Connect with us

İsviçre

Evlilik Cezası: İsviçreli Emekliler Daha Fazla Emekli Maaşı İçin Boşanıyor

yazar

Published

on

Cemil Baysal / BERN

İsviçre Federal Konseyi, evli çiftlerin, evli olmayan çiftlere göre daha düşük emekli maaşı almasına neden olan „evlilik cezası“ uygulamasının kaldırılmasını reddetti. Bu karar, bazı emekli çiftlerin sahte boşanma yaparak daha yüksek emekli maaşı almasına yol açıyor. Sahte boşanma, çiftlerin sadece kâğıt üzerinde boşanarak yasal olarak ayrıymış gibi görünmelerine, ancak birlikte yaşamaya devam etmelerine dayanıyor. Aslında bu durum yıllardır siyasetçiler tarafından biliniyor.

Evlilik Cezasının Kaldırılmaması

Federal Konsey, Merkez Parti Başkanı Gerhard Pfister tarafından başlatılan evlilik cezasının kaldırılmasına yönelik öneriyi reddetti. Bu karar, evli çiftlerin evli olmayan çiftlere göre daha düşük emekli maaşı almaya devam etmeleri anlamına geliyor. İsviçre’de evli olmayan çiftler, bireysel emekli maaşı haklarından tam olarak yararlanabilirken, evli çiftler toplamda daha düşük bir emekli maaşı alıyor.

Sahte Boşanma Örneği

Zürihli avukat Roger Groner, yılda dört ila beş çiftin sadece daha fazla emekli maaşı almak için sahte boşanma yaptığını belirtiyor. Bu çiftler boşandıktan sonra aynı çatı altında yaşamaya devam ediyor. Bu yöntemle, çiftler daha fazla emekli maaşı alarak mali durumlarını iyileştirmeye çalışıyorlar.

Boşanma İstatistikleri ve Emeklilik Maaşı Bağlantısı

İsviçre İstatistik Ofisi verilerine göre, 64 yaşındaki kadınlar arasında boşanma oranı beklenenin yaklaşık üçte biri daha fazla. Bu durumun, emeklilik maaşıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. İsviçre’de emeklilik yaşına gelmiş kadınların düzenli olarak emekli olması, sahte boşanma oranlarını artırmış durumda. Groner’a göre, sahte boşanmalar son yıllarda artış gösterdi ve emeklilerin %14’ü boşanmışken, %69’u evli durumda.

Evlilik Cezası ve Emekli Maaşı

Boşanmış ya da evli olmayan çiftler, evli çiftlere göre ayda 1225 franka kadar daha fazla emekli maaşı alabiliyor. Her bireyin alabileceği maksimum emekli maaşı 2450 frank. Evli olmayan çiftler toplamda 4900 frank alabilirken, evli çiftler en fazla 3675 frank alabiliyor. Bu fark, sahte boşanmayı cazip hale getiriyor.

Sahte Boşanmanın Avantajları

Sahte boşanma, finansal olarak mantıklı bir adım olabilir. Boşanma işlemleri için bir avukata ihtiyaç yoktur ve resmi masraflar yaklaşık 1500 frank tutar. Sahte boşanmalar, sahte evliliklerin aksine yasal olarak sorun teşkil etmez. Bu nedenle, çiftler boşandıktan sonra yasal olarak ayrı görünürken, birlikte yaşamaya devam edebilirler.

Sahte Boşanma Kimler İçin Mantıklı?

Sahte boşanma, her emekli çift için mantıklı değildir. Sadece her iki eşin de alacağı emekli maaşı maksimuma yakınsa, boşanmış olarak daha fazla maaş alabilirler. Groner’a göre, boşanma genellikle her iki eşin de çalışma hayatı boyunca ortalama en az 70.000 frank kazandığı durumlarda mantıklıdır. Bu durumda çiftler, boşanarak toplamda daha yüksek bir emekli maaşı alabilirler.

Sahte Boşanmanın Riskleri

Bir eşin ölmesi durumunda, sahte boşanma ciddi sorunlar yaratabilir. Eğer kişi miras bıraktığında, geride kalan kişi miras vergisi ödemek zorunda kalabilir. Evli çiftlerde ise miras vergisi söz konusu değildir. Bu nedenle, sahte boşanmanın uzun vadeli riskleri de dikkate alınmalıdır.

Federal Konseyin Kararının Gerekçesi

Federal Konsey Üyesi Elisabeth Baume-Schneider, evlilik cezasının kaldırılmamasını, AHV’nin (İsviçre Sosyal Güvenlik Sistemi) 13. maaşı da finanse etmesi gerektiği için uygulamanın çok pahalı olacağı gerekçesiyle savunuyor. AHV’nin bu ek maaşı finanse etmesi, evlilik cezasının kaldırılmasının maliyetli olacağı anlamına geliyor.

Ayrıca, evli çiftler birçok başka durumda evli olmayan çiftlere göre avantajlıdır. Eşlerden birinin ölmesi durumunda dul maaşı alırlar ve bazen başka emekli maaşları da alabilirler. AHV, evlilikle ilgili ödemeler için yılda yaklaşık 400 milyon frank daha fazla ödeme yapıyor ve bu da evlilik cezasından elde edilen tasarruftan fazladır.

Sonuç

Evlilik cezasının kaldırılmaması, bazı emekli çiftlerin daha fazla emekli maaşı alabilmek için sahte boşanma yoluna gitmesine neden oluyor. Ancak, sahte boşanmanın avantajları ve riskleri dikkatlice değerlendirilmelidir. Federal Konseyin kararı, AHV sisteminin sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak görülüyor, ancak bu durum bazı emekli çiftler için maddi zorluklar yaratabilir.

#EvlilikCezası #EmekliMaaşı #SahteBoşanma #İsviçreEmeklileri #AHV (İsviçre Sosyal Güvenlik Sistemi) #FinansalStrateji #BoşanmaTaktikleri #MirasVergisi #SosyalGüvenlik #EvlilikAvantajları #İsviçre #isviçredehayat #schweiz #suisse #svizzera

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçre’de Yasal Boşluk: Cinsel Saldırı ve Tecavüz Vakalarında Yeni Düzenleme Gündemde

yazar

Published

on

By

Fransa’da büyük yankı uyandıran Gisèle Pelicot davası, İsviçre’deki yasal bir boşluğu yeniden gündeme taşıdı. Federal Hükümet, cinsel saldırı ve tecavüz vakalarında mağdurların daha kapsamlı korunması için yasa değişikliği hazırlığında.

Mevcut uygulamada, saldırı sırasında bayıltılan ya da bilinci kapalı olan mağdurlar, diğer mağdurlar gibi tazminat ve destekten yararlanamıyor. Bunun nedeni, İsviçre’de yürürlükte olan Kaza Sigortası Yasası’nın (UVG), bilinç kaybı yaşanan durumları kapsam dışı bırakması.

Uzmanlara göre bu durum ciddi bir adaletsizlik yaratıyor. Her yıl polis tarafından kayda geçen cinsel saldırı ve tecavüz vakalarının bir kısmı, mevcut yasa kapsamında “kaza” sayılmadığı için sigorta tarafından karşılanmıyor. Yeşiller Partisi’nden Vaud kantonu milletvekili Léonore Porchet, bu durumu “şok edici ve kabul edilemez” sözleriyle değerlendirdi.

Tartışmaların odağında, özellikle “k.o. damlası” olarak bilinen GHB maddesi yer alıyor. Bu madde, failler tarafından mağdurları bayıltmak ve savunmasız bırakmak için sıkça kullanılıyor.

Federal Hükümet’in sunduğu yasa değişikliği teklifi, cinsel saldırıların tüm sağlık sonuçlarının hukuken “kaza” olarak kabul edilmesini öngörüyor. Böylece mağdurların tedavi masrafları, günlük ödenekleri ve diğer sağlık giderleri sigorta kapsamına alınabilecek.

Yetkililer, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde her yıl 40 ila 150 ek vakanın daha resmi olarak tanınabileceğini belirtiyor.

Yasa tasarısına ilişkin görüş süreci 27 Haziran’a kadar devam edecek. Nihai karar ise parlamentonun değerlendirmesinin ardından verilecek.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de En Çok Konuşulan Dil Almanca: Nüfusun %62’si Almanca Konuşuyor

yazar

Published

on

By

🇨🇭 İsviçre’de Dil Çeşitliliği: 4 Resmi Dil, Çok Kültürlü Yapı

İsviçre, sahip olduğu çok dilli yapısıyla Avrupa’nın en dikkat çeken ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Ülkede dört resmi dil bulunurken, bu durum hem kültürel çeşitliliği hem de toplumsal yapıyı doğrudan etkiliyor.

Verilere göre İsviçre’de en yaygın konuşulan dil yüzde 62 oranıyla Almanca. Özellikle ülkenin orta ve doğu bölgelerinde yoğun olarak kullanılan Almanca, günlük hayatın büyük bölümünü oluşturuyor.

Fransızca ise yaklaşık yüzde 23’lük oranla ikinci sırada yer alıyor. Batı İsviçre’de, özellikle Cenevre ve Lozan gibi şehirlerde Fransızca hakim dil konumunda.

Ülkenin güneyinde yer alan Ticino kantonunda konuşulan İtalyanca ise nüfusun yaklaşık yüzde 8’i tarafından kullanılıyor.

İsviçre’nin en az konuşulan resmi dili ise Romanşça. Graubünden kantonunda konuşulan bu dil, nüfusun yüzde 1’inden az bir kesimine hitap ediyor.

🌍 Tek Bir Ulusal Dil Yok

İsviçre’de dikkat çeken bir diğer unsur ise tek bir ulusal dilin bulunmaması. Ülkede resmi işlemler birden fazla dilde yürütülürken, eğitim sisteminde de ikinci bir ulusal dil öğrenimi teşvik ediliyor.

Ayrıca İsviçre’de yaşayanların büyük bir kısmı birden fazla dil konuşabiliyor. İngilizce de yaygın olarak kullanılan diller arasında yer alıyor.

📊 Çok Dillilik Güç Katıyor

Uzmanlara göre İsviçre’nin çok dilli yapısı, ülkeye hem kültürel zenginlik hem de uluslararası alanda avantaj sağlıyor. Farklı dil ve kültürlerin bir arada yaşaması, İsviçre’yi Avrupa’nın en özgün ülkelerinden biri haline getiriyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler