Sosyal Medya

Gündem

Biel Kapalı Yüzme Havuzunda 8 Yaşındaki Kızın Ölümü: Mahkeme Üç Sanığı Beraat Ettirdi

yazar

Yayınlayan

on

Biel, İsviçre – 2021 yılında Biel kentindeki bir kapalı yüzme havuzunda 8 yaşındaki bir kız çocuğu boğularak hayatını kaybetmişti. Yüzme bilmediği bilinen çocuk, okul gezisi sırasında kimse fark etmeden suya gömülmüştü. Olay sonrası öğretmen, görevli cankurtaran (bademeister) ve havuz müdüresi, “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla yargılandı. Ancak mahkeme, 30 Ekim 2025’te açıklanan kararla üç sanığın da beraatine hükmetti.

Olayın Arka Planı

2021 yılında yapılan bir okul gezisinde, 8 yaşındaki kız çocuğu arkadaşlarıyla birlikte Biel Kapalı Yüzme Havuzu’na götürülmüştü. Kızın yüzme bilmediği öğretmen tarafından bilinmesine rağmen, çocuk suya girdikten bir süre sonra fark edilmeden havuzun derin kısmına geçti ve boğularak hayatını kaybetti.
Olay, İsviçre’de büyük yankı uyandırmış ve okul gezilerinde çocuk güvenliği konusundaki denetimlerin yetersizliği gündeme gelmişti.

Savcılığın İddiaları

Savcılığa göre:

  • Öğretmen, öğrencisinin yüzme bilmediğini bilmesine rağmen yeterli gözetim sağlamamış, çocuğun derin suya geçmesine izin vermişti.
  • Bademeister (cankurtaran), olay anında çocukları yeterince izlememişti. Ayrıca, sekiz yıldır geçerliliği yenilenmemiş bir kurtarma sertifikası (Brevet) ile görev yapıyordu.
  • Havuz müdüresi, görevli cankurtaranın geçerli sertifikasının bulunup bulunmadığını denetlememiş ve olay günü yeterli sayıda personel görevlendirmemişti.

Savcılık, öğretmen için 8 ay ertelenmiş hapis cezası ve 13.000 İsviçre frangı para cezası, cankurtaran için 6 ay ertelenmiş hapis ve 900 frank para cezası, havuz müdüresi için ise yaklaşık 13.000 frank para cezası talep etmişti.

Savunmanın Görüşü

Savunma avukatları, olayın “trajik bir kaza” olduğunu vurguladı.
Ne öğretmenin ne de havuz personelinin ihmal içinde olduğu kanıtlanamamıştı.
Avukatlar, “Kimse her an her öğrenciyi göremez; bu durum insanın fiziksel olarak mümkün olmadığı bir andı,” diyerek müvekkillerinin suçsuzluğunu savundu.
Ayrıca, savcılığın ileri sürdüğü olay kurgusunun da birçok belirsizlik içerdiği belirtildi.

Mahkeme Kararının Gerekçesi

Yargıç, kararını açıklarken şu tespitlerde bulundu:

  • Olayın kesin seyri belirlenemedi.
    Kızın havuzun hangi kısmında ve ne şekilde boğulduğu tam olarak bilinmiyor. Çocukların ifadeleri birbiriyle çelişkiliydi; bu yaşta bir grubun böyle bir travmadan sonra net hatırlama göstermesinin beklenemeyeceği vurgulandı.
    “Biz sadece şunu biliyoruz: Ne yazık ki o gün ne tam olarak ne yaşandığını, ne de kimin nerede olduğunu bilmiyoruz,” dedi yargıç.
  • Öğretmenin ihmali suç oluşturmadı.
    Mahkeme, öğretmenin grubu genel olarak gözetim altında tuttuğunu, ancak kazanın kesin yerinin bilinmemesi nedeniyle, daha sıkı denetimin kazayı önleyip önleyemeyeceğinin kanıtlanamadığını belirtti.
  • Cankurtaranın sertifika eksikliği etkili bir faktör değil.
    Her ne kadar geçerli bir sertifikası bulunmasa da, olay anında müdahalede bulunan diğer görevliler sertifikalıydı ve müdahale süreci profesyonelce yürütülmüştü. Bu nedenle, belgenin geçersiz olmasının olayda belirleyici olmadığı vurgulandı.
  • Havuz müdüresinin personel kontrolündeki eksiklik de ölümle bağlantılı değil.
    Müdüre, görevli cankurtaranın belgelerini kontrol etmemiş olsa da, bu ihmalin kazanın meydana gelmesinde doğrudan bir etkisi olmadığı belirtildi.
  • Boğulmalar çok hızlı ve fark edilmeden gerçekleşebilir.
    Uzman raporlarına göre boğulma vakaları “çoğu zaman inanılmaz hızlı ve sessiz bir şekilde” meydana geliyor. Bu nedenle, olay anında orada bulunan herkesin fark etmesinin zor olduğu ifade edildi.

Yargıç ayrıca, taksirli öldürme suçunun oluşabilmesi için “yüksek olasılıkla ölümün önlenebileceğinin kanıtlanması gerektiğini”, “belki” veya “muhtemelen” düzeyinde ihtimallerin yeterli olmadığını belirtti. Bu şartın davada karşılanmadığı sonucuna varıldı.

Sonuç: Üç Sanık da Beraat Etti

Mahkeme, tüm sanıkların suçsuz olduğuna hükmetti.
Yargıç kararın sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Umarım bu karar, olayın tüm taraflarının yaşadıkları acıyı bir nebze olsun hafifletir. Herkese bundan sonraki süreçte güç ve dayanıklılık diliyorum.”

Dava böylece nihai olarak kapanmış oldu.

Sonraki Adımlar ve Güvenlik Önlemleri

Olaydan sonra Biel Kapalı Yüzme Havuzu yönetimi, güvenlik protokollerini gözden geçirerek her zaman en az iki cankurtaranın görev yapması kuralını getirdi. İsviçre Kaza Önleme Kurumu (BFU) bu uygulamayı yerinde buldu ve aynı günkü koşullarda bile bir cankurtaranın yeterli olabileceğini belirtti.

Değerlendirme

Bu dava, İsviçre’de okul gezilerinde gözetim sorumluluğu, kamu görevlilerinin yükümlülük sınırları ve çocuk güvenliği konusunda geniş bir tartışma başlattı. Mahkemenin gerekçesi, “ceza hukukunda kesin kanıt zorunluluğu” ilkesinin altını bir kez daha çizdi:
Belirsizlik durumunda ceza verilmez; suç şüphesi dahi olsa ispat yükü savcılıktadır.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Murat Gediz’den Seçmenlere Çağrı: “Zürih’i Birlikte Özgürleştirelim”

yazar

Yayınlayan

on

By

ZÜRİH – Zürih siyasetinde Türk kökenli isimler her geçen gün daha görünür hale gelirken, Liberal Demokrat Parti (FDP) Liste 2 adayı Murat Gediz de Belediye Meclisi seçimleri öncesinde seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulundu. Ekonomi ve finans alanındaki profesyonel geçmişiyle dikkat çeken Gediz, daha etkin, özgürlükçü ve pragmatik bir şehir yönetimi hedeflediğini belirtiyor.

Türkiye’den ailesiyle birlikte 2000 yılında İsviçre’ye göç eden Murat Gediz, ikinci kuşak göçmen bir siyasetçi olarak hem entegrasyon sürecini hem de yerel politikaların günlük yaşama etkisini yakından deneyimledi. Uzun yıllardır finans sektöründe görev yapan Gediz, halen Emil Frey Digital AG’de üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Ekonomi, mali disiplin ve dijitalleşme konularındaki deneyimini yerel yönetime taşımayı amaçlıyor.

Siyasi kariyerine Genç Liberaller (Jungfreisinnige) ile başlayan Gediz, daha sonra FDP bünyesinde aktif rol aldı. Belediye Meclisi’nde görev üstlenerek Zürih’in karar alma mekanizmalarında söz sahibi olan Gediz, özellikle göçmen kökenli vatandaşların siyasete katılımının önemine dikkat çekiyor. “Siyasi katılım, toplumların geleceğini belirler. Sandığa gitmek sadece bir hak değil, aynı zamanda sorumluluktur” ifadelerini kullanıyor.

Seçim kampanyasında daha yalın ve verimli bir belediye yönetimi, dijital dönüşümün hızlandırılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve yaşam maliyetlerinin dengelenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Gediz, ideolojik tartışmalardan ziyade çözüm odaklı ve uygulanabilir politikaların önemine vurgu yapıyor.

“8 Mart’ta FDP’ye oy verin ve Zürih’i özgürleştirin – size güveniyorum” sloganıyla seçmene seslenen Gediz, özellikle gençler ve girişimciler başta olmak üzere tüm Zürih halkını demokratik haklarını kullanmaya davet ediyor. Türk kökenli seçmenlerin de siyasette daha aktif rol almasının önemine değinen Gediz, güçlü bir katılımın temsili artıracağını ifade ediyor.

Zürih’te yaklaşan seçimler, farklı siyasi görüşlerden Türk kökenli adayların yarıştığı dikkat çekici bir sürece sahne olurken, Murat Gediz de FDP çatısı altında liberal ve özgürlükçü bir kent vizyonuyla seçmenin karşısına çıkıyor. Seçim sonuçları, hem

şehir yönetiminin geleceği hem de göçmen kökenli siyasetçilerin temsili açısından önem taşıyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Türk Kökenli Adaylardan Seçimde Sandığa Gidin Çağrısı

yazar

Yayınlayan

on

By

ZÜRİH – Zürih’te yaşayan Türk toplumu, yerel siyasette daha güçlü bir şekilde temsil edilmek amacıyla önemli bir adım atıyor. 8 Mart’ta yapılacak seçimlerde Zürih seçmenleri, 2026–2030 dönemi için Belediye Meclisi’nin 125 üyesini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Seçimlerde, aralarında Türk kökenli adayların da bulunduğu toplam 12 parti ve grup yarışacak.

Kentte yarım asrı aşkın süredir yaşamını sürdüren Türk toplumu, ilk kez ortak bir duruş sergileyerek “Biz de varız. Şehrimizin geleceğinde bizim de söz hakkımız var” mesajıyla seçimlere hazırlanıyor. Amaç, hem yerel siyasette daha görünür olmak hem de şehir yönetiminde daha etkin rol üstlenmek.

“Demokratik Haklarımızı Kullanalım”

SP Liste 1’den, Kreis 11 Belediye Meclisi adayı Vera Çelik, Türk toplumunun İsviçre siyasetinde daha aktif olması gerektiğini vurguladı. Gençlerin sesi olmayı hedeflediğini belirten Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Yarım asrı aşkın süredir İsviçre’de yaşayan Türk toplumu, yerel ve genel siyasette daha aktif rol almalıydı. Ne yazık ki bugüne kadar bu alanda yeterince varlık gösteremedik. Şimdi önümüzde önemli bir fırsat var. Birinci önceliğimiz, oy hakkı bulunan vatandaşlarımızın sandığa gitmesi ve demokratik haklarını kullanmasıdır.

Biz adaylar için ise halkımızın desteği hayati önem taşıyor. Türk kökenli adaylar olarak zorlu bir yarışa giriyoruz. Tercihli oylarınızla Belediye Meclisi’nde sizleri en iyi şekilde temsil edeceğiz.”

12 Parti ve Grup Yarışacak

Mevcut dönemde Belediye Meclisi’nde temsil edilen 8 partinin yanı sıra 4 yeni parti veya grup da seçimlere katılıyor. Liste numaraları mevcut partiler için önceki seçim sonuçlarına göre, yeni katılanlar için ise kura ile belirlendi.

Liste numaraları şöyle:

• 01 – SP (Sosyal Demokrat Parti)

• 02 – FDP.Liberaller

• 03 – Yeşiller

• 04 – Yeşil Liberaller

• 05 – SVP (İsviçre Halk Partisi)

• 06 – AL (Alternatif Liste)

• 07 – Die Mitte (Merkez)

• 08 – EVP (Evanjelist Halk Partisi)

Kura ile belirlenen listeler:

• 09 – Zürih Halk Partisi

• 10 – EDU – AUFRECHT

• 11 – Zürih Emek Partisi (PdAZ)

• 12 – Freie Liste (Özgür Liste)

Türk kökenli adaylar, özellikle tercihli oyların belirleyici olacağı bu seçimde, Zürih’te yaşayan Türk seçmenlere sandığa gitme ve adaylarına destek verme çağrısında bulunuyor. Seçimler, Türk toplumunun yerel siyasetteki temsili açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Zelenskiy: Ukrayna Savaşı İçin Bir Sonraki Müzakereler İsviçre’de Yapılacak

yazar

Yayınlayan

on

By

CENEVRE / KİEV – Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’daki savaşa ilişkin yeni müzakere turunun da İsviçre’de gerçekleştirileceğini açıkladı. Zelenskiy, görüşmelerin Avrupa açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Çarşamba günü İngiliz sunucu Piers Morgan’a konuşan Zelenskiy, “Sadece şunu belirtmek istiyorum ki bir sonraki toplantı da İsviçre’de yapılacak” ifadelerini kullandı. İsviçre’de daha önce gerçekleştirilen görüşmelere değinen Zelenskiy, “İsviçre’de bir toplantı yapmış olmamız olumlu bir gelişme. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

İtalya merkezli haber ajansı Ansa’nın aktardığına göre Zelenskiy, savaşın Avrupa için doğrudan bir tehdit olduğunu vurguladı. “Avrupa’da savaş varsa, bir yer bulmalı ve Avrupalıların bunun bize ve Avrupa’ya yönelik bir saldırı olduğunu hissetmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Cenevre’de iki gün süren Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri ise somut bir ilerleme sağlanmadan sona erdi. Ukrayna Başbakanı, görüşmelerin sonuçlarını yetersiz bulduklarını açıklarken, Zelenskiy ikinci gün başlamadan önce Rus tarafını müzakerelerde oyalama taktiği izlemekle suçlamıştı. Görüşmeler, ABD arabuluculuğunda gerçekleştirilmişti.

Ukrayna, yaklaşık dört yıldır Rusya’nın geniş çaplı işgaline karşı Batılı müttefiklerinin desteğiyle mücadele ediyor. 24 Şubat’ta savaş beşinci yılına girecek. Ancak mevcut tabloya bakıldığında çatışmanın kısa vadede sona ermesine dair güçlü bir işaret bulunmuyor.

Yeni müzakere turunun İsviçre’de yapılacak olması, ülkenin tarafsız diplomasi merkezi rolünü yeniden gündeme getirirken, Avrupa güvenliği açısından da kritik bir döneme işaret ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler