Connect with us

İsviçre

Zürich’te Yalnız Yaşayan Kadının Direnişi: Altı Odalı Evinden Çıkmayı Reddetti

yazar

Published

on

Zürich, uygun fiyatlı konut bulmanın zor olduğu bir şehir olarak biliniyor. Bu durum, şehir yetkililerini kira konutlarında daha sıkı kurallar koymaya yönlendirdi. Ancak son gelişmelerde, bu kurallara karşı çıkan bir kadının hikayesi gündeme oturdu.

Zürich’te altı odalı bir evde yalnız yaşayan bir kadın, şehrin yeni kiralama kurallarına itiraz ederek evinden çıkmayı reddetti. Yüksek Mahkeme, kadının lehine karar verdi.

Şehrin kira konutlarındaki değişiklikler, konutlardaki kişi sayısının odaların sayısıyla dengelenmesini gerektiriyor. Ancak bu kadın, altı odalı evinde tek başına yaşadığı için bu kurallara uymuyor.

Bu durum, kadının hukuki mücadelesiyle sonuçlandı. Yüksek Mahkeme, kadının mevcut konutunda kalma hakkını onayladı. Bu karar, Zürich’teki konut kiralama politikaları ve kiracı haklarıyla ilgili daha geniş tartışmalara yol açabilir.

Kadının duruşu, Zürich’teki konut kriziyle mücadelede bir dönüm noktası olabilir. Şehir yetkilileri ve yerel hukuk otoriteleri, kira konutlarında daha adil ve sürdürülebilir çözümler bulmak için bu tür vakalara daha duyarlı hale gelmek zorunda kalabilirler.

29 yıl önce bu konuta taşınan kadın, eşinin ölümünden sonra yalnız yaşamaya başladı. Ancak 2019’da yürürlüğe giren yeni kiralama yönetmeliği kriterleri değişti. Kadının daha az odalı bir ev araması gerekiyor.

Yüksek Mahkeme’nin kararıyla, kadının evinden çıkarılamayacak. Mahkeme, sözleşmenin sonradan değiştirilemeyeceğine hükmetti ve bu da kadının lehine bir dönüm noktası oldu.

Ancak bu sadece bir kişinin hikayesi değil. Zürich’te yaşayanlar arasında kira sözleşmelerinin değiştirilmesine karşı çıkanlar var. Mahkeme, bazı kuralların sonradan değiştirilmesinin kabul edilemez olduğunu ve kiracıların mevcut sözleşmelerinin temel müdahalelere maruz kalmaması gerektiğini belirtti.

Zürich Şehri ise bu karara karşı çıkıyor. Şehir yetkilileri, kira sözleşmelerinin değiştirilmesinin meşru nedenlere dayandığını savunuyor ve Federal Mahkeme’ye başvuracaklarını açıkladılar.

Bu kararın ardından Zürich’teki kira konutlarındaki diğer kiracılar da soluğu mahkemede alabilirler. Ancak şimdilik, bu kadının hikayesi, kiralama kurallarına meydan okuyanların cesaretini ve hukuki mücadelelerinin sonuçlarını gösteriyor.

Zürih Gayrimenkuller Şehri Sözcüsü Kornel Ringli, „Tagesanzeiger“ gazetesine yaptığı açıklamada, Federal Mahkeme’nin kararını bekleyeceklerini ve eski sözleşmelerin kontrol edilmeyeceğini belirtti. Bu süreç, kiralama düzenlemeleri üzerindeki tartışmaların daha da yoğunlaşmasına neden olabilir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Klaus-Michael Kühne Hayatını Kaybetti: Milyarlarca Euroluk Serveti Kime Kalacak?

yazar

Published

on

By

Dünya lojistik sektörünün önde gelen isimlerinden Alman milyarder Klaus-Michael Kühne, uzun süren bir hastalığın ardından İsviçre’de 89 yaşında hayatını kaybetti.

Kühne, dedesinin kurucuları arasında bulunduğu Kühne + Nagel’i dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden biri hâline getiren isim olarak tanınıyordu. Halka açık şirketin en büyük hissedarı, Kühne’nin kontrolündeki Kühne Holding’di.

Almanya’nın en varlıklı iş insanları arasında gösterilen Kühne’nin servetine ilişkin farklı tahminler bulunuyor. Bazı kaynaklar mal varlığını yaklaşık 23 milyar euro, bazıları ise 38–40 milyar euro olarak hesaplıyor.

Çocuğu yoktu, eşi hayatta

Klaus-Michael Kühne ile eşi Christine Kühne’nin çocukları bulunmuyordu. Ancak bu durum, Kühne’nin doğrudan mirasçısının olmadığı anlamına gelmiyor. Eşi Christine Kühne, yasal mirasçı konumunda bulunuyor.

Özel mirasın nasıl paylaşılacağına ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklanmadı. Bununla birlikte Kühne, şirket hisselerinin ve ekonomik varlıklarının geleceğini yıllar önce planlamıştı.

Alman basınında yer alan bilgilere göre milyarlarca euroluk ekonomik mirasın merkezinde, İsviçre’de faaliyet gösteren Kühne Vakfı bulunuyor.

Servetin önemli bölümü vakfa aktarılacak

Kühne ailesi tarafından 1976 yılında kurulan Kühne Vakfı’nın merkezi, Schwyz kantonuna bağlı Schindellegi’de bulunuyor.

Kühne’nin planlamasına göre şirket hisselerinin ve ekonomik varlıklarının önemli bölümü vakfın yönetimine geçecek. Böylece şirketlerdeki hisselerin parçalanması önlenirken, bu varlıklardan elde edilen gelirler kamu yararına çalışan projelerde kullanılacak.

Yaklaşık 800 kişinin görev yaptığı vakıf; lojistik, tıp, iklim ve kültür alanlarında çeşitli programlar yürütüyor. Kühne’nin vefatının ardından bu çalışmaların aynı şekilde devam edeceği açıklandı.

Schwyz’de veraset vergisi yok

Miras tartışmalarının dikkat çeken bir başka yönünü ise vergi konusu oluşturuyor. Kühne, 1975 yılında Almanya’dan ayrılarak İsviçre’ye yerleşmiş ve uzun yıllardır Schindellegi’de yaşamıştı.

Schwyz, İsviçre’de veraset ve bağış vergisi uygulamayan iki kantondan biri. Bu nedenle Kühne’nin son ikametgâhının Schwyz’de bulunması, mirasın vergilendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Ancak servetin tamamının hiçbir vergi veya başka mali yükümlülük oluşmadan vakfa aktarılacağını kesin olarak söylemek mümkün değil. Bunun belirlenebilmesi için vasiyetname, miras sözleşmesi ve mal varlığının hangi şirketler üzerinden tutulduğu gibi hukuki ayrıntıların bilinmesi gerekiyor.

Kühne’nin Almanya’da yaşamaya devam etmesi durumunda Alman devletinin milyarlarca euro veraset vergisi alacağı yönündeki değerlendirmeler de kesinleşmiş bir hesaplamaya değil, varsayımlara dayanıyor.

Kısacası Kühne’nin özel mirasının ayrıntıları henüz açıklanmadı. Ancak şirket hisseleriyle ekonomik varlıklarının önemli bölümünün İsviçre merkezli Kühne Vakfı çatısı altında korunması ve vakfın kamu yararına yürüttüğü çalışmalarda kullanılması bekleniyor.

#KlausMichaelKühne#Almanya#İsviçre#schweiz#schwyz

Continue Reading

Gündem

Aarau’daki Rave Saldırısında 43 Yaşındaki İsviçreli Şüpheli Yakalandı: 1 Ölü, 5 Yaralı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonuna bağlı Aarau kentinde düzenlenen bir rave etkinliğinin ardından açılan ateş sonucu bir kişi hayatını kaybetti, beş kişi yaralandı. Polis, saldırıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen 43 yaşındaki İsviçre vatandaşını yakaladı.

Olay, 30 Ağustos Pazar günü saat 02.30 sıralarında Aarau’nun Schachen bölgesindeki at yarışları alanında meydana geldi. Etkinliğin sona ermesinin ardından ziyaretçiler bölgeden ayrılırken bir grup insana ateş açıldı.

Saldırıda 22 yaşındaki İtalyan kadın, olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Dört İsviçre vatandaşı ile bir Alman vatandaşı da hafif ila ağır derecede yaralanarak hastanelere kaldırıldı.

Aargau Kanton Polisi, geniş çaplı arama çalışmaları kapsamında 43 yaşındaki İsviçreli şüphelinin pazartesi günü saat 01.00 sıralarında durdurularak “kuvvetli suç şüphesi” üzerine gözaltına alındığını açıkladı. Şüphelinin nerede yakalandığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Polisin mevcut değerlendirmesine göre saldırının tek bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği düşünülüyor. Ancak olayın kesin seyri, saldırının arka planı ve muhtemel nedeni henüz bilinmiyor.

Aynı gece rave alanına yakın bir karavan yerleşiminde de silah sesleri duyulduğu ve bir araca kurşun isabet ettiği bildirildi. Buradaki olayda yaralanan olmadı. Her iki noktadaki silahlı olayın birbiriyle bağlantılı olup olmadığı da soruşturma kapsamında araştırılıyor.

Fedpol ile farklı kantonlardan ve komşu ülkelerden güvenlik birimleri de soruşturmaya destek verdi. Polis, olay anına ait fotoğraf veya video kaydı bulunan kişilerin görüntüleri yetkililere ulaştırmasını istedi.

#İsviçre#Aarau#Aargau#Schweiz#haber

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Kadın-Erkek Ücret Farkı Azaldı: Kadınlar Hâlâ Yüzde 15,7 Daha Az Kazanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de kadınlarla erkekler arasındaki ücret farkı son yıllarda azalmaya devam etse de hâlâ belirgin düzeyde bulunuyor. Federal İstatistik Dairesinin (BFS) 2024 verilerine göre kadınlar, erkeklerden ortalama yüzde 15,7 daha az kazanıyor.

Tam zamanlı çalışmaya göre hesaplanan standart brüt aylık ücret erkeklerde ortalama 8.699 frank, kadınlarda ise 7.335 frank olarak belirlendi.

Ücret farkı 2018’de yüzde 19, 2020’de yüzde 18 ve 2022’de yüzde 16,2 düzeyindeydi. Böylece farkın uzun vadede kademeli olarak azaldığı görüldü.

Özel sektörde fark daha yüksek

Özel sektörde erkeklerin standart brüt aylık ücreti ortalama 8.588 frank, kadınlarınki ise 7.114 frank oldu. Aradaki fark 2022’deki yüzde 17,5 seviyesinden 2024’te yüzde 17,2’ye geriledi.

Kamuda ise erkekler ortalama 9.417 frank, kadınlar 8.213 frank kazandı. Kamu sektöründeki ücret farkı 2022’de yüzde 13,8 iken 2024’te yüzde 12,8’e düştü.

Sektörler arasında önemli farklılıklar bulunuyor. Kadın-erkek ücret farkı:

* Konaklama ve gastronomi sektöründe yaklaşık yüzde 8,
* Perakende ve makine sanayisinde yaklaşık yüzde 17,
* Bankacılık ve sigortacılık sektöründe ise yaklaşık yüzde 31 olarak hesaplandı.

Açıklanamayan fark aylık 640 frank

Ücret farkının bir bölümü eğitim düzeyi, mesleki deneyim, görev alanı, hizmet süresi ve yöneticilik pozisyonu gibi yapısal etkenlerle açıklanabiliyor.

Ancak benzer niteliklere ve mesleki profile sahip kadınlarla erkekler karşılaştırıldığında yüzde 6,5 oranında “açıklanamayan ücret farkı” kalıyor. Bu fark kadınlar açısından ayda ortalama 640 franklık brüt ücret kaybına karşılık geliyor. 2022’de açıklanamayan fark yüzde 7 ve 657 frank seviyesindeydi.

Özel sektörde açıklanamayan fark yüzde 6,7, kamu sektöründe ise yüzde 5,9 olarak belirlendi. Bankacılık ve sigortacılık sektöründe aylık açıklanamayan fark 1.506 franka kadar yükseldi.

BFS’nin kullandığı “açıklanamayan” ifadesi, mevcut istatistiksel modelde dikkate alınan özelliklerle izah edilemeyen bölümü tanımlıyor; farkın tamamının doğrudan ücret ayrımcılığından kaynaklandığını tek başına kanıtlamıyor.

Yöneticilerde ve küçük şirketlerde fark büyüyor

Üst düzey yönetici pozisyonlarında açıklanamayan ücret farkı yüzde 12,4’e ulaşırken, yöneticilik görevi bulunmayan çalışanlarda yüzde 6,1 olarak hesaplandı.

20’den az çalışanı bulunan küçük işletmelerde fark yüzde 8,6, en az 1.000 kişinin çalıştığı büyük şirketlerde ise yüzde 5,8 oldu.

Yaş ilerledikçe farkın arttığı da görüldü. Açıklanamayan ücret farkı 30 yaşın altındaki kadınlarda yüzde 2,2 iken, 50 yaşın üzerindekilerde yüzde 8,3’e yükseldi.

Medeni duruma göre yapılan incelemede fark bekâr çalışanlarda yüzde 2,7, evlilerde ise yüzde 8,1 olarak hesaplandı. BFS, medeni durum ve aile yapısı gibi unsurların farkı tarif etmekte kullanılabileceğini ancak ücret eşitsizliğini haklı göstermeyeceğini vurguladı.

#İsviçre#schweiz#bern#basel#zürich

Continue Reading
Advertisement

Trendler