Sosyal Medya

İsviçre

İsviçre’de 780 Bin Aracın Muayenesi Gecikmiş Durumda

yazar

Yayınlayan

on

Bern – 19 Ekim 2025

Federal Karayolları Dairesi (ASTRA) verilerine ve SonntagsZeitung’un haberine göre, İsviçre’de şu anda yaklaşık 780 000 aracın teknik muayenesi gecikmiş durumda.
Bu da ülkedeki toplam araçların yaklaşık %11,2’sine denk geliyor – yani her dokuz araçtan biri, geçerli muayene belgesi olmadan trafikte seyrediyor.

Kısa Sürede %30’luk Artış

2025 baharında muayenesi gecikmiş araç sayısı yaklaşık 600 000 civarındaydı; birkaç ay içinde bu sayı %30 arttı.
Yetkililere göre artışın nedenleri arasında aşırı yük altındaki muayene merkezleri, artan araç sayısı ve pandemi yıllarının kalıcı etkileri bulunuyor.
Covid-19 döneminde ertelenen muayeneler yüzünden oluşan birikmiş yoğunluk hâlâ tam olarak giderilemedi.

Not: Bu araçlar muaf değil; yalnızca muayene tarihleri geçmiş durumda.
Gecikmelerin nedeni, kantonlardaki muayene merkezlerinin kapasite yetersizliği ve uzun randevu süreleri.

Yaşlanan Araçlar, Artan Denetim Yükü

Karayolları Daireleri Birliği (ASA) Sözcüsü Sven Britschgi, durumun son yıllarda giderek ağırlaştığını belirtiyor:
2000 yılından bu yana İsviçre’deki araç sayısı %40 arttı, ortalama araç yaşı ise 10,5 yıla yükseldi.
Bu da özellikle ikinci el (occasions) araçlarda daha sık denetim gerektirdiği anlamına geliyor.

Yasalar gereği:

  • İlk muayene 5 yıl sonra,
  • İkincisi 3 yıl sonra,
  • Sonrasında ise her 2 yılda bir yapılmak zorunda.
    Ancak pratikte, birçok kantonda bu süreler artık aşılıyor.

Kantonlar Arası Büyük Farklar

Sorunun en ciddi yaşandığı bölgeler:

  • Schaffhausen: %25,5 muayenesi gecikmiş araç oranı
  • Aargau: %19
  • Zürih ve Glarus: %18
  • Tessin: %16
  • Jura: %15

Buna karşın Freiburg, Neuenburg, Basel ve Orta İsviçre (Innerschweiz) kantonlarında gecikme oranı oldukça düşük.

Özellikle Aargau kantonu, hem pandemi döneminde yaşanan duraklama hem de muayene binasının tadilatı nedeniyle geride kalmış durumda. Şu anda geçici denetim salonları açılarak ve özel sektörle iş birliği yapılarak kapasite artırılmaya çalışılıyor.

Artan Araç Sayısı, Azalan Kapasite

ASTRA’ya göre İsviçre’de trafiğe kayıtlı araç sayısı her yıl artarken, muayene altyapısı aynı oranda büyümüyor.
Bu da gecikmelerin artık sistematik bir sorun haline gelmesine yol açıyor.

Kurum, kantonların denetim işlemlerini hızlandırmaları için resmî uyarı yazısı gönderdi.
2024 sonbaharında yapılan ilk uyarının ardından, 2025 Temmuz’unda 14 kanton yazılı olarak yeniden uyarıldı.

ASTRA’nın mesajı açıktı:

“Yalnızca yasal olarak onaylanmış ve teknik muayeneden geçmiş araçlar İsviçre yollarında trafiğe çıkabilir.”

Trafik Güvenliği Şimdilik Etkilenmedi

ASTRA verilerine göre, İsviçre’deki kazaların yalnızca %1’i teknik arızalardan kaynaklanıyor.
Bu nedenle mevcut tablo kısa vadede ciddi bir güvenlik riski oluşturmuyor.
Ancak uzmanlar, muayene gecikmelerinin uzun vadede bakım disiplinini zayıflatabileceği ve orta vadede trafik güvenliğini riske atabileceği uyarısında bulunuyor.

Siyasi Görüşler Ayrışıyor

Konu, federal düzeyde de tartışma yaratıyor:

SVP’li Christian Imark (Solothurn) ise denetimlerin “gereksiz bürokrasi” olduğunu savunuyor: “İsviçreliler araçlarını zaten iyi durumda tutuyor; asıl sorun komşu ülkelerdeki bakımsız araçlarda.”
Bu nedenle daha fazla özsorumluluk ve daha az devlet müdahalesi talep ediyor.

SP’li Ulusal Konsey Üyesi Gabriela Suter (Aargau), durumu “kaygı verici” buluyor ve özellikle yaşlı araçlarda daha sık kontrol yapılmasını istiyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler