Connect with us

Gündem

YETKİLİLERE GÖRE CORONA VAKALARINDA YÜKSELİŞ: YENİ DALGA KAPIDA MI?

yazar

Published

on

Okuma süresi: 4 dakika

Sonbahar aylarına girilirken Avrupa genelinde Covid-19 vakalarında artış gözlemleniyor. Avusturya ve Almanya’da vaka sayılarının yükselmesiyle birlikte uzmanlar yeni bir dalgaya işaret ediyor. Peki, İsviçre’de durum nasıl? İsviçre Ulusal Enfeksiyon Önleme Merkezi’nden Infektiolog Andreas Widmer, vakalarda belirgin bir artış olduğunu, ancak bunun henüz tam anlamıyla bir dalga olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti.

VAKALAR YÜKSELİŞTE, ANCAK PANİK YOK

İsviçre’de, 2-8 Eylül haftasında 595 laboratuvar onaylı Covid-19 vakası kaydedildi. Bu sayı, yaz aylarında gözlemlenen haftalık 50 ila 150 vakadan önemli ölçüde daha yüksek. Widmer, „Şu anda vaka sayılarında bir temel gürültü var, ancak artış açıkça fark ediliyor,“ diyerek vakaların seyrini yorumladı. İsviçre Federal Sağlık Ofisi (BAG) verileri, bu artışın geçen kış gözlemlenen yüksek vaka sayılarının oldukça altında olduğunu gösteriyor, ancak yaz 2023’teki seviyelerin üzerinde seyrediyor.

Eawag Su Araştırma Enstitüsü’nden Tim Julian, Sars-CoV-2’nin atık su analizlerinin, İsviçre’de düşük bir dolaşıma işaret ettiğini ifade etti. Julian, bu yılki artışın önceki yıllara göre daha erken başladığını ve kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte vakaların artmasının beklendiğini belirtti.

İMMÜNİTE DÜZEYLERİ DÜŞÜYOR MU?

Uzmanlar, halkın bağışıklık seviyelerinin azalmasının vakalardaki artışa katkıda bulunabileceğini düşünüyor. Widmer, son aşıların genellikle bir veya iki yıl önce yapıldığını ve bu nedenle toplumsal bağışıklığın zayıflamış olabileceğini belirtti. Widmer, “İmmünitenin kesin seviyesini belirlemek için güvenilir ölçüm araçları yok, ancak enfeksiyonlardan korunma süresinin kısa olduğu ve antikorların ciddi hastalık seyrini önleyebileceği biliniyor,” dedi.

SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ YÜK VE ÖNLEMLER

Widmer, vaka sayılarının artmasının sağlık sistemi üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve özellikle sezonluk grip, RSV gibi diğer solunum yolu virüsleriyle aynı dönemde zirveye ulaşmasının endişe verici olduğunu ifade etti. İsviçre Federal Sağlık Ofisi (BAG), sağlık sisteminde kapasite sorunları yaşanmaması için önlemlerin alınması gerektiğini belirtti ve riski azaltmak için maske takmak, elleri sık sık yıkamak ve hasta olan kişilerin sosyal mesafeye dikkat etmeleri gerektiğini hatırlattı.

AŞI ÖNERİLERİ VE UYGULAMALAR

BAG, özellikle risk grupları için grip ve Covid-19 aşılarını öneriyor. 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, erken doğan bebekler, kronik hastalığı olanlar ve risk grubundaki kişilerle düzenli temas halinde olanlar grip aşısı için öncelikli gruplar arasında. Covid-19 aşısı ise 65 yaş üzerindeki bireyler ve 16 yaş üzeri risk grubundaki kişilere öneriliyor.

Swissmedic, Covid-19’a karşı güncellenmiş aşıların yakında hazır olacağını ve grip aşılarının da Ekim ortasından itibaren uygulanabileceğini belirtti. Özellikle sağlık sistemine olan yükü azaltmak amacıyla, aşılanmanın toplumsal faydaları vurgulandı.

Widmer, “Her ekstra aşı, toplumun genel bağışıklığını güçlendirir. Daha fazla insan aşılandıkça, ağır hastalık seyri azalır ve sağlık sisteminin yükü hafifler,” diyerek aşının önemine dikkat çekti.

YENİ AŞI DÖNEMİNE HAZIR MISINIZ?

Kış öncesinde aşılarla koruma sağlamak, özellikle risk grupları için kritik bir önem taşıyor. Swissmedic, Moderna ve Biontech/Pfizer’in güncellenmiş Covid-19 aşılarının onaylandığını ve yakında uygulanmaya başlanacağını duyurdu. BAG ve sağlık otoriteleri, aşılamanın sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltacağını ve özellikle risk gruplarının korunmasında etkili olacağını belirtiyor.

Peki, siz aşı olacak mısınız? Gribe ve Covid-19’a karşı aşı yaptırmayı planlıyor musunuz?

#Covid19 #Aşılar #SağlıkSistemi #isviçre #suisse #svizzera #schweiz #switzerland #isviçdetürkcehaber #

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de İltica Çıkmazı: 2016’daki Başvuru Reddedildi, 10 Yıldır Hâlâ Ülkede

yazar

Published

on

By

İsviçre basınındaki haberlere göre, iltica başvurusu reddedilen bazı kişilerin yıllarca ülkede kalmaya devam etmesi, sistemdeki uygulama sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Son örnekler, hem hukuki süreçlerdeki aksaklıkları hem de artan mali yükü gözler önüne seriyor.

Reddedildi ama hâlâ İsviçre’de

2016 yılında ülkeye gelen zihinsel engelli bir Iraklı sığınmacının iltica başvurusu reddedildi, hakkında sınır dışı kararı verildi ve bu karar 2019’da mahkeme tarafından da onandı. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen söz konusu kişi hâlâ İsviçre’de bulunuyor.

Yetkililer, sığınmacının ağır sağlık durumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Farklı bakım kurumlarında yaşanan sorunlar ve güvenlik riskleri nedeniyle uygun yer bulunamadığı, son olarak bir psikiyatri kliniğinde bire bir gözetim altında tutulduğu ifade ediliyor.

Bu durumun kamuya maliyeti ise dikkat çekici. Yetkili kaynaklara göre, söz konusu kişinin devlete günlük maliyeti yaklaşık 1000 İsviçre frangı.

Kimliği tartışmalı, belgeler sahte çıktı

İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), sığınmacının kimliği ve geldiği bölgeye ilişkin beyanlarında tutarsızlıklar tespit etti. Yapılan incelemelerde sunulan bazı belgelerin sahte olduğu belirlendi. Dil analizleri ise kişinin Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden geldiğine işaret ediyor.

Yetkililer, bu bölgenin görece güvenli kabul edilmesi nedeniyle sınır dışı işleminin hukuken mümkün ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.

Benzer dosyada farklı karar

Öte yandan, Gürcistan’dan gelen bir aileyle ilgili dosyada mahkeme farklı bir karar verdi. Ağır beyin hasarı bulunan oğullarının tedavisi için İsviçre’ye gelen aile, iltica gerekçesi sunmadı.

Federal Mahkeme, tıbbi durumun yeterince net olmadığını belirterek dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda aile geçici olarak İsviçre’de kalmaya devam edebilecek.

Siyasi baskı artıyor

Bu tür vakalar, İsviçre’de iltica sisteminin en zayıf halkalarından biri olan uygulama sürecini tartışmaya açtı. Özellikle sınır dışı kararlarının yıllarca uygulanamaması, siyasi baskıyı artırıyor.

Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, süreçlerin hızlandırılması için çeşitli adımlar atıldığını açıklasa da muhalefet bu önlemleri yetersiz buluyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, İsviçre’nin iltica sisteminde yalnızca karar almak değil, bu kararları etkin şekilde uygulamak konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Continue Reading

Dünya

İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri

yazar

Published

on

By

İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.

⚖️ Ne Oldu?

İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.

Bu karar:

  • Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
  • İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir

Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:

  • İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
  • Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor

🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?

İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:

👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi

İsviçre:

  • 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
  • Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu

⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi

İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:

  • Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası

Enderlin bu konuda:

  • Durumun henüz net olmadığını
  • Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
    👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi

İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı

🌍 Küresel Perspektif

  • Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
  • Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor

İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var

📌 Genel Değerlendirme

Bu gelişme:

  • İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
  • Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi

İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor

Continue Reading
Advertisement

Trendler