Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DE ÇİFTE VATANDAŞLARIN ASKERLİK MUAFİYETİNE SON MU VERİLECEK?

yazar

Published

on

İsviçre’de Çifte Vatandaşlar İçin Zorunlu Askerlik Tartışması: Yasa Değişikliği Gündemde

İsviçre’de çifte vatandaşlara tanınan askerlik muafiyeti, Parlamento’da tartışmaya açıldı. Çifte vatandaşlar, İsviçre’de askerlik yapma zorunluluğundan kurtulup, ikinci vatandaşlıklarına ait ülkelerde genellikle çok daha kısa süreli askerlik hizmetiyle bu yükümlülüğü yerine getirebiliyor. Özellikle Fransa-İsviçre çifte vatandaşları için sadece bir günlük zorunlu hizmet, 245 gün süren İsviçre askerlik hizmetinden muafiyet sağlıyor. Bu durumu „adaletsizlik“ olarak nitelendiren sağ partiler, yasa değişikliğiyle bu açığı kapatmayı hedefliyor.

ASKERLİK SİSTEMİNDEKİ BOŞLUK NASIL İŞLİYOR?

İsviçre’de erkek vatandaşlar için zorunlu askerlik uygulaması bulunuyor. Askerlik yapmak istemeyenler sivil hizmeti tercih edebiliyor veya belirli bir vergi ödeyerek askerlikten muaf tutulabiliyor. Ancak çifte vatandaşlar için farklı bir uygulama söz konusu: Eğer ikinci vatandaşlığa sahip oldukları ülkede askerlik hizmeti yapmışlarsa, İsviçre’de bu yükümlülükten muaf olabiliyorlar.

Bu noktada en dikkat çeken örnek Fransa. Fransız-İsviçre çifte vatandaşları, yalnızca „Journée défense et citoyenneté“ (Savunma ve Vatandaşlık Günü) adı verilen bir günlük programı tamamladıklarında, İsviçre’deki tam askerlik hizmetinden muaf olabiliyorlar. Yılda yaklaşık 800 çifte vatandaş bu uygulamadan yararlanarak İsviçre’de askerlik yapmıyor. Son beş yılda ise bu sayı 4800’ü buldu.

SVP (İsviçre Halk Partisi) Ulusal Meclis Üyesi Pascal Schmid, bu durumu sert bir şekilde eleştirerek, “Çifte vatandaşlar için bu büyük bir avantaj ve adaletsizlik yaratıyor. Sonuç olarak İsviçre ordusu binlerce asker kaybediyor“ ifadelerini kullandı.

YASA TEKLİFİ NELERİ KAPSIYOR?

SVP’li Schmid, çifte vatandaşların İsviçre’de askerlik yapmasını zorunlu hale getirmek için yasa değişikliği önerdi. Tasarıya göre, yalnızca İsviçre’deki askerlik süresiyle eşdeğer bir hizmet veren ülkelerde askerlik yapan çifte vatandaşlar muaf tutulabilecek. Kısa süreli veya sembolik hizmetler İsviçre’de askerlikten muafiyet sağlamayacak.

Ayrıca, SVP’li Walter Gartmann, İsviçre Ulusal Meclisi ve Senato üyelerinin de askerlik yerine ödeme yapma muafiyetinin kaldırılmasını talep etti. Gartmann, „Parlamenterler için bu ayrıcalığın kaldırılması gerekir. Kimse bu yüzden mali sıkıntıya düşmez“ dedi.

KARŞIT GÖRÜŞLER NE DİYOR?

SP (Sosyal Demokrat Parti) ve Yeşiller Partisi, yasa değişikliğine karşı çıkıyor. SP’li Priska Seiler Graf, „Her ülkenin farklı askerlik kuralları var. İsviçre’nin, çifte vatandaşlık anlaşmalarını bozması halinde bundan zarar göreceğini düşünüyorum“ dedi.

Yeşiller Partisi’nden Balthasar Glättli ise, „Askerlikten muaf olan çifte vatandaşların eksikliği İsviçre ordusu için bir sorun değil. Ordunun mevcut asker sayısı yasal sınırların üstünde. Bu teklif, var olmayan bir sorunu çözmeye çalışıyor“ ifadelerini kullandı.

GLP (Liberal Yeşiller Partisi) ve Merkez Partisi ise yasa değişikliğini destekliyor. GLP’li Patrick Hässig, „Bu sadece birkaç kişiyi değil, binlerce kişiyi ilgilendiriyor. Çifte vatandaşlar hem İsviçre’nin avantajlarından faydalanıyor hem de askerlikten kaçıyor. Buna son verilmeli“ dedi.

Merkez Partisi’nden Martin Candinas da, „Çifte vatandaş olmak hem avantajlar hem de yükümlülükler getirir. Sadece avantajlarından faydalanmak adil değil“ diyerek yasa teklifine olumlu baktığını belirtti.

PARLAMENTO NE KARAR VERECEK?

Tartışmalı yasa teklifi, Parlamento Güvenlik Komisyonu’nda görüşülecek. Yasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde, İsviçre’de çifte vatandaşlar için askerlik kuralları daha sıkı hale gelecek.

#İsviçre #AskerlikReformu #ÇifteVatandaşlık #Parlamento

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te bir mülteci 9. kattan atlayarak hayatına son verdi

yazar

Published

on

By

Röportaj: Cemil Baysal
Kamptaki tanık: “Bu sadece bir ölüm değil”

İsviçre’de iltica sürecinin yarattığı baskı, bir kez daha trajik bir olayla gündeme geldi. Zürih’te bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundili sığınmacı Davy N., kaldığı odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

5 Nisan 2026’da meydana gelen olayın, İsviçre medyasında geniş yer bulmaması dikkat çekerken, kampta kalan diğer sığınmacılar arasında büyük bir şok ve üzüntüye yol açtı.

Yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunan ve iltica başvurusu reddedilen 31 yaşındaki Davy N.’in sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.

Ölümün ardından gündeme gelen sorular

Olayın ardından kamp sakinleri ve mülteci hakları savunucuları, özellikle psikolojik destek mekanizmalarının yeterliliğini ve süreçte olası ihmalleri tartışmaya açtı.

Paylaşılan bilgilere göre Davy N.’in, yaşamını yitirmeden kısa süre önce psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği belirtildi. Bu süreçte sınır dışı edilme baskısı altında olduğu ifade ediliyor.

Sessiz anma, dikkat çeken mesajlar

Davy N.’in hayatını kaybettiği noktada, “Sınır Dışı Edilmelere Karşı İttifak” ve arkadaşları tarafından bir anma düzenlendi. Törende yapılan konuşmalarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığı, daha geniş yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

İttifak adına konuşan Christoph H., başta İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların süreci değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Tanık anlatımı: “Bu sistem insanı tüketiyor”

Kampta kalan Türkiye kökenli bir mülteci, yaşananların bireysel bir olaydan öte sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi:

“Bu sadece bir kişinin kararı değil. Bu şartlar insanı o noktaya getiriyor. Bu sistem insanları zamanla tüketiyor. Bazıları buna dayanamayabiliyor.”

Tanık, mültecilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca kamplarla sınırlı olmadığını belirterek, göç yolculuğunun da ciddi riskler içerdiğine dikkat çekti.

“Kimse keyfinden mülteci olmaz”

Tanık, mültecilerin ülkelerini terk etme nedenlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimse keyfinden ülkesini bırakmaz. İnsanlar yaşamak için geliyor. Kendi ülkelerinde yaşayamadıkları için yola çıkıyorlar.”

Avrupa’daki uygulamalara da değinen tanık, iltica politikalarının insani boyutunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tartışma yeniden gündemde

Davy N.’in ölümü, İsviçre’deki mülteci kamplarındaki yaşam koşulları, iltica süreçlerinin uzunluğu ve psikolojik destek imkanları gibi konuları yeniden gündeme taşıdı.

Düzenlenen anma etkinliği, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, daha insani koşullar için çağrılar yapıldı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Trendler