Connect with us

Türkiye

BOYKOT ÇAĞRISINA DESTEK VEREN 16 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI ALINDI

yazar

Published

on

İstanbul’da, sosyal medya üzerinden boykot çağrısı yapan 16 kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltı kararı alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kişilere yönelik soruşturma başlatarak 10 kişiyi gözaltına aldı. Konuyla ilgili olarak Avukatın Sesi İnisiyatifi, sürecin siyasi olduğunu savunarak gözaltına alınanların yanında olduklarını açıkladı.

Gözaltı Kararı ve Suçlamalar
Sosyal medya üzerinden boykot çağrısı yapan 16 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” veya “aşağılama” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, boykot çağrılarını “nefret ve ayrımcılık” içerdiği gerekçesiyle suç sayarak, 10 kişiyi gözaltına aldı.

Avukatın Sesi İnisiyatifi’nden Kerim Bütün, bu süreçle ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu:
“Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında soruşturma açıldı. Siyasi talimatlarla hareket eden savcılara karşı hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz.”

Boykot Çağrısının Kökeni
Boykot çağrısının arkasındaki ilk adım, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarıyla atıldı. Özel, merkez medyanın Ekrem İmamoğlu’na yönelik destek eylemlerini ve Saraçhane buluşmalarını yayınlamamasını protesto etti ve bunun üzerine bir boykot çağrısı yaptı.

Özel, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bizi görmeyeni gömeceğiz” diyerek halkı, EspressoLab, D&R, İdefix, Demirören AVM, Kilim Mobilya, Ülker gibi birçok markayı boykot etmeye çağırdı. Ayrıca, 2 Nisan’da üniversite öğrencilerinin başlattığı alışveriş yapmama eylemi, boykot hareketini bir adım öteye taşıdı.

İktidarın Tepkisi ve Gözaltılar
İktidar kanadından boykot çağrısına karşı tepkiler geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, boykot çağrısına dair soruşturma başlattı ve 16 kişi hakkında gözaltı kararı aldı. Savcılık, boykot çağrılarını “ayrıştırıcı söylemler” olarak nitelendirerek, ilgili kişilere karşı yasal işlemler başlattı.

Cem Yiğit Üzümoğlu ve Diğer Gözaltılar
Boykot çağrısına destek veren ünlü oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, sosyal medya paylaşımlarında boykotun anayasal bir hak olduğunu vurgulamıştı. Üzümoğlu, ayrıca Aybüke Pusat’ın TRT dizisinden çıkarılmasına karşı çıkmış ve kendisinin yanıtlanması gereken bir mesele olduğunu belirtmişti.

Üzümoğlu’nun gözaltına alınması sonrasında, ünlü isimlerden ve sanatçılardan destek mesajları geldi. Oyuncu Kaan Urgancıoğlu, “Cem Yiğit Üzümoğlu yalnız değildir!” diyerek Üzümoğlu’na destek verdi. Alperen Duymaz da “Canım kardeşim Cem…” şeklinde bir paylaşımda bulundu. Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Zuhal Olcay, Üzümoğlu’nun serbest bırakılması gerektiğini savunarak dayanışma mesajı yayınladı.

Psikiyatrist Enes Özel ve Diğer Gözaltılar
Gözaltına alınanlar arasında yer alan bir diğer isim ise Psikiyatrist Enes Özel. Türk Psikiyatri Derneği de yaptığı açıklamada, gözaltının baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini belirtti ve sürecin hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sonuç ve Yorumlar
Boykot çağrısına destek verenlere yönelik gözaltı kararları, Türkiye’de ifade özgürlüğü, protesto hakkı ve hukukun üstünlüğü konularında önemli tartışmalar başlattı. Avukatlar ve insan hakları savunucuları, hukuki sürecin siyasi bir müdahale olduğu görüşünü savunarak, gözaltına alınan kişilerin yanında olduklarını ifade etti.

Boykot hareketinin boyutları genişlerken, sürecin nasıl gelişeceği ve devletin bu tür protestolara karşı tutumu merakla bekleniyor.

Continue Reading

İsviçre

Türkiye’den İsviçre’ye Uzanan Zorlu Yolculuk: Mona Sonunda Ailesine Kavuştu

yazar

Published

on

By

Türkiye’den sahiplenilen “Mona” adlı köpeğin İsviçre’ye uzanan yolculuğu, aylar süren zorlu bir sürecin ardından mutlu sonla tamamlandı.

Olayın özeti şöyle:

  • Mona Türkiye’den İsviçre’ye getirildi.
  • Basel Havalimanı’nda çip sorunu nedeniyle geri gönderildi.
  • Daha sonra yapılan kontrollerde çipin aslında mevcut olduğu ortaya çıktı.
  • Darja L. tekrar işlem yaptı, yeniden seyahat etti ve ek masraflar ödedi.
  • Aylar süren sürecin ardından Mona’nın İsviçre’ye girişine izin verildi.

Zürih kantonunda yaşayan Darja L. ve kızı, Türkiye’de tatil sırasında tanıştıkları yaklaşık iki yaşındaki melez cins köpek Mona’yı sahiplenmeye karar verdi. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Mona Şubat ayında İsviçre’ye getirildi.

Ancak Basel Havalimanı’nda yaşanan teknik bir sorun nedeniyle yetkililer köpeğin kimlik çipini okuyamadı. Çipin mevcut olduğu daha sonra doğrulansa da Mona’nın yeniden Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi.

Bu süreç Darja L.’ye hem maddi hem de manevi açıdan büyük yük getirdi. Köpeğini yeniden İsviçre’ye getirebilmek için tekrar Türkiye’ye gitmek zorunda kalan kadın, veteriner, konaklama ve ulaşım masraflarıyla birlikte yaklaşık 2 bin frank ek ödeme yaptı.

Aile yaşananlara tepki gösterirken, tüm resmi işlemleri eksiksiz tamamladıklarını ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını savundu.

Olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda okuyucu ve hayvansever, sosyal medya üzerinden aileye destek verdi. Bazı kullanıcılar İsviçre makamlarını gereksiz bürokrasiyle suçlarken, prosedür hatalarının bedelinin hayvan sahiplerine ödetilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Okuyuculardan Christoph Bader ise şu sözlerle tepki gösterdi:

“Her köpek sevgi dolu bir yuvayı hak ediyor. Gereksiz bürokrasi ve yetkililerin yetersizliği hayvan kurtarmayı zorlaştırıyor.”

İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV) masrafları karşılamayı reddetmesi de tartışmaları büyüttü.

Aylar süren mücadelenin ardından Mona’nın sonunda yeni ailesine kavuştuğu ve şu anda İsviçre’de yaşamını sürdürdüğü belirtildi.

Continue Reading

Avrupa

İstanbul’da otelde pestisit faciası: 4 kişilik ailenin ölümüne ilişkin dava başlıyor

yazar

Published

on

By

İstanbul’da Kasım 2025’te bir otelde hayatını kaybeden Almanya’nın Hamburg kentinden dört kişilik ailenin ölümüyle ilgili dava bugün başlıyor. Olay, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Edinilen bilgilere göre, Çiğdem ve Servet Böcek çifti ile çocukları Kadir (6) ve Masal (3), tatil amacıyla İstanbul’a gelmiş, konakladıkları otelde kısa süre sonra rahatsızlanmıştı. İlk aşamada gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan aile, yapılan ilk müdahalenin ardından taburcu edilmişti.

Ancak sağlık durumlarının hızla kötüleşmesi üzerine aile üyeleri yeniden hastaneye kaldırıldı. Çocuklar kısa süre içinde hayatını kaybederken, anne ve baba da takip eden günlerde yaşamını yitirdi.

🧪 Pestisit şüphesi öne çıktı

Soruşturma sürecinde olayın, otel odasında kullanılan yüksek derecede zehirli bir pestisitten kaynaklanmış olabileceği belirlendi. Yetkililer, kısa süre önce yapılan haşere ilaçlamasında kullanılan maddenin gaz formuna dönüşerek odaya sızdığı ihtimali üzerinde duruyor.

İddialara göre, söz konusu işlemde alüminyum fosfit adlı son derece tehlikeli bir kimyasalın usulsüz şekilde kullanıldığı ve güvenlik kurallarının ihlal edildiği öne sürülüyor.

⚖️ Sanıklar hakim karşısına çıkıyor

Açılan davada, otel işletmecisi ile ilaçlama firmasının sahibi ve bir çalışanı sanık olarak yargılanacak. Sanıkların, gerekli güvenlik önlemlerini almamak ve tehlikeli kimyasalı hatalı kullanmakla suçlandığı belirtildi.

Savcılığın iddianamesine göre, her bir ölüm için ayrı ayrı olmak üzere sanıklar hakkında uzun süreli hapis cezaları talep ediliyor. Toplam cezanın olayın niteliğine göre ağırlaşabileceği ifade ediliyor.

🗣️ Aileden sert tepki

Hayatını kaybeden ailenin yakınları, olayın ihmal sonucu değil, ciddi bir sorumsuzluk zincirinin sonucu olduğunu savunuyor. Ailenin avukatı, hastanede yapılan ilk değerlendirmeyi de eleştirerek, çocukların durumunun yeterince ciddiye alınmadığını öne sürdü.

⏱️ Dava süreci uzun sürebilir

Birden fazla sanığın yer aldığı ve teknik incelemelerin önem taşıdığı davanın aylar, hatta yıllar sürebileceği belirtiliyor. Süreçte yeni sorumluların ortaya çıkması halinde dosyanın genişleyebileceği ifade ediliyo

Continue Reading

İsviçre

Karayolu Taşımacılığında Yeni Dönem: Türkiye ile İsviçre Arasında Anlaşma Yenilendi

yazar

Published

on

By

Türkiye ile İsviçre arasında karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1977 yılından bu yana yürürlükte olan anlaşma, günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenerek yürürlüğe girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”nın modernize edildiği bildirildi.

Yeni anlaşma, Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer tarafından imzalandı. Yapılan açıklamada, güncellenen metnin uluslararası taşımacılık süreçlerini daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı.

Yetkililer, Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, yüksek bağlantısallığı ve operasyonel kapasitesi sayesinde küresel taşımacılık ağında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmesi ve lojistik iş birliğini ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.

Ayrıca yeni düzenlemenin, taşımacılık süreçlerinde verimliliği artırarak maliyetleri optimize etmesi ve sektör paydaşlarına daha fazla iş fırsatı sunması öngörülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın hem yolcu hem de eşya taşımacılığında standartları yükselterek iki ülke arasındaki ticaret hacmine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor.

Bu gelişmeyle birlikte Türkiye ile İsviçre arasındaki taşımacılık ilişkilerinde daha çağdaş, sürdürülebilir ve rekabetçi bir dönemin başlaması hedefleniyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler