Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DE GÖÇ ENDİŞESİ YÜKSELİYOR: HALK 11 SOMUT ÖNLEM TALEP EDİYOR

yazar

Published

on

OKUMA SÜRESİ: 7 DAKİKA

İsviçre’de son yapılan geniş çaplı bir anket, göçmenlik konusunda halkın endişelerinin arttığını ortaya koyuyor. Blick Gazetesi’nin paylaştığı ankete göre, çoğu İsviçreli ekonomik büyümeyi göçten daha önemli olarak değerlendiriyor ancak göçün tamamen durdurulması fikrine karşı çıkıyor. Halk, özellikle konut sıkıntısı, trafik yoğunluğu ve göçmenlerin daha iyi seçilmesi gibi konularda somut adımlar atılmasını bekliyor.


ANKETİN ARKASINDAKİ DETAYLAR

Anket, „Chancenbarometer 2024“ adı altında, 25 Mart – 29 Nisan 2024 tarihleri arasında, Demoscope araştırma enstitüsü tarafından yürütüldü. Toplamda 6,319 katılımcı, İsviçre’nin üç büyük bölgesinden (Alman, Fransız, İtalyan) rastgele seçildi ve sonuçlar genel nüfusu temsil edecek şekilde düzenlendi. Anketin hata payı +/- %1.2 olarak belirtildi.

Katılımcı Profili:

KategoriYüzde
Almanca Konuşan%58
Fransızca Konuşan%29
İtalyanca Konuşan%13
Kadın%52
Erkek%48

NÜFUS ARTIŞI VE HALKIN ENDİŞELERİ

İsviçre’nin nüfusu, 2023 yılı itibarıyla 9 milyona ulaşmış durumda ve sadece geçen yıl 145,900 kişi artış yaşandı. Bu nüfus artışıyla birlikte, konut sıkıntısı ve trafik yoğunluğu gibi endişeler, halkın en büyük sorunları arasında yer alıyor.

Nüfus Artışı ve Endişelerin Gelişimi (2010-2024):

YılNüfus (Milyon)Göç Endişesi (%)
20107.8%45
20158.3%53
20208.6%59
20249.0%65

GÖÇMENLİĞİN OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİLERİ

Katılımcılar, göçmenlik ile ilgili olumlu ve olumsuz etkileri değerlendirirken, sadece ekonomik büyüme ve kültürel zenginleşme gibi pozitif etkilerden bahsetti. Ancak, konut sıkıntısı ve trafik yoğunluğu gibi sorunlar, en büyük endişe kaynağı oldu.

Göçmenliğin Algılanan Etkileri:

EtkiOlumlu (%)Olumsuz (%)
Ekonomik Büyüme%55%45
Kültürel Zenginleşme%50%50
Konut Sıkıntısı%20%80
Trafik Yoğunluğu%18%82
İç Güvenlik Üzerindeki Etkiler%35%65
Sosyal Devlet Üzerindeki Etkiler%30%70
Sağlık Sistemi Üzerindeki Etkiler%25%75

SOMUT ÖNERİLER VE HALKIN TEPKİSİ

Demoscope’un anketinde katılımcılara 20 farklı çözüm önerisi sunuldu ve bunlardan 11 tanesi halkın çoğunluğu tarafından onay aldı.

ONAYLANAN ÖNERİLER:

  1. Toplu Taşımanın Geliştirilmesi: %72 destek
  2. Konut Kira Tavanı Uygulaması: %65 destek
  3. Puan Sistemi ile Göçmen Seçimi (Kanada Modeli): %65 destek
  4. Daha Fazla Kreş ve Ebeveyn İzni: %60 destek
  5. Tarım Arazilerinin Yapılaşmaya Kapatılması: %58 destek
  6. Göçmen Vergisi: %53 destek (İlk yıllarda kamu altyapısına daha yüksek katkı)

Halkın En Çok Desteklediği Önlemler:

ÖneriDestek Oranı (%)
Toplu Taşımanın Geliştirilmesi%72
Konut Kira Tavanı%65
Göçmen Puan Sistemi (Kanada Modeli)%65
Kreş ve Ebeveyn İzni Artışı%60
Tarım Arazisi Koruma%58
Göçmen Vergisi%53

REDDEDİLEN ÖNERİLER:

  1. Yeni Yol İnşası: %30 destek, %70 karşı
  2. Araç Kullanım Ücretleri (Mobility Pricing): %35 destek, %65 karşı
  3. Tamamen Açık Sınırlar: %19 destek, %81 karşı
  4. Göçmen Girişinin Tamamen Durdurulması: %28 destek, %72 karşı

Halkın Reddettiği Öneriler:

ÖneriDestek Oranı (%)
Yeni Yol İnşası%30
Araç Kullanım Ücretleri%35
Tamamen Açık Sınırlar%19
Göçmen Girişinin Tamamen Durdurulması%28

SVP’NİN 10 MİLYONLUK İSVİÇRE GİRİŞİMİ VE HALKIN YAKLAŞIMI

SVP’nin 10 milyonluk İsviçre girişimi, nüfusun 2050 yılına kadar bu sınırı aşmamasını hedefliyor. Ancak, bu konuda halkın düşünceleri henüz net bir şekilde ölçülmüş değil. Politgeograf Michael Hermann’a göre, bu girişim şimdiden belirli bir destek kazanmış durumda. Gelecekte bu girişim ve benzer politikalar, İsviçre’nin göçmenlik konusundaki tutumunu ciddi şekilde şekillendirebilir.


İsviçre nüfusu, 2023 itibarıyla yaklaşık 9 milyona ulaşmış durumda ve geçen yıl 145,400 kişilik bir artış yaşandı. Nüfusun artmasıyla birlikte, İsviçrelilerin önemli bir kısmı göçmenlikle ilgili tedbirler alınması gerektiğini düşünüyor. Aşağıdaki grafik, 2010 yılından bu yana göçle ilgili endişelerin kimler tarafından ve nasıl arttığını gösteriyor.

PARTİLERİN GÖÇME KONUSUNDAKİ TUTUMLARI

Yeşiller ve SP Destekçileri: Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SP) seçmenleri, yıllardır göçü ortalamanın altında bir problem olarak görüyorlar. Bu grupların endişe düzeyleri, diğer partilere kıyasla daha düşük kalmaya devam ediyor.

SVP Destekçileri: İsviçre Halk Partisi (SVP) tabanında ise durum tam tersi. Bu grup, göçle ilgili her zaman yüksek düzeyde bir endişe ve tedbir alınması gerektiğini savunuyor. Göç konusu, SVP’nin en merkezi politik meselelerinden biri olmaya devam ediyor ve bu partinin tabanı da bu konuda büyük ölçüde tutarlı.

SİYASİ PARTİLERİN VE BAĞIMSIZLARIN TUTUMLARI

SVP ve Yeşiller-SP gibi uç partilerdeki tutumlar büyük oranda sabit kalırken, endişeler özellikle diğer partilerde artış gösteriyor. FDP, Orta Parti (Die Mitte), Yeşil Liberaller (Grünliberale) ve bağımsız seçmenlerde göç konusunda artan bir endişe gözlemleniyor.

SVP’NİN 10 MİLYONLUK İSVİÇRE İNİSİYATİFİ VE HÜKÜMETİN TUTUMU

SVP’nin 10 milyonluk İsviçre inisiyatifi, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmamasını amaçlıyor. Ancak bu girişim, hükümet tarafından destek görmüyor. Federal Konsey, SVP’nin göçmenlik inisiyatifini reddetmiş durumda ve bu konuda refahın korunması gerektiğini savunuyor. Politik coğrafyacı Michael Hermann’a göre, SVP’nin girişimi belirli bir destek bulmuş olsa da, başarılı olması için henüz yeterli değil.

SVP’nin Girişimleri Üzerine Yorumlar:

  • Polit-Geograf Hermann: SVP’nin göçmenliği yanlış bir düşman olarak gördüğünü öne sürüyor.
  • Federal Konseyin Tutumu: Hükümet, SVP’nin girişimlerine karşı çıkarak, zenginliğin ve yaşam kalitesinin korunması gerektiğini vurguluyor.

Hükümetin, SVP’nin göçmenlik inisiyatifine karşı çıkışı, ülkede göçmenliğin düzenlenmesine dair geniş çaplı bir tartışmayı yeniden alevlendirmiş durumda. Göçmenlik meselesi, İsviçre siyasetinde merkezde kalmaya devam ederken, partilerin bu konuya yaklaşımları da seçimlerde belirleyici olabilir.

PARTİLERİN GÖÇMENLİK KONUSUNDAKİ TUTUMLARI

Parti / GrupGöç Endişesi SeviyesiTutum Özeti
Yeşiller ve SPDüşükGöçü büyük bir sorun olarak görmüyor.
SVPYüksekGöç konusunda büyük endişe taşıyor.
FDP, Orta Parti, Yeşil Liberaller ve BağımsızlarArtanGöçle ilgili endişeler artıyor.

PARTİLERİN GÖÇ KONUSUNDAKİ TUTUMLARI VE ENDİŞE SEVİYELERİ (2010-2024)

YılYeşiller ve SP (Düşük Endişe)SVP (Yüksek Endişe)FDP, Orta, Yeşil Liberaller, Bağımsızlar (Artan Endişe)
2010%30%70%45
2015%32%72%50
2020%35%73%55
2024%37%75%60

Göç Konusundaki Endişe Seviyelerinin Yıllara Göre Değişimi

  • Yeşiller ve SP: Göçle ilgili endişeler genellikle düşük seviyede ve yıllar içinde sadece hafif bir artış göstermiştir.
  • SVP: Göç konusundaki endişeleri her zaman yüksek olup, bu düzey yıllar içinde nispeten sabit kalmıştır.
  • #Göçmenlik #İsviçre #GöçSiyaseti #zuwanderungstop #svp #spschweiz #isviçre #schweiz #svizzera #suisse #switzerland #isvicreliler #isviçrehaberleri #göçmen #göç #asyl #migration #migrant #haber #haberler #sondakika #avrupa #europa #grenzenkontrolle #polizei
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede

yazar

Published

on

By

İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.

Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de

2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.

Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.

Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.

Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı

İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.

Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.

Benzer dosyada farklı karar

Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.

Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.

Siyasi baskı artıyor

Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.

Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Continue Reading

Dünya

İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri

yazar

Published

on

By

İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.

⚖️ Ne Oldu?

İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.

Bu karar:

  • Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
  • İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir

Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:

  • İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
  • Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor

🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?

İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:

👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi

İsviçre:

  • 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
  • Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu

⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi

İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:

  • Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası

Enderlin bu konuda:

  • Durumun henüz net olmadığını
  • Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
    👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi

İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı

🌍 Küresel Perspektif

  • Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
  • Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor

İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var

📌 Genel Değerlendirme

Bu gelişme:

  • İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
  • Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi

İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor

Continue Reading
Advertisement

Trendler