İsviçre
Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu’na Zürih’te Anlamlı Veda
İsviçre Türk Toplumu (İTT), görev süresi sona eren Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu için Zürih Muset’te bir veda yemeği düzenledi. Duygusal anlara sahne olan geceye çok sayıda sivil toplum temsilcisi katılırken, Zürih Başkonsolosu Büyükelçi Fazlı Çorman da davetliler arasındaydı. Programda yapılan konuşmalarda hem veda mesajları verildi hem de yeni bir derneğin kuruluşu kamuoyuna duyuruldu.
Suat Şahin: “Bir başkonsolosun ötesinde dost ve ailemizden biri oldu”
İTT Başkanı Suat Şahin açılış konuşmasında, Zeytinoğlu’nun görev süresinin İsviçre Türkleri için değerli çalışmalarla geçtiğini vurguladı. Şahin sözlerine şu ifadelerle başladı:
“Dört yıl önce kendisini hoş geldin ziyaretinde karşılamıştık, bugün ise maalesef uğurluyoruz. Bu süre içinde birlikte çok kıymetli işlere imza attık. Bazıları kamuoyuna yansıdı, bazıları yansımadı ama hepsi vatandaşlarımızın yararına oldu. Kendisi sadece bir başkonsolos değil; iyi bir dost, iyi bir anne ve iyi bir Türk vatandaşıdır. Biz İsviçre’de yaşayan Türkler olarak şanslıydık; çünkü hem kendisi hem de diğer temsilcilerimiz vatandaşlarımızın sorunlarına gece gündüz demeden koştu.”
Zamanın hızla geçtiğini dile getiren Şahin, “İpek Hanım’ın İsviçre’de bıraktığı iz unutulmayacaktır. Kendisine yeni görevlerinde başarılar diliyoruz” dedi.
Yeni bir adım: İsviçre Türk Aşçılar Derneği
Konuşmasının devamında topluma yönelik yeni bir girişimi de duyuran Şahin, şu sözlerle müjdeyi verdi:
“Bugün İsviçre Türk Aşçılar Derneği’nin kuruluşunu resmen ilan ediyoruz. Yemek turizmi ülkemiz için çok önemliydi ve bu alanda bir eksiklik hissediliyordu. Mustafa Yılmaz’ın başkanlığında bu dernek bu açığı kapatacak. Böylece İTT çatısı altında üye sayımız 81’e ulaştı; bu da sembolik olarak Türkiye’nin 81 ilini temsil ediyor. Ayrıca ‘Tut Elimi Derneği’ ve Kadınlar Derneğimizle birlikte toplumumuzu daha da güçlü kılmaya devam edeceğiz.”
Fazlı Çorman: “Toplumun birlik ruhu Ankara’ya örnek oluyor”
Gecede söz alan Zürih Başkonsolosu Büyükelçi Fazlı Çorman ise meslektaşı Zeytinoğlu’nun saygın bir diplomasi yürüttüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“İpek Hanım görev süresince hem vatandaşlarımızla hem de İsviçreli muhataplarıyla örnek bir diplomasi sergiledi. Meslek hayatında da en güzel görev yerlerinde bulunmasını diliyorum.”
30 Ağustos Zafer Bayramı’na da değinen Çorman, “Bugün milletimizin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olan 30 Ağustos’u kutluyoruz. Lozan Antlaşması’nın İsviçre’de imzalanmış olması, iki ülke ilişkilerini daha da anlamlı kılıyor” dedi.
Toplumun birlik ruhuna vurgu yapan Çorman, “İsviçre’de yaşayan vatandaşlarımız farklı düşüncelere sahip olsalar da aynı çatı altında birleşip ortak hedeflerde buluşabiliyor. Bu birliktelik, Ankara’ya da örnek oluyor ve ben bu ruhu aktarmaya gayret ediyorum” diye konuştu.
Türk mutfağının tanıtımına katkı sağlayacak yeni dernek hakkında da konuşan Çorman, “Türk mutfağının İsviçre toplumuna tanıtılmasını çok değerli buluyoruz. Bu girişim toplumumuzun görünürlüğünü artıracak” diyerek teşekkürlerini iletti.
İpek Zeytinoğlu: “İlk programım da, son programım da İTT ile oldu”
Geceye damga vuran konuşmayı ise görev süresi sona eren Başkonsolos İpek Zeytinoğlu yaptı. Büyükelçi Fazlı Çorman’a sözleri için teşekkür eden Zeytinoğlu, İsviçre’de geçirdiği dört yılı şöyle anlattı:
“Görev sürem boyunca İsviçre’deki diasporamızın ne kadar güçlü olduğunu yakından gördüm. Lozan’da 100. yıl için düzenlediğimiz panel büyük ilgi gördü. İsviçre ile diplomatik ilişkilerin 100. yılı dolayısıyla da birçok etkinlik gerçekleştirdik. İlk resmi programım İTT’nin açılışıydı, bugün de yine sizlerle bir veda yemeğinde buluşuyorum. Bu benim için çok anlamlı.”
Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesini dileyen Zeytinoğlu, yeni kurulan Aşçılar Derneği’ne de başarı temennisinde bulundu. Konuşmasını ise duygusal cümlelerle tamamladı:
“Bugüne kadar tüm özel günlerde birlikte olduk. Şimdi adeta ailemden ayrılıyormuş gibi hissediyorum. Ankara’ya yolunuz düşerse sizlerle görüşmekten büyük mutluluk duyarım. İsviçre Türk toplumu olarak bana verdiğiniz destek için hepinize gönülden teşekkür ediyorum.”
Hem Veda Hem Yeni Başlangıç
Zürih’teki bu özel gece, İsviçre Türk Toplumu’nun hem değerli bir diplomatına veda etmesi hem de yeni bir derneğin kuruluşunu ilan etmesi bakımından tarihe geçti. Katılımcılar bir yandan duygulu anlar yaşarken diğer yandan Türk mutfağını tanıtacak yeni adımın heyecanını paylaştı.








Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Gündem
TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR
Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.
Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.
Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.
Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.
Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.
Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


