Sosyal Medya

İsviçre

İsviçre’de Nehirde Yüzme Eğlencesi ve Tehlikeleri: Riskler Deneyimsiz Yüzücüler İçin Büyük

yazar

Yayınlayan

on

Son yıllarda, İsviçre’nin popüler şehirleri, turistleri cezbetmek için nehirde yüzme keyfi ve deneyimini öne çıkarıyor. Rhein, Limmat ve Aare gibi nehirlerde yüzmek, hem yerel halk hem de turistler arasında büyük ilgi görüyor. Ancak, bu eğlencenin arkasında yatan riskler, özellikle deneyimsiz yüzücüler için ciddi tehlikeler oluşturuyor. Polis, deniz, göl ya da havuzda yüzme ile nehirde yüzme arasındaki önemli farklara dikkat çekiyor ve iyi yüzme bildiğini sananları bile bu durumun yanıltabileceği uyarısında bulunuyor.

Nehirde Yüzmenin Avantajları ve Popülaritesi

İsviçre’nin şehirleri, Rhein, Limmat ve Aare gibi nehirlerde yüzmeyi cazip bir turistik aktivite olarak sunuyor. Bu tür aktiviteler, şehirlerin hem yerel halkına hem de ziyaretçilerine doğal güzelliklerin tadını çıkarma fırsatı sunuyor. Örneğin, Basel şehri, Rhein Nehri’nde yüzme deneyimini aktif olarak teşvik ediyor ve bu uygulama, şehrin turizm profilini artırıyor. Yüzme, sıcak yaz günlerinde serinlemenin popüler bir yolu olarak öne çıkıyor ve turistler tarafından da büyük ilgi görüyor.

Basel’in Nehir Yüzme Stratejisi

Amerikalı DJ Diplo’nun Basel’deki Rhein’de yüzme deneyimini sosyal medyada paylaşması, şehrin turizm stratejisinin ne kadar etkili olduğunu gözler önüne serdi. Diplo’nun videoları, şehrin nehirde yüzme cazibesini geniş bir kitleye ulaştırdı. Basel, son birkaç yıldır aktif olarak Rhein’de yüzmeyi teşvik ediyor ve bu, hem şehir için hem de turistler için büyük bir çekim noktası haline gelmiş durumda. Letizia Elia, Basel Turizm Direktörü, turistlerin yerel halk gibi otantik deneyimler yaşamak istediklerini belirtiyor ve bu tür deneyimlerin şehir turizmi açısından önemli olduğunu vurguluyor.

Turistlerin Bilinçlenmesi Gereken Riskler

Ancak, nehirde yüzmenin getirdiği riskler göz ardı edilemez. IG Rheinschwimmen Başkanı Vinzenz Winkler, bu tür aktivitelerin popülaritesinin, aynı zamanda yeterli yüzme becerisine sahip olmayan kişileri de çektiğini ifade ediyor. Winkler, deneyimsiz yüzücülerin akıntılar ve su koşulları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bu durumun ciddi tehlikelere yol açabileceğini belirtiyor.

İsviçre Hayat Kurtarma Derneği (SLRG) yetkilileri de, birçok turistin yüzme riskleri hakkında bilgi sahibi olmadığını ve bu durumun özellikle güçlü akıntılarda yüzmeyi zorlaştırdığını belirtiyor. Yüzme sırasında meydana gelebilecek tehlikelerin çoğu, turistlerin bu riskleri göz önünde bulundurmamaları nedeniyle artıyor.

SLRG’den Güvenlik Uyarıları

SLRG Basel, Rhein’de yüzmek isteyenler için birkaç önemli güvenlik kuralı sunuyor:

  • Yalnız Yüzmeyin: Yalnız başına yüzmek, acil bir durumda yardım almayı zorlaştırır.
  • İyi Yüzme Becerileri Gerekli: Sadece deneyimli yüzücüler nehirde yüzmelidir. İyi yüzme becerisine sahip olmak ve dalış yapabilmek bu tür koşullarda hayati öneme sahiptir.
  • Su Durumunu Değerlendirin: Yüzme mesafesi ve süresi, su sıcaklığı ve akıntı hızına göre ayarlanmalıdır. Güçlü akıntılara karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Sakin Kalın: Eğer hedeflenen çıkış noktasını kaçırırsanız, sakin kalmalı ve kıyıya yüzmelisiniz.

Artan Kurtarma Operasyonları

Ağustos başında, Rhein’de altı kurtarma operasyonu gerçekleştirilmiş olması dikkat çekicidir. Su kirliliği, güçlü akıntılar ve su yüzeyinin altındaki odun parçaları, bu tür olayların artmasına neden olmuştur. Ayrıca, Zürich’teki Limmat’ta da benzer şekilde birçok kaza yaşanmış ve bazıları ölümle sonuçlanmıştır. Bu kazalar, özellikle deneyimsiz yüzücüler için büyük riskler taşıdığını gösteriyor.

Zürich’teki Durum

Zürich’te Limmat’ta yaşanan kazalar da dikkat çekicidir. SLRG Bölge Sözcüsü Martin Kömeter, özellikle turistlerin ve göçmenlerin, suyun yüksekliği ve güçlü akıntılar nedeniyle tehlikeli durumlarla karşılaştığını ifade ediyor. Bu yıl, yüksek su seviyeleri ve güçlü akıntılar nedeniyle çok sayıda kaza yaşanmış, bazı olaylar ise ölümle sonuçlanmıştır.

Turizm Yetkililerinin Açıklamaları

Letizia Elia, Basel Turizm Direktörü, turistlerin bu tür riskler hakkında bilinçlendirilmesi gerektiğini ve şehrin, yüzme güvenliği konusunda gerekli uyarıları yaptığını belirtiyor. Şehir, su koşulları ve hava durumuna bağlı olarak güvenlik mesajlarını sürekli güncellemeyi ve sadece iyi yüzücülerin nehirde yüzmelerini sağlamayı hedefliyor.

Bu bağlamda, şehirler nehir yüzmeyi cazip bir etkinlik olarak sunarken, turistlerin ve yerel halkın güvenliği için gerekli önlemleri almaları büyük önem taşıyor. Turistlerin, nehirlerde yüzmeden önce bu riskler hakkında bilgi sahibi olmaları ve güvenlik kurallarına uymaları hayati öneme sahiptir.

Nehirde Yüzmenin Riskleri

Ancak, nehirde yüzmenin deniz, göl veya havuzda yüzmeden önemli farkları var ve bu farklar, deneyimsiz yüzücüler için büyük tehlikeler oluşturabilir. Polis, nehir yüzmenin bazı zorluklarını ve risklerini vurguluyor:

  • Akıntılar ve Su Koşulları: Nehirlerdeki akıntılar, deniz veya göldeki durgun sulara kıyasla çok daha güçlü olabilir. Güçlü akıntılar, yüzücüler üzerinde ciddi etkiler yapabilir ve kıyıya dönüşü zorlaştırabilir.
  • Su Kirliliği ve Görüş Mesafesi: Nehir sularının kirliliği ve su altındaki engeller, yüzme sırasında görünürlüğü azaltabilir. Su altında görülemeyen odun parçaları veya diğer yabancı cisimler, kazalara yol açabilir.
  • Yüzme Becerileri: Nehir yüzme, iyi yüzme becerileri gerektirir. Yüzücünün güçlü akıntılar ve değişken su koşullarında etkili bir şekilde hareket edebilmesi gerekir. Deneyimsiz yüzücüler, bu koşullar altında zorluk yaşamakta ve tehlike altında kalabilmektedir.

Yüzücüler İçin Güvenlik Önerileri

SLRG (İsviçre Hayat Kurtarma Derneği) ve diğer yetkililer, nehirlerde yüzme konusunda şu önemli güvenlik kurallarını öneriyor:

  • Deneyimli Yüzücüler İçin: Yalnızca iyi yüzme becerilerine sahip kişiler nehirlerde yüzmelidir. Yüzme sırasında dalış yapabilmek, acil durumlar için hayati öneme sahiptir.
  • Yanlız Yüzmeme: Yalnız başına yüzmek, tehlikeli durumlarda yardım almayı zorlaştırabilir. Her zaman bir arkadaşla veya grup halinde yüzmek daha güvenlidir.
  • Su Durumunu Değerlendirme: Yüzme öncesinde suyun sıcaklığını ve akıntıları değerlendirin. Yüzme mesafesi ve süresi, bu koşullara göre ayarlanmalıdır.
  • Sakin Kalma: Eğer hedeflenen çıkış noktasını kaçırırsanız, sakin kalmalı ve kıyıya yüzmelisiniz.

#NehirYüzme #Basel #Zürich #Rhein #Limmat #SuGüvenliği #Turizm #İsviçre #YüzmeRiskleri #HayatKurtarma #Haber #SosyalMedya #Haber #haberler #Avrupa #

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de cezaevlerinde alarm: 90 kurumdan 26’sı kapasiteyi aştı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de cezaevlerindeki doluluk oranları endişe verici boyutlara ulaştı. Ülkedeki 90 infaz kurumundan 26’sında kapasite yüzde 100’ün üzerine çıktı. En kritik durum Cenevre ve Vaud (Waadt) kantonlarında yaşanırken, Almanca konuşulan bölgelerde de baskının arttığı bildirildi.

Son dönemde Fribourg’daki Bellechasse Cezaevi’nde yaşanan mahkûm isyanı, Vaud ve Cenevre’deki aşırı doluluk ve Lugano’daki bir polis nezarethanesinde bir tutuklunun yaklaşık bir hafta boyunca diş fırçası ve temiz çamaşır verilmeden tutulduğu yönündeki haberler, özellikle ülkenin Fransızca ve İtalyanca konuşulan bölgelerinde cezaevi koşullarını yeniden gündeme taşıdı.

“Endişe verici tutukluluk koşulları”

Vaud Kantonu’nda Hür Demokrat Parti (FDP) milletvekili Marion Wahlen’in mart başında sunacağı raporun çarpıcı bulgular içerdiği belirtiliyor. Parlamentonun cezaevleri denetim komisyonu başkanı olan Wahlen, bir düzineden fazla kurumu ziyaret etti.

Wahlen’in değerlendirmesine göre, polis tarafından gözaltına alınan kişilerin tutulduğu nezarethaneler tamamen dolu. Yasal olarak en fazla 48 saat tutulmaları gereken kişilerin bazı durumlarda 62 güne kadar nezarette kaldığı, bu sürede gün ışığına erişim, akan su ve günde yarım saatten uzun süre hücre dışına çıkma imkânı bulunmadığı ifade edildi. Psikolojik sorunları olan tutukluların yeterli tıbbi destek alamadığı da belirtilirken, Wahlen bu durumu “hukuka aykırı ve insanlık dışı” olarak nitelendirdi.

İsviçre Ceza İnfazı Yetkinlik Merkezi’nden (SKJV) Christoph Urwyler de hem Latin İsviçre’de hem de Almanca konuşulan bölgelerde aşırı doluluk vakalarının arttığını söyledi.

Nüfus artıyor, cezaevi kapasitesi geride kalıyor

Ocak ayı verilerine göre, İsviçre genelindeki 90 ceza infaz kurumunun 26’sında doluluk oranı yüzde 100 ve üzerinde gerçekleşti. Bern Kantonu’nda 2025 yılı için genel doluluk oranı yüzde 107 olarak kaydedildi. Bern, Biel, Burgdorf, Moutier ve Thun’daki bölgesel cezaevlerinde ise doluluk oranı yüzde 124’e ulaştı.

Yetkililer, son yıllarda ülke nüfusunun yüzde 25 artmasına karşın cezaevi kapasitesinin yalnızca yüzde 11 oranında genişletildiğine dikkat çekiyor.

Çözüm arayışları sürüyor

Vaud Kantonu’nda yeni bir cezaevi ve polis nezarethanesi inşaatı sürüyor ancak tesisin 2028’den önce hizmete girmesi beklenmiyor. Yetkililer ayrıca uygun personel bulma ve eğitme sürecinin de zaman aldığını vurguluyor.

Ticino Kantonu Hükümeti’nden Norman Gobbi ise kısa vadeli çözüm olarak cezaevi alanlarına konteyner yerleştirilmesini önerdi. Benzer uygulamaların Luzern’de mevcut olduğu, Bern’de de daha önce denendiği belirtildi.

Uzmanlar, konteyner uygulamasının akut aşırı doluluk durumlarında geçici çözüm olabileceğini ancak mevcut alanlarda yoğunluk ve gürültüyü artırabileceği, uzun süreli hapis cezaları için ise uygun olmadığı görüşünde.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Basel-Landschaft’ta otoyol tüneline alternatif: Aesch–Liestal hattına teleferik projesi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Basel-Landschaft (Baselbiet) kantonunda Aesch ile Liestal arasında planlanan teleferik hattı, uzun süredir tartışılan karayolu tüneline alternatif olarak gündeme geldi. Projenin maliyetinin 340 ila 415 milyon İsviçre frangı arasında olabileceği belirtiliyor.

FDP’li Kanton Meclisi üyesi Balz Stückelberger, “Jurasteg” adı verilen projeyi son meclis oturumunda kamuoyuna sundu. Konsept, Basel merkezli mimar Rolf Stalder tarafından hazırlandı. Plan, Liestal ile Aesch’i Solothurn kantonundaki Gempen dağı üzerinden birbirine bağlayacak bir havai hat öngörüyor.

Saatte 4 bin 200 yolcu kapasitesi

Projeye göre üç halatlı (Dreiseilbahn) sistem kullanılacak. Bu sistemde kabinler iki taşıyıcı halat üzerinde ilerlerken üçüncü bir halat tarafından çekiliyor. İsviçre’de Saas-Fee, Zermatt ve Jungfrau bölgesinde benzer sistemler kullanılıyor.

“Jurasteg” hattında 30 ila 35 yolcu kapasiteli kabinlerin planlandığı, çocuk arabası ve bisikletler için de alan ayrılacağı ifade ediliyor. Daha güçlü rüzgâr koşullarında da çalışabilen sistem için 95 ila 105 kabin öngörülüyor. Böylece saatte ve her iki yönde toplam 4 bin 200 yolcu taşınabilecek.

Yaklaşık 10 kilometrelik mesafenin 20 ila 23 dakikada kat edilmesi planlanıyor. Mevcut toplu taşıma bağlantılarında ise aynı güzergâhın Basel üzerinden iki katından daha uzun sürede tamamlandığı belirtiliyor.

Maliyet tünele göre daha düşük

Projede Gempen’de ara istasyon kurulması da gündemde. Böylece bölgenin turizm potansiyelinin artırılması ve işe gidiş geliş yapan yolculara hizmet verilmesi hedefleniyor.

Teleferik hattının maliyetinin 340 ila 415 milyon frank arasında olacağı tahmin ediliyor. Daha düşük kapasiteli tek halatlı bir sistemin ise 190 ila 240 milyon franka mal olabileceği ifade ediliyor.

Basel-Landschaft’ta iki bölge arasındaki bağlantının güçlendirilmesi uzun süredir tartışılıyor. Mevcut bir girişim, Gempen’in altından geçecek bir karayolu tüneli inşa edilmesini öngörüyor. Ancak böyle bir tünelin maliyetinin 2 ila 3 milyar frankı bulabileceği belirtiliyor. Teleferik seçeneğinin bu nedenle daha ekonomik bir alternatif sunduğu savunuluyor.

İsviçre’de teleferik projeleri artıyor

Son yıllarda kent içi teleferik projeleri hem İsviçre’de hem de Avrupa’da artış gösterdi. Paris’te Aralık ayında Avrupa’nın en uzun kentsel teleferik hattı hizmete girdi. Luzern’de planlanan şehir teleferiği projesi için yapılan fizibilite çalışması da teknik olarak uygulanabilir olduğunu ortaya koydu.

Buna karşın teleferik projeleri sık sık itirazlarla karşılaşıyor. Hatların özel mülklerin üzerinden geçmesi nedeniyle çok sayıda arazi sahibinin onayı gerekiyor. Mahremiyet endişeleri ve hukuki itirazlar projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırabiliyor.

İsviçre’de daha önce Solothurn ve Zürih’te planlanan bazı teleferik projeleri de benzer gerekçelerle rafa kaldırılmıştı.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Düşen doğum oranları Aargau’daki 800 milyon franklık lise yatırımını tartışmaya açtı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda planlanan iki yeni kanton lisesi (Kantonsschule) inşası ve mevcut okulların genişletilmesini kapsayan yaklaşık 800 milyon İsviçre frangı tutarındaki yatırım, düşen doğum oranları nedeniyle tartışma konusu oldu.

Kanton yönetimi, 2022–2050 yılları arasında demografik nedenlerle ortaöğretim öğrencisi sayısında yüzde 27,5 artış beklendiğini öngörerek okul kapasitesini artırmayı planladı. Bu kapsamda Stein’daki lise için yeni bir bina inşası sürerken, mevcut okulların büyük bölümünün genişletilmesi ve Windisch ile Lenzburg’da iki yeni kampüs açılması planlanıyor.

Ancak İsviçre’de 2024 yılında doğurganlık oranının kadın başına 1,29 çocuk ile tarihi düşük seviyeye gerilemesi, projeksiyonların geçerliliğini yeniden gündeme getirdi.

“Gerçekten yeni okullara ihtiyaç var mı?”

Aargau Kantonu’nda öğretmen kökenli SP’li milletvekili Colette Basler, mevcut planların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Basler, planlamanın o dönemki demografik tahminlere dayandığını hatırlatarak, “Bugünkü gelişmeler o zaman öngörülememişti. Aargau’da gerçekten ek kanton liselerine ihtiyaç var mı?” sorusunu gündeme taşıdı.

FDP’li milletvekili Jeanine Glarner de hükümete sunulmak üzere bir soru önergesi hazırladıklarını açıkladı. Glarner, “Bir yeni lise mi gerekli, iki mi, yoksa hiç mi?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini ifade etti.

Hükümet: Kapasite hâlen yüzde 120 dolu

Aargau Eğitim Dairesi Genel Sekreteri Michael Umbricht ise son verilerin planlanan ölçekte bir genişlemenin gerekli olmayabileceğine işaret ettiğini söyledi. Bununla birlikte yalnızca doğum oranlarının değil, göç gibi diğer faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Umbricht, kantondaki mevcut liselerin şu anda yüzde 120 kapasiteyle çalıştığını belirterek, öncelikli hedefin mevcut yoğunluğu azaltmak olduğunu kaydetti.

Diğer kantonlarda da benzer tartışmalar

Azalan doğum oranları diğer kantonlarda da eğitim yatırımlarını etkiliyor. Zürih kenti geçen yıl bazı okul projelerini ertelemiş veya küçültmüştü. Obwalden kantonunda ise Kerns Belediyesi, öğrenci sayısının yetersizliği nedeniyle iki ilkokuldan birini kapatmayı planlıyor.

Öte yandan İsviçre Öğretmenler Birliği Başkanı Dagmar Rösler, düşen doğum oranlarını mevcut öğretmen açığı açısından bir fırsat olarak değerlendirdi. Rösler, “Şu anda öğretmen yetersizliği nedeniyle sınıflar birleştiriliyor ve yeterli eğitimi olmayan personel ders veriyor. Önümüzdeki yıllarda öğrenci sayısındaki düşüş bu baskıyı hafifletebilir.” dedi.

Federal İstatistik Ofisi ise doğum oranlarındaki düşüşün henüz bir eğilim olduğunu, uzun vadeli projeksiyonların ise belirsizlikler içerdiğini ve temkinli değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler