İsviçre
İSTANBUL BOĞAZI’NDAKİ YALILAR APAR TOPAR SATIŞA ÇIKARILDI
🕒 Okuma süresi: 2 dakika
23 Nisan’da İstanbul’da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, Boğaz’daki yalı sahiplerini harekete geçirdi. Özellikle yabancı uyruklu mülk sahipleri, sahip oldukları tarihi yalıları birer birer satışa çıkarmaya başladı. Son dönemde açıklanan yalı fiyatları ise dikkat çekiyor.
Deprem sonrası, İstanbul’un sahil şeridinde yaşayanlar arasında büyük bir endişe oluştu. Uzmanlar, Marmara çevresinde yer alan kıyı yapıların tsunami riski, yumuşak zemin ve tuzlu suyun yol açtığı korozyon gibi tehlikeler nedeniyle ciddi risk altında olduğunu belirtiyor. Bu uyarılarla birlikte gözler, İstanbul Boğazı’nın iki yakasında yer alan tarihi yalılara çevrildi. Birçoğu 100 ila 200 yıllık geçmişe sahip bu yapılar, estetik değer taşısa da, mühendislik ve zemin güvenliği açısından günümüz standartlarına uygun bulunmuyor.
TARİHİ YALILAR TEHLİKE ALTINDA
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Boğaz hattında yaklaşık 600 yalı bulunuyor. 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilen bu yapılar, ahşap malzeme ve geleneksel tekniklerle yapıldığı için zamanla yıpranmış durumda. Üstelik çoğunun zemin etüdü ve statik güçlendirme raporu bulunmuyor. Bu da olası bir depremde ciddi hasar riski anlamına geliyor.
YALILAR SATIŞA ÇIKTI, PİYASA HAREKETLENDİ
Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası başlayan kaçış süreci, son İstanbul depremiyle hız kazandı. Daha önce Rus oligarklar ve Arap yatırımcıların ilgi gösterdiği yalılar, bu kez onların da endişelenmesine neden oldu. Gayrimenkul danışmanlarına göre sadece son iki haftada piyasa değeri milyar lirayı aşan beş tarihi yalı satışa çıkarıldı. Satılık ilanlarındaki artış dikkat çekiyor.
GÜNEY’E YÖNELİŞ GÜÇLENİYOR
Yüksek gelir grubundaki yatırımcılar ve ev sahipleri, İstanbul’un tarihi dokusundan uzaklaşarak Bodrum, Alaçatı ve Çeşme gibi daha güvenli bölgelerde yeni yapılan müstakil evlere yöneliyor. Deprem korkusu, hem yatırımcıların hem de kullanıcıların Boğaz yalılarına olan ilgisini azaltıyor. Bu gelişme, yıllarca değer kazanan yalı fiyatlarında düşüşe yol açıyor.
Gündem
İsviçre’de Okullarla İlgili Yeni Öneriler
İsviçre’de SVP adlı sağ görüşlü parti, okulların durumunun çok kötü olduğunu söylüyor. Parti, eğitim sisteminde büyük değişiklikler yapılmasını istiyor.
SVP’ye göre birçok çocuk okula yeterli Almanca, Fransızca veya İtalyanca bilmeden başlıyor. Bu durum öğretmenleri zorluyor ve eğitim kalitesini düşürüyor. Parti ayrıca okullarda şiddetin arttığını ve disiplinin azaldığını iddia ediyor.
SVP’nin başlıca önerileri şunlar:
📌 Küçük çocuklar için zorunlu dil testi
📌 Dil testini geçemeyen çocuklar için 1 yıl hazırlık sınıfı
📌 2. sınıftan itibaren tekrar not sistemi
📌 Okullarda daha fazla dikte çalışması ve ezber (şiir ezberleme gibi)
📌 Her sınıfta yabancı dilli çocukların oranı en fazla %30
Parti, bazı ailelerin çocuklarına dili öğretmediğini söylüyor ve bu ailelere ceza verilmesini istiyor. Hatta çok ağır durumlarda oturma izninin iptal edilmesi de gündeme gelebilir.
SVP ayrıca mevcut eğitim sistemini eleştiriyor. “Lehrplan 21” adlı eğitim planını çok bürokratik buluyor. Küçük yaşta ikinci yabancı dil öğrenmenin de çocuklar için zor olduğunu ve ana dili öğrenmeyi zorlaştırdığını söylüyor.
Bu öneriler İsviçre’de büyük tartışma yarattı. Bazı kişiler bu fikirleri destekliyor, bazıları ise çok sert ve ayrımcı olduğunu düşünüyor.
Avrupa
İtalya Büyükelçisini Roma’ya Çağırdı – Parmelin ve Cassis Açıklama Yaptı
İtalya hükümeti, İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonundaki mahkemenin bar sahibi Jacques Moretti’yi serbest bırakmasına çok kızdı. Moretti, 200 bin İsviçre frangı kefalet ödeyerek hapisten çıktı.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi. Başbakan Giorgia Meloni ile birlikte İsviçre’deki İtalya büyükelçisini Roma’ya çağırdılar. Amaç, daha fazla bilgi almak ve ne yapılacağını konuşmak.
Tajani, “Bu sadece bir hukuk konusu değil, çok büyük bir acı var” dedi. Crans-Montana’da bir barda çıkan büyük yangında 40 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu İtalyandı. Tajani, bu kadar insanın ölümünün 200 bin frankla telafi edilemeyeceğini söyledi ve İsviçre’den davayı hızlandırmasını istedi.
Valais Başsavcısı Béatrice Pilloud, serbest bırakma kararını savcılığın değil, mahkemenin verdiğini açıkladı. İtalyan büyükelçiyle konuştuğunu ve konunun İsviçre federal makamlarına iletilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca siyasi baskı kabul etmeyeceğini vurguladı.
İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, İtalya’nın öfkesini anladığını söyledi. Ama İsviçre’de yargı ile siyasetin ayrı olduğunu, mahkemelere karışamayacaklarını belirtti. Eğer hata varsa, ceza verilmesi gerektiğini de ekledi.
Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ise İsviçre’nin de yas tuttuğunu söyledi. “Bu acı bizim de acımız” dedi. İki ülkenin birlikte hareket edeceğini ve gerçeğin ortaya çıkmasını istediklerini açıkladı.
İtalyan büyükelçisinin Roma’ya çağrılması normal bir diplomatik uygulama olarak görülüyor. Büyükelçi daha sonra tekrar İsviçre’ye dönecek.
Moretti, Crans-Montana’daki Le Constellation adlı barın sahibidir. Büyük yangın yılbaşında çıktı. Moretti 9 Ocak’tan beri tutukluydu ve şimdi kefaletle serbest bırakıldı.
Olay İsviçre ve İtalya basınında geniş yer aldı. Birçok kişi adaletin tam olarak sağlanmasını istiyor. Mağdur aileler ise uzun ve zor bir süreç beklediklerini söylüyor. Yetkililer soruşturmanın devam ettiğini ve yeni kararların çıkabileceğini belirtiyor. Kamuoyu gelişmeleri yakından izliyor. Süreç devam ediyor. Yeni açıklamalar bekleniyor.
Gündem
Vatandaşlık Kuralları Değişmedi: Komite Kolaylaştırma Teklifine Hayır Dedi
İsviçre’de vatandaşlık almak isteyen birçok kişiyi ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Parlamento içindeki Siyasi Kurumlar Komitesi, vatandaşlık kurallarını kolaylaştırmak isteyen “Demokrasi Girişimi”ni reddetti. Oylamada 17 milletvekili hayır, 8 milletvekili evet dedi.
Bu girişim, vatandaşlık kurallarının kantonlar yerine federal hükümet tarafından belirlenmesini istiyordu. Ayrıca İsviçre’de yasal olarak yaşayan kişilerin sadece 5 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilmesini öneriyordu. Oturma izninin türü önemli olmayacaktı.
Şu anda ise kurallar daha zor. Bir kişinin vatandaşlık alabilmesi için en az 10 yıl İsviçre’de yaşamış olması, C tipi oturma iznine sahip olması ve yaşadığı kanton ile belediyede birkaç yıl kalması gerekiyor.
Komite üyeleri, 5 yılın çok kısa olduğunu söyledi. Ayrıca insanların İsviçre’deki yaşamı, kuralları ve toplumu yeterince tanımadan vatandaş olmasının doğru olmadığını savundular. Onlara göre vatandaşlık, sadece bir belge değil, aynı zamanda topluma uyum anlamına geliyor.
Komite, girişimin entegrasyon şartlarını zayıflattığını ve bunun uzun vadede sorun yaratabileceğini düşünüyor. Bu yüzden teklifi fazla ileri giden bir adım olarak değerlendirdi.
Buna rağmen komite, insanların günümüzde daha sık şehir ve kanton değiştirdiğini kabul ediyor. Bu nedenle yeni bir öneri sundu: Vatandaşlık için kanton ve belediyede yaşama süresi 2 veya 3 yıla indirilebilir. Ayrıca kantonların daha uzun süre şartı koymaması isteniyor. Bu öneri şimdi Senato’daki komite tarafından incelenecek.
Bazı milletvekilleri ise girişimi destekledi. Onlara göre ülke genelinde aynı kurallar olursa sistem daha şeffaf ve adil olur, insanlar için fırsat eşitliği artar.
İsviçre federal hükümeti de bu girişime karşı çıkıyor. Son kararı ise önümüzdeki dönemde tüm parlamento verecek.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


