Connect with us

İsviçre

İsviçre’de Oje Krizi: TPO Yasağı Sonrası Binlerce Frank Çöpe Gidiyor

yazar

Published

on

ZÜRİH – 13 Eylül 2025
Avrupa Birliği’nin ardından İsviçre’de de 1 Eylül’den itibaren yürürlüğe giren TPO yasağı güzellik sektöründe büyük bir krize yol açtı. Tırnak stüdyoları ve kozmetik işletmeleri, yıllardır kullandıkları ürünlerin artık yasal olarak satılamaz ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle ciddi maddi kayıplar yaşıyor.

Neden Yasaklandı?

TPO (Trimethylbenzoyl Diphenylphosphine Oxide), jel ojelerde yaygın şekilde kullanılan bir kimyasal. AB bilimsel komisyonları tarafından üreme sağlığına zarar verme potansiyeli bulunduğu gerekçesiyle “CMR 1B” (üreme için toksik) sınıfına alındı. Bu nedenle hem üretimi hem satışı hem de kullanımı yasaklandı. İsviçre, AB ile uyumlu regülasyon uyguladığı için yasak doğrudan geçerli hale geldi.

Salonlarda Büyük Kayıplar

Yeni düzenleme sonrası birçok işletme, elindeki ürünleri kullanamaz hale geldi.

  • Ni.Nails stüdyosunun sahibi Nina Gasperin, sipariş ettiği yüzlerce ojenin artık çöpe gitmesi gerektiğini belirterek “Binlerce franklık ürünleri özel atık olarak imha etmek zorundayım” dedi.
  • İsviçre Naildesign Derneği Başkanı Iris Kuchler, yasak kararının geçiş süresi olmadan yürürlüğe girmesini eleştirdi: “Salonlar hazırlıksız yakalandı. Birçok üye, stoklarını değerlendirme şansı bulamadan zarar etti.”

Stüdyoların bazıları 1500 renk seçeneğinden 50’ye düşmek zorunda kaldı. Bu durum hem müşteri taleplerini karşılamayı zorlaştırıyor hem de işletmelerin rekabet gücünü azaltıyor.

Maddi ve Çevresel Yük

Sektördeki en büyük sıkıntı yalnızca maddi kayıplar değil. Yasaklı ürünler “özel atık” (Sondermüll) kategorisine girdiği için imha süreci de ayrıca maliyetli. Küçük işletmeler bu ek yükü taşımakta zorlanıyor.

Alternatif Arayışı

Üreticiler TPO içermeyen yeni formüller geliştirmeye başladı. Bazı markalar şimdiden “TPO’suz” ürünleri piyasaya sürdü. Ancak:

  • Renk çeşitliliği hâlâ sınırlı.
  • Yeni ürünlerin performansı eski jel ojelerle aynı düzeyde olmayabiliyor.
  • Müşteriler alıştıkları tonları bulmakta zorlanıyor.

Sektörün Beklentisi

Salon sahipleri ve meslek birlikleri, yetkililerden daha fazla bilgilendirme, üreticilerden ise daha şeffaf içerik etiketleri talep ediyor. Ayrıca gelecekte benzer yasaklarda işletmelerin hazırlık yapabilmesi için geçiş süresi tanınmasının şart olduğu vurgulanıyor.

👉 İsviçre’de güzellik sektörü şimdi, hem maddi kayıplarını telafi etmeye hem de TPO’suz yeni ürünlere uyum sağlamaya çalışıyor. Ancak sektör temsilcilerine göre “oje krizi” kısa vadede kolay çözülecek gibi görünmüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Ekonomi

İsviçre’de enflasyon düşük seyrediyor

yazar

Published

on

By

Küresel ekonomide son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon görünümüne ilişkin riskleri artırırken, İsviçre’de enflasyon düşük seviyesini korumaya devam ediyor.

İsviçre’de şubat ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 0,1 seviyesinde gerçekleşirken, İsviçre Merkez Bankası (SNB) 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 0,3’ten yüzde 0,5’e yükseltti. Banka, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarını yukarı yönlü etkileyebileceğini belirtti.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro Bölgesi’nde enflasyonun şubat ayında yüzde 1,9 ile hedefe yakın seyrettiğini, ancak enerji maliyetlerindeki artışın fiyatlar üzerinde yeniden baskı oluşturabileceğini ifade etti.

ABD Merkez Bankası (Fed) da enflasyonun beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ederken, 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etti.

Uzmanlar, İran merkezli gerilim ve buna bağlı olarak yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarının küresel enflasyon üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde, hem İsviçre’de hem de küresel ölçekte enflasyonun yeniden artış eğilimine girebileceği değerlendiriliyor.

Genel görünümde, İsviçre’de enflasyon düşük seviyesini korusa da küresel gelişmelerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtiliyor.

Continue Reading

Ekonomi

Büyüme tahmini aşağı yönlü revize edildi

yazar

Published

on

By

İsviçre’de ekonomistlerin 2026 yılına ilişkin büyüme beklentileri, petrol fiyatlarındaki belirsizlik ve küresel riskler nedeniyle aşağıya çekildi.

İsviçre Ekonomi Devlet Sekreterliği (SECO), uzman grubunun 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 1,1’den yüzde 1’e düşürdüğünü açıkladı. Bu seviyenin, ülke ekonomisinin ortalamanın altında büyüyeceğine işaret ettiği belirtildi.

ETH Zürih’e bağlı Konjonktür Araştırma Enstitüsü (KOF) de 2026 yılı için yüzde 1 büyüme öngörüsünde bulunurken, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde büyümenin yüzde 0,7’ye kadar gerileyebileceği uyarısında bulundu. KOF, 2027 yılı için büyüme tahminini petrol fiyatlarının durumuna bağlı olarak yüzde 1,5 ile yüzde 1,7 aralığında öngördü.

Petrol fiyatlarının seyri enflasyon üzerinde de belirleyici olacak. Buna göre, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde enflasyonun 2026’da yüzde 0,6’ya, 2027’de ise yüzde 0,8’e yükselebileceği; fiyatların gerilemesi durumunda ise sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,6 seviyelerinde kalabileceği ifade edildi.

Raporda, küresel ekonominin İran’daki çatışma ve genel belirsizlikler nedeniyle ılımlı büyümesini sürdürdüğü kaydedilirken, Euro Bölgesi ve özellikle Almanya’da toparlanma sinyallerinin görüldüğü belirtildi.

Öte yandan, İsviçre ekonomisinde büyümenin önemli desteklerinden biri olarak özel tüketimin güçlü seyrini koruduğu vurgulandı. Düşük enflasyon ve istikrarlı ücret artışlarının bu eğilimi desteklediği ifade edilirken, işsizlik oranının 2026 ortasına kadar hafif artmasının, ardından ise gerilemesinin beklendiği aktarıldı.

Buna karşın kamu tasarruf politikaları ve şirket yatırımlarındaki zayıflığın ekonomik büyümeyi sınırladığı belirtildi. Şirketlerin, düşük kârlılık ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle yatırım konusunda temkinli davrandığı ifade edildi.

Raporda ayrıca, ABD yönetiminin ilaç fiyatlarını düşürmeye yönelik baskısının İsviçre’nin ilaç sektörünü olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu. Bunun yanı sıra, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden risk oluşturduğu, İsviçre frangındaki olası değerlenmenin ise ihracat üzerindeki baskıyı artırabileceği kaydedildi.

Continue Reading

Ekonomi

Merkez Bankası politika faizini yüzde 0’da sabit tuttu

yazar

Published

on

By

İsviçre Merkez Bankası (SNB), Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim ve İsviçre frangındaki değerlenmeye rağmen politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0 seviyesinde sabit bıraktı.

SNB’den yapılan açıklamada, söz konusu faiz oranının gelişmiş ekonomiler arasında en düşük seviyelerden biri olmaya devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak yükselen enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ifade edildi. Bu kapsamda banka, 2026 yılına ilişkin enflasyon tahminini yüzde 0,3’ten yüzde 0,5’e yükseltirken, ekonomik büyüme beklentisini yaklaşık yüzde 1 seviyesinde korudu.

SNB, küresel belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda döviz piyasasına müdahale konusundaki hazırlıkların artırıldığını vurgulayarak, İsviçre frangının hızlı ve aşırı değer kazanmasına karşı gerekli adımların atılabileceğini bildirdi.

Güvenli liman olarak görülen İsviçre frangı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan gerilimle birlikte euro karşısında son 11 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretti. Güçlü frank, ithalat fiyatlarını düşürerek enflasyonu sınırlarken, ihracata dayalı ekonomi üzerinde baskı oluşturuyor.

SNB’nin kararı, küresel ölçekte merkez bankalarının yoğun bir karar haftasına denk geldi. ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutarken, piyasalarda Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası’nın da benzer yönde adım atması bekleniyor.

Kararın vatandaş ve ev sahipleri için anlamı

SNB’nin faiz oranını sabit tutması, kısa vadede kredi ve ipotek maliyetlerinin artmaması anlamına geliyor. Bu durum özellikle konut kredisi (ipotek) bulunan ev sahipleri için aylık ödemelerin yükselmemesi açısından olumlu değerlendiriliyor.

Öte yandan faizlerin değişmemesi, kira artışlarının da sınırlı kalabileceğine işaret ederken, kiracılar açısından maliyet baskısının düşük seyretmesine katkı sağlayabilir.

Ancak enerji fiyatlarındaki olası artışlar nedeniyle önümüzdeki dönemde yaşam maliyetlerinde kademeli yükseliş görülebileceği, bu nedenle ekonomik görünümün belirsizliğini koruduğu ifade ediliyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler