Gündem
İSVİÇRE VE AB ARASINDA YENİ DÖNEM: İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR, ANCAK ZORLUKLAR DEVAM EDİYOR
Uzun süren müzakerelerin ardından, İsviçre ve Avrupa Birliği (AB), daha derin bir işbirliği için bir anlaşmaya vardı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu tarihi anlaşmayı Bern’de yaptığı açıklamada “tarihi bir dönüm noktası” olarak tanımlarken, İsviçre Cumhurbaşkanı Viola Amherd ise “bu anlaşmanın ortak ilişkilerimiz için bir kilometre taşı” olduğunu belirtti. Ancak, anlaşmanın tam olarak hayata geçmesi için hala bazı zorluklar bulunuyor.
120 Anlaşma Yerine Tek Bir Çerçeve:
Şu ana kadar İsviçre ile AB arasındaki ilişkiler, 120’den fazla ayrı anlaşma ile düzenleniyordu. Yeni anlaşma, bu anlaşmaları tek bir çerçeve altında birleştirmeyi hedefliyor. Bu yeni düzenlemeler arasında serbest dolaşım, gıda güvenliği ve sağlık gibi kritik alanlar yer alıyor. İsviçre, çevresindeki AB ülkelerinden ayrılmak istemiyor ancak tam üye olmak da istemiyor. Ülkedeki en büyük parti olan sağcı SVP, yeni anlaşma paketini “teslimiyet anlaşması” olarak nitelendiriyor ve yabancıların İsviçre’ye girmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını endişeyle karşılıyor.
AB İç Pazarına Daha İyi Erişim:
Anlaşmanın odak noktalarından biri, İsviçre’nin AB iç pazarına daha iyi erişim sağlaması ve araştırma programı Horizon Europe gibi AB fonlarından yararlanması. Bunun karşılığında, İsviçre, AB’nin ekonomik ve sosyal uyum fonlarına düzenli katkı sağlamayı kabul ediyor. Ayrıca, İsviçreli şirketlerin, Avrupa iç pazarında faaliyet gösterirken AB kurallarına uyması gerekecek.
İsviçre’nin Yeni Yükümlülükleri:
İsviçre, AB iç pazarına erişim karşılığında, AB vatandaşlarının belirli şartlar altında İsviçre’de çalışmasına izin verecek. Bugün, İsviçre’de yaklaşık 1,4 milyon AB vatandaşı yaşıyor, bu da ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sını oluşturuyor. Bunun yanı sıra, her gün Almanya, Fransa ve İtalya gibi komşu ülkelerden yaklaşık 340.000 kişi İsviçre’ye çalışmak için geliyor. Ancak, İsviçreli sendikalar, iş gücü piyasasının AB vatandaşlarına daha fazla açılmasının, ülkedeki yüksek maaşları tehdit edebileceğinden endişe ediyor.
Yeni anlaşma ile İsviçre, çoğu yeni AB yasasını da kabul etmeyi kabul ediyor. Bununla birlikte, belirli durumlarda, özellikle ciddi ekonomik sorunlar durumunda, serbest dolaşım hakkı sınırlanabilir. Bu gibi durumlar için bir tahkim kurulu oluşturulacak.
İsviçre Avrupa Elektrik Pazarına Dahil Oluyor:
İsviçre, Schengen bölgesine dahil olan bir ülke olarak, sistematik sınır kontrolleri olmadan AB ile serbestçe seyahat edebiliyor. Bu işbirliği ve daha pek çok anlaşma, beş iç pazar anlaşması ve yaklaşık 20 başka ikili anlaşma ile güvence altına alındı. Ayrıca, Avrupa öğrencileri, İsviçre üniversitelerinde tıpkı yerel öğrenciler gibi eşit koşullarda eğitim alabilecek. İsviçre, Avrupa elektrik pazarına entegre olacak ve sağlık güvenliği ile uzay araştırmalarında da yeni işbirlikleri başlayacak. 1 Ocak 2025’ten itibaren İsviçreli araştırmacılar, AB’nin araştırma programlarına yeniden katılabilecek.
Geçmişteki Anlaşmalar Yeniden Düzenlenecek:
Ayrıca, İsviçre’nin eski anlaşmaları, dinamik bir yasal benimseme sistemi ile güncellenecek. Bu, AB’deki yasa değişikliklerinin artık hemen İsviçre’de de uygulanacağı anlamına geliyor.
Uygulamaya Geçişte Hala Engel Var:
Ancak, bu kapsamlı anlaşmanın 2025’te uygulanmaya başlaması kolay olmayacak. Şu an, detayların netleştirilmesi süreci sürüyor. İlk imzalar, 2025 baharında atılabilir, ancak Bern’deki Parlamento’nun onayına sunulması gerekiyor. Sağcı SVP partisi, anlaşmayı geciktirmek için her fırsatı değerlendirecek ve sonrasında bir halk oylaması yapılmasını isteyecek. 2027 seçimlerinden önce bu oylamanın yapılması belirsiz. Oylamanın halk tarafından kabul edilmesi halinde, anlaşma yürürlüğe girebilecek. AB tarafında ise, Bakanlar Konseyi’nin onayı bekleniyor.
#İsviçreABİşbirliği #YeniAnlaşma #İçPazarErişimi #ABİsviçre #HalkOylaması #Schengen
Gündem
İSVİÇRE’NİN PATRİOT HAVA SAVUNMA SİSTEMİ TESLİMATI GECİKEBİLİR
İsviçre ordusu için sipariş edilen ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatında gecikme yaşanabileceği bildirildi. Küresel talep ve uluslararası güvenlik krizlerinin üretim programını etkilediği belirtiliyor.
BERN — İsviçre ordusu için satın alınan ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatında gecikme yaşanabileceği açıklandı. Federal Savunma Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, sistemlerin üretim ve teslimat takviminde uluslararası gelişmeler nedeniyle değişiklik yaşanabileceği belirtildi.
İsviçre, hava savunmasını modernize etmek amacıyla ABD’den Patriot sistemleri satın alma kararı almıştı. Ancak son dönemde artan küresel güvenlik riskleri ve çeşitli ülkelerin aynı sistemlere yönelik talebinin yükselmesi üretim kapasitesini zorladı.
Savunma yetkilileri, özellikle Avrupa ve Orta Doğu’daki güvenlik gerilimlerinin savunma sanayisine yönelik siparişleri artırdığını belirtiyor. Bu durum bazı teslimatların planlanan tarihlerden daha geç gerçekleşmesine yol açabiliyor.
Patriot sistemi, modern hava savunma teknolojileri arasında en gelişmiş platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Sistem, balistik füzeler, seyir füzeleri ve savaş uçaklarına karşı koruma sağlayabiliyor.
İsviçre hükümeti, ülkenin hava savunma kapasitesini güçlendirmek için yürütülen modernizasyon programının stratejik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yetkililer, gecikme ihtimaline rağmen projenin planlandığı şekilde devam edeceğini belirtti.
Uzmanlar, Avrupa’da güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hale gelmesi nedeniyle birçok ülkenin hava savunma sistemlerine yatırım yaptığını ve bunun üretim süreçlerinde yoğunluğa yol açtığını ifade ediyor.
Gündem
HÜRMÜZ GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI YÜKSELTEBİLİR
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim petrol piyasalarında dalgalanma endişesine yol açtı. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki artışın İsviçre’de yakıt maliyetlerini de yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
BERN — Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı çevresinde artan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında fiyat artışı endişelerini beraberinde getirdi. Uzmanlar, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin İsviçre’de yakıt maliyetlerini artırabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası olarak kabul ediliyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her türlü güvenlik krizi küresel petrol arzını ve fiyatlarını doğrudan etkileyebiliyor.
Enerji piyasası analistleri, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin kısa sürede Avrupa’daki akaryakıt fiyatlarına da yansıyabileceğini belirtiyor. Bu durumun özellikle ulaşım ve lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.
İsviçre’de akaryakıt fiyatları uluslararası petrol piyasalarına bağlı olarak değişiyor. Küresel fiyatların artması durumunda benzin ve dizel fiyatlarında da yükseliş görülebileceği belirtiliyor.
Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki artışın aynı zamanda enflasyon üzerinde de etkili olabileceğini vurguluyor. Özellikle petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalması durumunda ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.
İsviçre hükümeti ve enerji kurumları, gelişmeleri yakından takip ederken, uzmanlar piyasadaki belirsizliğin Orta Doğu’daki güvenlik durumuna bağlı olarak şekilleneceğini ifade ediyor.
Gündem
İSVİÇRELİLER 8 MART’TA REFERANDUM İÇİN SANDIK BAŞINA GİDİYOR
BERN – İsviçre’de seçmenler 8 Mart’ta yapılacak ulusal referandum kapsamında çeşitli siyasi ve ekonomik konularda oy kullanmak üzere sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Ülkede doğrudan demokrasi sisteminin bir parçası olan referandumlarda vatandaşlar, federal düzeyde önemli politika önerileri hakkında doğrudan karar verebiliyor.
Bu yılki oylamada kamu yayıncılığı finansmanı, bireysel vergilendirme sistemi, iklim politikalarına yönelik fon oluşturulması ve nakit paranın anayasal güvence altına alınması gibi başlıkların öne çıktığı belirtiliyor. Federal hükümet ve parlamentoda yapılan tartışmaların ardından referanduma sunulan önerilerin, İsviçre’nin ekonomik ve sosyal politikaları üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.
Özellikle kamu yayıncılığı ücretleri konusunda yürütülen tartışmalar, son haftalarda ülkede geniş bir kamuoyu gündemi oluşturdu. Bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları mevcut ücret sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunurken, kamu yayın kuruluşları ise bu gelirlerin bağımsız ve güçlü medya yapısının sürdürülmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Referandumda ele alınacak bir diğer konu ise bireysel vergilendirme sistemine geçiş önerisi. Bu düzenlemenin kabul edilmesi halinde evli çiftlerin vergi sisteminde ayrı ayrı değerlendirilmesi öngörülüyor. Destekleyenler bunun vergi sisteminde daha fazla eşitlik sağlayacağını savunurken, karşı çıkanlar ise uygulamanın kamu maliyesi üzerinde belirsizlik yaratabileceğini ifade ediyor.
İklim politikaları kapsamında oluşturulması planlanan fon ise çevre yatırımlarını ve enerji dönüşüm projelerini desteklemeyi hedefliyor. Bu konunun da ülkede çevre politikaları açısından önemli bir adım olarak görüldüğü belirtiliyor.
İsviçre’de doğrudan demokrasi sistemi kapsamında vatandaşlar yıl içinde birden fazla kez referanduma katılarak federal ve yerel düzeydeki karar süreçlerinde doğrudan rol oynuyor. 8 Mart’taki oylamanın da ülkede geniş bir katılımla gerçekleşmesi bekleniyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


