Connect with us

Gündem

HANGİ MESLEKTEKİ ERKEKLER VE KADINLAR DAHA SIK ALDATIYOR?

yazar

Published

on


📅 Düzenleme Tarihi: 08.04.2025

Sadakatsizlik konusundaki en çok konuşulan platformlardan biri olan Ashley Madison, 12 ülkede gerçekleştirdiği geniş kapsamlı bir araştırmayla, aldatmaya en yatkın meslek gruplarını ve burçları ortaya koydu.

Araştırma, YouGov adlı bağımsız bir araştırma şirketi tarafından 13.508 yetişkinin katılımıyla yapıldı. Aynı zamanda Ashley Madison’a üye 2.743 kişinin de görüşleri dikkate alındı. Elde edilen veriler, ilişkilerdeki sadakatsizlik dinamiklerini daha yakından anlamak adına dikkat çekici sonuçlar sundu.

👨 HANGİ MESLEKTEKİ ERKEKLER DAHA SIK ALDATIYOR?

Aldatma eğilimi erkeklerde bazı mesleklerde daha fazla gözlemleniyor. Ashley Madison’a göre en çok aldatma vakası şu üç meslek grubunda:

  1. Mühendisler
  2. Satış Yöneticileri
  3. Bilişim Uzmanları (IT-Spezialisten)

Bu gruptaki erkeklerin, iş yaşamlarının yoğunluğu ve seyahat gereklilikleri nedeniyle özel ilişkilerinde daha az bağ kurdukları, bu nedenle de aldatmaya daha açık oldukları düşünülüyor.

👩 KADINLARDA EN ÇOK ALDATAN MESLEK GRUPLARI

Kadınlar arasında ise özellikle insan ilişkilerinin yoğun olduğu mesleklerde aldatma eğiliminin daha fazla olduğu belirlendi. Liste başında:

  1. Garsonlar ve Aşçılar
  2. Hemşireler
  3. Öğretmenler

Bu mesleklerde çalışan kadınların stresli ve yoğun iş hayatından dolayı duygusal tatmin arayışına daha açık oldukları değerlendiriliyor.

🌟 ALDATMAYA EN YATKIN BURÇLAR

Astrolojiye inananlar için burçlar da aldatma eğiliminde rol oynuyor. Ashley Madison’ın araştırmasına göre:

Erkeklerde En Çok Aldatan Burçlar:

  • Başak (Jungfrau) – Disiplinli ve düzenli yapılarıyla bilinseler de aldatma eğiliminde başı çekiyorlar.
  • İkizler (Zwillinge) – İkili karakterleriyle tanınan bu burç, genelde iki ilişkide birden yürümeye meyilli.
  • Akrep (Skorpion) – Tutkulu ve gizemli yapılarıyla sadakatsizlikte yüksek risk taşıyorlar.

Kadınlarda En Çok Aldatan Burçlar:

  • İkizler (Zwillinge)
  • Koç (Widder) – İstediklerini elde etme konusunda kararlı olan Koç kadınları sadakatsizliğe meyilli olabilir.
  • Akrep (Skorpion) – Kadınlarda da gizem ve tutku bu burçta öne çıkıyor.

Ashley Madison uzmanları bu konuda uyarıyor: „Eğer partneriniz bu burçlardan birindense, dikkatli olun… ya da ilişkinize daha fazla heyecan katın!

💔 EN ÇOK NE ZAMAN ALDATILIYOR?

Araştırmada en dikkat çeken detaylardan biri ise ilişkilerin ilk yılında kadınların erkeklere oranla daha fazla sadakatsizlik yaşadığı oldu.

  • İlişkinin ilk yılında erkeklerin sadece %3’ü aldatırken,
  • Kadınlarda bu oran %13’e çıkıyor.

Zaman geçtikçe, özellikle ilişkide monotonluk arttıkça aldatma eğilimi de yükseliyor.

🌍 HANGİ ÜLKELERDE ALDATMA ORANI YÜKSEK?

Ülkelere göre aldatma oranları da oldukça ilginç:

  • Brezilya ve Hindistan: %53 ile zirvede
  • İsviçre: %51 ile şaşırtıcı şekilde üst sıralarda
  • Almanya: %35
  • Kanada: %36
  • İngiltere: %25 ile en „sadık“ ülkelerden biri

Araştırma, modern ilişkilerde sadakatin dinamiklerinin hem bireysel hem de kültürel faktörlerden etkilendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Aldatmanın sadece duygusal boşluklardan değil, bazen mesleklerden, yaşam tarzından ve astrolojik eğilimlerden de etkilenebileceği unutulmamalı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede

yazar

Published

on

By

İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.

Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de

2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.

Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.

Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.

Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı

İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.

Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.

Benzer dosyada farklı karar

Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.

Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.

Siyasi baskı artıyor

Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.

Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Continue Reading

Trendler