Connect with us

İsviçre

Ev İçi Şiddetin Mağdurları: Kadınlar

yazar

Published

on

Kapalı kapıların ardında, kamunun gözlerinden uzakta, şu satırları okurken bile İsviçre’de birisi ev içi şiddetin pençesine düşmüş olabilir. Çünkü ev içi şiddet her gün sessizce sürüyor. İşte geçen yıl kaydedilen yürek parçalayan sayılar ve gerçeklerin genel bir özeti:

  1. Mağdurların Cinsiyet Dağılımı:
    • Kadınlar: Ev içi şiddet mağdurlarının %61’ini oluşturmakta, yani toplam 6.993 kadın şiddetin hedefi olmuştur.
    • Erkekler: %24’lük bir oranla, 2.750 erkek de ev içi şiddet mağduru olmuştur.
    • Çocuklar: %15’lik bir dilimde, 1.735 çocuk ev içi şiddete maruz kalmıştır.
  2. Suçlananların Cinsiyet Dağılımı:
    • Erkekler: Ev içi şiddet suçlamalarının %71’inden sorumlu tutulan kişilerin çoğunluğu erkektir. Toplamda 7.689 erkek, bu suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır.
    • Kadınlar: %26’lık bir oranla, 2.798 kadın da suçlanmıştır.
    • Çocuklar: %3’lük bir dilimde, 304 çocuk ev içi şiddetle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır.
  3. Ölüm Vakalarında Cinsiyet Dağılımı:
    • Kadınlar: Kapalı kapılar ardında öldürülenlerin %64’ünü oluşturarak en büyük kurban grubunu teşkil etmiştir. Geçtiğimiz yıl 16 kadın öldürülmüştür.
    • Erkekler: %20’lik bir oranla, 5 erkek öldürülmüştür.
    • Çocuklar: %16’lık bir dilimde, 4 çocuk da öldürülmüştür.

Bu veriler, ev içi şiddetin en çok kadınların maruz kaldığı bir sorun olduğunu ve genellikle bu suçun erkekler tarafından işlendiğini göstermekte.

Geçen yıl İsviçre’de Federal İstatistik Ofisi’nin yeni polis kriminalistik istatistiklerine göre „Häusliche Gewalt“ yani ev içi şiddet kapsamında 19.918 suç kaydedildi. Önceki yıla göre (19.978 suç), durum neredeyse değişmedi ve suç sayısı yüksek seviyede kaldı.

2023 yılında İsviçre’de ev içi şiddetin en yaygın suçlarından biri olan fiziksel saldırılar oldu. Toplamda 6.378 vakaya denk geldi. Önceki yıla göre, diğer ev içi şiddet türlerinde ise şu artışlar gözlendi: 3.807 hakaret vakası, 978 nötür vakası, 407 çocuklarla cinsel ilişki vakası ve 368 tecavüz vakası yaşandı. Ayrıca, tätlichkeiten suçlarında (6.378 vakaya), tehditlerde (4.090 vakaya), basit yaralamalarda (2.045 vakaya) ve telekomünikasyon araçlarının kötüye kullanımında (445 vakaya) hafif bir düşüş gözlendi.

2022 yılında İsviçre’de 74 kadın ağır ev içi şiddetin kurbanı oldu. Bu şiddet vakaları genellikle aile üyeleri arasında veya geçmiş veya mevcut partnerlik ilişkilerinde yaşanmaktadır. 2009 yılından bu yana polis tarafından kaydedilen en ciddi ev içi şiddet vakalarının sayısı değişkenlik göstermektedir. Geçen yıl, 74 kadın ve 44 erkek ağır ev içi şiddet mağduru olarak rapor edildi. 2021 yılında ise bu rakamlar sırasıyla 63 kadın ve 22 erkek olarak kaydedilmişti.

İsviçre Ceza Kanunu’nun 126. maddesine göre bir tätlichkeit (darbe), bir kişinin vücuduna veya sağlığına zarar vermeden kasten yapılan bir müdahaledir, bu durum İsviçre’de yasal olarak tanımlanmıştır.

Geçen yıl ev içi şiddet mağduru olan kişi sayısı 11.479 olarak kaydedildi; bu rakam bir önceki yıla göre (11.388) hafif bir artışı ifade etmektedir. Bu veriler, özellikle kadınların ev içi şiddetin sıkça kurbanı olduğunu açıkça göstermektedir. 2023 yılında, mağdurların %61’i (6.993 kişi) kadın, %24’ü (2.750 kişi) erkek ve %15’i (1.735 kişi) çocuklardan oluşmaktadır.

Geçen yıl toplamda 10.792 kişi, ev içi şiddet suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu verilerde öne çıkan bir nokta, suçlananların çoğunlukla erkek olmasıdır. 2023 yılında suçlananların %71’i (7.689 kişi) erkek, %26’sı (2.798 kişi) kadın ve %3’ü (304 kişi) çocuklardan oluşmaktadır.

Geçen yıl İsviçre’de kapalı kapılar ardında 25 kişi öldürüldü. Bu istatistikler, çoğunlukla kadınların kurban olduğunu açıkça gösteriyor; 16 kadın (%64), 5 erkek (%20) ve 4 çocuk (%16) geçen yıl hayatını kaybetti. Tötungs suçlamalarına karşı en fazla erkeklerin suçlandığı görülmektedir. 2023 yılında, ev içi şiddet kapsamında suçlananların %83’ü erkek (19 kişi), %13’ü kadın (3 kişi) ve %4’ü çocuk (1 kişi) olarak kaydedilmiştir.

Federal İstatistik Ofisi’ne göre Federal İstatistik Ofisi’ne göre, 2023 yılı polis kriminalistik istatistikleri sadece rapor edilen suçları yansıtmaktadır. Ancak özellikle ev içi şiddet alanında suçların gerçek boyutu oldukça yüksek olabilir.

EvİçiŞiddet #KadınaŞiddet #ToplumsalCinsiyetEşitliği #KadınHakları #ErkekŞiddeti #ÇocukHakları #İsviçre #Kadınlar #Erkekler #CinsiyetEşitliği #ŞiddetleMücadele #KadınDayanışması #İnsanHakları #SessizKalma #Awareness #GenderEquality #DomesticViolenceAwareness #StopViolence #HumanRights

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler