İsviçre
Federal Mahkeme, İtirazı Reddetti: 30 Yaşındaki Türk, 17 Yaşındaki Yunan Kıza Tecavüz Suçundan Sınırdışı Edilecek
Daha önceki durumuşmada Olten’deki Sulh Hâkimi, suçu „hafif tecavüz“ olarak tanımlamıştı, bu büyük tepki çekmişti. 30 Yaşındaki adam, Solothurn Yüksek Mahkemesi’nin suç kararına karşı Federal Mahkemede yaptığı itirazda başarısız oldu.
İsviçre Federal Mahkemesi, Solothurn Yüksek Mahkemesi’nin 30 yaşındaki adam hakkındaki suç kararını onayladı. Adam, olay anında 17 yaşındaki bir Yunan kızına tecavüz etmekle ve versuchte Nötigung (teşebbüs edilen zorlama) suçundan mahkum edilmişti. Böylece, adamın 30 ay hapis cezası, bunun 18 ayı şartlı olarak ve sekiz yıl süreyle ülke dışı edilme cezası kesinleşmiş oldu.
Mahkeme ayrıca, başvuruyu yapan adamın 3000 İsviçre Frangı tutarında mahkeme masraflarını ödemesine hükmetti. Adam, mahkumiyet kararına itiraz ederek özellikle ülke dışı edilme cezasının uygulanmamasını talep etmişti.
Olayın yaşandığı dönemde 24 yaşında olan Türk adamın ve o zamanlar 17 yaşında olan Yunan kızın, Instagram üzerinden birkaç gün önce tanıştıkları ve birlikte gizlice Stuttgart’a gittikleri zaman gerçekleşti. İkilinin birlikte sinemaya gitmeleri ve akşam yemeği yemelerinin ardından, 17 Şubat 2018 gecesi bir otel odasında cinsel ilişkiye girdikleri konusunda anlaşamadılar. Genç kadın, bu ilişkinin kendi isteği dışında gerçekleştiğini iddia ederken, adam ise ilişkinin karşılıklı rıza ile olduğunu savundu ve bu savını tüm yargı süreçlerinde ileri sürdü.
Federal Yüksek Mahkemesi ( Bundesgericht) Lausanne’de Tecavüz Davası: Federal Mahkeme, Obergicht’in Kararını Onayladı
Federal Mahkeme, Lausanne’de adamın tecavüz suçundan suçlu bulunduğu bir dava ile ilgili olarak Obergicht’in kararını onayladı. Adam, karara itiraz etmiş ve Obergicht’in tespitlerinin haksız olduğunu iddia etmişti. Ancak Federal Mahkeme, Obergicht’in argümanlarının ikna edici olduğunu ve olayın keyfi olarak belirlenmediğine dair herhangi bir işaret olmadığını belirtti.
Mahkemenin anlattıkları ve iddianame kararına göre, şikayetçi genç kızı, gözyaşları içindeki kızı zorla yatağa yatırmış, eliyle kızın pantolonunu ve iç çamaşırını indirip….. 3-5 dakika boyunca kıza tecavüz edip 3-5 dakika boyunca kendisini tatmin etmiştir“denildi. Devamında: Olaydan sonra mağdur kızın cep telefonunu alarak polisi aramasını engellemiştir. Ertesi sabah kızı tekrar evine bırakmıştır.
Federal Mahkeme’nin kararı, suçun ciddiyetini vurgulamakta ve Obergicht’in suçluyu mahkum etme kararını doğrulamakta.
Federal Mahkeme, masumiyet karinesinin ihlal edildiği yönündeki şikayeti reddetti
Federal Mahkeme, masumiyet karinesinin ve „Sanık lehine şüphe“ ilkesinin ihlal edildiği yönündeki şikayeti reddetti. Şikayetçi, genç kadının tecavüzün sanığın evinde gerçekleştiğini ilk olarak iddia etmesiyle „deneyimli bir yalancı“ olarak gösterilmeye çalışıldığını savundu. Ancak Federal Mahkeme bu savunmayı kabul etmedi.
Mahkeme, genç kızın ifadesindeki muhtemel çelişkinin, refakatçi kişinin kızın Stuttgart’a gitmeyi desteklemeyeceğini bildiği için ortaya çıkmış olabileceğini açıkladı. Bu durumun, kızın ifadesinin güvenilirliği üzerinde herhangi bir etkisi olmadığını vurguladı. Federal Mahkeme, bu davada tanıkların ifadelerinin güvenilirliğinin önemini vurguladı ve bu yönde Yargıtay’ın görüşünü destekledi.
Federal Mahkemenin kararı, bu davanın içinde tanıkların ifadelerinin dikkatle değerlendirilmesinin önemini ve Yargıtay’ın bu konudaki değerlendirmesini doğrulamakta.
Olten-Gösgen Mahkeme Başkanı Valentin Walter’ın davası, 2021 sonbaharında büyük tartışmalara yol açtı. Başkan Walter, verilen nispeten düşük ceza miktarını „eğer böyle ifade edilebiliyorsa, nispeten hafif bir tecavüz olduğu“ şeklinde gerekçelendirmişti.
Hakim, suçun diğer vakalara kıyasla kısa sürdüğünü ve minimum şiddetle işlendiğini belirtti. Bu açıklama özellikle Opferhilfe ( Mağdur Yardım Kuruluşu) tarafından büyük ölçüde yanlış bulundu ve kınandı.
#Solothurn #İsviçre #haber #Türkiye #Vergewaltigung #Griechin #Yunan #Tecavüz #Kadın #Sınırdışı #Ausschaffen #Haberler #sondakika #Avrupa #isviçredehayat
Gündem
İsviçreli olduğu yazılan Winterthur’daki Saldırganın Türkiye Kökenli Olduğu Ortaya Çıktı
İsviçre’nin Winterthur kentindeki tren istasyonunda gerçekleşen bıçaklı saldırının ardından zanlının geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Polis ve ilk haberlerde İsviçreli olarak duyurulan 31 yaşındaki saldırganın, Türkiye kökenli bir İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi.
Araştırmalara göre zanlının, daha sonra kapatılan An’Nur Camii çevresindeki bir “gençlik grubuyla” bağlantılı olduğu ifade edildi. Söz konusu cami, geçmişte radikal söylemler nedeniyle İsviçre gündemine gelmiş ve kapatılmıştı.
Araştırmalara göre, zanlının herhangi bir Türk derneği ya da başka bir camiyle bağlantısının bulunmadığını bildirdi.
Görgü tanıklarının aktardığına göre saldırgan olay sırasında defalarca “Allahu Akbar” (“Allah en büyüktür”) diye bağırdı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, zanlının kapatılan An’Nur Camii çevresindeki gençlik grubuyla ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı cami daha önce, bir imamın gayrimüslimlere ve kendi görüşüne uymayan kişilere yönelik şiddet içerikli söylemleri nedeniyle ülke gündemine gelmişti.
An’Nur Camii, uzun süre İsviçre basınında, Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan bazı gençlerle bağlantılı olduğu iddialarıyla yer aldı. Bazı haberlerde, cami çevresinde radikalleşen gençlerin daha sonra IŞİD saflarına katıldığı öne sürüldü.
Edinilen bilgilere göre saldırganın, üyelerinin bir kısmı daha sonra yargılanıp mahkûm edilen radikal gençlik grubunun içinde yer aldığı belirtildi. Zanlıya radikal içerikli videolar ve ilahiler gönderildiği, ayrıca kendisinin de İslamcı propaganda yaptığı ve çevresindekileri cihada teşvik etmeye çalıştığı iddia edildi.
Psikiyatrik Tedavi Görmüştü
Yetkililere göre saldırgan, aynı zamanda psikolojik sorunlar yaşayan biri olarak biliniyordu. Bir süre psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü belirtilirken, hangi gerekçeyle tedavi altına alındığı ve neden taburcu edildiği konusunda resmi açıklama yapılmadı.
Ailesinin Türkiye kökenli olduğu belirtilen zanlının, bir dönem Türkiye’de yaşadığı da öğrenildi. Ayrıca iki erkek kardeşinin de geçmişte yürütülen soruşturmalarda radikalleşme şüphesiyle güvenlik birimlerinin dikkatini çektiği ifade edildi.
Winterthur’daki saldırının ardından güvenlik makamlarının, olayın olası radikal motivasyon boyutunu detaylı şekilde araştırdığı bildirildi.
Olay sonrası İsviçre’de güvenlik ve entegrasyon politikaları yeniden tartışma konusu olurken, özellikle radikalleşme riski taşıyan gençlerin erken tespiti ve takibi konusunda yetkililere yönelik eleştiriler arttı. Kamuoyunda, geçmişte güvenlik birimlerinin radarına giren kişilerin neden yeterince izlenmediği sorusu gündeme geldi.
#schweiz #winterthur #suisse #isviçre #haber
Gündem
Winterthur’daki Bıçaklı Saldırı İsviçre’de Yeni Tartışmaları Alevlendirdi
Winterthur’daki Bıçaklı Saldırı İsviçre’de Yeni Tartışmaları Alevlendirdi
“Allahu Ekber” diye bağırdığı iddia edilen saldırganın 31 yaşında İsviçre vatandaşı olduğu açıklandı.
İsviçre’nin Winterthur kentinde perşembe sabahı yaşanan bıçaklı saldırı ülke gündemine oturdu. Tren istasyonu yakınında gerçekleşen olayda bir kişi çevredeki vatandaşlara bıçakla saldırdı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, saldırgan kısa sürede gözaltına alındı.
Zürih Kanton Polisi’nin açıklamasına göre saldırıyı gerçekleştiren kişinin 31 yaşında İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi. Saldırıda üç kişinin yaralandığı, yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu açıklandı.
Görgü tanıklarının iddiasına göre saldırgan olay sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdı. Ancak yetkililer olayın terör bağlantısı olup olmadığının henüz netleşmediğini ve soruşturmanın devam ettiğini duyurdu.
Olayın ardından sosyal medyada çok sayıda yorum yapılırken, özellikle yaklaşan referandum süreci öncesinde yaşanan bu tür olayların toplumdaki gerilimi artırdığı yönünde değerlendirmeler dikkat çekti.
Bazı kullanıcılar, bu tür eylemlerin doğrudan Müslüman toplumun imajına zarar verdiğini savunurken, “Gerçekten İslam’ı savunan bir kişi böyle bir saldırının Müslümanlara zarar vereceğini bilmiyor mu?” yorumları yapıldı.
Özellikle göç, güvenlik ve entegrasyon tartışmalarının yoğun olduğu bir dönemde yaşanan saldırının, sağ partilerin ve göç karşıtı çevrelerin söylemlerini güçlendireceği yönünde görüşler öne çıktı. Sosyal medyada bazı kullanıcılar olayın zamanlamasına dikkat çekerek, “Bu tür eylemlerden en çok kim fayda sağlıyor buna bakmak gerekir” ifadelerini kullandı.
Bazı yorumcular ise olayın görüntülerine dikkat çekerek, “Ne hikmetse ortalıkta koşturan adamın ‘Allahu Ekber’ diye bağırdığı duyuluyor ve o an kamera kaydı hazır şekilde çekiliyor” yorumlarında bulundu. Bu nedenle olayın sosyal medya ve siyasi tartışmalar açısından hızla büyüdüğünü savunan kullanıcılar da oldu.
Sosyal medyada yapılan bazı değerlendirmelerde, olayın göç ve güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdiği, özellikle referandum süreci öncesinde göç karşıtı siyasi çevrelerin bu olayı kendi söylemleri için kullanabileceği yönünde yorumlar yapıldı. Bazı kullanıcılar, “Alın işte desteklediğiniz göç politikalarının sonucu” şeklindeki söylemlerin yeniden gündeme taşınacağını savundu.
Yetkililer ise soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ve olayın tüm bağlantılarının araştırıldığını açıkladı. #schweiz#isviçre#suisse#isviçre#winterthur
Gündem
Anketlerde Denge Değişti: İsviçre’de “10 Milyonluk Nüfus” Referandumunda Hayır Oyları Öne Geçti
Anketlerde Denge Değişti: İsviçre’de “10 Milyonluk Nüfus” Referandumunda Hayır Oyları Öne Geçti
İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak referandum öncesi kamuoyunun nabzını tutan yeni anket sonuçları yayımlandı. YouGov İsviçre tarafından hazırlanan son “Stimmungsbarometer” (eğilim barometresi) araştırmasına göre, SVP’nin (İsviçre Halk Partisi) desteklediği “10 Milyonluk İsviçre Olmasın” girişimine karşı çıkanların oranı ilk kez öne geçti.
Ankete göre seçmenlerin yüzde 51’i girişime “hayır” oyu vermeyi planlarken, yüzde 43’ü destekliyor. Böylece önceki ankete kıyasla “hayır” cephesinin desteği yaklaşık 5 puan arttı. Uzmanlar, özellikle ekonomi ve iş gücü konusundaki endişelerin seçmen davranışını etkilediğini belirtiyor.
Referandumdaki “hayır” oyunun anlamı, İsviçre nüfusunun gelecekte 10 milyonu aşmasına karşı kesin bir sınır konulmaması gerektiğini savunmak anlamına geliyor. Yani “hayır” diyenler, ülkenin nüfusunun ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda artabileceğini ve katı nüfus sınırlamalarının gerekli olmadığını düşünüyor.
Buna karşılık referanduma “evet” diyerek SVP’nin girişimini destekleyenler ise, İsviçre nüfusunun 10 milyonu geçmemesi gerektiğini savunuyor. Bu kesim, göçün ve nüfus artışının sınırlandırılması gerektiğini, altyapı, konut, trafik ve sosyal sistem üzerindeki baskının artık kontrol altına alınması gerektiğini dile getiriyor.
SVP, özellikle son yıllarda artan göçün ülkenin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini savunurken; karşı çıkan çevreler ise İsviçre ekonomisinin yabancı iş gücüne ihtiyaç duyduğunu ve sert sınırlamaların sağlık, teknoloji ve hizmet sektörlerinde ciddi personel açığı yaratabileceğini belirtiyor.
Anket sonuçlarında dikkat çeken bir diğer unsur ise kamuoyunda kullanılan söylemler oldu. Referanduma karşı çıkan çevreler girişimi “SVP Kaos İnisiyatifi” olarak adlandırırken, destekçiler bunun ülkenin geleceği için gerekli bir önlem olduğunu savunuyor.
Öte yandan aynı gün oylanacak olan Zivildienstgesetz (Sivil Hizmet Yasası) değişikliği konusunda ise tablo hâlâ netleşmiş değil. Ankete göre seçmenlerin yüzde 44’ü yasa değişikliğine karşı çıkarken, yüzde 40 destek veriyor. Yaklaşık yüzde 16’lık kesim ise hâlâ kararsız durumda.
İsviçre’de referandum kampanyalarının son haftalarında kamuoyu eğilimlerinin hızlı şekilde değişebildiğine dikkat çekilirken, YouGov gelecek hafta son bir eğilim anketi daha yayımlayacağını duyurdu. İsviçre halkı 14 Haziran’da sandık başına giderek her iki konuda da nihai kararını verecek.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


