Connect with us

İsviçre

İSVİÇRE’DE POLİSİN IRKÇILIK SORUNU VAR MI?

yazar

Published

on

İsviçre’de son yıllarda polis teşkilatlarına yönelik ırkçılık iddiaları artış gösteriyor. Özellikle Waadt kantonunda meydana gelen olaylar, adalet sistemine olan güveni sorgulatırken, polis teşkilatlarının çalışma yöntemleri ve bireylere yaklaşımı tartışma konusu oldu. Peki, İsviçre polisi gerçekten ırkçılık sorunuyla mı mücadele ediyor? Yoksa bu durum yalnızca münferit olaylardan mı ibaret?


MIKE BEN PETER OLAYI: POLİS ŞİDDETİNE BAĞLI BİR ÖLÜM

2018 yılında 39 yaşındaki siyahi bir Nijeryalı olan Mike Ben Peter, Lozan’da polis tarafından yapılan müdahale sırasında yaşamını yitirdi. Gözaltı işlemi sırasında yere yatırılan ve üzerine oturulan Ben Peter, nefes almakta zorlandı ve kalp krizi geçirdi.

Olay sonrası yapılan otopsi raporu, Ben Peter’in ölümünde polisin müdahale yönteminin etkili olduğunu belirtti. Ancak yargılama sürecinde altı polis memuru, “ölümde ihmal” suçlamasıyla yargılanmalarına rağmen suçsuz bulundu. Bu karar, mağdurun ailesi ve insan hakları örgütleri tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Aile, bu kararı temyize taşıdı ve dava yeniden görülmeye başlandı.


DİĞER BENZER VAKALAR: NARGIS OLAYI

Ben Peter olayı yalnız değil. 2021 yılında, 27 yaşındaki siyahi bir kadın olan Nargis’in polis müdahalesi sırasında hayatını kaybetmesi, Waadt kantonundaki sorunları yeniden gündeme taşıdı. Nargis, polis ekipleri tarafından „aşırı güç kullanımı“ sonucu yaşamını yitirdi.

İsviçre Mülteci Yardım Kuruluşu (SFH), bu tür olayların sıklıkla göçmenler ve etnik azınlıklar üzerinde yoğunlaştığını belirtiyor. Örgüt, polis teşkilatlarının eğitiminin yetersiz kaldığını ve ayrımcılık konusunda daha kapsamlı reformlar yapılması gerektiğini vurguluyor.


KAMUOYUNUN TEPKİSİ VE REFORMLAR TALEBİ

İsviçre halkı arasında ırkçılık iddialarına yönelik tepkiler büyüyor. Geçtiğimiz yıl, Lozan’da düzenlenen bir protesto yürüyüşünde binlerce kişi, “Adalet İstiyoruz!” sloganlarıyla sokaklara döküldü. Göstericiler, polisin güç kullanımının denetlenmesi, daha fazla şeffaflık sağlanması ve ayrımcılık karşıtı eğitimlerin artırılması çağrısında bulundu.

Waadt kanton hükümeti ise bu olayların münferit olduğunu savunarak, polis teşkilatında ırkçılık sorunu bulunmadığını iddia ediyor. Ancak, kantonda bağımsız bir denetim mekanizması kurulmasına yönelik talepler artmış durumda.


UZMAN GÖRÜŞÜ: REFORMLAR ŞART

İnsan hakları uzmanları, İsviçre’nin bu olaylardan ders alması gerektiğini belirtiyor. Cenevre Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alice Schmidt, “Polis teşkilatlarının yalnızca suçla mücadele etmesi değil, aynı zamanda toplumu anlaması ve ayrımcılık yapmadan hizmet vermesi gerekiyor” dedi. Schmidt, polisin müdahale yöntemleri konusunda standartların yükseltilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.


SORULAR YANIT BEKLİYOR

İsviçre, insan hakları konusundaki uluslararası itibarıyla tanınan bir ülke. Ancak Waadt kantonundaki bu olaylar, ülkenin bu itibarını zedeleme potansiyeline sahip. Şimdi tüm gözler, adalet sisteminin bu davalarda nasıl bir karar vereceğine çevrilmiş durumda.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de 1 Ağustos Öncesi Havai Fişek Yasakları: Sıcak ve Yağışsız Hava Yangın Riskini Artırdı

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE – İsviçre’de devam eden sıcak ve yağışsız hava, 1 Ağustos Ulusal Bayramı kutlamalarını da etkiliyor. Artan orman yangını tehlikesi nedeniyle birçok kanton ateş yakma ve havai fişek kullanımına yönelik kısıtlamaları sıkılaştırdı. Mevcut tabloya göre bu yıl ülkenin büyük bölümünde özel havai fişek kullanımı yasak olacak veya ciddi şekilde sınırlandırılacak.

İsviçre’nin birçok bölgesinde haftalardır ya açık alanda tamamen ateş yakma yasağı ya da orman ve orman yakınlarında ateş yakma yasağı uygulanıyor. Belediyeler ise kantonlardan daha sıkı önlemler alabiliyor.

Bern, Luzern, Thurgau ve Solothurn’da havai fişek yasağı

1 Ağustos öncesinde bazı kantonlar havai fişeklere yönelik ayrıca yasak kararı aldı. Bern, Luzern, Thurgau ve Solothurn bunlar arasında bulunuyor.

Ateş yakma yasağının geçerli olduğu bölgelerde havai fişek kullanımı da zaten yasak kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle 1 Ağustos’ta özel havai fişek kullanımına izin verilen bölgelerin oldukça sınırlı kalması bekleniyor.

Kurallar kantondan kantona, hatta belediyeden belediyeye değişebiliyor. Bu nedenle vatandaşların havai fişek kullanmadan önce kendi kanton ve belediyelerindeki güncel düzenlemeleri kontrol etmeleri gerekiyor.

Profesyonel gösterilerin tamamı iptal edilmedi

Özel havai fişeklere getirilen yasaklar, bütün büyük ve profesyonel gösterilerin iptal edildiği anlamına gelmiyor.

Thun Gölü’ndeki iki büyük havai fişek gösterisinin yapılmasına izin veriliyor. Thurgau ve St. Gallen’de de izinli büyük gösteriler planlandığı şekilde gerçekleştirilebilecek.

Basel-Stadt ve Basel-Landschaft’ta planlanan büyük havai fişek gösterilerinin de yapılabileceği bildiriliyor.

Schaffhausen’de ise Rheinfall’daki ünlü “Fire on the Rocks” havai fişek gösterisi iptal edildi.

Sektör için 1 Ağustos kritik

Yasakların havai fişek sektörüne ekonomik etkisinin de önemli olması bekleniyor. İsviçre Havai Fişek Koordinasyon Merkezi Başkanı Urs Corradini’ye göre sektör, yıllık cirosunun yaklaşık üçte ikisini 1 Ağustos döneminde gerçekleştiriyor.

Yetkililer, yasak ve kısıtlamaların hava koşulları ile yangın tehlikesine bağlı olarak değişebileceğini belirtiyor. Bu nedenle 1 Ağustos öncesinde güncel kanton ve belediye kararlarının takip edilmesi önem taşıyor.

Continue Reading

İsviçre

Zürih’te 5 Yılda 2.800’den Fazla Cinsiyetçi Taciz ve Saldırı Bildirildi

yazar

Published

on

By

ZÜRİH – Zürih Belediyesi’nin kamusal alanlarda yaşanan cinsiyetçi taciz, cinsel içerikli rahatsız etme ve queer bireylere yönelik saldırıların bildirilebilmesi amacıyla oluşturduğu “Zürich schaut hin” (Zürih Görmezden Gelmiyor) platformunun beş yıllık bilançosu açıklandı.

Platforma beş yılda 2.800’den fazla olay bildirildi. Bu rakam, ortalama olarak her gün ikiden fazla bildirim yapıldığı anlamına geliyor.

“Cinsiyetçi taciz” ne demek?

Haberde kullanılan Almanca “sexistische Belästigung” ifadesi yalnızca cinsel saldırı veya fiziksel taciz anlamına gelmiyor.

Bir kişiye cinsiyeti nedeniyle aşağılayıcı veya cinsel içerikli sözler söylemek, bedeni hakkında rahatsız edici yorumlarda bulunmak, ısrarla bakmak, peşinden gitmek, teşhircilik yapmak veya istenmeyen fiziksel temasta bulunmak gibi farklı davranışlar da bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle “2.800 cinsel saldırı yaşandı” demek doğru değil. Rakam, farklı türlerde bildirilen cinsiyetçi ve queer karşıtı taciz ile saldırı vakalarının toplamını ifade ediyor.

En çok toplu taşımada, sokakta ve parklarda

Zürih Belediyesi verilerine göre olayların önemli bölümü toplu taşıma araçlarında, sokaklarda ve halka açık parklarda meydana geliyor.

Sistemde olaylar; sözlü taciz, rahatsız edici şekilde bakma, takip etme, teşhircilik ve fiziksel saldırı gibi farklı kategoriler altında kaydediliyor.

Bildirilen faillerin yüzde 79 ila 87’si erkek

Son beş yıldaki verilere göre bildirilen olaylardaki faillerin yıllara göre yüzde 79 ila 87’sini erkekler oluşturuyor. Bununla birlikte olayların çoğunda failin kimliği bilinmiyor.

Platformu erkekler de kullanıyor. Bildirimlerin yıllara göre yüzde 13 ila 21’i erkekler tarafından yapıldı. Ancak bunların çoğunda erkeklerin doğrudan mağdur değil, olaya tanık olan kişi olduğu belirtiliyor.

Zürih halkının üçte biri sistemi biliyor

Platform beş yılda önemli bir bilinirliğe ulaştı. Yetkililere göre Zürih kentinde yaşayanların yaklaşık üçte biri bu bildirim sistemini biliyor.

Sistemin hayata geçirilmesinden bu yana ayrıca 50 eğitim etkinliği düzenlendi ve 2.100’den fazla kişi eğitim aldı.

Bern ve Luzern de sisteme katıldı

Uygulama artık yalnızca Zürih’le sınırlı değil. 25 Haziran’dan itibaren Zürih, Bern ve Luzern, “Wir schauen hin” (Görmezden Gelmiyoruz) adı altında ortak bir bildirim sistemi başlattı.

Biel ve Kloten de sisteme katılırken, St. Gallen’in de katılması planlanıyor.

Sistemin amacı yalnızca olayları saymak değil; taciz ve saldırıların nerede, ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğini belirleyerek önleyici tedbirlerin geliştirilmesine yardımcı olmak.

Platforma yapılan bildirim ise polise yapılan suç duyurusunun yerine geçmiyor. Suç teşkil eden veya acil müdahale gerektiren olaylarda ayrıca polise başvurulması gerekiyor.

Continue Reading

İsviçre

İSVİÇRE’DE AKARYAKIT FİYATLARINDA HAFTALIK ARTIŞ: BENZİN VE DİZELDE YENİ YÜKSELİŞ DALGASI

yazar

Published

on

By

ZÜRİH – İsviçre genelinde akaryakıt fiyatları, küresel ham petrol piyasalarındaki dalgalanmalar ve yerel lojistik etkenlerin birleşimiyle son bir haftada yeniden tırmanışa geçti. Sürücülerin pompa fiyatlarına yansıyan artışlarla karşı karşıya kaldığı bu süreçte, litre başına ortalama 5 Rappenlik zam kaydedildi.

Touring Club Schweiz (TCS) tarafından derlenen piyasa verilerine göre, akaryakıt türlerindeki son tablo ve haftalık bazdaki fiyat hareketleri şu şekilde gerçekleşti:

* Kurşunsuz 95 (Bleifrei 95): Litre fiyatı ortalama 1,87 CHF seviyesinden 1,92 CHF düzeyine yükseldi.

* Kurşunsuz 98 (Bleifrei 98): Litre fiyatı 1,98 CHF seviyesinden 2,03 CHF sınırına ulaştı.

* Dizel: Litre fiyatı ise 2,05 CHF’den 2,10 CHF seviyesine çıktı.

Söz konusu fiyatların bölgeye, kanton düzenlemelerine ve istasyon işletmelerine göre farklılık gösterebildiği belirtiliyor.

Fiyat Yükselişini Tetikleyen Temel Faktörler

Enerji piyasası uzmanları ve TCS yetkilileri, pompa fiyatlarındaki bu yükselişin arkasında hem uluslararası hem de yerel düzeyde etki gösteren dinamiklerin yattığına dikkat çekiyor:

1. Uluslararası Piyasalar ve Jeopolitik Riskler

Küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarının artış eğilimine girmesi, maliyet artışındaki en büyük payı oluşturuyor. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle Brent ham petrolün varil fiyatının 90 ABD Doları sınırını aşması, işlenmiş akaryakıt tedarik maliyetlerini doğrudan yükseltti.

2. Ren Nehri’ndeki Su Seviyesi ve Lojistik Maliyetler

İsviçre’ye özel iç dinamiklerin başında ise taşımacılık rotaları geliyor. Ülkenin ana akaryakıt tedarik hatlarından biri olan Ren Nehri’nde mevsimsel koşullar nedeniyle su seviyelerinin düşmesi, yakıt taşıyan tankerlerin tam kapasiteyle çalışmasını engelliyor. Taşıma kapasitesinin daralması nakliye navlunlarını artırırken, oluşan ek lojistik maliyetler doğrudan nihai tüketici fiyatlarına yansıyor.

3. Küresel Arz ve Rafineri Kapasiteleri

Dünya genelinde bazı ana üreticilerin arz kısıtlamaları ve rafineri bakım/onarım süreçleri sebebiyle işlenmiş ürün arzında yaşanan daralma, piyasa üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tutmaya devam ediyor.

Continue Reading

Trendler