Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DE REFERANS FAİZ ORANI DÜŞTÜ: KİRACILAR İÇİN YENİ FIRSATLAR

yazar

Published

on

Cemil Baysal

Okuma süresi: 3 dakika

İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) faiz indirimleri etkisini gösterdi. Kira belirleme kriteri olarak kullanılan hipotek referans faizi 0,25 puan düşerek %1,5 seviyesine geriledi. İsviçre Konut Dairesi (BWO), pazartesi sabahı yaptığı açıklamada bu değişikliği duyurdu.

FAİZ ORANI NASIL BELİRLENİYOR?

Referans faiz oranı, İsviçre’deki tüm ipoteklerin ortalama faiz oranına dayanıyor. Son üç ayda bu oran %1,63’ten %1,53’e düştü. Çünkü bu değer %1,5’e daha yakın olduğu için referans faiz aşağıya yuvarlandı. Eğer ortalama faiz %1,62’nin üzerinde kalsaydı, mevcut %1,75 seviyesi korunacaktı.

Aralık 2023’te de faiz indirimi kapıda olsa da sadece 0,01 puanlık fark nedeniyle değişiklik gerçekleşmemişti. Referans faizi, tüm ipoteklerin ortalamasına dayandığı için gecikmeli olarak değişim gösteriyor. Özellikle uzun vadeli sabit faizli ipotekler, bu değişimi geciktiren en önemli faktörlerden biri.

İsviçre Merkez Bankası, geçen yıl toplamda %1,25’lik faiz indirimi yaparak ipotek faizlerini aşağı çekmişti. Şimdi bu durum, kira hesaplamalarında temel alınan referans faizine de yansıdı. Öncesinde ise SNB, faiz oranlarını -0,75 seviyesinden %1,75’e yükselterek birçok ev sahibinin kiraları artırmasına neden olmuştu.

KİRACILAR NE KADAR KAZANABİLİR?

Referans faizinin %1,5’e düşmesiyle birlikte birçok kiracı %2,91’e varan kira indirimi talep edebilir. Ancak bunun için, mevcut kiranın eski %1,75 referans faizine dayanması gerekiyor. Özellikle 2023 yılında kira artışı yaşayanlar bu indirimden yararlanabilir. Aynı şekilde Aralık 2023’ten sonra kira sözleşmesi imzalayanlar da avantaj sağlayabilir.

Ancak bu indirim garanti değil. Ev sahipleri, yükselen bakım ve işletme giderlerini kira düşüşüne karşılık olarak gösterebilirler. Ayrıca enflasyonun %40’ı da kira artışına yansıtılabildiğinden, bazı durumlarda kiracılar bekledikleri indirimi alamayabilirler.

ENFLASYON KİRACILARI NASIL ETKİLEYEBİLİR?

Enflasyon nedeniyle bazı kiracılar, referans faizin düşmesine rağmen kira indiriminden yararlanamayabilir. Burada belirleyici olan, kira sözleşmesinin ne zaman yapıldığı ya da son kira değişikliğinin hangi tarihte gerçekleştiğidir. Eğer enflasyon oranı, referans faiz düşüşünden doğan indirimi aşarsa, kiracılar kira indirimi beklerken artışla karşılaşabilirler.

İsviçre Kiracılar Derneği (MV), bu nedenle kiracılara dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Önceki yıllarda her durumda kira indirimi başvurusu önerilirken, bu sefer durum daha karmaşık. MV yetkilileri, hakkı olmadan başvuru yapanların, aksine kira artışıyla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.

KİRACILAR NASIL HAREKET ETMELİ?

Bir kira indirimi talep etmeden önce, kiracıların önce kendi durumlarını analiz etmeleri gerekiyor. Online hesaplama araçları ya da danışmanlık hizmetleri bu konuda yardımcı olabilir.

MV’ye göre, şu durumdaki kiracılar kira indirimi için en iyi şansa sahip:
1 Mayıs 2012’den beri kirası değişmeyenler
1 Aralık 2023’ten sonra kira artışı yaşayanlar ya da yeni taşınanlar

Buna karşılık, 1 Mayıs 2015 ile 1 Aralık 2023 arasında kira düzenlemesi yapılan ya da yeni kira sözleşmesi imzalayanlar için fırsatlar sınırlı.

EV SAHİPLERİNİN ROLÜ: KİRA İNDİRİMİ OTOMATİK Mİ OLACAK?

Kira indiriminde bir diğer önemli nokta ise ev sahiplerinin gelirleri. Eğer bir ev sahibi, yasal sınırların üzerinde kâr elde ediyorsa, kiracısının kira indirim talebini kabul etmek zorunda. Ancak çoğu yeni bina ve müstakil konutlarda bu durum geçerli değil, çünkü getirileri genellikle yasal sınırların altında kalıyor.

Kira indirim talebi reddedilirse, ev sahibi yasal olarak kazancının limitler içinde olduğunu kanıtlamak zorunda. Eğer bunu kanıtlayamazsa, kiracılar arabuluculuk komisyonuna başvurabilirler.

SON TARİHLERİ KAÇIRMAYIN!

Kiracılar şunu unutmamalı: Ev sahipleri kira indirimlerini kendiliğinden uygulamak zorunda değil. Bazı ev sahipleri, kiraları otomatik olarak düşürebilir, ancak çoğu kiracıların başvuru yapmasını bekleyecektir.

Kira indirimi hakkından yararlanmak isteyen kiracıların, gecikmeden harekete geçmeleri gerekiyor. Eğer ev sahibi kendiliğinden bir değişiklik yapmazsa, kiracının ay sonuna kadar yazılı bir başvuru yapması öneriliyor. Başvurunun kabul edilmesi halinde, indirimli kira 1 Temmuz 2025 itibarıyla geçerli olabilir.

KİRALAR NE KADAR DÜŞEBİLİR?

İsviçre’de kiracıları yakından ilgilendiren kira indirimi süreci başladı. Kiracı Derneği Zürih Hukuk Danışmanlığı Başkanı Larissa Steiner (35), kira indiriminde en önemli faktörün zamanlama olduğunu belirtiyor:

„Belirleyici olan, kira sözleşmesinin ne zaman yapıldığı veya son kira uyarlamasının ne zaman gerçekleştirildiğidir.“

Bu durum, referans faiz oranı %1,75 veya daha yüksek olan tüm kiracılar için geçerli. Ancak her kira sözleşmesi aynı şekilde etkilenmeyebilir; bazı durumlarda kira oranı yüksek olsa bile indirime hak kazanılmayabilir.

KİRALAR NE KADAR DÜŞECEK?

Genel olarak, kiralar %2,91 oranında gerileyebilir. Ancak, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon bu indirimi kısıtlayabilir. Ev sahipleri, kira indirim taleplerini %0,5 ila %1 oranında azaltarak enflasyon farkını ve artan maliyetleri kira bedeline yansıtabilirler. UBS’nin analizine göre, çoğu hane için etkili kira indirimi oranı net kiranın yaklaşık %2’si olacak.

Örneğin, aylık 3000 Frank kira ödeyen bir hane, yeni referans faiz oranı ile yıllık 720 Frank tasarruf edebilir.

KİRACILAR NE YAPABİLİR?

Kiracılar, haklarını öğrenmek için Kiracı Derneği’nin kira hesaplama aracını kullanarak, kira indirimine hak kazanıp kazanmadıklarını kontrol edebilirler. Bu hesaplama aracı, derneğin web sitesinde pazartesi gününden itibaren erişime açık olacak.

Kiracılar, indirim talebinde bulunarak ev sahiplerinden kira düşüşünü talep edebilirler. Ev sahibinin talebi kabul etmesi durumunda, yeni kira bedeli bir sonraki fesih tarihinden itibaren geçerli olacak.

Eğer başvuru süresi kaçırılırsa, kiracı daha uzun süre beklemek zorunda kalabilir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te bir mülteci 9. kattan atlayarak hayatına son verdi

yazar

Published

on

By

Röportaj: Cemil Baysal
Kamptaki tanık: “Bu sadece bir ölüm değil”

İsviçre’de iltica sürecinin yarattığı baskı, bir kez daha trajik bir olayla gündeme geldi. Zürih’te bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundili sığınmacı Davy N., kaldığı odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

5 Nisan 2026’da meydana gelen olayın, İsviçre medyasında geniş yer bulmaması dikkat çekerken, kampta kalan diğer sığınmacılar arasında büyük bir şok ve üzüntüye yol açtı.

Yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunan ve iltica başvurusu reddedilen 31 yaşındaki Davy N.’in sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.

Ölümün ardından gündeme gelen sorular

Olayın ardından kamp sakinleri ve mülteci hakları savunucuları, özellikle psikolojik destek mekanizmalarının yeterliliğini ve süreçte olası ihmalleri tartışmaya açtı.

Paylaşılan bilgilere göre Davy N.’in, yaşamını yitirmeden kısa süre önce psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği belirtildi. Bu süreçte sınır dışı edilme baskısı altında olduğu ifade ediliyor.

Sessiz anma, dikkat çeken mesajlar

Davy N.’in hayatını kaybettiği noktada, “Sınır Dışı Edilmelere Karşı İttifak” ve arkadaşları tarafından bir anma düzenlendi. Törende yapılan konuşmalarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığı, daha geniş yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

İttifak adına konuşan Christoph H., başta İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların süreci değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Tanık anlatımı: “Bu sistem insanı tüketiyor”

Kampta kalan Türkiye kökenli bir mülteci, yaşananların bireysel bir olaydan öte sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi:

“Bu sadece bir kişinin kararı değil. Bu şartlar insanı o noktaya getiriyor. Bu sistem insanları zamanla tüketiyor. Bazıları buna dayanamayabiliyor.”

Tanık, mültecilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca kamplarla sınırlı olmadığını belirterek, göç yolculuğunun da ciddi riskler içerdiğine dikkat çekti.

“Kimse keyfinden mülteci olmaz”

Tanık, mültecilerin ülkelerini terk etme nedenlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimse keyfinden ülkesini bırakmaz. İnsanlar yaşamak için geliyor. Kendi ülkelerinde yaşayamadıkları için yola çıkıyorlar.”

Avrupa’daki uygulamalara da değinen tanık, iltica politikalarının insani boyutunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tartışma yeniden gündemde

Davy N.’in ölümü, İsviçre’deki mülteci kamplarındaki yaşam koşulları, iltica süreçlerinin uzunluğu ve psikolojik destek imkanları gibi konuları yeniden gündeme taşıdı.

Düzenlenen anma etkinliği, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, daha insani koşullar için çağrılar yapıldı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Trendler