İsviçre
İsviçre’de dikkat çeken trafik gerçeği: Bisiklet size çarpsa bile faturanın bir kısmı size çıkabilir
İsviçre’de trafik kazalarına ilişkin hukuk sistemi, özellikle otomobil sürücüleri açısından şaşırtıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mevzuata göre bir bisikletli tamamen hatalı olsa bile, araç sahibi çoğu durumda maddi zararın bir bölümünü karşılamak zorunda kalıyor. Bunun temelinde ise “tehlike sorumluluğu” (Gefährdungshaftung) ilkesi yer alıyor.
Binlerce kaza, tartışmalı sorumluluk dağılımı
Bundesamt für Strassen Astra verilerine göre, 2025 yılında İsviçre genelinde otomobiller ile bisiklet veya e-bisikletler arasında 2.347 kaza meydana geldi. Bu kazaların %70’inden fazlasında otomobil sürücüleri ana sorumlu olarak değerlendirildi.
Ancak birçok sürücü, bu değerlendirmelerin her zaman gerçek kusur durumunu yansıtmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, İsviçre hukukunun klasik “kusur” anlayışından farklı olarak risk temelli bir sorumluluk sistemi benimsemesi.
Tehlike sorumluluğu nedir?
İsviçre trafik hukukuna göre otomobiller, doğası gereği potansiyel olarak tehlikeli araçlar kabul edilir. Bu nedenle araç sahipleri:
- Kusurları olmasa bile sorumluluğa dahil edilir
- Araç hareket halinde olmasa dahi (örneğin kırmızı ışıkta beklerken) yükümlülük doğabilir
- Sadece araç kullanımı bile “risk” oluşturduğu için mali sorumluluk paylaşılır
Uzmanlara göre bu ilke, “kim daha tehlikeli bir araç kullanıyorsa, daha fazla sorumluluk taşır” mantığına dayanıyor.
En çok tartışılan durum: %100 bisiklet hatası
Bu sistemin en çok eleştirilen yönü şu senaryoda ortaya çıkıyor:
👉 Bisikletli tamamen hatalı olsa bile araç sahibi ödeme yapabilir.
Uygulamada:
- Araç sahipleri çoğu vakada %30 ila %60 arasında zarara katılıyor
- Bu pay, yalnızca aracın yarattığı “işletme riski” nedeniyle belirleniyor
Bu durum, özellikle “araç duruyordu, bisiklet gelip çarptı” gibi olaylarda sürücüler tarafından adaletsiz bulunabiliyor.
Amaç: Zayıf yol kullanıcılarını korumak
Bu düzenlemenin temel amacı, bisikletliler ve yayalar gibi korumasız trafik kullanıcılarını korumak.
Verkehrs-Club der Schweiz VCS verilerine göre:
- Otomobil–bisiklet kazalarının %80’inden fazlasında bisikletliler yaralanıyor
- Yaklaşık %15’i ağır yaralanma ile sonuçlanıyor
- Otomobil sürücülerinin yaralanma oranı ise oldukça düşük
Pro Velo ise bu sistemin, mağdurların tazminat almasını kolaylaştırdığını ve sosyal denge sağladığını savunuyor.
Sürücüler tamamen çaresiz değil
Her ne kadar sistem sürücülere otomatik bir sorumluluk yüklüyor gibi görünse de, bu mutlak bir kural değil. Araç sahipleri bazı durumlarda sorumluluktan tamamen kurtulabiliyor:
- Bisikletlinin ağır kusurlu davranması (örneğin kırmızı ışık ihlali, yüksek hız, alkol etkisi)
- Kazanın tamamen bisikletlinin kontrolsüz hareketlerinden kaynaklanması
- Araç park halindeyken meydana gelen çarpışmalar
Bu gibi durumlarda mahkemeler, sorumluluğu tamamen bisikletliye yükleyebiliyor veya araç sahibinin payını ciddi şekilde azaltabiliyor.
Sorumluluk nasıl paylaştırılıyor?
Mahkemeler her olayı ayrı ayrı değerlendiriyor. Ancak uygulamada genel eğilim şöyle:
- Araç sürücüsü: %30–60 arası
- Bisikletli: kalan oran
Bu paylaşım, tarafların kusur oranına ve olayın detaylarına göre değişiyor.
Dashcam çözüm değil, sorun olabilir
Kazalarda delil sunmak isteyen sürücüler için araç içi kameralar (dashcam) her zaman avantaj sağlamıyor. İsviçre’de:
- Kişilerin haberi olmadan görüntü kaydı yapmak
- Veri koruma yasalarını ihlal edebilir
- Bu nedenle görüntüler mahkemede geçersiz sayılabilir
Genel değerlendirme
İsviçre’de trafik hukuku, klasik “kim hatalıysa o öder” anlayışından farklı olarak, risk ve koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu sistem:
- Güçlü olan araca daha fazla sorumluluk yüklüyor
- Zayıf yol kullanıcılarını korumayı amaçlıyor
- Ancak bazı durumlarda sürücüler açısından adaletsiz algılanabiliyor
Son söz
İsviçre yollarında direksiyon başındaysanız, bilmeniz gereken kritik gerçek şu:
👉 Bisiklet size çarpsa ve tamamen hatalı olsa bile, çoğu durumda zararın bir kısmını siz ödeyebilirsiniz.
İsviçre
Gazetemiz Köşe Yazarı Meltem Soğuk Stropoli’ye Edebiyat Ödülü
YAŞASIN EDEBİYAT 2. Kısa Öykü ile Novella ve Köşe Yazısı Yarışması sonuçlandı
Gazeteci-yazar Stefan Zweig ile öyküleri, kısa romanları ve günlükleriyle edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip Franz Kafka anısına saygıyla ikincisi gerçekleştirilen yarışmada, edebiyata katkı sunan gazeteci ve yazarların eserleri farklı kategorilerde değerlendirildi.
Yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinde, gazetemiz köşe yazarlarından Meltem Soğuk Stropoli, “Geçen Zamanın Anatomisi” adlı yazısıyla birinciliğe layık görüldü.
Yarışmanın basın bülteninde yer alan Seçici Kurul gerekçesinde, Stropoli’nin zaman kavramını hem nesnel hem de öznel değerlendirmelerle derinlemesine ele almasına dikkat çekildi. Yazıda tanınmış isimlerin farklı tespit ve çalışmalarının akıcı bir üslupla sunulduğu, yazarın entelektüel birikimini sade ve özgün bir anlatımla okuyucuya aktardığı belirtildi.
Seçici Kurul ayrıca eserin okuyucuyu ilk satırından itibaren içine alan anlatımını, günümüz dinamizmine uygun özgün kalemini ve bakış açısındaki zenginliği öne çıkardı. Yazının, “tek solukta okunabilen köşe yazısı” niteliği taşıdığı ifade edilerek “Geçen Zamanın Anatomisi” yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinin birincisi seçildi.
Novella, deneme ve biyografi türündeki eserlerinin yanı sıra gazetecilik ve köşe yazılarıyla da çalışmalarını sürdüren Meltem Soğuk Stropoli’yi bu anlamlı edebiyat ödülü dolayısıyla kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam3 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


