İsviçre
Yeni Cinsel Ceza Hukuku Yürürlüğe Giriyor: Agota Lavoyer’nin Gözünden Bir Değerlendirme
Röportaj: Pia Wildberger SP Schweiz
1 Temmuz’da İsviçre’de yürürlüğe girecek olan yeni cinsel ceza hukuku, cinsel şiddetle mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Cinsel şiddet uzmanı Agota Lavoyer, bu yeni yasanın savunucularından biri olarak sürecin ön saflarında yer aldı ve yeni düzenlemelerin önemini Pia Wildberger’e verdiği röportajda anlattı.
“Hayır Hayır Demektir” İlkesi
Yeni yasaya göre, cinsel zorlamayı ve tecavüzü tanımlayan kurallar, fiziksel zorlama gerektirmeksizin ve cinsiyetsiz olarak yeniden belirlenmiştir. Lavoyer, bu değişikliği “bir kilometre taşı” olarak nitelendirirken, tam anlamıyla arzulanan “Evet Evet Demektir” standardına ulaşmak için daha fazla çaba gerektiğini belirtti. “Ne yazık ki, bu yasa sadece bir ara aşama,” diyen Lavoyer, daha kapsamlı bir yasal düzenleme için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Suçluların Eğitimi ve Rehabilitasyonu
Yeni düzenleme ile birlikte, cinsel tacizden mahkum olan suçlular eğitim programlarına katılmak zorunda kalabilirler. Bu programlar, suçluların rehabilitasyonunu amaçlarken, Lavoyer bu maddenin zorunlu olmamasını eleştirdi. “Bu sadece bir opsiyonel düzenleme. Ancak, biz bu konunun takipçisi olacağız,” dedi.
Tecavüz Kültürü ile Mücadele
Lavoyer, toplumda derinlemesine yerleşmiş ataerkil tutumlar ve cinsiyet stereotiplerinin cinsel şiddeti normalleştirdiğini ve mazur gördüğünü belirtti. “Toplumda, erkeğin kadını fethetmesi gerektiği gibi problemli düşünceler yaygın. Bu, kadının erkeğe ait olduğu ve gerektiğinde şiddetle kontrol edilebileceği anlamına geliyor,” dedi. Lavoyer, bu kültürün yıkılması gerektiğini vurguladı ve çocuklara ve gençlere rıza kültürünün öğretilmesinin önemine dikkat çekti.
Erkeklerin Rolü
Cinsel şiddetin büyük ölçüde erkekler tarafından gerçekleştirildiğini belirten Lavoyer, erkeklerin bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. “Her erkek, tecavüz kültürünün bir parçasıdır; ya kendisi cinsel tacizde bulunmuştur ya da arkadaşlarının bu tür davranışlarına göz yummuştur,” dedi. Lavoyer, erkeklerin cinsiyetçi davranışlara müdahale etmeleri ve bu mücadelede aktif rol oynamaları gerektiğini ifade etti.
Kapsamlı Reformlar
Yeni yasa, birçok önemli değişikliği beraberinde getiriyor. Artık sözlü olmayan reddetme işaretleri de dikkate alınacak. Cinsel eylemler sırasında prezervatifin habersiz çıkarılması (“stealthing”) suç sayılacak ve cinsel içeriklerin rızasız yayılması (“revenge porn”) cezalandırılacak. Ayrıca, donakalma (freezing) hali de reddetme işareti olarak kabul edilecek. Bu değişiklikler, cinsel şiddetin daha geniş bir yelpazede tanımlanmasını ve cezalandırılmasını sağlayacak.
Agota Lavoyer Kimdir?
Sosyal Demokrat Parti (SP) üyesi olan Agota Lavoyer, cinsel şiddet konusunda uzmanlaşmış bir isim. Mağdurların daha iyi desteklenmesi ve önleme tedbirlerinin güçlendirilmesi için aktif olarak çalışmaktadır. Yeni çıkan kitabı “Jede_Frau” İsviçre kitap piyasasında en çok satanlar listesine girmiştir. Lavoyer, kitabında toplumda kökleşmiş cinsiyetçi tutumlar ve cinsel şiddetin normalleşmesi konularını ele alıyor.
Yeni cinsel ceza hukuku, cinsel şiddetle mücadelede önemli bir adım olarak görülse de, Lavoyer ve diğer savunucular, nihai hedef olan daha kapsamlı düzenlemelere ulaşmak için çalışmalarına devam edeceklerini belirtiyor. Lavoyer, “Bu yasa sadece bir başlangıç. Toplumun ve yasanın, ‘Evet evet demektir’ ilkesini benimsemesi için mücadelemiz sürecek,” dedi.
#CinselŞiddet #HayırHayırDemektir #AgotaLavoyer #YeniYasa #RızaKültürü #TecavüzKültürü #CinsiyetsizYasa #Stealthing #EğitimProgramları #İsviçreninSesi #isviçre #isviçrehaberleri #isviçredetürkcehaber #tecavüz #kadın #frau #vergewaltigung
Avrupa
Yabancılar için iş değişikliği: B-oturum sahiplerinde prosedür tartışması
sviçre’de AB/EFTA dışı ülkelerden gelen ve B-oturum izni ile çalışan yabancı profesyonellerin iş değiştirme süreçleri, son dönemde artan başvurular ve farklı kantonal uygulamalar nedeniyle yeniden gündeme geldi.
İsviçre’de yabancıların istihdamında temel yaklaşım, çalışmanın oturum/çalışma izni koşulları ile uyumlu yürütülmesi ve yetkili makamların gerekli gördüğünde dosyayı yeniden değerlendirebilmesi olarak özetleniyor. Bu kapsamda, işveren değişikliği veya görev/pozisyon değişimi gibi durumlarda, başvurunun niteliğine göre kanton göç ve iş piyasası makamlarına bildirim yapılması ve bazı hâllerde yeni izin sürecinin işletilmesi gerekebiliyor.
Uzmanlar, dijital ödemeler ve risk bazlı denetimlerin artmasıyla birlikte, iş değişikliklerinde “evrakın varlığı” kadar dosyanın doğru yapılandırılmasının da önem kazandığını belirtiyor. Yanlış ya da eksik bildirimin, izin şartlarının ihlali, sigorta/maaş kayıtlarında uyumsuzluk ve iş ilişkisinin kesintiye uğraması gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Öte yandan, bazı durumlarda makamların iş değişikliğini daha hızlı değerlendirdiği, özellikle aynı sektörde ve benzer nitelikteki pozisyonlara geçişlerde sürecin daha öngörülebilir ilerleyebildiği ifade ediliyor. Buna karşın, üçüncü ülke vatandaşlarının dosyalarında uygulanacak adımların kantona ve izin türüne göre farklılaşabildiği, bu nedenle iş değişikliği planlayan kişilerin resmi göç makamlarından güncel bilgi alması gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililerin, kavram ve uygulamaların netleştirilmesinin hem işverenler hem çalışanlar açısından hukuki güvenliği artıracağı değerlendirmesi öne çıkıyor.
Gündem
Murat Gediz’den Seçmenlere Çağrı: “Zürih’i Birlikte Özgürleştirelim”
ZÜRİH – Zürih siyasetinde Türk kökenli isimler her geçen gün daha görünür hale gelirken, Liberal Demokrat Parti (FDP) Liste 2 adayı Murat Gediz de Belediye Meclisi seçimleri öncesinde seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulundu. Ekonomi ve finans alanındaki profesyonel geçmişiyle dikkat çeken Gediz, daha etkin, özgürlükçü ve pragmatik bir şehir yönetimi hedeflediğini belirtiyor.
Türkiye’den ailesiyle birlikte 2000 yılında İsviçre’ye göç eden Murat Gediz, ikinci kuşak göçmen bir siyasetçi olarak hem entegrasyon sürecini hem de yerel politikaların günlük yaşama etkisini yakından deneyimledi. Uzun yıllardır finans sektöründe görev yapan Gediz, halen Emil Frey Digital AG’de üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Ekonomi, mali disiplin ve dijitalleşme konularındaki deneyimini yerel yönetime taşımayı amaçlıyor.
Siyasi kariyerine Genç Liberaller (Jungfreisinnige) ile başlayan Gediz, daha sonra FDP bünyesinde aktif rol aldı. Belediye Meclisi’nde görev üstlenerek Zürih’in karar alma mekanizmalarında söz sahibi olan Gediz, özellikle göçmen kökenli vatandaşların siyasete katılımının önemine dikkat çekiyor. “Siyasi katılım, toplumların geleceğini belirler. Sandığa gitmek sadece bir hak değil, aynı zamanda sorumluluktur” ifadelerini kullanıyor.
Seçim kampanyasında daha yalın ve verimli bir belediye yönetimi, dijital dönüşümün hızlandırılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve yaşam maliyetlerinin dengelenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Gediz, ideolojik tartışmalardan ziyade çözüm odaklı ve uygulanabilir politikaların önemine vurgu yapıyor.
“8 Mart’ta FDP’ye oy verin ve Zürih’i özgürleştirin – size güveniyorum” sloganıyla seçmene seslenen Gediz, özellikle gençler ve girişimciler başta olmak üzere tüm Zürih halkını demokratik haklarını kullanmaya davet ediyor. Türk kökenli seçmenlerin de siyasette daha aktif rol almasının önemine değinen Gediz, güçlü bir katılımın temsili artıracağını ifade ediyor.
Zürih’te yaklaşan seçimler, farklı siyasi görüşlerden Türk kökenli adayların yarıştığı dikkat çekici bir sürece sahne olurken, Murat Gediz de FDP çatısı altında liberal ve özgürlükçü bir kent vizyonuyla seçmenin karşısına çıkıyor. Seçim sonuçları, hem
şehir yönetiminin geleceği hem de göçmen kökenli siyasetçilerin temsili açısından önem taşıyor.

Gündem
Türk Kökenli Adaylardan Seçimde Sandığa Gidin Çağrısı
ZÜRİH – Zürih’te yaşayan Türk toplumu, yerel siyasette daha güçlü bir şekilde temsil edilmek amacıyla önemli bir adım atıyor. 8 Mart’ta yapılacak seçimlerde Zürih seçmenleri, 2026–2030 dönemi için Belediye Meclisi’nin 125 üyesini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Seçimlerde, aralarında Türk kökenli adayların da bulunduğu toplam 12 parti ve grup yarışacak.
Kentte yarım asrı aşkın süredir yaşamını sürdüren Türk toplumu, ilk kez ortak bir duruş sergileyerek “Biz de varız. Şehrimizin geleceğinde bizim de söz hakkımız var” mesajıyla seçimlere hazırlanıyor. Amaç, hem yerel siyasette daha görünür olmak hem de şehir yönetiminde daha etkin rol üstlenmek.
“Demokratik Haklarımızı Kullanalım”
SP Liste 1’den, Kreis 11 Belediye Meclisi adayı Vera Çelik, Türk toplumunun İsviçre siyasetinde daha aktif olması gerektiğini vurguladı. Gençlerin sesi olmayı hedeflediğini belirten Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
“Yarım asrı aşkın süredir İsviçre’de yaşayan Türk toplumu, yerel ve genel siyasette daha aktif rol almalıydı. Ne yazık ki bugüne kadar bu alanda yeterince varlık gösteremedik. Şimdi önümüzde önemli bir fırsat var. Birinci önceliğimiz, oy hakkı bulunan vatandaşlarımızın sandığa gitmesi ve demokratik haklarını kullanmasıdır.
Biz adaylar için ise halkımızın desteği hayati önem taşıyor. Türk kökenli adaylar olarak zorlu bir yarışa giriyoruz. Tercihli oylarınızla Belediye Meclisi’nde sizleri en iyi şekilde temsil edeceğiz.”
12 Parti ve Grup Yarışacak
Mevcut dönemde Belediye Meclisi’nde temsil edilen 8 partinin yanı sıra 4 yeni parti veya grup da seçimlere katılıyor. Liste numaraları mevcut partiler için önceki seçim sonuçlarına göre, yeni katılanlar için ise kura ile belirlendi.
Liste numaraları şöyle:
• 01 – SP (Sosyal Demokrat Parti)
• 02 – FDP.Liberaller
• 03 – Yeşiller
• 04 – Yeşil Liberaller
• 05 – SVP (İsviçre Halk Partisi)
• 06 – AL (Alternatif Liste)
• 07 – Die Mitte (Merkez)
• 08 – EVP (Evanjelist Halk Partisi)
Kura ile belirlenen listeler:
• 09 – Zürih Halk Partisi
• 10 – EDU – AUFRECHT
• 11 – Zürih Emek Partisi (PdAZ)
• 12 – Freie Liste (Özgür Liste)
Türk kökenli adaylar, özellikle tercihli oyların belirleyici olacağı bu seçimde, Zürih’te yaşayan Türk seçmenlere sandığa gitme ve adaylarına destek verme çağrısında bulunuyor. Seçimler, Türk toplumunun yerel siyasetteki temsili açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


