Connect with us

İsviçre

ADAM EVİNE ALDIĞI UKRAYNALI GÖÇMEN KADINLA KAÇMA PLANI YAPARKEN KARISIYLA MAHKEMELİK OLDU

yazar

Published

on

Okuma Süresi: 4 dakika

Aargau, İsviçre – Şubat 2023’te Bremgarten Bölge Mahkemesi’nde görülen davada, bir Aargau’lu Adam Ukrayna’dan gelen bir göçmen kadınla kaçma planı yapması, karısıyla büyük bir kavganın patlak vermesine ve sonunda polis müdahalesine yol açtı. Olay, yerel basın tarafından ayrıntılı bir şekilde ele alındı.

Olayın Başlangıcı

Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından, Aargaulu bir adam, Ukraynalı göçmen aileleri evlerine kabul etmeye karar verdi. Yüzlerce gönüllü İsviçreli aile benzer davranışta bulundu. Gelenlerin neredeyse tümü kadındı. Eşinin onayı olmadan belediye ile bir sözleşme imzalayarak ilk Ukraynalı aileyi evlerine kabul etti. Bu aile kısa süre içinde başka bir yere taşındı. Ancak, evlerine yerleşen yeni Ukraynalı kadın, adamın eşi arasında ciddi sorunlara neden oldu.

Eşi, kocasının Ukraynalı kadınla sıkca uzun vakit geçirmeye başladığı ve sıklıkla içki içtiklerini belirtirken, kocasının bir gün telefonda Ukraynalı kadının büyük aşkı olduğunu ve kızları için daha iyi bir anne olacağını söylediğini ifade etti.

Kaçma Planı ve Kavga

Adam, evdeki eşini gözden çıkarmıştı. Ukraynalı kadınla kaçma planları yaparak yeni bir yaşama başlamayı planladı. Eşi eve döndüğünde, kocasının ve sevgilisinin eşyalarını topladığını ve kızıyla birlikte ayrılmak üzere olduğunu gördü. Bu durum, evde büyük bir kavganın patlak vermesine neden oldu. Eşinin kardeşi de olayın içine dahil oldu ve kızı, amcasının silahlı olduğunu belirterek polisi aradı.

Polisler olay yerine geldiğinde, eşi saldırgan bir köpeği evin içine almak istedi, ancak polis memurları bunu reddetti. Eşi, polislerin talimatlarına karşı çıktı ve zorla polis aracına götürüldü. Eşinin polis memurlarına karşı tehditlerde bulunduğu ve karşı koyduğu iddiaları mahkemeye taşındı.

Polis Müdahalesi ve Yargı Süreci

Savcılık, kadının kocası hakkında polis memurlarına karşı şiddet ve tehdit suçlamalarıyla 90 gün karşılıksız para cezası talep etti. Adam, bu suçlamaları reddetti ve polis memurlarını tehdit etmediğini, yalnızca “Tanrı büyüktür ve doğa da öyledir” şeklinde ifadeler kullandığını öne sürdü. Ayrıca, polis memurları ve eşinin ifadelerinin tutarsız olduğunu belirtti.

Mahkeme, polislerin profesyonel olduğunu ve böyle söylemlere alışkın olduklarını belirterek adamı beraat ettirdi. Yargıç, eşinin „Tanrı“ veya „doğa“ gibi kavramları kullanmasının tehdit olarak değerlendirilemeyeceğine ve eylemin şiddet olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti.

Sonuç

Dava sonucunda, koca geri döndü ve kızı özür diledi. Eşinin beraat etmesi, olayın ardından yaşanan duygusal yükü biraz olsun hafifletti. Eşinin ve kocasının, yeniden bir araya gelerek yeni bir sayfa açtıkları bildirildi.

#Aargau #Ukrayna #GöçmenKadın #KaçmaPlanı #PolisMüdahalesi #MahkemeKararı #AargauerZeitung #isviçre #schweiz #suisse #svizzera #haber #switzerland #

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Çocuk Bakımında Eşitsizlik: Zengin Aileler Kreş Hizmetlerinden Daha Fazla Yararlanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuk bakımına ilişkin açıklanan güncel veriler, ailelerin ekonomik durumunun bakım hizmetlerine erişimde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koydu. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı verilere göre, ülkede 13 yaş altındaki çocukların yüzde 68’i aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanıyor.

Kreş ve okul dışı bakım hizmetlerine talep artıyor

2024 yılı itibarıyla çocukların yüzde 42’si kreş, etüt (hort) veya benzeri okul destekli bakım kurumlarına devam ediyor. Bu oran, 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Bakım sürelerine bakıldığında, çocukların yüzde 47’si haftada en fazla 9 saat, yüzde 39’u 10 ila 29 saat arasında, yüzde 13’ten fazlası ise haftada 30 saat ve üzeri bakım hizmeti alıyor. Ortalama bakım süresi haftalık yaklaşık 15 saat olarak hesaplanıyor.

Aile içi bakım hâlâ güçlü

Kurumsal bakımın yanı sıra aile içi destek de İsviçre’de önemli bir yer tutuyor. 2024 yılında çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez büyükanne veya büyükbaba tarafından bakıldı. Dört yaş altındaki çocuklarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkıyor.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalarda İsviçre, küçük çocukların aile bireyleri tarafından bakımı konusunda ilk sırada yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.

Kurumsal bakımda Avrupa ortalamasının gerisinde

Aile içi bakımda öne çıkan İsviçre, kreş ve benzeri kurumsal bakım hizmetlerinde Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Bu durum, ülkede çocuk bakım sisteminin büyük ölçüde aile desteğine dayandığını gösteriyor.

Gelir düzeyi belirleyici faktör

Veriler, çocuk bakım hizmetlerine erişimde gelir düzeyinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

En yüksek gelir grubundaki ailelerin yaklaşık yüzde 84’ü çocuklarını kreş ve benzeri kurumlara gönderirken, en düşük gelir grubunda bu oran yüzde 48’de kalıyor. Bu fark, bakım hizmetlerine erişimde ekonomik eşitsizliğin belirgin olduğunu gösteriyor.

Göçmen ailelerde kullanım daha düşük

Ayrıca ailelerin kökenine göre de farklılıklar dikkat çekiyor. İsviçreli ailelerin yaklaşık yüzde 72’si aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanırken, yabancı kökenli ailelerde bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor.

Uzmanlara göre bu tablo, İsviçre’de çocuk bakım sisteminde hem ekonomik hem de sosyal eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, sosyal politika açısından öncelikli konular arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Gündem

Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.

Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.

Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.

Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Twint için kamu modeli tartışması gündemde

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaygın kullanılan mobil ödeme sistemi Twint, artan kullanım oranı ve ücret politikaları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti. 2025 yılında yaklaşık 901 milyon işlemin gerçekleştirildiği platformun 6 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştığı bildirildi.

Twint’in hissedarları arasında UBS, Raiffeisen, PostFinance, Zürih Kantonal Bankası (ZKB) ve Banque Cantonale Vaudoise’nin yanı sıra finansal altyapı sağlayıcıları SIX ve Worldline yer alıyor. Sistemin özel sektör tarafından işletilmesine rağmen, dijital ödeme hizmetlerinin kamusal niteliği tartışma konusu olmaya başladı.

Cenevre kantonundan Sosyal Demokrat Partili (SP) Senatör Carlo Sommaruga, Federal Hükümet’e sunduğu önergeyle Twint’in kamu kontrolüne alınmasına yönelik bir strateji hazırlanmasını talep etti. Sommaruga, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) nakit parayı kamu hizmeti olarak ücretsiz sunmasını örnek göstererek, dijital ödeme altyapısının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, Twint’in uyguladığı işlem ücretlerinin düşük tutarlı ödemelerde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtiyor. İşletmeler, büyük perakende zincirlerinin daha düşük komisyon oranlarıyla işlem yapabildiğini, bunun da rekabet açısından eşitsizlik yarattığını savunuyor.

Söz konusu öneride, Twint’in kamu hizmeti kapsamına alınarak daha düşük maliyetli ve erişilebilir bir ödeme sistemi haline getirilmesi öngörülüyor. Uluslararası örnekler arasında İsveç, Norveç ve Singapur’da kamu ile finans sektörü iş birliğiyle geliştirilen dijital ödeme altyapıları gösteriliyor.

Öte yandan, öneri siyasi çevrelerde farklı görüşlere yol açtı. Merkez sağ partilerden bazı temsilciler, Twint’in mevcut yapısıyla başarılı bir özel sektör girişimi olduğunu ve devlet müdahalesinin piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Twint’e ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde Federal Meclis gündeminde daha geniş kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Continue Reading

Trendler