Connect with us

Gündem

DUL MAAŞI KALDIRILIYOR: İSVİÇRE’DE TARTIŞMALAR SÜRÜYOR

yazar

Published

on

İsviçre, dul maaşı (Witwenrente) uygulamasıyla ilgili önemli bir değişikliğe gitme kararı aldı. Federal Hükümet, yaşam boyu süren dul maaşının kaldırılmasına yönelik bir tasarıyı gündeme getirdi. Bu karar, özellikle dul kadınlar ve erkekler arasında yaşanan eşitsizlikleri gidermek amacıyla alındığı belirtiliyor. Ancak, bu durum birçok kesimden ciddi tepkiler topladı ve kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Dul Maaşı ve Eşitsizlikler

Dul maaşı, eşini kaybeden kişilere (dul kadın ve erkek) sağlanan maddi destek olarak tanımlanıyor. Ancak İsviçre’de dul erkekler, dul kadınlara kıyasla bu haktan yararlanma konusunda dezavantajlı bir konumda bulunuyor. Daha önceki uygulamalarda, dul kadınların yaşam boyu bu yardımı alması sağlanırken, dul erkekler için bu tür bir düzenleme yapılmamıştı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu durumun erkekler için ayrımcılığa yol açtığına dikkat çekildi ve bu eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerektiği vurgulandı.

Federal Hükümetin Kararı

Bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak amacıyla Federal Hükümet, dul maaşının kaldırılmasını ve yerine daha eşitlikçi bir sistemin getirilmesini önerdi. Ancak, bu karar toplumda tartışmalara yol açtı. Birçok kişi, dul maaşının kaldırılmasının özellikle kadınları daha da zor duruma sokacağına inanıyor. Örneğin, dul kadınların ekonomik bağımsızlıklarını sağlamak adına bu maaşa ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.

Tepkiler ve Tartışmalar

Karara yönelik tepkiler oldukça çeşitli. Bazı topluluk üyeleri, bu değişikliği, cinsiyet eşitliği yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirse de, birçok kişi ise bunun, özellikle orta sınıf için ciddi ekonomik sıkıntılara yol açacağını belirtiyor.

Max Beeler adlı bir dul erkek, „Federal Hükümet’in bu kararı, dul erkeklerin mevcut haklarının kısıtlanması anlamına geliyor“ diyerek endişelerini dile getirdi. Beeler, „Dul maaşının kaldırılması, birçok erkeğin yoksullukla yüz yüze kalmasına neden olabilir“ şeklinde konuştu.

Diğer yandan, bazı sosyal medya kullanıcıları, sistemin kötüye kullanıldığını ve bu tür yardımların sadece ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerektiğini savunuyor. Lamento adlı sosyal medya kullanıcısı, „Çalışabilecek yaşta olan insanlar, dul maaşı alıyor ve bu durum suistimallere yol açıyor. Değişiklik şart“ diyerek destek verdi.

Alternatif Çözümler

Hükümetin, dul maaşının kaldırılması kararına karşı çıkan bazı kişiler, bu tür desteklerin tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade, daha etkili bir şekilde yeniden düzenlenmesini öneriyor. Frau60 adlı bir sosyal medya kullanıcısı, „Bu çözüm yetersiz. Yeni bir model geliştirilmelidir“ diyerek daha yapıcı bir yaklaşım önerdi.

Aynı şekilde, AngusMacGyver adlı kullanıcı, „Dul maaşları kaldırılacaksa, bu durumda dul kalan partnerlere başka bir maddi destek sağlanmalıdır“ ifadelerini kullandı.

Sonuç ve Gelecek Adımlar

Bu tartışmalar, Federal Hükümet’in nasıl bir yaklaşım benimseyeceği ve dul maaşı konusunda ne tür alternatif çözümler sunacağı açısından belirsizliğe yol açıyor. Kamuoyunda süregelen bu tartışmalar, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı üzerine önemli bir zemin oluşturuyor.

Dul maaşının kaldırılması, sadece bir sosyal güvenlik meselesi değil, aynı zamanda cinsiyet eşitliği, ekonomik bağımsızlık ve toplumsal dayanışma konularında daha geniş bir tartışma başlatma potansiyeline sahip. Önümüzdeki günlerde, bu konuda daha fazla görüş ve öneri ile karşılaşılması bekleniyor.

#dulmaaşı #isvicrefederalkonseyi #cinsiyeteşitliği #sosyalreform #İsviçre #Tessin #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Shveytsariya #Švicarska #isvicrehaberleri

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

KONSOLOSLUK YOLUYLA BAŞVURU VE 6 AYLIK SÜRE: Yurt Dışı Sakinleri Çerçeve Yasa’dan Nasıl Yararlanacak?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında yaşayan ve Türkiye’de hakkında örgüt bağlantılı suçlamalar nedeniyle dosyası bulunan vatandaşlar için en kritik bürokratik aşama olan „Başvuru Usulü ve Süresi“ konusunu 9. maddesiyle net bir esasa bağlıyor.

Düzenleme; hak sahiplerinin başvuru yapmak amacıyla Türkiye’ye gelme zorunluluğunu ortadan kaldırarak, işlemlerin doğrudan bulunulan ülkelerdeki T.C. Dış Temsilcilikleri üzerinden yürütülmesine olanak tanıyor.

Türkiye’ye Gelme Şartı Yok: Konsolosluk Başvuruları (Madde 9)

Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenleme, yurt dışı mukimleri için seyahat engeli ve sınırda gözaltı riski yaşamadan başvuru yapma imkânı getiriyor:

„Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.“

Bu hüküm uyarınca, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Özel Kurul tarafından görevlendirilecek olan T.C. Başkonsoloslukları ve Büyükelçilikleri, yurt dışındaki vatandaşların yazılı dilekçelerini kabul etmeye yetkili kılınmaktadır.

Başvuru Süreci Adım Adım Nasıl İşleyecek?

  1. Ön Şart (MGK Kararı): Yasa kabul edilmiş olsa da başvuru sürecinin başlaması için ilk şart; örgütün silahsızlandığının tespiti ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete’de yayımlanmasıdır.
  2. 6 Aylık Hak Düşürücü Süre: 6 aylık yasal başvuru süresi, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı gün başlar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, 6 ay içinde başvuru yapmayan kişiler yasanın getirdiği dava ve ceza ertelemesi imkânlarından yararlanamaz.
  3. Yazılı Dilekçe İle Başvuru: Hak sahibi veya yetkili hukuki temsilcisi (avukatı), bulundukları ülkedeki T.C. Başkonsolosluğu’na yazılı dilekçe ile başvurarak ilgili dosyası için Çerçeve Yasa hükümlerinin uygulanmasını talep eder.
  4. Adli Makamlara Sevk ve Erteleme: Konsolosluk aracılığıyla iletilen başvuru, Türkiye’deki ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya mahkemeye ulaştırılır. Yetkili mahkeme erteleme kararı vererek varsa yakalama, tutuklama veya adli kontrol kararlarını kaldırır.

Kimlerin Başvuru Yapması Gereklidir?

  • Adli Dosyası Olanlar: Türkiye’de PKK/KCK üyeliği, propaganda, yardım/yataklık veya terörizmin finansmanı iddiasıyla hakkında devam eden soruşturması, davası veya kesinleşmiş cezası bulunan gurbetçiler.
  • Seyahat Engeli Bulunanlar: Hakkında çıkarılmış arama, gıyabi tutuklama veya kazaen yakalama kararı nedeniyle Türkiye’ye gelemeyen yurt dışı sakinleri.

Kimlerin Başvuru Yapmasına GEREK YOKTUR?

  • Terör Kaydı Olmayan Vatandaşlar: Türkiye’de hakkında örgüt veya terör kapsamında açılmış hiçbir adli dosyası, soruşturması veya araması bulunmayan sıradan vatandaşların konsolosluklara gidip herhangi bir başvuru yapmasına veya dilekçe vermesine gerek yoktur. Yasa bu kişilerin hukuki durumunda bir değişiklik yaratmaz.
Continue Reading

Avrupa

DAVA VE CEZA ERTELEMESİ İLE HAKLARIN İADESİ: Çerçeve Yasa Yurt Dışı Sakinlerinin Adli Dosyalarını Nasıl Kapatacak?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

ANKARA — TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında ikamet eden ve Türkiye’de hakkında örgüt bağlantılı suçlamalar nedeniyle adli süreci, davası veya kesinleşmiş cezası bulunan vatandaşlar için en temel aşama olan „Dava/İnfaz Ertelemesi“ ile „Kamu Haklarının İadesi“ konularını 3, 5, 6 ve 7. maddeleriyle düzenliyor.

Düzenleme; kapsam içi suçlardan yargılanan veya ceza alan gurbetçilerin dosyalarını belirli denetim süreleriyle dondurarak, bu sürelerin sonunda davanın tamamen düşmesini ve sicillerinin temizlenmesini öngörüyor.

Erteleme Süreleri Nasıl Belirlenecek? (Madde 3 ve Madde 6)

Yasa kapsamındaki suçlardan (üyelik, propaganda, yardım, terörizmin finansmanı) hakkında soruşturma, dava veya mahkûmiyet kararı bulunan gurbetçiler için erteleme süreleri, suçun gerektirdiği ceza miktarına göre iki kademeli olarak uygulanacak:

  1. 15 Yıl ve Altı Cezayı Gerektiren Suçlar (5 Yıl Erteleme):
    • Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş cezaların infazı 5 yıl süreyle ertelenir.
  2. 15 Yıldan Fazla ve Müebbet Gerektiren Suçlar (10 Yıl Erteleme):
    • Üst sınırı 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 10 yıl süreyle ertelenir.

Erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımları işlemez; dosya ve deliller özel bir adli sistemde muhafaza edilir.

Dosyalar Nasıl Kapanacak ve Sicil Nasıl Temizlenecek? (Madde 5 ve Madde 6)

  • Özel Kayıt Sistemi (Madde 5): Erteleme kararları genel adli sicil (sabıka) kaydına işlenmez; bunlara mahsus özel ve gizli bir sisteme kaydedilir.
  • Denetim Sürecinde Yeni Suç İşlenmezse: Belirlenen 5 veya 10 yıllık erteleme süresi terör nitelikli yeni bir suç işlenmeksizin tamamlandığı takdirde;
    • Soruşturma aşamasındaki dosyalar için „Kovuşturmaya Yer Olmadığı“ (takipsizlik),
    • Devam eden davalar için „Düşme“ kararı verilir.
    • Kesinleşmiş cezalar ise hiç cezaevine girilmeden infaz edilmiş sayılır.
  • Yeni Suç İşlenirse: Erteleme süresi içinde terör suçlarından biri işlenirse erteleme kaldırılır, yargılamaya veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilir.

Memuriyet ve Siyasi Hakların İadesi Nasıl Olacak? (Madde 7/4)

Çerçeve Yasa uyarınca hakkında erteleme kararı verilen kişilerin mahkûmiyet veya dava nedeniyle uğradıkları hak yoksunlukları (kamu hizmetlerinden yasaklanma, seçme-seçilme hakkı vb.) kendiliğinden kalkmaz.

Hakların iadesi için şu mekanizma işleyecek:

  • Bekleme Süresi Şartı: 5 yıllık ertelemelerde kararın verildiği tarihten itibaren en az 2 yıl, 10 yıllık ertelemelerde ise en az 3 yıl geçmiş olması gerekir.
  • Kurul Talebi ve Mahkeme Kararı: Süreyi sorunsuz tamamlayan kişilerin hak yoksunluklarının kaldırılması, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Özel Kurul tarafından mahkemelerden veya İnfaz Hâkimliğinden talep edilir. İlgili yargı mercii kararıyla haklar iade edilir.

Kimler Bu Ertelemeden Yararlanamaz? (Açık İstisnalar)

Kanun metninde açıkça belirtildiği üzere;

  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş kasten öldürme (cinayet) suçları,
  • 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet/ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren eylemler,

erteleme ve düşme kapsamının tamamen dışındadır. Bu suçlardan yargılanan veya ceza alan kişilerin infaz ertelemesinden yararlanması mümkün değildir.

Continue Reading

Avrupa

MADDE GEREKÇELERİ VE HUKUKİ İLKELER: Çerçeve Yasa’nın Maddeleri Hangi Gerekçelerle Hazırlandı?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

NKARA — TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), sadece maddeleriyle değil, kanun teklifine eklenen „Madde Gerekçeleri“ ile de adli mekanizmanın kanunu nasıl yorumlayacağını ve uygulayacağını hukuki bir netliğe kavuşturuyor.

Madde gerekçeleri; hem yargı organları (hakim, savcı ve infaz hakimleri) hem de yurt dışındaki T.C. Dış Temsilcilikleri nezdinde yürütülecek işlemlerde temel rehber niteliği taşıyor.

1. Amacın Sınırları ve Kapsam İlkesi (Madde 1 ve 2 Gerekçesi)

  • Neden Hazırlandı? Madde 1 gerekçesinde kanunun ana amacının; örgütün silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu durumun MGK kararıyla teyit edilmesinin ardından, ertelenme ve tasfiye adımlarının hukuki çerçevesini belirlemek olduğu vurgulanmaktadır.
  • Suç Sınırlandırması: Madde 1’in ikinci fıkra gerekçesinde, yasa kapsamının yalnızca PKK/KCK örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlarla sınırlandırıldığı; terör dışı adi suçların bu kanunun tamamen dışında tutulduğu açıkça ifade edilmektedir.

2. Koruma Tedbirleri ve Üst Mahkeme Dosyaları (Madde 4 Gerekçesi)

Madde 4 gerekçesi, yurt dışındaki vatandaşların en çok karşılaştığı gıyabi tutuklama, yakalama ve istinaf/Yargıtay aşamasındaki dosyalarına ilişkin hakimlerin izleyeceği yolu netleştirmektedir:

  • Re’sen İşlem Yapılamaz Şartı: Gerekçede önemle belirtildiği üzere; mahkemeler veya Yargıtay kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla kendiliğinden (re’sen) koruma tedbirlerini kaldıramaz. İşlem yapılabilmesi için MGK kararının yayımlanması ve kişilerin 6 ay içinde yazılı başvuruda bulunması şarttır.
  • Lehe Olan Durumların Korunması: Gerekçede dikkat çekilen kritik bir diğer ilke ise şudur: İstinaf veya Yargıtay’daki bir dosyada kişi hakkında zaten beraat veya zamanaşımı nedeniyle düşme gibi ertelemeden daha lehe bir durum varsa, erteleme için dosya bozulmaz; yargılama esastan incelenerek kişinin beraati neticelendirilir.

3. Özel Kayıt Sistemi ve Adli Sicil Güvencesi (Madde 5 ve 6 Gerekçesi)

  • Gizlilik ve Kullanım Amacı: Madde 5 gerekçesine göre; erteleme kararları genel adli sicil (sabıka) sistemine işlenmez, bunlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, kamuya açık tutulamaz ve savcı/hakimler tarafından yalnızca erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenip işlenmediğini denetlemek amacıyla talep edilebilir.
  • Cezanın Çekilmiş Sayılması: Madde 6 gerekçesinde, 5 veya 10 yıllık erteleme sürelerinin terör suçu işlenmeksizin tamamlanması halinde, verilen hapis cezasının hukuken tamamen infaz edilmiş sayılacağı ve kişinin cezaevine girme ya da denetimli serbestlik infazı çekme yükümlülüğünün kalmayacağı belirtilmektedir.

4. Kamu Görevlilerine Yasal Korunma Güvencesi (Madde 10 Gerekçesi)

  • Sorumsuzluk İlkesi: Madde 10 gerekçesinde, kanunun amacını gerçekleştirmek üzere yurt içinde ve yurt dışı temsilciliklerde görev yapan tüm kamu personeline (diplomatlar, mülki amirler, emniyet mensupları, komisyon üyeleri) tam yasal güvence sağlandığı; yürüttükleri bu adri ve idari işlemler nedeniyle gelecekte haklarında idari, hukuki veya cezai takibat yapılamayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Continue Reading
Advertisement

Trendler