Connect with us

İsviçre

Basel’de Neden Bu Kadar Çok Polis İstifa Ediyor? – Rapor Yayınlandı

yazar

Published

on

Basel’de Polis İstifalarının Nedeni: Korku Kültürü ve Güven Eksikliği

İsviçre medyasında yer alan haberlere göre, Basel-Stadt Kanton Polisi’nde son dönemde yaşanan yoğun istifaların nedenlerini araştıran kapsamlı bir anketin sonuçları açıklandı. Cuma günü sunulan rapora göre, bazı polis birimlerinde „korku kültürü“ ve yönetime karşı ciddi bir güven eksikliği mevcut.

„Çalışanlar Arasında Kaynama Var“

Basel Üniversite“sinde Devlet ve İdare Hukuku Uzmanı Markus Schefer, anket sonuçlarını basına sunarken, polis teşkilatında „yorucu bir eylemcilik“ ve „dedikodu kazanı“nın hakim olduğunu belirtti. Schefer, polis komutanının talimatıyla gerçekleştirilen bu anketin amacının, son dönemdeki istifa dalgasının ve personel sıkıntısının nedenlerini ortaya çıkarmak olduğunu ifade etti. Ankete, yaklaşık 1000 çalışandan üçte biri katıldı.

Polis Komutanına Eleştiriler

Ankete katılan polisler, polis komutanını saygı duyulan bir figür olarak görmediklerini, daha çok bir arkadaş gibi algıladıklarını belirtti. Ayrıca, yönetim kurulu üyelerinden sadece birinin polis temel eğitimini tamamlamış olması ve saha hizmetinde bulunmuş olması eleştirildi. Bu durum, polis yönetiminin kabulünde „ciddi sorunlar“ yaratıyor, özellikle operasyonel görevlerde.

Schefer, polis teşkilatında bir kültür değişikliğinin gerekli olduğunu vurguladı.

Saha Hizmeti Büyük Sıkıntı Yaşıyor

Kanton Polisi’nin tüm birimleri eşit derecede etkilenmiyor. Özellikle saha hizmetinde çalışan polisler, yetersiz personel nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor. Bu birimde çalışan polisler, hafta sonları dahi çalışmak zorunda kaldıkları için boş zamanlarını planlayamamaktan şikayet ediyor. Yönetimin kararı olan yılda en az on planlanabilir hafta sonu verilmesi kararı ise uygulanamıyor.

Kadınlara Karşı Sert Tutum ve Yetersiz Maaş

Bazı polisler, yetersiz maaşlardan da şikayetçi. Maaşların, benzer kentsel ortamlardaki polis birimlerine göre ayarlanması gerektiği belirtiliyor. Ankete katılan kadın polisler, küçümseyici davranışlar karşısında sadece amirlerine başvurabildiklerini ve bunun önemli bir risk teşkil ettiğini dile getirdi. Kültürün „erkek egemen“ olduğu ve polis teşkilatında kadınlara karşı „sert bir tutum“ olduğu da raporda yer aldı.

Irkçılıkla Mücadelede Yapısal Adımlar

Irkçılık da anketin önemli bir konusuydu. Maghreb kökenli bazı genç erkeklerin şiddet yanlısı davranışları, stereotiplerin oluşmasına neden olabiliyor. Bu durumla başa çıkmak için çalışanların belirli sürelerle rotasyona tabi tutulması gerektiği belirtildi. Niedersachsen Polis Direktörü Claudia Puglisi, bu tür ihlallerin cezalandırılması için yapısal düzenlemelerin gerektiğini belirtti. Bu, danışmanlık kişileri gibi kurumsal düzenlemelerle sağlanmalıdır.

Puglisi, polisin temsil etmesi gereken değerlerin adalet, güvenilirlik ve saygı olduğunu belirterek şu ifadeyi kullandı: „Bu değerler içerde çiğnendiğinde, dışarıya bu değerleri temsil etmek zorunda olan insanlarda olumsuz etkiler yaratır.“

Bu sonuçlar, Basel-Stadt Kanton Polisi’nde köklü değişimlerin gerekliliğini ortaya koyuyor.

#Basel #Polis #İstifa #KorkuKültürü #GüvenEksikliği #PolisReformu #Cinsiyetçilik #Irkçılık #PersonelSıkıntısı #PolisKültürü #KadınHakları #isvicrehaberleri #isvicredetürkcehaberler #isvicredetürkbasin #isvicre #schweiz #suisse #svizzera #switzerland

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

İsviçreliler Tatilde Daha Temkinli Harcıyor: Lüks Seyahat Bütçeleri Geriliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yüksek bütçeli tatillere ayrılan harcamalarda dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Swiss Bankers tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, yıllık tatil harcamaları için 6 bin İsviçre Frangı’nın üzerinde bütçe ayıranların oranı son bir yılda önemli ölçüde geriledi.

Araştırmaya göre, tatil için yılda 6 bin franktan fazla harcama yapanların oranı yüzde 19’dan yüzde 11,9’a düştü. Buna karşılık orta gelir grubuna yönelik seyahat bütçelerinde artış görüldü.

Katılımcıların yüzde 41,9’u yıllık tatil harcamalarının 2 bin ile 4 bin frank arasında olduğunu belirtirken, bu oran geçen yıl yüzde 36,1 seviyesindeydi. Yıllık 4 bin ile 6 bin frank arasında harcama yapanların oranı da yüzde 17,3’ten yüzde 20,8’e yükseldi.

Araştırma, İsviçrelilerin seyahat etmekten vazgeçmediğini ancak bütçelerini daha dikkatli yönettiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri son 12 ay içerisinde üç veya daha fazla seyahat gerçekleştirdiğini ifade etti.

Yakın Destinasyonlar Tercih Ediliyor

Araştırmada küresel siyasi gelişmelerin seyahat tercihlerini etkilediği de görüldü. Katılımcıların yarısından fazlası Orta Doğu’ya seyahat etmek istemediğini belirtirken, yaklaşık dörtte biri Rusya, Ukrayna ve ABD’yi tercih etmeyeceğini ifade etti.

Güvenlik endişeleri ve artan maliyetler nedeniyle İsviçreliler son yıllarda daha yakın destinasyonlara yöneliyor. Ankete katılanların yüzde 36,9’u İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkelerinin kendileri için daha cazip hale geldiğini söyledi.

İsviçre ise yüzde 32,4 ile ikinci sırada yer alırken, Almanya ve Avusturya da tercih edilen yakın destinasyonlar arasında öne çıktı.

Uzmanlar, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki dönemde de İsviçrelilerin seyahat alışkanlıklarını şekillendirmeye devam edeceğini değerlendiriyor. #isviçre#schweiz#suisse#haber#urlaub

Continue Reading

İsviçre

Aile İçi Şiddet Yasası Genişliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre Ulusal Konseyi, aile içi şiddetle mücadelede önemli bir değişikliğe destek verdi. Kabul edilen öneriye göre, fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskı ve kontrol davranışlarının da açık şekilde suç kapsamına alınması hedefleniyor.

Yeni düzenleme, bir kişinin partnerini sürekli denetlemesi, telefonunu kontrol etmesi, arkadaşlarıyla görüşmesini engellemesi, kıyafetlerine karışması veya onu sosyal hayattan uzaklaştırması gibi davranışları kapsıyor.

Öneriyi sunan FDP milletvekili Jacqueline de Quattro, aile içi şiddetin çoğu zaman tokat veya darpla başlamadığını, önce baskı, korkutma ve kontrol yoluyla ortaya çıktığını söyledi. De Quattro’ya göre hakaret, aşağılama ve sosyal izolasyon da şiddetin önemli belirtileri arasında yer alıyor.

Parlamentoda yapılan görüşmelerde, özellikle çocukların bu tür baskıcı aile ortamlarından ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı. Destek veren milletvekilleri, mağdurların fiziksel şiddet başlamadan önce korunabilmesi için yasal boşluğun doldurulması gerektiğini savundu.

Federal Hükümet ise öneriye temkinli yaklaşıyor. Adalet Bakanı Beat Jans, psikolojik kontrolün ciddi bir sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, hangi davranışların suç sayılacağının belirlenmesinin hukuken zor olabileceğini ifade etti.

Öneri Ulusal Konsey’de 128 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşabilmesi için şimdi Eyaletler Konseyi’nin de onayı gerekiyor. #schweiz#suisse#isviçre

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Yaş Ayrımcılığına Karşı 25 Bin İmzalı Çağrı

yazar

Published

on

By

“Uzun Yaşamı Kutluyoruz Ama Yaşlıları Dışlıyoruz”

İsviçre’de yaş ayrımcılığına karşı mücadele eden Aktif Yaşlılar ve Emekliler Dernekleri Birliği (VASOS), 25 binden fazla imza toplayarak hazırladığı dilekçeyi Federal Parlamento’ya sundu. Girişim, yaşa dayalı ayrımcılığın önlenmesi için hükümet ve parlamentodan somut adımlar atılmasını talep ediyor.

VASOS Başkanı ve eski milletvekili Bea Heim, yaş ayrımcılığının yalnızca yaşlıları değil gençleri de etkileyen toplumsal bir sorun olduğunu belirterek, “İsviçre’de hiç kimse yaşı nedeniyle ayrımcılığa uğramamalı” dedi.

İş Hayatından Sağlık Sistemine Kadar Yaygın Bir Sorun

Dilekçede yaş ayrımcılığının iş yaşamı, sağlık hizmetleri, konut piyasası, toplu taşıma ve günlük yaşamın birçok alanında görüldüğüne dikkat çekiliyor.

Özellikle 55 yaş üzerindeki çalışanların iş piyasasında dezavantajlı konuma düşmesi önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. İsviçre’de yapılan araştırmalara göre insan kaynakları yöneticilerinin büyük bölümü, ileri yaştaki çalışanların işe alım ve kariyer süreçlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını gözlemliyor.

Uzmanlara göre yaşlı bireylerin yalnızca yaşları üzerinden değerlendirilmesi, sahip oldukları bilgi, deneyim ve toplumsal katkıların göz ardı edilmesine yol açıyor.

Sağlık Alanında da Endişeler Var

VASOS, yaş ayrımcılığının sağlık sisteminde de etkili olduğunu savunuyor. Bazı durumlarda ileri yaştaki hastaların ihtiyaç duydukları tedavilere erişimde zorluk yaşayabildiği veya yanlış ilaç kullanımına maruz kalabildiği belirtiliyor.

Dernek, yaşlı bireylerin sağlık hizmetlerinde eşit muamele görmesini sağlayacak önlemlerin güçlendirilmesini istiyor.

Federal Düzeyde Yeni Düzenleme Talebi

Dilekçede federal hükümetten şu adımlar talep ediliyor:

* Yaş ayrımcılığına karşı özel yasal korumaların güçlendirilmesi
* Ulusal eylem planı hazırlanması
* Federal düzeyde uzman bir koordinasyon birimi kurulması
* Kamuoyunda farkındalık kampanyalarının artırılması
* Ayrımcı dil kullanımına karşı rehberler hazırlanması

VASOS, yaş ayrımcılığının yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda ekonomik kayıplara da yol açtığını vurguluyor. Derneğe göre yaşlıların bilgi ve deneyimlerinden yeterince yararlanılmaması, toplumun önemli bir potansiyeli kaybetmesi anlamına geliyor.

Gençler de Ayrımcılıktan Etkileniyor

Bea Heim, yaş ayrımcılığının sadece yaşlıları hedef almadığını belirtiyor. Gençlerin de sıklıkla “tecrübesiz” görülerek ciddiye alınmadığını ifade eden Heim, bu nedenle bazı gençlik örgütlerinin de kampanyaya destek verdiğini söyledi.

Uzmanlara göre mesele nesiller arası bir çatışmadan çok, farklı yaş gruplarının birbirine karşı konumlandırılması ve kalıplaşmış önyargılarla değerlendirilmesi sorunu olarak görülüyor.

25 binden fazla kişinin destek verdiği dilekçenin ardından gözler şimdi Federal Hükümet ve Parlamento’nun atacağı adımlara çevrildi. #Schweiz#suisse#haber#isviçre

Continue Reading

Trendler