Sosyal Medya

Dünya

Yine Solingen Yine Yangın: Dört Ölü, Kundaklama Şüphesi

yazar

Yayınlayan

on

Cemil Baysal

Solingen’deki bir apartman dairesinin koridorunda haftanın başında bir yangın çıktı. Bir aile dört kişi yaşamını yitirirken, dokuz kişi yaralandı. Soruşturmayı yürüten savcılık yangının kundaklama sonucu olduğunu düşünüyor ve halktan yardım istiyor.

Solingen’deki bir apartman dairesinde meydana gelen ve dört kişinin ölümüne neden olan büyük yangının geçici bir değerlendirmeye göre kasıtlı kundaklama sonucu olduğu belirlendi. Wuppertal Savcılığı bunu açıkladı. Pazartesi günü çıkan yangında bir Bulgar ailesinin bir baba, bir anne ve iki çocuğu hayatını kaybetti. Savcılığa göre ebeveynler 28 ve 29 yaşındaydı, çocuklar ise neredeyse üç yaşında ve beş aylıktı. Başka dokuz kişi ise çeşitli derecelerde yaralanarak hastanelere kaldırıldı. Çok Kişi binadan atlayarak kurtuldu.

Yangının kaynağına göre, yangının nedeni binanın merdiven boşluğuymuş. Yangın, beş dakika içinde “baca etkisi” olarak bilinen bir fenomenle çatıya kadar yayılmış. Ahşap merdiven boşluğunda “açıkça bir yangın hızlandırıcısı kalıntısı” tespit edilmiş. Bu bilgiye dayanarak “kasıtlı kundaklama”dan bahsediliyor. Ancak Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, “ırkcı yabancı düşmanı bir motivasyon için herhangi bir belirti olmadığını” belirtti.

İtfaiyenin olay yerine varışında ahşap merdiven boşluğu tamamen yanmıştı, bu yüzden kaçış yolu engellenmişti. Birçok sakin panik içinde pencerelerden atladı. İtfaiye olaya 120 kadar personel gönderdi. Yangın uzmanları Salı günü evin kullanılamaz hale geldiği bir inceleme yaparak yangının nedenini belirlemeye çalıştı. Savcılığa göre uzmanların ilk değerlendirmesi “kesindi”. Soruşturmanın netleştirilmesi için yetkililer şimdi halktan yardım istiyor. İpuçları için 0202 284 1122 numaralı telefondan aranabilir.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

Altaylı’nın Tutukluluğunun Devamı Kararı Yabancı Basında Geniş Yankı Buldu

yazar

Yayınlayan

on

By

Gazeteci Fatih Altaylı hakkında verilen tutukluluğun devamı kararı, uluslararası medyada geniş yer buldu. Batılı ajansların çoğu, kararı “Türkiye’de eleştirel seslere yönelik baskının yeni örneği” olarak nitelendirdi.

Dünyanın önde gelen ajanslarından Reuters, kararın ardından yayımladığı haberde Altaylı’nın dört yılı aşan hapis cezasının temyiz süreci boyunca tutuklu kalacağını hatırlatarak, bunun “Türkiye’de muhalif gazeteciler üzerindeki baskıların sürdüğüne işaret ettiği” değerlendirmesine yer verdi. Haberde, Altaylı’nın hükümete yönelik eleştirilerinin uzun süredir iktidar yanlısı çevreler tarafından hedef gösterildiği not edildi.

Associated Press (AP) ise kararı “basın özgürlüğüne yönelik yeni bir gerilim” başlığıyla duyurdu. Haber, Altaylı’nın YouTube üzerinden yaptığı açıklamalar nedeniyle cezalandırılmasının “uluslararası gazetecilik örgütlerinin tepkisini çektiğini” vurguladı. AP ayrıca, kararın Türkiye’nin ifade özgürlüğü siciline ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekti.

Orta Doğu merkezli i24NEWS, Altaylı’nın cezasını “Erdoğan’ı tehdit ettiği gerekçesiyle dört yıl hapis” başlığıyla aktardı. Haberde, kararın ardından sosyal medyada yükselen “siyasi yargı” eleştirilerine yer verildi ve Altaylı’nın yıllardır Türkiye’de hem iktidara hem de muhalefete yönelttiği eleştirilerle tanındığı belirtildi.

Basın özgürlüğü konusunda faaliyet gösteren European Federation of Journalists (EFJ) ve çeşitli uluslararası örgütler de karara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. EFJ’nin açıklamasında, Altaylı’nın tutukluluğunun devamının “Türkiye’de eleştirel gazeteciliğe karşı sistematik baskının bir parçası” olduğu ifade edildi. Açıklama, gazetecinin serbest bırakılması için çağrıyla son buldu.

Yabancı basındaki analizlerde ortak nokta, Altaylı kararının Türkiye’de medya özgürlüğü alanında yaşanan gerilemenin devamı olarak görülmesi. Özellikle seçim sürecine girilen bir dönemde, bağımsız gazetecilerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmasının “ülkedeki demokratik iklimi zayıflattığı” yorumları öne çıkıyor.

Altaylı’nın avukatları, kararın hukuki değil siyasi olduğunu savunurken; uluslararası basında yer alan değerlendirmeler, davanın Türkiye’nin dış algısı açısından da yakından takip edildiğini ortaya koyuyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Afganlara “Gelmeyin, Para Verelim” Teklifini Neredeyse Tüm Afganlar Reddediyor

yazar

Yayınlayan

on

By

Almanya Federal İçişleri Bakanlığı’nın, Afganistan’dan Almanya’ya yapılacak göçü azaltmak amacıyla başlattığı “vazgeçme primi” uygulaması beklenen etkiyi yaratmadı. Program kapsamında, Almanya’ya giriş hakkından kendi rızalarıyla vazgeçen Afgan vatandaşlarına nakit ödeme teklif ediliyordu. Ancak elde edilen veriler, bu teklifin neredeyse tüm Afganlar tarafından geri çevrildiğini ortaya koydu.

Bakanlık yetkilileri, maddi teşvikin bir kısmı ekonomik nedenlerle yola çıkan Afganlar için cazip olacağını düşünüyordu. Fakat sahadan gelen bilgiler, bu beklentinin karşılanmadığını net biçimde gösteriyor. Uzmanlara göre, Afganistan’daki güvenlik sorunları, siyasi belirsizlik ve kötüleşen yaşam koşulları, verilen para teklifinin değersiz kalmasına neden oluyor.

Göç uzmanları, Almanya’nın bu adımının “riskli bir yanlış hesaplamaya” dayandığını belirtiyor. Zira birçok Afgan için Avrupa’ya ulaşmak bir maddi kazanç değil, hayatta kalma stratejisi olarak görülüyor. Bu nedenle, para karşılığında geri dönmeyi ya da hiç yola çıkmamayı kabul edenlerin sayısı son derece düşük.

Uygulamanın başarısız olduğu yönündeki değerlendirmeler, Federal İçişleri Bakanlığı içinde de tartışmaları alevlendirmiş durumda. Muhalefet partileri ise hükümeti “gerçekçi olmayan göç politikaları peşinde koşmakla” eleştiriyor.

Programın geleceğine ilişkin kararın, resmi sonuçların açıklanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Dünya

Şifrenizi Hemen Değiştirin: Milyarlarca Hesap Tehlikede

yazar

Yayınlayan

on

By

Dünya genelinde yaklaşık iki milyar e-posta adresi ve 1,3 milyar parola internette erişime açık hâle geldi. Uzmanlar, bunun bugüne kadar ortaya çıkan en büyük veri sızıntısı olduğunu belirtiyor.

Hazırlayan: Konstantin Furrer

Siber güvenlik araştırmacısı Troy Hunt, devasa boyutlardaki bu veri sızıntısını kendi platformu “Have I Been Pwned” (HIBP) veritabanına ekledi. Hunt’a göre, bu sızıntı kapsamı açısından şimdiye kadar tespit edilen en büyük veri ihlali niteliğinde.

Farklı Kaynaklardan Toplanan Veriler

Yeni veri seti, kısa süre önce ortaya çıkan “stealer logs” adlı kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla toplanan bilgilerden farklı.
Bu kez, Threat Intelligence platformu Synthient, daha önce gerçekleşmiş çeşitli veri sızıntılarından elde edilen kullanıcı bilgilerini birleştirerek tek bir dev arşiv hâline getirdi.

Uzmanlar, bu verilerin siber suçlular tarafından çevrimiçi hesaplara izinsiz erişim sağlamak amacıyla kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
Almanca açıklamada da belirtildiği gibi:
“Kriminelle können damit Konten angreifen und sich einloggen.”
(Suçlular bu verilerle hesaplara saldırabilir ve giriş yapabilir.)

Uzmanlardan Uyarı

Siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların şifrelerini derhal değiştirmeleri, aynı parolayı birden fazla platformda kullanmamaları ve iki aşamalı kimlik doğrulama (2FA) özelliğini etkinleştirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre bu sızıntı, dijital güvenlik alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair güçlü bir uyarı niteliğinde.

Haberin Devamını Oku

Trendler