İsviçre
İSVİÇRE FEDERAL HÜKÜMETİ, ENGELLİ BİREYLERİN HAKLARINI GÜÇLENDİRMEYİ AMAÇLIYOR: 9 ÖNEMLİ MADDE
1. İnklüzyon İnisiyatifi Nedir?
İsviçre’de engelli bireylerin tam anlamıyla eşit haklara sahip olması için oluşturulan İnklüzyon İnisiyatifi, 2024 yılının Eylül ayında 108.000 imza toplayarak Federal Hükümet’e sunuldu. Bu girişim, engelli bireylerin yaşamlarının her alanında eşit muamele görmesini, bağımsız hareket edebilmelerini ve istedikleri yerde yaşamayı seçebilme haklarını güvence altına almayı amaçlıyor.
2. Mevcut Durum Nedir?
Şu an İsviçre’de yaklaşık 1,7 milyon engelli birey yaşamaktadır. Ancak, bu bireyler birçok alanda ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. Örneğin, ülke genelindeki tren istasyonlarının bir kısmı hala erişilebilir değil. Mevcut düzenlemeler, engelli bireylerin yalnızca kamu hizmetlerinde ve federal çalışan olarak iş güvencesi altına alınmasını sağlıyor.
3. Federal Hükümet Neden İnisiyatifi Reddetti?
Federal Hükümet, İnklüzyon İnisiyatifi’nin anayasada değişiklik yapılmasını önerdiğini ancak bu değişikliklerin yasal belirsizliklere yol açabileceğini savunuyor. İçişleri Bakanı Elisabeth Baume-Schneider, anayasal düzenlemeler yerine mevcut yasalarla ilerlenmesinin daha etkili ve pratik olduğunu belirtti.
4. Hükümetin Alternatif Önerisi Nedir?
Federal Hükümet, İnklüzyon İnisiyatifi’ne karşılık bir yasa paketi hazırladı. Bu öneriler arasında şunlar yer alıyor:
- Kapsayıcı Ulusal Çerçeve Yasası: Engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bu yasa, konut ve destek hizmetlerinin geliştirilmesini öngörüyor.
- IV (Malulen Emeklilik) Reformu: Modern tıbbi cihazlara daha kolay erişim ve engellilere yönelik asistan hizmetleri için finansal destek artırılacak.
5. Parlamento Süreci Devam Ediyor
Hükümetin yasa paketi önerisi henüz kesinleşmedi. Parlamento, 2025 yazına kadar önerilen yasa değişikliklerini tartışacak. Özellikle Gebärdensprachen (işaret dilleri) konusunda daha somut adımlar atılması bekleniyor.
6. Uzun Vadeli Planlar Neler?
Hükümet, 2025 yılına kadar daha kapsamlı bir IV reformu planlıyor. Bu reform, mali sürdürülebilirliği sağlamak için yeni önlemleri, borç azaltma politikalarını ve hizmet optimizasyonlarını içerecek. Ayrıca, işitme engelli bireyler için özel bir eylem planı da hazırlanacak.
7. Maliyet Analizi
Federal Hükümet, yeni önlemlerin büyük bir mali yük getirmeyeceğini belirtiyor. Önerilen reformların yıllık maliyetinin 4 ile 11 milyon Frank arasında olması bekleniyor. Özellikle modern tıbbi cihazlar ve konut desteği için ayrılan bütçeler mevcut kaynaklardan karşılanacak.
8. Engelli Örgütlerinin Görüşleri
Engellilik alanındaki çatı örgüt Inclusion Handicap, hükümetin girişimini memnuniyetle karşılasa da yeterli bulmuyor. Özellikle toplu taşıma alanında erişilebilirlik sorunlarının çözülmesini talep ediyor. İsviçre İşitme Engelliler Derneği (SGB) ise işaret dillerinin bağımsız bir yasa ile tanınmasını istiyor ve mevcut önerinin yeterince bağlayıcı olmadığını savunuyor.
9. Hükümetin Vurgusu: Pratik ve Gerçekçi Yaklaşım
İçişleri Bakanı Baume-Schneider, hükümetin önerilerinin gerçekçi ve uygulanabilir olduğunu belirtti. İlk etapta konut sorunları gibi somut problemler ele alınacak ve ardından diğer alanlarda düzenlemeler yapılacak. Bakan, «Amacımız daha kapsayıcı bir toplum yaratmak» diyerek hükümetin kararlılığını vurguladı.
Sonuç
İsviçre Hükümeti’nin bu adımları, engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmayı ve toplumsal eşitliği artırmayı hedefliyor. Ancak, sivil toplumun beklentisi daha radikal ve somut çözümler yönünde. Parlamento süreci, hükümetin bu taleplere ne ölçüde cevap vereceğini gösterecek.
İsviçre
İSVİÇRE’NİN EN ÇOK CEZA KESEN RADARI TARTIŞMA YARATTI
Zürih Kantonu’na bağlı Dietlikon Belediyesi’nde bulunan iki trafik radarı, sürücülere kesilen yüksek miktardaki cezalar nedeniyle ülke gündemine oturdu. Tek yön uygulamasının bulunduğu bir alışveriş bölgesinde kurulan radarların, yalnızca bir yıl içerisinde belediye kasasına yüz binlerce frank gelir sağladığı ortaya çıktı.
Dietlikon’daki Industriestrasse üzerinde 2025 yılında devreye alınan radar sistemi, tek yönlü yola ters yönden giren araçları otomatik olarak tespit ediyor. Kuralları ihlal eden sürücülere 100 İsviçre frangı para cezası uygulanıyor.
Yerel basında yer alan hesaplamalara göre radarlar, faaliyete geçtiği ilk dönemde belediyeye yaklaşık 700 bin frank gelir sağladı. Uzmanlar, sistemin 2026 yılı boyunca aynı yoğunlukta çalışması halinde yıllık ceza gelirlerinin 1,9 milyon franka kadar ulaşabileceğini öngörüyor.
Bölge, çok sayıda mağaza ve alışveriş merkezinin bulunduğu yoğun bir ticaret noktası olarak biliniyor. Sürücülerin alışveriş merkezlerine daha hızlı ulaşmak amacıyla tek yön kuralını ihlal etmesi ise radarların sürekli ceza kesmesine neden oluyor.
Dietlikon bu konuda yalnız değil. Almanya’nın İsviçre sınırındaki Konstanz kentinde bulunan ve halk arasında “Toni” adıyla bilinen radar sistemi de benzer şekilde trafik yasaklarını denetliyor. Yanlış yönde ilerleyen sürücülere 50 Euro para cezası uygulanıyor.
Zürih kent merkezindeki Langstrasse’de kullanılan elektronik giriş kontrol sistemi de sürücüler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Trafiğe kapalı saatlerde bölgeye giren araçlar otomatik olarak tespit edilirken, sistemin devreye alındığı ilk ayda yaklaşık 1,7 milyon frank ceza kesildiği bildirildi.
Basel-Landschaft Kantonu’ndaki Birsfelden Belediyesi’nde ise radarlar yalnızca trafik yasağını değil, araçların mahallede ne kadar süre kaldığını da kontrol ediyor. Kurallara uymayan sürücülere kesilen cezaların ilk aylarda yüz binlerce frankı bulduğu belirtiliyor.
Trafik uzmanları, bu tür sistemlerin yol güvenliği ve trafik düzenini sağlamak amacıyla kurulduğunu vurgularken, bazı sürücüler ise radarların belediyeler için önemli bir gelir kapısına dönüştüğünü savunuyor.
📌 Dietlikon’daki radarların yıllık 1,9 milyon franklık gelir potansiyeliyle İsviçre’nin en fazla ceza kesen trafik sistemlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
💬 Sizce bu radarlar trafik güvenliği için mi gerekli, yoksa belediyeler için bir gelir kaynağına mı dönüşüyor?
#isviçre#zürich#haber#schweiz#dietlikon
İsviçre
2 KIZ ÖĞRENCİNİN BULUNDUĞU SINIF MAHKEMELİK OLDU: KARARI FEDERAL MAHKEME VERECEK
İsviçre’nin Zürih Kantonu’na bağlı Hedingen kasabasında bir okulda yapılan sınıf dağılımı, ülkenin en yüksek yargı organı olan Federal Mahkeme’nin önüne geldi. Tartışmanın merkezinde ise bir sınıftaki öğrenci dağılımı yer alıyor: Sınıfta 13 öğrenci bulunuyor, bunların 11’i erkek, sadece 2’si kız.
Olay, bir kız öğrencinin ailesinin okul yönetiminin kararına itiraz etmesiyle başladı. Veliler, kızlarının bulunduğu sınıfta yalnızca bir kız öğrencinin daha yer aldığını, bu durumun çocuk üzerinde sosyal ve psikolojik açıdan olumsuz etkiler yaratabileceğini savundu.
Aileye göre aynı seviyede dört farklı sınıf bulunmasına rağmen öğrenciler daha dengeli şekilde dağıtılabilirdi. Veliler, kız ve erkek öğrenciler arasında bu kadar büyük bir dengesizlik oluşmasının eşitlik ilkesine uygun olmadığını öne sürerek kararın değiştirilmesini talep etti.
İlk incelemeyi yapan Affoltern Bölge Konseyi, velilerin itirazını haklı buldu. Konsey, aynı eğitim seviyesinde toplam 28 erkek ve 15 kız öğrencinin bulunduğunu, bu nedenle öğrencilerin dört sınıfa daha dengeli şekilde dağıtılmasının mümkün olduğunu değerlendirdi.
Ancak okul yönetimi bu karara itiraz etti. Dosya daha sonra Zürih İdare Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme, sınıf oluşturulurken yalnızca kız ve erkek öğrenci sayısına bakılamayacağını belirtti. Kararda, öğrenciler arasındaki arkadaşlık ilişkileri, sosyal uyum ve eğitimsel ihtiyaçlar gibi farklı kriterlerin de dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme ayrıca okul yönetimlerinin sınıf oluşturma konusunda belirli bir takdir yetkisine sahip olduğunu ifade ederek okulun kararını hukuka uygun buldu.
Veliler ise bu kararı kabul etmeyerek dosyayı Federal Mahkeme’ye taşıdı. Aile, kızlarının bir yıldır bu sınıfta eğitim gördüğünü ve zamanla daha içine kapanık bir hale geldiğini ileri sürüyor. Okul yönetimi ise öğrencinin durumuyla ilgili iddiaları reddediyor ve sınıf dağılımının tamamen eğitimsel kriterler doğrultusunda yapıldığını savunuyor.
Şimdi gözler Federal Mahkeme’nin vereceği karara çevrildi. Mahkeme, sınıflar oluşturulurken cinsiyet dağılımının ne ölçüde dikkate alınması gerektiği konusunda önemli bir değerlendirme yapacak.
Uzmanlara göre karar yalnızca Hedingen’deki bu okulu değil, gelecekte İsviçre genelinde yapılacak sınıf dağılımlarını da etkileyebilecek emsal bir karar niteliği taşıyabilir.
📌 Davanın temel sorusu şu: Bir sınıfta yalnızca 2 kız ve 11 erkek öğrencinin bulunması, eşitlik ilkesine aykırı bir durum olarak değerlendirilebilir mi?
Peki, sizin kızınız bu sınıfta olsaydı ne düşünürdünüz?
Bu sorunun yanıtını önümüzdeki aylarda Federal Mahkeme verecek. #zürih#zürich#hedingen#isviçre
İsviçre
BASEL’DE REN NEHRİNDEN EL BOMBASI ÇIKTI: ORDU KONTROLLÜ ŞEKİLDE İMHA ETTİ
İsviçre’nin Basel kentinde Ren Nehri’nde dalış yapan bir kişi, nehir tabanında el bombası buldu. Olayın ardından bölge güvenlik çemberine alınırken, bomba uzmanları ve ordu ekipleri devreye girdi.
Basel-Stadt Kantonu Polisi’nin açıklamasına göre, dalgıç pazar günü saat 16.00 sıralarında Uferstrasse bölgesi yakınlarında el bombasına rastladı. Bulduğu mühimmatı kıyıya çıkaran dalgıç, durumu hemen polise bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Güvenlik çemberi oluşturulurken, bölgede bulunan bir etkinlik gemisi de tedbir amacıyla tahliye edildi.
Polisin patlayıcı uzmanı tarafından yapılan ilk incelemede bulunan cismin eski bir patlamamış mühimmat (kör mühimmat) olabileceği değerlendirildi. Bunun üzerine İsviçre Ordusu’na bağlı mühimmat imha uzmanları bölgeye çağrıldı.
Kontrollü imha hazırlıkları kapsamında Sivil Savunma ekipleri patlamanın etkisini azaltmak amacıyla bölgeye kum torbaları yerleştirdi. Saat 20.45’te güvenlik alanı daha da genişletilirken, Ren Nehri’ndeki gemi trafiği her iki yönde geçici olarak durduruldu.
El bombası saat 21.00’de kontrollü şekilde patlatılarak etkisiz hale getirildi. Yetkililer, operasyonun planlandığı şekilde tamamlandığını ve herhangi bir yaralanma ya da ek risk oluşmadığını açıkladı.
Basel polisi, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtirken, mühimmatın ne kadar süredir nehirde bulunduğunun henüz bilinmediğini ifade etti.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


