İsviçre
İsviçre: Gayrimenkul Ev ya da Daire Alımında Gizli Maliyetler – „Bir Evin Işıltısına Kapılmayın“
Haber – Cemil Baysal
Bir ev sahibi olmayı mı düşünüyorsunuz? O halde, finansman konusu er ya da geç gündeme gelecektir. Bu yazıda, doğru finansmanı nasıl bulabileceğinizi ve ev alırken karşılaşabileceğiniz gizli maliyetleri inceliyoruz.
Ev finansmanı, her zaman büyük bir projedir ve birçok soruyu beraberinde getirir. Burada önemli bir konu, hayalinizdeki evi sabit faizli bir konut kredisi ile mi yoksa para piyasası kredisi ile mi finanse edeceğinizdir.

Bir apartmanda, çoklu daireli bir binada kat mülkiyetine sahip olanlar, Einfamilienhaus ya da Reihenfamilienhaus tipi müstakil ev sahiplerinden farklı ek masraflarla karşılaşabilirler. Ancak, bu ek masraflar kantona ve mülkiyet türüne göre değişiklik gösterebilir.
Ev Alımında ‚Erst- und eine Zweithypothek?‘ İki Konut Kredisi Neden Gündeme Geliyor?
İsviçre’de, ev alırken evin değerinin %80’ine kadar olan kısmı banka tarafından finanse edilebilir. Yüzde 20 alıcının ana sermaye getirmesi talep edili. Ana sermaye para + pansionkasa ve hayat sigortası birikimle kabul edilir. Bu finansman genellikle iki konut kredisine ayrılır. Bankalar, genellikle gayrimenkul değerinin %65’ine kadar olan kısmını birinci konut kredisi olarak sunarlar. Geri kalan %15’lik kısım için ise ikinci bir kredi alınır ve bu kredi genellikle 15 yıl içinde ödenmelidir. Birinci kredi ise geri ödenmek zorunda değildir. Olası bir satış durumunda, bu birinci kredi bankaya ödenir. Aslında başka bir deyişle ev bankanın olmuş oluyor. Bu kredi karşılığında bankaya faiz anlaşmasına göre alıcı, kiracı gibi aylık faiz ödüyor. Ev satılır ve ev değer kazanırsa, banka birinci krediyi düşer ve üstüne kalanı ise ev sahibine kalır. Kazançtan daha sonra belediye emlak kazanç vergisi keser.
Amortizasyon Nedir?
Amortizasyon, konut kredisinin bir kısmının geri ödenmesi anlamına gelir. İkinci kredi genellikle evin değerinin %15’ini kapsar ve bu kredi, 15 yıl içinde veya emeklilik yaşına kadar geri ödenmelidir. Amortizasyon ile kredi miktarı azaldığı için faiz ödemesi de düşer.
Hangi Konut Kredisi Modeli Benim İçin Uygun?
Doğru kredi modeli, kişisel yaşam durumuna, faiz beklentilerine ve risk toleransına bağlıdır. Örneğin, planlama güvenliğine önem veren aileler, sabit faizli bir konut kredisine yönelmelidir. Bu model, son yıllarda yaşanan faiz artışlarına karşı güvence sağlar.
Para Piyasası Kredisi Geldmarkthypothek ‚variable‘ Daha Mı Risklidir?
Evet, esnek kalmak isteyenler için, örneğin önümüzdeki yıllarda mülk satışını düşünenler veya faiz oranlarının düşeceğini umut edenler, para piyasası kredisi ‚ variable ‚ daha uygun olabilir. Son 30 yılın konut kredisi maliyet karşılaştırmaları, bu kredi türü ile önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğini gösteriyor. Ancak, mutlaka uzman tavsiyesi almak ve farklı teklifleri karşılaştırmak önemlidir. Ani bir satış durumunda bankaya uzun vadeli bağlı sabit borcun olmaması esneklik açısından faydalı. Sabit faiz anlaşmalı durumlarda ani bir satış durumunda, bankaya ‚Penaltı‘ dite tanımlanan bir ceza ödenmesi gerekiyor.
Ev Alımında Dikkat Edilmesi Gereken Ek Maliyetler Nelerdir?
Faiz ve amortizasyon maliyetlerine ek olarak, diğer masraflar da dikkate alınmalıdır. Bunlar arasında tapu harçları ve emlak vergisi gibi maliyetler yer alır. Ayrıca, emeklilik fonlarından veya bireysel emeklilik hesaplarından çekilecek paralardan vergi kesintisi yapılabileceğini unutmamak gerekir.
Bunlar Tek Seferlik Ödemeler Midir?
Evet, ancak sürekli olarak karşılaşacağınız işletme giderleri de vardır. Apartman görevlisi (Hausabwart) için yapılan ödemeler ve evin bakımı ve temizliği için aylık olarak ödenen „Nebenkosten“ adı verilen ek masraflar da bu giderlere dahildir. Isıtma, elektrik ve su gibi maliyetlerin yanı sıra, apartman dairesi sahipleri yenileme fonuna da katkıda bulunurlar. Bu fonlar, binanın cephesi veya ısıtma sistemi gibi büyük onarımlar için kullanılır. Ayrıca, evdeki olası arızalar ve bozulan makine veya elektrikli cihazların tamir ya da değiştirme maliyetleri de ev sahibine aittir.
Son Olarak, Ev Alıcılarına Altın Değerinde Bir Tavsiye
Bir gayrimenkulün ışıltısına kapılmayın. Evi dikkatlice incelemek için zaman ayırın. Sadece faiz oranlarına değil, yan giderlere ve evin genel durumuna da bakın. Mevcut mal sahibinin yan gider hesaplarını inceleyerek, gerçekçi bir maliyet tablosu çıkarabilirsiniz. Bu, beklenmedik finansal yüklerden kaçınmanıza yardımcı olabilir.
Tüm bu detayları bir uzman desteği eşliğinde incelemenizde yarar var.
#isviçredeevalımı #isviçredemaliyet #isviçredehypothek #EvAlımı #GizliMaliyetler #KonutKredisi #EvSahipliği #Finansman #EvGiderleri #Nebenkosten #EvBakımı #KonutMasrafları #isviçrehaber #isviçredehayat #isviçredetürkcehaber #isviçrehaberleri
Avrupa
Almanya’dan sınır alışverişini kolaylaştıracak dijital adım: Gümrükte damga dönemi bitiyor
Almanya, İsviçre’den alışveriş için gelenlere büyük kolaylık sağlayacak yeni bir uygulamayı test etmeye başladı. “dAKZ” adlı mobil uygulama sayesinde, gümrükte belge damgalatma zorunluluğu ortadan kalkacak. Böylece hem uzun kuyruklar sona erecek hem de vergi iadesi işlemleri hızlanacak.
İsviçre’de yaşayan binlerce kişi, uygun fiyatlar nedeniyle alışveriş için sık sık Almanya’nın sınır kentlerine gidiyor. Bugüne kadar alışveriş sonrası Alman Katma Değer Vergisi’ni (KDV) geri alabilmek için sınır kapısında ihracat belgesini gümrük memuruna damgalatmaları gerekiyordu. Özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde bu işlem nedeniyle uzun kuyruklar oluşuyordu.
Almanya şimdi bu sistemi dijital ortama taşıyor. Pilot uygulaması başlayan dAKZ (Dijital İhracat Fişi) adlı mobil uygulama, gümrük işlemlerini büyük ölçüde otomatik hale getiriyor.
Uygulama nasıl çalışıyor?
Alışveriş sırasında kasiyer, fişte bulunan barkodu uygulamaya okutuyor ve alışveriş bilgileri dijital olarak sisteme kaydediliyor. Kullanıcının konum bilgisi sayesinde uygulama, sınırın geçildiğini otomatik olarak tespit ediyor. Böylece gümrükte belge damgalatmaya gerek kalmadan ihracat onayı elektronik ortamda oluşturuluyor.
Bu sistem sayesinde hem alışveriş yapanlar zamandan tasarruf edecek hem de gümrük personelinin iş yükü önemli ölçüde azalacak.
Gümrükte 200 personel sadece damga işlemi yapıyor
Almanya’nın Lörrach Ana Gümrük Müdürlüğü yetkililerine göre, yalnızca İsviçre sınırında ihracat belgelerini damgalamak için yaklaşık 200 gümrük görevlisi çalışıyor. Yeni uygulamanın yaygınlaşmasıyla bu personelin üzerindeki yükün önemli ölçüde hafiflemesi bekleniyor.
İlk sonuçlar umut verici
16 Haziran’da başlatılan pilot uygulama genel olarak olumlu karşılandı. Ancak testlerde uygulamanın bazı sınır geçişlerini geç algıladığı ve zaman zaman teknik aksaklıklar yaşadığı da görüldü. Yetkililer, eksikliklerin giderilmesinin ardından sistemi ülke genelinde kullanıma sunmayı hedefliyor.
Sınır alışverişi milyarlarca franklık ekonomi oluşturuyor
İsviçreliler, Almanya’nın sınır bölgelerindeki ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre İsviçreli tüketiciler, sınıra yakın Alman mağazalarında yılda 2 milyar İsviçre frangından fazla harcama yapıyor. Sınır ticaretinin toplam hacminin ise 9 milyar İsviçre frangını aştığı belirtiliyor.
İsviçre’de tartışmalar yeniden alevlenebilir
Almanya’nın dijital uygulaması alışverişi daha da kolaylaştırırken, İsviçre’de sınır alışverişi yeniden tartışma konusu oldu. İsviçre, 2025 yılında vergisiz alışveriş limitini 300 franktan 150 franga düşürmüştü. Yerli perakendeciler ise bu sınırın 50 franga indirilmesini talep ediyor.
Almanya’nın yeni uygulamasının resmi olarak ne zaman tüm sınır kapılarında kullanılacağı henüz açıklanmadı. Pilot uygulamadan elde edilecek sonuçlar, sistemin yaygınlaştırılmasında belirleyici olacak.
Avrupa
AB’nin Yeni İltica Paktında Yeni Dönem: İsviçre’de Dijital Kayıt ve Sınır Süreçleri Değişiyor
Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıkları devam eden kapsamlı iltica ve göç reformu uygulama aşamasına girerken, Schengen ve Dublin sistemine bağlı olan İsviçre de yeni kurallara uyum sürecini başlattı. Avrupa genelinde göç yönetimini ortak kurallarla güçlendirmeyi hedefleyen düzenlemeler, sınır kontrollerinden biyometrik kayıt sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.
Yeni sistem kapsamında iltica başvurusu yapan kişilerin kimlik tespit süreçleri daha ayrıntılı hale getiriliyor. Buna göre 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ile yetişkinlerden yalnızca parmak izi değil, yüz biyometrisi de alınarak Avrupa’nın ortak veri tabanına kaydedilecek. Yetkililer, bu uygulamanın farklı ülkelerde yapılan mükerrer iltica başvurularını önlemeyi, kimlik tespitini hızlandırmayı ve güvenlik kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.
Reformun en dikkat çeken başlıklarından biri ise AB’nin dış sınırlarında uygulanacak hızlandırılmış sınır prosedürleri oldu. İltica başvurularının kabul oranı Avrupa genelinde yüzde 20’nin altında kalan ülkelerden gelen kişiler için dosyalar, Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları sınır merkezlerinde daha kısa sürede değerlendirilecek. Bu süreçte başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılması ve şartları karşılamayan kişilerin geri dönüş işlemlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. İsviçre, AB üyesi olmadığı için bu sıkı sınır merkezlerini kendi topraklarında kurmakla yükümlü olmasa da, sistemin getirdiği sıkı Dublin kontrollerinden ve veri paylaşımından doğrudan yararlanacak.
İsviçre açısından da yeni düzenlemeler büyük önem taşıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olmasa da Schengen ve Dublin anlaşmalarına taraf olan ülke, ortak iltica sisteminin veri tabanı ve kayıt unsurlarını kendi mevzuatına uyarlıyor. İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), 2026 yılı için yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediğini açıklarken, Avrupa genelinde devreye giren yeni dijital kayıt sisteminin ve güncellenen Dublin kriterlerinin, İsviçre’ye yönelik ikincil göç hareketlerini önlemede ve başvuruları daha etkin yönetmede önemli rol oynayacağını değerlendiriyor.
Göç politikalarını destekleyen çevreler, reformun Avrupa genelinde düzensiz göçü kontrol altına alacağını ve iltica sistemindeki suistimalleri azaltacağını savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise özellikle AB dış sınırlarında kurulacak hızlandırılmış işlem merkezlerinin, bireysel başvuruların yeterince ayrıntılı incelenmesini zorlaştırabileceği ve özellikle çocuklar ile kırılgan grupların haklarının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlara göre yeni iltica paktı, önümüzdeki dönemde yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde değil, Schengen sistemine dahil olan İsviçre’de de göç yönetiminin işleyişini ve dijital altyapısını önemli ölçüde değiştirecek; uygulamanın sahaya yansımaları yakından takip edilecek.
Gündem
İsviçre’de Bir İlk: Çocuk Hastanesinde “Martha’s Rule” Kalıcı Hale Geldi
İsviçre sağlık sisteminde hasta haklarını ve çocuk güvenliğini güçlendiren önemli bir adım atıldı. Luzern’deki Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi (Kinderspital Zentralschweiz), başarılı pilot uygulamanın ardından 6 Temmuz itibarıyla “Martha’s Rule” (Martha Yasası) sistemini kalıcı olarak hayata geçiren ülkedeki ilk sağlık kurumu oldu. Yeni uygulama, hastanede tedavi gören çocukların ailelerine kritik durumlarda ikinci bir tıbbi değerlendirme talep etme hakkı tanıyor.
Aileler Bağımsız Uzman Ekibini Doğrudan Çağırabilecek
“Martha’s Rule” kapsamında anne ve babalar, çocuklarının sağlık durumunun kötüleştiğini düşündüklerinde ve mevcut tedavi ekibinin müdahalesini yetersiz bulduklarında, doğrudan bağımsız yoğun bakım veya kritik bakım ekibinden acil ikinci değerlendirme isteyebilecek. Böylece tedaviyi yürüten ekipten bağımsız uzmanlar kısa sürede devreye girerek çocuğun durumunu yeniden değerlendirecek.
Pilot Uygulama Olumlu Sonuç Verdi
Hastanenin bağlı bulunduğu LUKS Grubu, kalıcı uygulamaya geçmeden önce yürütülen pilot sürecin başarılı geçtiğini açıkladı. Deneme döneminde aileler sistemi yaklaşık 40 kez kullanırken, iki başvuruda bağımsız uzman ekibin ikinci değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçildi. Uzmanlar, çocukların sağlık durumundaki küçük ancak kritik değişiklikleri çoğu zaman ilk fark eden kişilerin anne ve babalar olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni Hastanenin Dijital Altyapısına Entegre Edildi
Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi, sonbaharda Luzern’de hizmete açılacak yeni binasına taşınmaya hazırlanıyor. “Martha’s Rule” çağrı ve takip sistemi de yeni hastanenin dijital klinik altyapısına ve hasta odalarındaki bilgi panellerine kalıcı olarak entegre edildi.
Göçmen Aileler İçin Önemli Bir Güvence
Yeni uygulamanın özellikle göçmen aileler için önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. Dil engeli, iletişim zorlukları veya İsviçre sağlık sistemine yeterince hâkim olmama gibi nedenlerle endişelerini dile getirmekte zorlanan aileler, artık doğrudan bağımsız uzman ekibinden değerlendirme talebinde bulunabilecek.
İngiltere’den İsviçre’ye Uzanan Hasta Güvenliği Modeli
“Martha’s Rule”, İngiltere’de 13 yaşındaki Martha Mills’in sepsis nedeniyle yaşamını yitirmesi ve ailesinin uyarılarının zamanında dikkate alınmadığının ortaya çıkmasının ardından geliştirilen bir hasta güvenliği modeli olarak hayata geçirildi. İsviçre’de ilk kez Luzern’de kalıcı olarak uygulanmaya başlayan sistemin, önümüzdeki dönemde diğer kantonlardaki çocuk hastaneleri ve üniversite kliniklerine de örnek olması bekleniyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


