Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DE YABANCILARIN GAYRİMENKUL EDİNİMİ

yazar

Published

on

Haber: Cemil Baysal

İsviçre’de, her yabancı kişi gayrimenkul edinememektedir. Bir daire, ev ya da arsa satın almak isteyen belirli yabancılar için izin alma şartı bulunmaktar. Bu düzenlemenin ardındaki temel neden ve uygulama detaylarını sizin için derledik.


NEDEN GAYRİMENKUL İZNİ GEREKLİDİR?

Gayrimenkul edinimi için izin, İsviçre topraklarının yabancı kişilere satılmasını sınırlamak amacıyla uygulanmaktadır. Ancak her yabancı kişi bu izne tabi değildir. Burada kişinin vatandaşlığı ve bazen de İsviçre’deki oturum statüsü belirleyici rol oynamaktadır.


KİMLER İZİN ALMAK ZORUNDADIR?

1. İsviçre’de Yaşayan AB/EFTA Vatandaşları

Avrupa Birliği (AB) veya Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelen kişiler, İsviçre vatandaşlarıyla aynı haklara sahiptir. Bu kişiler, bir daire, ev veya arsa satın almak için herhangi bir izne ihtiyaç duymazlar.

2. İsviçre’de Yaşayan Birleşik Krallık Vatandaşları

  • Eğer birey, vatandaş haklarına ilişkin anlaşmalardan faydalanıyorsa, bir gayrimenkul edinmek için izin gerekmez.
  • Ancak bu haklardan faydalanmıyorsa, bu kişiler „Üçüncü Ülke Vatandaşları“ kategorisine dahil edilir ve bu kapsamda özel izin gereklilikleri geçerli olur.

3. İsviçre’de Yaşayan Üçüncü Ülke Vatandaşları

Bu kişiler için izin gerekliliği aşağıdaki durumlara bağlıdır:

  • Tatil Konutları: Belirli dönemlerde kiraya verilebilir.
  • Apart Otellerdeki Konutlar: Turizm amaçlı kullanım için edinilebilir.
  • İkincil Konutlar: Kiraya verilmesi yasaktır.

Ancak şu durumlarda izin gerekmez:

  • Kişi, geçerli bir oturum iznine (genelde B izni) sahiptir.
  • Satın alınan konut, ana ikametgâh olarak kullanılacak ve kiraya verilmeyecektir.
  • İnşaat amaçlı alınan arsalarda, inşaatın satın alımı takip eden bir yıl içinde başlaması gereklidir.

4. Kalıcı Oturum İzni Sahipleri (C İzni)

C oturum izni bulunan bireyler, İsviçre vatandaşlarıyla aynı haklara sahiptir ve herhangi bir izin gerekmeksizin gayrimenkul edinebilirler.

5. Sınır Çalışanları (G İzni)

AB/EFTA vatandaşları ve Birleşik Krallık vatandaşları, İsviçre’de sınır çalışanı olarak çalışıyorsa, iş yerlerinin bulunduğu bölgede bir ikincil konut edinebilirler. Ancak bu konut, yalnızca çalışma süreleri boyunca kullanılabilir ve kiraya verilmesi yasaktır.

6. Üçüncü Ülke Sınır Çalışanları

AB/EFTA dışındaki ülkelerden gelen sınır çalışanları, gayrimenkul edinmek için mutlaka izin almak zorundadır.


GAYRİMENKUL İZNİ NASIL ALINIR?

Gayrimenkul edinim iznine ihtiyaç duyanlar, mülkün bulunduğu kantonun yetkili makamına başvurmalıdır. Başvurular kantonal düzeyde değerlendirilir ve olumsuz kararlara karşı itiraz hakkı bulunmaktadır.

  • İznin geçerliliği genellikle üç yıldır.
  • İzin, yalnızca belirli bir kullanım amacı için verilir ve bu amaç dışında kullanılamaz.

TATİL KONUTLARI VE KISITLAMALAR

İsviçre’de, yabancı kişilere satılabilecek tatil konutları ve apart otellerdeki birimlerin sayısı yıllık 1.500 ile sınırlıdır. Bu kontenjan kantonlara paylaştırılır.

Ayrıca, bazı kantonlarda (örneğin Zürih ve Cenevre), yabancıların tatil konutu satın alması tamamen yasaktır. Tatil konutu edinmek isteyenlerin şu koşullara uyması gerekmektedir:

  • Mülk bir turistik bölgede yer almalıdır.
  • Net kullanım alanı 200 m²’yi ve arsa büyüklüğü 1.000 m²’yi aşmamalıdır.
  • Tatil konutları yalnızca geçici olarak kiralanabilir, ancak ikincil konutlar kiraya verilemez.
  • İsviçre’de birden fazla tatil veya ikincil konuta sahip olmak yasaktır.
  • Bir yerleşim yerindeki ikincil konut oranı %20’yi aşarsa, yeni ikincil konut inşa edilemez.

TİCARİ GAYRİMENKULLERDE DURUM

Yabancı kişiler, ticari, endüstriyel ya da kurumsal amaçlarla gayrimenkul satın alabilirler. Ancak bu gayrimenkuller yalnızca işletme amaçlı kullanılabilir. İnşaat, emlak ticareti veya kiralamayı içeren projeler için özel kısıtlamalar bulunmaktadır.


SONUÇ

İsviçre’de gayrimenkul edinimi, yabancılar için vatandaşlık ve oturum statüsüne bağlı olarak çeşitli düzenlemelere tabidir. Bu kurallar, İsviçre topraklarının korunması ve yerel piyasaların düzenlenmesi amacıyla uygulanmakta. Daha fazla bilgi ve gerekli belgeler için Federal Adalet Ofisi’nin ilgili yönergeleri incelenmelidir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Aşırı Sıcaktan Korkup 14 Yaşındaki Oğlunu Okula Göndermedi: Anneye Para Cezası, Hakkında Resmî İşlem Başlatıldı

yazar

Published

on

By

🌡️ Ne oldu? Erlinsbach’ta yaşayan bir anne, aşırı sıcakların oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişe ederek 14 yaşındaki çocuğunu yaz tatilinden önce okula göndermedi.

🏫 Okul ne yaptı? Devamsızlığın önceden onaylanmadığı ve çocuğa resmî izin verilmediği gerekçesiyle durumu yetkili makamlara bildirdi.

⚖️ Sonuç ne oldu? Anneye para cezası uygulandı ve zorunlu eğitim yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle hakkında resmî işlem başlatıldı. Cezanın miktarı açıklanmadı.

İsviçre’nin Erlinsbach bölgesinde yaşanan olay, aşırı sıcak günlerde öğrencilerin okula devam zorunluluğu konusunda tartışma başlattı.

Tele M1’in haberine göre anne, yaz tatilinden hemen önce etkili olan yüksek sıcaklıkların 14 yaşındaki oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişelendi. Bu nedenle çocuğunu belirli günlerde evde tutarak okula göndermedi.

Ancak devamsızlık için okuldan önceden alınmış bir izin bulunmuyordu. Okul yönetimi, annenin kendi kararıyla çocuğa “sıcak tatili” vermesini izinsiz devamsızlık olarak değerlendirdi.

Olayın ardından anneye para cezası uygulandı. Ayrıca zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle durum yetkili makamlara bildirildi ve anne hakkında resmî işlem başlatıldı.

Para cezasının kaç frank olduğu açıklanmadı. Çocuğun önceden bilinen bir hastalığının bulunup bulunmadığı, doktordan rapor alınıp alınmadığı veya annenin daha önce okuldan izin talep edip etmediği konusunda da ayrıntı verilmedi.

Anne ile oğlunun uyruğu da haberde belirtilmedi. Bu nedenle herhangi bir milliyet bilgisine yer verilmesi doğru değil.

Olay, ebeveynlerin çocuklarının sağlığını koruma sorumluluğu ile İsviçre’deki zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğü arasındaki sınırı yeniden gündeme getirdi.

Continue Reading

Gündem

Her İki Yeni IV Aylığından Biri Ruhsal Hastalık Nedeniyle: Yardım Payı Sadece Yüzde 13,6

yazar

Published

on

By

🧠 Ne oldu? Ruhsal hastalıklar, İsviçre’de yeni bağlanan malullük sigortası (IV) aylıklarının en yaygın nedeni oldu.

💰 Çelişki nerede? Ruhsal engeli bulunanlar IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alandaki kuruluşlar yardımların yalnızca yüzde 13,6’sını alıyor.

⚖️ Sistem değişecek mi? Federal Sosyal Sigortalar Dairesi yeni bir model üzerinde çalışıyor ancak çözüm yıllar sürebilir.

İsviçre’de yeni bağlanan IV aylıklarının neredeyse yarısı ruhsal hastalıklar nedeniyle veriliyor. Buna rağmen hastalara destek sağlayan kuruluşlara aktarılan kaynaklar ihtiyacın gerisinde kalıyor.

İsviçre Malullük Sigortası, engelli kuruluşlarına her yıl yaklaşık 155 milyon frank dağıtıyor. Ancak uzun yıllardır değişmeyen dağıtım anahtarı ve çok yıllı sözleşmeler, günümüzdeki ihtiyaçlarla kaynakların birbirinden uzaklaşmasına yol açıyor.

Ruhsal engeli bulunan kişiler IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alanda çalışan kuruluşların aldığı pay yüzde 13,6’da kalıyor.

Görme engelliler alanında ise ters bir tablo var. Görme engelliler IV önlemlerinin yüzde 2,4’ünden yararlanırken, ilgili kuruluşlar yardımların yüzde 19’unu alıyor.

Federal Sosyal Sigortalar Dairesi, sistemi güncel ihtiyaçlara uyarlamak amacıyla kantonlar ve kuruluşlarla yeni kriterleri görüşüyor. Ancak değişikliğin birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor. Daireden Florian Steinbacher, hızlı değil, iyi ve kalıcı bir çözüm bulunmasının önemli olduğunu söyledi.

Kaynakların yeniden dağıtılması kolay değil. Bir kuruluşun payının yükselmesi, diğerinin daha az para alması anlamına gelebilir. Pro Mente Sana Genel Müdürü Muriel Langenberger, kuruluşların karşı karşıya getirilmemesi ve sistemin bütünüyle iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Bankalara Göre Ne Zaman “Varlıklı” Sayılıyorsunuz? İşte Dört Müşteri Grubu

yazar

Published

on

By

💰 Sınır nerede? Yatırım yapılabilir serveti yaklaşık 100 bin franga ulaşan müşteriler genellikle “varlıklı” kabul ediliyor.

🏦 Private Banking ne zaman başlıyor? Kişiye özel hizmetler çoğunlukla 1 milyon franktan itibaren sunuluyor.

💎 En üst grupta kimler var? 30 milyon frank ve üzerindeki müşteriler özel danışman ekiplerinden yararlanabiliyor.

İsviçre’de bankalar müşterilerini yatırım yapılabilir servetlerine göre çoğunlukla dört gruba ayırıyor. Luzern Uygulamalı Bilimler ve Sanatlar Üniversitesinden bankacılık uzmanı Andreas Dietrich’e göre sınıflandırma şöyle:

• Retail: 100 bin frankın altındaki standart müşteriler.

• Affluent: 100 bin ile 1 milyon frank arasındaki varlıklı müşteriler. Genişletilmiş yatırım seçenekleri ve kişisel danışmanlık sunulabiliyor.

• HNWI: 1 milyon ile 30 milyon frank arasındaki yüksek servetli müşteriler. Private Banker desteği ve kişiye özel hizmetlerden yararlanıyorlar.

• UHNWI: 30 milyon frank ve üzerindeki çok yüksek servetli müşteriler. Bu gruba Family Office, Private Equity erişimi, vakıf danışmanlığı ve servetin gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik planlama sunuluyor.

Sınırlar her bankada aynı değil. Bazı İsviçre bölgesel bankaları 500 bin franktan itibaren Private Banking hizmeti verirken, özel bankalar daha yüksek bir alt sınır belirleyebiliyor.

Hesaplamada toplam mal varlığından çok, yatırım için kullanılabilecek servet dikkate alınıyor. Örneğin bir milyon frank değerindeki evinde yaşayan ve ayrıca 60 bin frank yatırım sermayesi bulunan biri, yalnızca konutu nedeniyle varlıklı müşteri sayılmayabilir.

Bazı ülkelerde bankada para tutan müşterilere daha yüksek mevduat faizi veya özel avantajlar sunulurken, İsviçre’de tasarruf hesaplarının faiz getirisi çoğunlukla daha düşük kalabiliyor. Üstelik bankaya ve hesap türüne göre müşteriler hesap yönetimi, kart, işlem veya menkul kıymet saklama ücretleri ödeyebiliyor. Ancak ülkeler arasındaki nominal faiz karşılaştırmalarında enflasyonun, para biriminin ve merkez bankası politikasının da dikkate alınması gerekiyor.

Bankalar, müşterilerin paralarını yalnızca hesapta tutmak yerine yatırım ürünlerine yönlendirmesini ekonomik açıdan daha cazip bulabiliyor. Çünkü yatırımlardan portföy yönetimi, danışmanlık, saklama ve ürün ücretleri üzerinden ek gelir elde ediliyor.

Dietrich’e göre yalnızca servete dayalı katı sınırlar yeterli değil; müşterinin geliri, davranışları ve ihtiyaçları da dikkate alınmalı.

#İsviçre #Bankacılık #Servet #PrivateBanking #Finans

Continue Reading

Trendler