Sosyal Medya

Gündem

ZÜRİH’TE BİR BELEDİYE, TACİZ EDİLDİĞİNİ BİLDİREN KADINI HAKSIZ YERE KOVDU

yazar

Yayınlayan

on

📌 Okuma süresi: 3 dakika

Zürih kantonundaki bir belediyede yaşanan olay, İsviçre’de iş yerlerinde cinsel tacizle mücadele konusunda önemli bir kararın alınmasına yol açtı. Bir kadın çalışan, kendisini taciz eden yöneticiyi şikâyet ettikten sonra işten çıkarıldı. İsviçre idari mahkemesi bu işten çıkarmanın haksız olduğuna karar verdi ve belediyeyi tazminata mahkûm etti.

TACİZE UĞRADI, AMA İŞİNDEN OLAN KENDİSİ OLDU

Olay, Ağustos 2020’de bir belediye çalışanının birim yöneticisi tarafından tacize uğramasıyla başladı. Genç kadın, belediyede düzenlenen bir iş etkinliğinde yöneticisinin kendisine fiziksel olarak uygunsuz şekilde dokunduğunu belirterek durumu üst yönetime bildirdi. Ancak yapılan iç soruşturma sonucunda, beklenmedik bir karar çıktı: Kadının şikâyeti dikkate alınmak yerine, Haziran 2021’de kendisi işten çıkarıldı.

Zürih İdari Mahkemesi, kadının işten çıkarılmasını hukuka aykırı buldu ve belediyenin kararının herhangi bir geçerli sebebe dayanmadığını belirtti. Mahkeme, belediyenin genç kadına iki aylık maaşı tutarında tazminat, 6.290 Frank ek tazminat ve 1.257 Frank tutarında maddi zarar karşılığı ödeme yapmasına hükmetti.

İŞ YERİNDE TACİZE ZEMİN HAZIRLAYAN ORTAM

Mahkeme, yalnızca işten çıkarma kararını değil, belediyedeki çalışma ortamını da sert bir dille eleştirdi. Mahkeme kararında, ofiste cinsel tacize zemin hazırlayan bir kültürün hâkim olduğu vurgulandı. Çalışanların uzun süredir uygunsuz davranışlar sergilediği, yöneticilerin ise bu duruma göz yumduğu ifade edildi.

Kararda, ofis içinde çalışanların birbirlerine takma isimler taktıkları, su savaşları yaptıkları ve “Nippeln” adı verilen, birbirlerinin göğüs uçlarını sıkma şeklinde uygunsuz bir ritüel gerçekleştirdikleri belirtildi. Taciz şikâyetinin merkezindeki yöneticinin, genç kadına ofiste “Bana göğüslerini göster” ve “Seni de yatağıma atacağım” gibi cinsel içerikli ifadeler kullandığı da mahkeme belgelerine yansıdı.

Kadının bağlı olduğu müdüriye, belediyedeki ortamı “çocukça şakalaşmalar” olarak nitelendirerek çalışanlarına sadece “Kindsköpfe” (çocuk kafalılar) dediğini, ancak bu durumu önlemek için herhangi bir adım atmadığını kabul etti.

MAHKEME: SORUMLULUK YÖNETİMDE

Mahkeme, bu tür bir ortamın başlı başına belediye yönetiminin sorumluluğunda olduğunu vurguladı ve tacize uğrayan çalışanın bu ortama ayak uydurmuş olmasının işten çıkarılmasına gerekçe olamayacağını belirtti.

Karar artık kesinleşti ve hem belediye yönetimi hem de genç kadın mahkeme sonucunu kabul etti.

🔹 İş yerinde cinsel taciz ve uygunsuz davranışların önlenmesi konusunda İsviçre’de alınan bu karar, işverenlerin çalışanlarını koruma yükümlülüğüne dikkat çeken önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler