • Eğitim ve mesleki haklar: İsviçre’de eğitim, meslek edinme ve kariyer geliştirme imkânları.
  • Aile birleşimi: Belirli şartlar altında aile üyelerini İsviçre’ye getirme hakkı.
  • Daha kolay vatandaşlık başvurusu: Uzun vadede, İsviçre vatandaşlığına geçiş sürecinde avantaj sağlar.
  • Yerel seçimlerde oy kullanma hakkı: Bazı kanton ve belediyelerde, C Oturumu sahipleri yerel düzeyde oy kullanma hakkına sahiptir. Ancak, seçilme hakkı yoktur.

Kısıtlamalar

  • İsviçre dışında uzun süreli kalış: İsviçre dışında belirli bir süre (genellikle 6 ay ila 2 yıl) ikamet edildiğinde oturum hakkı kaybedilebilir.
  • Suç işleme durumları: Ciddi bir suç işlenmesi durumunda oturum hakkı iptal edilebilir.
  • Sosyal yardım bağımlılığı: Uzun süre sosyal yardımlara bağımlı olunursa, oturum hakkı yeniden değerlendirilip iptal edilebilir.
  • İsviçre vatandaşlığı ile farklar: Oy kullanma hakkı yerel düzeyde bazı yerlerde olsa da, federal düzeyde oy kullanma ve seçilme hakkı kazanılmaz.

İptal edilebilir mi?

C Oturumu „süresiz“ olsa da, aşağıdaki durumlarda iptal edilebilir:

  • İsviçre dışında uzun süre ikamet edilmesi,
  • Suç işlenmesi,
  • Sosyal yardımlara bağımlı hale gelinmesi.
  • C Oturumu ile İsviçre Dışında Ne Kadar Süreyle Kalınabilir?
  • İsviçre’de uzun süreli ikamet izni sağlayan C oturumunun geçerlilik süresi, oturum sahibinin İsviçre dışında geçirdiği süreye bağlıdır. C oturumu, kişi İsviçre dışında 6 ay boyunca kalırsa otomatik olarak sona erer. Ancak bazı özel durumlarda, İsviçre’deki oturum izninin kaybedilmemesi için bir çözüm bulunmaktadır.
  • Abwesenheitsbewilligung (Abwesenheitsgenehmigung) adı verilen bir düzenleme ile, oturum sahibi İsviçre dışında uzun süreli bir ikamet gerçekleştirecekse, 4 yıl süreyle C oturumunun askıya alınması talep edilebilir. Bu düzenleme, belirli şartlar altında başvurulabilir ve yalnızca oturum sahibinin kişisel durumuna göre uygulanabilir.
  • C oturumu sahiplerinin, uzun süreli yurtdışında kalmayı planladıklarında, ilgili oturum izinlerinin geçerliliğini kaybetmemek için gerekli başvuruları yapmaları önemlidir.

    4. F OTURUMU (GEÇİCİ KORUMA)

    • Geçerlilik Süresi: Yenilenebilir geçici statü.
    • Kimlere Verilir: İsviçre’ye iltica eden ancak başvurusu reddedilen veya korunmaya muhtaç kişiler.
    • Haklar:
      • Çalışma izni alabilirler.
      • Sosyal yardım alma hakkı vardır.
    • Kısıtlamalar:
      • Vatandaşlık başvurusu yapılamaz.
      • Ev satın alma hakkı yoktur.

    5. N OTURUMU (İLTİCA OTURUMU)

    • Geçerlilik Süresi: İltica başvuru sürecinde geçerlidir. Bu süreç aylar veya yıllar sürebilir.
    • Kimlere Verilir: İsviçre’ye iltica başvurusu yapan kişilere.
    • Haklar:
      • Temel barınma ve sosyal yardım sağlanır.
      • Çalışma hakkı kanton onayına bağlıdır.
    • Kısıtlamalar:
      • Vatandaşlık başvurusu yapılamaz.
      • Ev satın alma hakkı yoktur.
      • Seyahat özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlıdır.

    6. S OTURUMU (GEÇİCİ KORUMA – ÖZEL DURUM)

    • Geçerlilik Süresi: Yenilenebilir geçici statü.
    • N oturumu, iltica başvuru sürecindeki kişilere verilen bir statüdür ve daha sınırlı haklar sunar. Buna karşılık, S oturumu, geçici koruma sağlanan kişilere verilen bir statü olup daha geniş haklar tanıyabilir. Son olarak, Ukraynalı mültecilere S oturumu verilmesi, diğer ülkelerden gelen mültecilere ise N oturumu tanınması tartışmalara yol açmıştı.
    • Kimlere Verilir: Savaş, doğal afet veya ciddi krizler nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalanlara.
    • Haklar:
      • İsviçre’de güvenli bir ortamda kalma hakkı.
      • Çalışma hakkı kanton onayına bağlıdır.
      • Sosyal yardım alma hakkı vardır.
    • Kısıtlamalar:
      • Vatandaşlık başvurusu yapılamaz.
      • Ev satın alma hakkı yoktur.

    İSVİÇRE VATANDAŞLIĞINA BAŞVURU KRİTERLERİ

    1. Minimum İkamet Süresi:
      • Genel olarak 10 yıl yasal ve sürekli oturum (C oturumu avantajlıdır).
      • Son 3 yıl boyunca kesintisiz İsviçre’de ikamet şartı aranır.
      • Evlilik yoluyla vatandaşlık süreci 3-5 yıl sürebilir.
    2. Dil Bilgisi:
      • İsviçre’nin resmi dillerinden birinde yeterlilik (B1 seviyesinde konuşma, A2 seviyesinde yazma).
    3. Uyum Şartları:
      • İsviçre kültürü ve değerlerine uyum.
      • Cezai sicil kaydı olmaması.

    KİMLER EV SATIN ALABİLİR?

    • C Oturumu Sahipleri: İsviçre vatandaşlarıyla eşit haklara sahiptir, serbestçe ev alabilirler.
    • B Oturumu Sahipleri: Daimi ikamet koşuluyla (örneğin aile birleşimi veya çalışma) bazı bölgelerde ev satın alabilir.
    • AB/EFTA Vatandaşları: İkamet durumuna bakılmaksızın genelde ev satın alabilirler.
    • L, N ve F Oturumu Sahipleri: Genelde ev satın almalarına izin verilmez.

    SÜRESİZ YURTDIŞINDA KALMA VE KISITLAMALAR

    • L, N ve B Oturumları: 6 aydan uzun yurtdışı kalışı oturumun iptaline neden olabilir.
    • C Oturumu: 6 aydan uzun yurtdışı kalışı için özel izin alınmalıdır. Aksi takdirde oturum iptal edilir.
    • Vatandaşlık Durumu: Vatandaşlık alındıktan sonra yurtdışında kalış süresiyle ilgili herhangi bir kısıtlama yoktur.
    • N VE S OTURUM SAHİPLERİNİN GELDİĞİ ÜLKEYE GİTME HAKKI
      N Oturumu (İltica Oturumu)
      Genel Durum: N oturumu sahipleri, iltica başvuru sürecinde oldukları için geldikleri ülkeye dönmeleri genellikle mümkün değildir.
      Neden:Başvuru sahipleri, ülkelerinde zulüm, savaş veya başka bir tehdit nedeniyle İsviçre’ye geldiklerini beyan ederler.
      Geldikleri ülkeye dönüş, İsviçre makamlarınca bu tehditlerin gerçek olmadığını gösterebilir ve iltica başvurusu iptal edilebilir.
      İstisnalar: Özel bir gerekçe varsa (örneğin, aile üyelerinin ciddi hastalığı), dönüş için özel izin başvurusunda bulunulabilir. Ancak bu durum oldukça nadirdir ve dikkatli değerlendirilir.

      S Oturumu (Geçici Koruma – Özel Durum)
      Genel Durum: S oturumu sahiplerinin de geldikleri ülkeye dönmeleri genellikle yasaktır.
      Neden:S oturumu, savaş, doğal afet veya benzeri nedenlerle acil koruma sağlanan kişilere verilir.
      Bu statüde olan bir kişinin ülkelerine dönüşü, korunma ihtiyaçlarının geçerli olmadığını düşündürebilir ve oturumun iptaliyle sonuçlanabilir.
      İstisnalar: Bazı özel durumlarda (örneğin, kısa süreli insani ziyaretler) dönüş izni talep edilebilir. Ancak bu süreç titizlikle değerlendirilir ve genelde onaylanmaz.

      Özet:
      N ve S oturumu sahipleri, geldikleri ülkeye tatil amacıyla dönemezler. Bu durum, İsviçre’deki oturum haklarının kaybına yol açabilir. Eğer acil insani bir neden varsa, dönüş için kanton makamlarından veya federal göçmenlik ofisinden (SEM) özel izin alınması gereklidir.
    • Oturum tiplerinin daha geniş ayrıntıları ingilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca dillerinde SEM sayfasında: Link
    • #İltica #GeçiciKoruma #OturumHakları #İsviçre #oturumhakkı #isviçredehayat #isviçredeyasam #isviçreninsesi #isviçrehaberleri

    Continue Reading
    Click to comment

    Leave a Reply

    Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

    Gündem

    Zürih’te bir mülteci 9. kattan atlayarak hayatına son verdi

    yazar

    Published

    on

    By

    Röportaj: Cemil Baysal
    Kamptaki tanık: “Bu sadece bir ölüm değil”

    İsviçre’de iltica sürecinin yarattığı baskı, bir kez daha trajik bir olayla gündeme geldi. Zürih’te bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundili sığınmacı Davy N., kaldığı odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

    5 Nisan 2026’da meydana gelen olayın, İsviçre medyasında geniş yer bulmaması dikkat çekerken, kampta kalan diğer sığınmacılar arasında büyük bir şok ve üzüntüye yol açtı.

    Yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunan ve iltica başvurusu reddedilen 31 yaşındaki Davy N.’in sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.

    Ölümün ardından gündeme gelen sorular

    Olayın ardından kamp sakinleri ve mülteci hakları savunucuları, özellikle psikolojik destek mekanizmalarının yeterliliğini ve süreçte olası ihmalleri tartışmaya açtı.

    Paylaşılan bilgilere göre Davy N.’in, yaşamını yitirmeden kısa süre önce psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği belirtildi. Bu süreçte sınır dışı edilme baskısı altında olduğu ifade ediliyor.

    Sessiz anma, dikkat çeken mesajlar

    Davy N.’in hayatını kaybettiği noktada, “Sınır Dışı Edilmelere Karşı İttifak” ve arkadaşları tarafından bir anma düzenlendi. Törende yapılan konuşmalarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığı, daha geniş yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

    İttifak adına konuşan Christoph H., başta İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların süreci değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

    Tanık anlatımı: “Bu sistem insanı tüketiyor”

    Kampta kalan Türkiye kökenli bir mülteci, yaşananların bireysel bir olaydan öte sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi:

    “Bu sadece bir kişinin kararı değil. Bu şartlar insanı o noktaya getiriyor. Bu sistem insanları zamanla tüketiyor. Bazıları buna dayanamayabiliyor.”

    Tanık, mültecilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca kamplarla sınırlı olmadığını belirterek, göç yolculuğunun da ciddi riskler içerdiğine dikkat çekti.

    “Kimse keyfinden mülteci olmaz”

    Tanık, mültecilerin ülkelerini terk etme nedenlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

    “Hiç kimse keyfinden ülkesini bırakmaz. İnsanlar yaşamak için geliyor. Kendi ülkelerinde yaşayamadıkları için yola çıkıyorlar.”

    Avrupa’daki uygulamalara da değinen tanık, iltica politikalarının insani boyutunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

    Tartışma yeniden gündemde

    Davy N.’in ölümü, İsviçre’deki mülteci kamplarındaki yaşam koşulları, iltica süreçlerinin uzunluğu ve psikolojik destek imkanları gibi konuları yeniden gündeme taşıdı.

    Düzenlenen anma etkinliği, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, daha insani koşullar için çağrılar yapıldı.

    Continue Reading

    Gündem

    İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

    yazar

    Published

    on

    By

    İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

    Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

    Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

    Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

    Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

    Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

    Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

    Continue Reading

    Gündem

    İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

    yazar

    Published

    on

    By

    İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

    Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

    Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

    Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

    Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

    Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

    Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

    Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

    Continue Reading

    Trendler