Sağlık
Genç Kızlarda Erken Yaşlanma Korkusu ve Tehlikeli Güzellik Standartları
Genç kızların yaşlanma korkusu, estetik ameliyat ve yaşlanma karşıtı kremlerle tetikleniyor. 10 bin genç kızın katıldığı bir ankete göre, her üç genç kızdan biri, henüz ergenlik döneminde olmalarına rağmen yaşlanmayı önlemek adına estetik müdahale düşünüyor. Bu endişe, genç kızların güzellik standartlarına olan baskı altında hissetmelerine ve sosyal medya üzerinden maruz kaldıkları “mükemmel” imajın etkisine bağlanıyor.
Ankete katılan genç kızların yüzde 50’si, yaş aldıkça görünüşlerinden endişe duyacaklarına inanıyor. Dermatologlar, genç yaşlarda cilt bakımına yönlendirilen bu baskının, çocukların gerçekçi olmayan güzellik anlayışları ve toplumsal baskılarla mücadele etmesine neden olduğuna dikkat çekiyor.
Araştırma, şaşırtıcı bir şekilde, 10 yaşındaki çocukların bile yaşlanma karşıtı ürünleri kullanmaya başladığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, çocuklar, yaşlarına uygun olmayan karmaşık cilt bakım ürünlerine yönlendiriliyor ve bu durum ciltlerinde olumsuz etkilere neden olabiliyor.
İngiliz Kozmetik Dermatoloji Grubu’ndan Dr. Emma Wedgeworth, genç kızların erken yaşlarda yaşlanma karşıtı ürünleri kullanmalarının gereksiz olduğunu vurgulayarak, basit ve hafif cilt bakımının tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Psikolog ve beden imajı uzmanı Profesör Phillippa Diedrichs ise genç kızların yaşlanma karşıtı ürün kullanımı baskısının, sadece cilt sağlıkları değil, aynı zamanda zihinsel sağlıkları üzerinde de olumsuz etkiler bırakabileceğine dikkat çekiyor. “Bu durum, vücut güveni ve özgüvenleri üzerinde uzun vadeli zararlar bırakabilir” diyor.
Dünya
İki Covid-19 aşısının çok nadir vakalarda pıhtılaşmaya yol açma nedeni açıklandı
Covid-19’a karşı aşılama kampanyasının başlamasından beş yıl sonra, iki vektör bazlı aşının nadir durumlarda ciddi kan pıhtılaşmasına neden olmasının arkasındaki biyolojik mekanizma bilimsel olarak netleştirildi. Araştırmaya göre ağır komplikasyonlar ortalama her 200 bin aşıdan birinde görüldü.
Bulgular, saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’da yayımlandı.
Yaklaşık 900 vaka, 200 ölüm
Söz konusu yan etki, özellikle AstraZeneca’nın “Vaxzevria” ve Johnson & Johnson’ın adenovirüs tabanlı aşıları sonrasında görüldü. Avrupa’da yaklaşık 900 vaka kaydedilirken, bunlardan 200’ü ölümle sonuçlandı.
Uzmanlar, milyarlarca doz uygulandığı dikkate alındığında riskin son derece düşük olduğunu vurguluyor. Ancak vakalar, birçok Avrupa ülkesinde bu aşıların kullanımının sınırlandırılmasına veya durdurulmasına yol açmıştı.
Sorunun kaynağı: Adenovirüs ve genetik yatkınlık
Araştırmayı yürüten ekip, komplikasyonun doğrudan aşıdaki etken maddeden değil, taşıyıcı olarak kullanılan adenovirüs vektöründen kaynaklandığını belirledi.
Çalışmaya göre, belirli genetik yatkınlığa sahip kişilerde bağışıklık sistemi, adenovirüsün protein VII (pVII) adlı bileşenine karşı antikor üretirken, yapısal benzerlik nedeniyle vücudun kendi proteini olan “Plaklet Faktör 4”e (PF4) yanlışlıkla saldırabiliyor.
Bu durum, kan pulcuklarının (trombosit) aktive olmasına ve pıhtı oluşumuna yol açarken, aynı anda trombosit sayısının düşmesine neden oluyor. Bu çelişkili tablo hem pıhtılaşma hem de ağır kanama riskini beraberinde getiriyor.
Araştırmacılar, sürecin nadir bir somatik mutasyon ile genetik yatkınlığın birleşmesi sonucu ortaya çıktığını belirtti. Uzmanlar bunu, “anahtarın dişlerinden birinin değişmesi ve artık başka bir kilide uyması” benzetmesiyle açıkladı.
21 hastanın kan örneği incelendi
Almanya genelinden 21 hastanın kan örnekleri üzerinde yapılan incelemeler ve hayvan deneyleri, söz konusu mekanizmayı doğruladı. Mutasyona uğramamış antikorların PF4’e çok daha zayıf bağlandığı ve pıhtı oluşumunun belirgin şekilde azaldığı gözlendi.
Bilim insanları, bu bulgunun gelecekte adenovirüs tabanlı aşıların daha güvenli hale getirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Gelecekteki aşılar için umut
Adenovirüs vektörleri, düşük maliyetli ve lojistik açıdan avantajlı olmaları nedeniyle halen önemli bir teknoloji olarak görülüyor. Ebola aşısı da aynı prensibe dayanıyor; grip, sıtma ve tüberküloza karşı geliştirilen birçok aşı adayı da bu yöntemi kullanıyor.
Araştırmacılar, protein VII üzerindeki kritik bölgenin değiştirilmesiyle benzer yan etkilerin önlenebileceğini belirtti.
Uzmanlara göre çalışma, nadir görülen bir yan etkinin moleküler düzeyde açıklanmasını sağlarken, biyomedikal araştırmaların karmaşık güvenlik sorularına yanıt verebildiğini de ortaya koyuyor.
İsviçre
İsviçre’den Estetik İçin Türkiye’ye Gitmişti: Hayatını Kaybeden Genç Kadının Ailesi İki Yıldır Adalet Bekliyor
Başlık:
İsviçre’den Estetik İçin Türkiye’ye Gitmişti: Hayatını Kaybeden Genç Kadının Ailesi İki Yıldır Adalet Bekliyor
ZÜRİH/İSTANBUL – İsviçre’de yaşayan Portekiz asıllı Aida Alexander Oliviera’nın (24) 2024 yılında Türkiye’de geçirdiği estetik operasyon sonrası hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma süreci devam ederken, ailesi yargılamanın bir an önce başlamasını talep ediyor.
Aida Alexander Oliviera, 1 Mart 2024’te estetik operasyon için Türkiye’ye gitti. Sosyal medya üzerinden iletişime geçtiği doktorla İstanbul’un Şişli ilçesinde görüştüğü, liposuction (yağ aldırma) ve kalçaya yağ enjeksiyonu işlemleri için anlaşma yaptığı belirtildi. Avukatlarının açıklamasına göre operasyon için yaklaşık 10 bin İsviçre Frangı tutarında, uçak bileti ve konaklamayı da kapsayan bir paket anlaşma yapıldı.
Genç kadının ameliyatı İstanbul’daki özel bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirildi. Operasyon sonrası bir süre dinlenmesi için konakladığı otele yerleştirildiği, ameliyattan birkaç gün sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Oliviera, 7 Mart 2024’te yaşamını yitirdi.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan otopsi raporunda, ölüm nedeninin estetik operasyon sonrası büyük damar yırtılmasına bağlı iç kanama ile akciğer damarlarının pıhtı (emboli) nedeniyle tıkanması olduğu kaydedildi. Raporda operasyonu gerçekleştiren doktorun kusurlu bulunduğu ifade edildi. Ancak soruşturma kapsamında nihai cezai sorumluluğa ilişkin sürecin sürdüğü bildirildi.
Ailenin avukatları, doktorun kamu görevlisi statüsünde olması nedeniyle kovuşturma izni sürecinin uzadığını, Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmasının gerektiğini ve yaklaşık iki yıldır yargılamanın başlayamadığını belirtti. Soruşturma kapsamında ön inceleme sürecinin devam ettiği, bir soruşturmacı görevlendirildiği aktarıldı.
Dosyada ayrıca kimlik tespiti için İstanbul’a gelen kuzenin ifadesinin yeminli tercüman yerine doktorun yönlendirdiği iddia edilen bir kişi aracılığıyla alındığı öne sürüldü. Ailenin avukatları bu durumun usulsüzlük teşkil ettiğini savundu.
Genç kadının babası, kızlarının ölümünde ihmaller bulunduğunu ileri sürerek, “Türk adaletine güveniyoruz ancak sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük, kimsenin böyle bir acı yaşamamasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Aile, iki yıldır süren soruşturmanın tamamlanmasını, yargılamanın başlatılmasını ve varsa ihmali bulunanların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor. Sürece ilişkin adli ve idari işlemlerin devam ettiği bildirildi.
Avrupa
Paris’te Estetik Operasyon Skandalı: Milyarder Penis Büyütme Ameliyatında Hayatını Kaybetti
PARİS — Belçika–İsrail asıllı milyarder ve elmas tüccarı Ehud Arye Laniado, Fransa’nın başkenti Paris’te estetik amaçlı penis büyütme ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Olay 2019 yılı mart ayında gerçekleşmiş olup son duruşmada sorumlu doktorlara ceza verildi.
Laniado’nun penis büyütme işlemi için özel bir klinikte aldığı enjeksiyon sırasında rahatsızlık hissettiği ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında operasyonu planlayan cerrah Guy H. ile birlikte ameliyata giren asistan doktorlara ertelenmiş hapis cezaları verildi. Her iki doktor da ömür boyu meslekten men edildi.
Paris mahkemesi, Guy H.’ye 15 ay ertelenmiş hapis cezası ve 50 bin euro para cezası, asistan doktorlara ise 12 ay ertelenmiş hapis ve 20 bin euro para cezası verdi. Ayrıca her iki doktorun da tıbbi uygulama yapması kalıcı olarak yasaklandı.
Soruşturma sırasında Laniado’nun odasında yasaklı performans artırıcı maddeler ve ereksiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar bulunduğu, bu maddelerin kalp krizi riskini artırmış olabileceği kaydedildi. Ayrıca ameliyatta görev alan asistanlardan birinin Fransa’da resmi tıp kayıtlarının olmadığı belirlendi.
Ehud Arye Laniado, elmas sektöründe tanınmış bir iş insanı olarak biliniyordu ve Omega Diamonds firmasıyla uluslararası alanda faaliyet gösteriyordu.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


