Connect with us

İsviçre

İsviçre Üniversitelerinde İsrail Aleyhine Protestonlar Hız Kazanıyor

yazar

Published

on

İsviçre Üniversitelerinde Filistin’e Destek Çağrıları Büyüyor

Dünya genelinde olduğu gibi İsviçre’deki üniversiteler, son günlerde Filistin ve İsrail arasındaki çatışmalara karşı artan protestoların merkezi haline geliyor. Lozan’daki üniversitelerden bazı öğrenciler, ETH Zürich’in giriş holünde oturma eylemi düzenleyerek, „Filistin’e Özgürlük“ ve İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ‚Soykırım‘ olarak tepki gösteren sloganlar attılar.

Ancak, izinsiz olarak değerlendirilen bu protestoya ETH Zürich yönetimi polis müdahalesiyle karşılık verdi. Polis, binadan çıkmayan öğrencileri zorla çıkarırken, 28 kişi hakkında mülkiyet hakkını ihlal etmekten suç duyurusunda bulundu.

Bu olay, İsviçre’deki üniversiteler arasında yaygınlaşan Filistin protestolarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Öğrencilerin eylemleri, siyasi konulara duyarlılıklarını ve seslerini duyurma isteklerini yansıtıyor.

Protestoların artmasıyla birlikte, üniversite topluluklarının Filistin’e destek verme ve İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı çıkma konusundaki duyarlılıkları daha da belirgin hale geliyor. Bu durum, gençlerin küresel siyasi konulara duyarlılığını ve harekete geçme isteğini gösteriyor.

ETH Zürich’te Uzman Uyarıyor: „Sadece Sert Müdahale Yeterli Değil“

Filistin Yanlısı protestolar ETH Zürich’e de ulaştı. Bir uzman, diyalog çağrısında bulunuyor ve bu konuda politikanın da sorumlu olduğunu belirtiyor.

Dün protesto edenlerden biri gözaltına alındı.

Dün başlayan Filistin yanlısı protestolar, Almanca konuşulan İsviçre’nin de gündemini oluşturdu. 30 ila 40 öğrenci ETH Zürich’i işgal etti ve „Özgür Filistin“ ve „Soykırım için Teknoloji Yok“ gibi sloganlar attılar. Üniversite, izinsiz eyleme müdahale ederek protestoyu dağıttı ve direnenleri binadan çıkardı. 28 kişi ev hapsi ihlali suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

Geçtiğimiz Salı günü, ETH Lausanne ve Cenevre Üniversitesi’nde de protesto eylemleri gerçekleşti. Geçen haftadan beri Lausanne Üniversitesi’nin giriş holünü bloke eden öğrenciler var. Lausanne’deki diyalog girişimleri ağır basıyor. Lausanne Üniversite yönetimi, ETH Zürich’in aksine, protestoculara şimdiye kadar müdahale etmedi.

Protestoların Etkisi ve Politik Tepkiler

Bu protestolar uluslararası tanınmış üniversitelerin itibarını nasıl etkiler?

Nau.ch sitesi, itibar uzmanı Bernhard Bauhofer’a sordu. Bauhofer, „Bu, protestoların ne kadar süreceğine ve üniversitelerin nasıl tepki vereceğine bağlı“ diyor. Uzun vadede durumun üniversitelerin tepkisi ve iletişimiyle büyük ölçüde ilgili olduğunu belirtiyor.

ETH Zürich Uzlaşmaya Aktif Katkıda Bulunmalı

Uzman, „Sadece sert müdahale yeterli değil. Üniversiteler, sertleşmiş taraflar arasında uzlaşma sağlamalıdır. Bu süreçte Filistin Yanlısı ve İsrail Yanlısı tarafları arasındaki kırmızı çizgilere de dikkat edilmelidir“ diyor.

Politika Üniversitelere Destek Olmalı

Uzman görüşlerini şöyle aktarıyor: Politika ve Federal Konsey, üniversiteleri yalnız bırakmamalıdır. İsviçre’nin elindeki kozları kullanması gerekiyor. Farklı görüşlerin ifade edilmesi ve bu görüşlerin sokaklara taşınması, demokrasinin bir gücüdür. Ancak, İsviçre’nin her zaman sakinliğiyle bilindiğini ve bu konuda çözüm bulmaya yardımcı olmak için katkıda bulunması gerektiğini belirtiyor.

Üniversite Taleplere Karşı Direniyor

ETH Zürich yönetimi, diyalog için şartları kabul etmeyeceklerini belirtiyor. „Yapıcı bir diyalog için her zaman hazırız. Ancak tüm taraflar için kuralların doğru olması önemlidir“ diyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Dünyada sadece 13 ülkede hava güvenli: İsviçre listede yok

yazar

Published

on

By

Yeni yayımlanan bir rapora göre, dünya genelinde hava kirliliği ciddi boyutlara ulaştı. Sadece 13 ülkede hava kalitesi güvenli seviyede bulunurken, İsviçre bu ülkeler arasında yer almadı.

İsviçre merkezli hava kalitesi ölçüm şirketi IQAir’in hazırladığı “Dünya Hava Kalitesi Raporu”, 143 ülkedeki 9 binden fazla şehrin verilerini analiz etti. Sonuçlara göre 130 ülke, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ince partikül (PM2,5) sınır değerini aşıyor.

Hava kalitesi kötüleşiyor

Rapora göre dünya genelinde hava kalitesi giderek kötüleşiyor. Şehirlerin yalnızca yüzde 14’ü Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarını karşılayabiliyor. Bu oran bir önceki yıl yüzde 17 seviyesindeydi. Uzmanlara göre orman yangınları ve iklim değişikliği, hava kirliliğini artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor.

En temiz havaya sahip ülkeler arasında Fransız Polinezyası, Porto Riko, İzlanda, Avustralya ve Estonya bulunuyor. Buna karşılık en kirli hava Pakistan, Bangladeş ve Tacikistan gibi ülkelerde ölçüldü.

İsviçre’de durum kötüleşti

Rapora göre İsviçre’de hava kalitesi son bir yılda yüzde 30’dan fazla kötüleşti. PM2,5 seviyesi 7,3’ten 9,7 mikrograma yükselerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırın neredeyse iki katına çıktı.

Bu artışta, Kuzey Amerika’daki orman yangınlarından gelen duman ile Afrika’dan taşınan Sahra tozunun etkili olduğu belirtildi.

İsviçre, 143 ülke arasında hava kirliliği sıralamasında 98’inci sıraya geriledi. Ülkenin hava kalitesi hâlâ bazı Avrupa ülkelerinden daha iyi olsa da, Rusya, Almanya ve Fas’ın gerisinde kaldı.

En kirli şehirler Liestal ve Chiasso

Raporda İsviçre’deki şehirler de ayrı ayrı incelendi. Buna göre en kirli havaya sahip şehirler Liestal (BL) ve Chiasso (TI) oldu. Her iki şehirde de PM2,5 değeri 13,5 mikrogram olarak ölçüldü.

En temiz hava ise Ticino kantonundaki Gambarogno’da kaydedildi. Burada PM2,5 seviyesi 4,7 mikrogram olarak belirlendi.

Uzmanlar, hava kirliliğinin Avrupa’da her yıl yüz binlerce insanın ölümüne neden olduğunu hatırlatarak, acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Continue Reading

İsviçre

2025’te İsviçreliler tatilde nereye gitti? Uçuşlarda rekor kırıldı

yazar

Published

on

By

İsviçre’de 2025 yılında hava trafiği rekor seviyeye ulaştı. Ülke genelindeki havalimanlarında toplam 60 milyon yolcu kaydedilirken, bunların 25 milyonu yurt dışına devam eden transit yolculardan oluştu.

Uçuş verilerinin analizine göre, İsviçrelilerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında Avrupa’nın büyük havalimanları öne çıktı. Londra Heathrow, Amsterdam Schiphol ve Berlin-Brandenburg en popüler duraklar arasında yer aldı.

Priştine sürprizi

Verilere göre dikkat çeken bir diğer nokta ise Kosova’nın başkenti Priştine oldu. İsviçre’den yaklaşık 800 bin yolcu Priştine’ye seyahat etti. Bu sayı, Lizbon, Madrid ve Paris gibi büyük şehirleri geride bıraktı.

Benzer şekilde Arnavutluk’un başkenti Tiran’a olan ilgi de büyük artış gösterdi. 2005 yılında yalnızca 5 bin 500 kişi Tiran’a uçarken, bu sayı 2025’te 100 binin üzerine çıktı.

Uzmanlara göre Priştine ve Tiran’a yönelik yüksek yolcu trafiği, büyük ölçüde İsviçre’de yaşayan Kosovalı ve Arnavut nüfusun aile ve ziyaret seyahatlerinden kaynaklanıyor.

İç hat uçuşları neredeyse bitti

İsviçreliler artık yurt içi uçuşları neredeyse hiç tercih etmiyor. 2025 yılında sadece 20 bin kişi ülke içinde uçuş yaptı. Bu sayı 2005 yılında 250 bin seviyesindeydi.

Dubai önemli bir merkez haline geldi

2025 yılında aktarmalı uçuşların büyük bölümü İsviçre ve komşu ülkelerde gerçekleşirken, Birleşik Arap Emirlikleri de önemli bir transit noktası haline geldi.

Dubai, İsviçre’den yapılan uçuşlarda Avrupa dışındaki en yoğun destinasyon oldu. Geçtiğimiz yıl İsviçre’den 700 binden fazla kişi Dubai’ye direkt uçuş yaptı. Ancak bu yolcuların yarısından fazlası Dubai’yi yalnızca aktarma noktası olarak kullandı.

Uzmanlara göre Dubai, son yıllarda Avrupa ile Asya arasındaki hava trafiğinde önemli bir merkez haline geldi. 2005 yılında İsviçre’den yalnızca 100 bin yolcu Dubai’ye giderken, bugün bu sayı katlanarak arttı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’ye Her Ay Yüzlerce Milyoner Taşınıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre, zenginler için cazibe merkezi olmaya devam ediyor. 2025 yılı verilerine göre ülkeye toplam 3000 milyoner ve milyarder taşınırken, bu sayı aylık ortalama 250 kişi anlamına geliyor. 2026 yılında ise bu rakamın daha da artması bekleniyor.

📊 Öne çıkanlar

  • 2025’te her ay yaklaşık 250 zengin kişi İsviçre’ye yerleşti
  • Güvenlik, siyasi istikrar ve yaşam kalitesi en önemli nedenler arasında
  • 2026’da küresel belirsizlikler nedeniyle göçün artması bekleniyor

🌍 İsviçre neden tercih ediliyor?

Uzmanlara göre zengin bireyler için en önemli kriterler güvenlik, hukukun üstünlüğü ve ekonomik istikrar. İsviçre bu alanlarda öne çıkıyor. Bankacılık sektörü temsilcileri, özellikle artan jeopolitik riskler nedeniyle bu faktörlerin daha da önem kazandığını belirtiyor.

İtalyan milyoner Lapo Elkann da İsviçre’ye taşınan isimler arasında. Elkann, kararını “belirsizliklerin arttığı bir dönemde İsviçre’nin güvenli ve tarafsız bir ülke olması” sözleriyle açıkladı.

📈 Küresel sıralamada üst sıralarda

İsviçre, zengin göçünde dünyada 4. sırada yer alıyor. Listenin başında:

  1. Birleşik Arap Emirlikleri
  2. ABD
  3. İtalya
  4. İsviçre

⚠️ 2026’da daha büyük hareketlilik bekleniyor

Danışmanlık şirketi verilerine göre 2026 yılında dünya genelinde 165 bin varlıklı kişi ülke değiştirecek. Bu, geçen yıla göre yaklaşık %15 artış anlamına geliyor.

Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve savaşlar nedeniyle bazı ülkelerin “güvenli liman” imajı zayıflarken, İsviçre bu durumdan avantaj sağlayabilir.

🏛️ İsviçre’de zenginlere bakış

Uluslararası basına göre İsviçre’de zenginler, diğer birçok ülkenin aksine toplumsal tepkiyle karşılaşmıyor. 2025 sonunda yapılan referandumda, miras vergisini artırmayı hedefleyen girişim halk tarafından reddedildi.

Halihazırda şirket sahibi olan kişiler için İsviçre’de oturum izni almak ve yerleşmek, yalnızca iş bularak oturma izni almaya çalışanlara kıyasla daha kolay olabiliyor.

İsviçre’de yerleşim, yaşam, oturma izni, şirket kurulumu ve şirketlerin büyüme süreçlerinin yönetimi konularında www.s-gate.ch (Swissgate) profesyonel destek sunmaktadır.

Swissgate Kurucusu ve gazeteci Cemil Baysal, özellikle son dönemde Orta Doğu’daki gerilimlerin ardından Dubai ve diğer Arap ülkelerinden İsviçre’ye yerleşmek için yapılan başvuruların arttığını belirtti. Baysal, zengin ve ultra zengin olarak tanımlanan kişi ya da şirketler için süreçlerin daha hızlı ve kolay ilerleyebildiğini ifade etti.

Continue Reading

Trendler