İsviçre
Avrupa Parlamentosu Şok Bir Kararla Amalgam Kullanımını Tamamen Yasaklıyor
Cemil Baysal.- Avrupa Parlamentosu, diş hekimleri tarafından tercih edilen restoratif malzeme olan amalgamın 2025 yılından itibaren tamamen yasaklanacağını duyurdu. Amalgam, diş bakımının altın standardı olarak kabul edilen bir malzeme olmasına rağmen, son yıllarda çeşitli devlet düzenlemeleri ve çevre endişeleri nedeniyle popülerliğini yitirmiştir. Bu beklenmedik karar, özellikle amalgama ağırlık veren diş profesyonelleri ve kuruluşlar arasında şok etkisi yarattı.
Diş amalgamının içeriğindeki yüksek civa oranı, civa kirliliğine ve ekosistemlere çevresel tehdit oluşturduğu için, Minamata Cıva Sözleşmesi doğrultusunda sıkı düzenlemelere tabi tutulmuştur. AB’de 2018’den beri hamile veya emziren kadınlara ve 15 yaş altındaki çocuklara amalgam kullanımı zaten yasakken, Filipinler’de diş hekimleri geçen yıldan beri amalgamı restoratif malzeme olarak kullanamamakta.
Diş amalgamının çevresel ve sağlık riskleri nedeniyle Minamata Cıva Sözleşmesi kapsamında alınan sıkı önlemler, Avrupa Parlamentosu’nun şimdi tam bir yasak getirmesiyle doruk noktasına ulaşmıştır. Bu kararın ardında, amalgamın içeriğindeki yaklaşık %50 cıva oranının çevresel kirliliğe büyük katkıda bulunduğu ve ekosistemlere ciddi bir çevresel tehdit oluşturduğu gerçeği yatmakta.
İngiltere’deki diş hizmetleri, bu yasağın etkileriyle baş etmekte zorlanabilir. İngiliz Diş Hekimleri Birliği (BDA), amalgamın NHS tarafından kalıcı dolgular için en yaygın kullanılan malzeme olduğunu ve amalgamın tüm prosedürlerin yaklaşık üçte birinde kullanıldığını belirtirken, bu yasağın İngiltere’nin diş hizmetlerini büyük ölçüde etkilemesi bekleniyor. Özellikle, AB’nin amalgam yasağının tedarik zinciri sorunlarına yol açması, Kuzey İrlanda gibi en fazla dolgulu dişlere sahip bölgeleri etkileyebilir.
BDA, amalgamın hızlı bir şekilde yasaklanmasını desteklese de, bu adımı „mümkün olmayan ve savunulamaz“ olarak nitelendiriyor. BDA, „Diş amalgamı, 150 yıldır restoratif bir malzeme olarak kullanılmakta ve kapsamlı bir şekilde incelenmektedir. Güvenliği ve dayanıklılığı iyi belirlenmiştir ve çeşitli klinik durumlar için hala en uygun malzemedir.“ dedi.
Alternatif malzemelerin maliyeti ve uygulama süreleri, diş hekimliği uygulamaları için yeni zorluklar getirebilir. BDA Başkanı Dr. Eddie Crouch, „Alternatif malzemeler rekabet edemediğinde, bu, zaten uçurumun kenarındaki uygulamalara yeni maliyetler ve belirsizlikler ekleyecektir.“ dedi. Crouch’a göre, amalgamın yasaklanması, diş çürüklerinin tedavisinde önemli bir aracın kaybedilmesi anlamına gelecek ve bu, „NHS diş hekimliğinin belini kırabilecek bir damla olabilir.‘

Amalgam içermeyen restoratif malzemeler arasında cam hibrit malzemeler ve yüksek viskoziteli cam iyonomer çimentolar bulunmaktadır. Prof. Falk Schwendicke, „Amalgamın yerini alacak tek bir malzeme yok; bunun yerine, farklı özelliklere sahip bir dizi malzeme mevcut ve diş hekimleri, hangi malzemenin hangi duruma en iyi uyduğuna dair bilinçli tercihler yapmak zorundadır.“ diyerek, diş teknolojisinin gelecekte daha gelişmiş malzemelere yol açabileceğini öne sürdü.
Almanca, Fransızca, İtalyanca okumak için alttaki Linke tıkla :
Gündem
Alman Gazeteciye Kelepce Tepki Çekti
İsviçre’nin Luzern kantonunda düzenlenen bir iklim protestosunda görev yapan bir gazetecinin polis tarafından kelepçelenmesi ve hakkında işlem başlatılması ülkede basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Kriens kentindeki bir akaryakıt istasyonunda geçen perşembe günü gerçekleştirilen iklim protestosunu takip eden Alman gazeteci ve fotoğrafçı Raimond Lüppken, olay sırasında Luzern Polisi tarafından gözaltına alınarak kelepçelendi. Lüppken hakkında ayrıca “görevi engelleme” suçlamasıyla savcılığa bildirim yapıldı.
Olay anında bir haber ajansı adına görev yaptığını belirten Lüppken, yalnızca gazetecilik faaliyetini yürüttüğünü söyledi. Polis memurlarının kendisine fotoğraf çekemeyeceğini söylediğini aktaran Lüppken, “Ben gazeteciyim ve yasal haklarımı biliyorum. Elbette çekim yapabilirim dedim. Diyalog kurmaya çalıştım ancak mümkün olmadı” ifadelerini kullandı.
Yaşananların ardından büyük şaşkınlık ve şok yaşadığını dile getiren gazeteci, buna rağmen gelecekteki protestoları takip etmekten çekinmeyeceğini belirtti.
Olay, İsviçre Gazeteciler Birliği Impressum’un da tepkisini çekti. Birliğin eş genel müdürü ve hukuk danışmanı Michael Burkard, yaşananları “son derece sıra dışı” olarak değerlendirdi. Burkard, “Bir gazetecinin yalnızca görüntü aldığı için kelepçelenmesine daha önce hiç tanık olmadım” dedi.
Impressum, olayın aydınlatılması için resmi şikâyette bulunacaklarını açıklarken, polis teşkilatlarıyla gazeteciler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Luzern Kantonu Polisi ise uygulanan müdahaleyi “görevi engelleme” gerekçesiyle savundu. Polis sözcüsü Yanik Probst, iki kişinin polis talimatlarına uymadığı için geçici olarak kelepçelendiğini açıkladı.
Polisin verdiği bilgiye göre, protesto sırasında aktivistlerin akaryakıt almak isteyen müşterileri engellediği ve görüntü kaydı yaptığı yönünde ihbar alındı. Bazı eylemcilerin pasif direniş gösterdiği ve benzin pompalarının bulunduğu alandan taşınarak uzaklaştırıldığı belirtildi.
Kimlik kontrolleri ve işlemlerin tamamlanmasının ardından toplam sekiz kişinin olay yerinden uzaklaştırıldığı bildirildi. Gazeteci Raimond Lüppken ile birlikte bir kişi daha “görevi engelleme” suçlamasıyla savcılığa sevk edildi.
Gündem
İsviçre, Tütün ve Nikotin Ürünleriyle Mücadelede Avrupa’nın Dibinde
Zirvede İrlanda, İngiltere ve Hollanda Var
İsviçre, Avrupa’da tütün ve nikotin ürünleriyle mücadelede sınıfta kaldı. Avrupa genelinde değerlendirilen 37 ülke arasında İsviçre, Bosna-Hersek’in hemen önünde sondan ikinci sırada yer aldı.
İsviçre Tütün Önleme Çalışma Grubu’nun yayımladığı rapora göre ülke; reklam yasakları, yeni nesil nikotin ürünlerinin denetimi, önleme politikaları ve tütün endüstrisinin siyasi etkisinin sınırlandırılması konularında ciddi eksikler taşıyor.
Raporda ayrıca İsviçre’nin, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tütün kullanımının azaltılmasına yönelik çerçeve sözleşmesini hâlâ onaylamayan tek Avrupa ülkesi olduğuna dikkat çekildi.
Listenin ilk üç sırasında ise İrlanda, Birleşik Krallık ve Hollanda yer aldı. İsviçre’nin; Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleriyle aynı grupta değerlendirilmesi dikkat çekti.
Uzmanlar, son yıllarda bazı düzenlemeler yapılmasına rağmen İsviçre’de hâlâ tütün endüstrisi lehine ciddi yasal boşluklar bulunduğunu belirtti. Özellikle gençleri hedef alan yeni nesil nikotin ürünlerine yönelik denetimlerin yetersiz olduğu ifade edildi.
İsviçre Tütün Önleme Çalışma Grubu, ortaya çıkan tabloyu “açık bir siyasi alarm sinyali” olarak değerlendirdi. Kurum; kapsamlı reklam yasağı, yeni nikotin ürünlerine daha sıkı denetim, fiyat artışları ve önleme çalışmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Gündem
Bern’de Sahte Polis ve Sahte Bankacı Dolandırıcılığı: 16 Bin Frank Çaldılar
İsviçre’nin Bern kantonunda son haftalarda artan telefon dolandırıcılığı vakaları polisi alarma geçirdi. Özellikle kantonun Fransızca konuşulan bölgelerinde faaliyet gösteren dolandırıcılar, kendilerini polis ve banka görevlisi olarak tanıtarak vatandaşlardan para ve banka bilgileri topladı.
Bern Kantonu Polisi’nin açıklamasına göre mayıs ayının başından bu yana toplam 24 dolandırıcılık girişimi bildirildi. Beş vakada ise dolandırıcılar başarılı oldu ve toplam yaklaşık 16 bin 500 İsviçre frangı ele geçirildi.
Vakaların birinde sahte bir banka görevlisi, mağduru telefonla arayarak banka kartında sorun olduğunu söyledi. Görüşme sırasında mağdurun PIN kodunu öğrenen dolandırıcılar, kısa süre sonra eve sahte polis kimliğiyle bir kişiyi göndererek banka kartını teslim aldı.
Kartın ele geçirilmesinin ardından mağdurun hesabından yaklaşık 10 bin frank çekildiği bildirildi.
İsviçre’de daha önce ortaya çıkarılan benzer “sahte polis” dolandırıcılığı vakalarında farklı ülke vatandaşlarının adı geçmişti. İsviçre basınındaki bazı haberlere göre Vaud kantonunda yakalanan bazı şüphelilerin Fransız vatandaşı olduğu, Zürih merkezli başka bir operasyonda ise Nijerya bağlantılı kişilerin gözaltına alındığı belirtilmişti. Ancak Bern’deki son olayla ilgili şüphelilerin uyrukları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bern Polisi olaylarla ilgili soruşturma başlatırken, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yetkililer; PIN kodu, şifre ve banka bilgileri gibi kişisel verilerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca para, banka kartı veya değerli eşyaların tanınmayan kişilere teslim edilmemesi çağrısı yapıldı.
Polis, özellikle panik yaratmaya çalışan telefon görüşmelerine karşı dikkatli olunmasını isterken, şüpheli durumlarda görüşmenin hemen sonlandırılması ve doğrudan polise haber verilmesi gerektiğini açıkladı.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


