Connect with us

İsviçre

Yabancı Plakalı Aracı Türkiye’de Bırakmanın Yolları ve Gerekenler

yazar

Published

on

Tatilden dönüş yapacak olan bazı vatandaşlar, araçlarını Türkiye’de bırakıp uçakla geri dönmeyi tercih edebiliyor. Ancak, bu süreçte dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunuyor. Yabancı plakalı aracı Türkiye’de bırakmak isteyenlerin yapması gerekenler ve uygulamaları hakkında bilmeniz gerekenler aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.

Aracı Türkiye’de Bırakma Şartları

  1. İkamet Şartı: Araç sahibinin, Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten geriye dönük son bir yıl içinde 185 gün Türkiye dışında ikamet ettiğini kanıtlaması gerekiyor. Bu şartı sağlayanlar, araçlarını Türkiye’de 730 gün (2 yıl) boyunca bırakma hakkına sahip.
  2. Gümrük İşlemleri veya Taahhütname: Araç sahibi, Türkiye’deki aracıyla yurt dışına çıkmadan önce aracını gümrüğe teslim etmeli veya taahhütname vermelidir.

Taahhütname Verme ve Gümrük İşlemleri

  • Taahhütname Verme: Aracınızı Türkiye’de bırakırken, aracın yurt dışında kullanılmayacağını taahhüt etmelisiniz. Bu taahhütnameyi iki şekilde verebilirsiniz:
    1. Gümrük Müdürlükleri: Bulunduğunuz bölgede ya da havaalanındaki gümrük müdürlüklerine yazılı olarak “Araçsız Yurt Dışına Çıkış Taahhütnamesi” vermelisiniz.
    2. E-devlet: E-devlet üzerinden „Yurt Dışına Taşıtsız Çıkışlarda Taahhütname Verme ve Kaldırma“ menüsüne giriş yaparak taahhütname verebilirsiniz. E-devlet şifresi alarak bu işlemi online olarak gerçekleştirebilirsiniz.

Taahhütname Nasıl Verilir?

  1. Gümrük Müdürlüğü Yolu: Yerel gümrük müdürlüklerine giderek aracınızın yurt dışında kullanılmayacağını belirten bir taahhütname vermelisiniz.
  2. E-devlet Yolu: E-devlet şifrenizle giriş yaptıktan sonra “Yurt Dışına Taşıtsız Çıkışlarda Taahhütname Verme ve Kaldırma” menüsünden işlemi tamamlayabilirsiniz. Burada aracınızın plakasını girip, aracın kullanılmayacağını taahhüt etmeniz yeterli olacaktır.

Aracın Türkiye’de Bırakılması ve Süreç

  • Taahhütname veya Gümrük: Araç için taahhütname verilmediğinde veya aracın gümrüğe teslim edilmediğinde, gümrük idaresi bu durumu pasaport işlemleri sırasında tespit edebilir. Böyle bir durumda, kişilerin yurt dışı çıkışları yasaklanabilir veya para cezası uygulanabilir.
  • Cezai Yaptırımlar: Taahhütname verilmeden veya aracın gümrüğe teslim edilmeden yurtdışına çıkılırsa, 2024 yılı için 6.624 TL para cezası uygulanabilir.

Sonuç olarak, aracınızı Türkiye’de bırakmadan önce gerekli işlemleri ve taahhütleri eksiksiz yerine getirmeniz gerekmektedir. Bu, hem ceza riskiyle karşılaşmamanız hem de herhangi bir mağduriyet yaşamamanız açısından oldukça önemlidir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Çocuk Bakımında Eşitsizlik: Zengin Aileler Kreş Hizmetlerinden Daha Fazla Yararlanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuk bakımına ilişkin açıklanan güncel veriler, ailelerin ekonomik durumunun bakım hizmetlerine erişimde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koydu. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı verilere göre, ülkede 13 yaş altındaki çocukların yüzde 68’i aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanıyor.

Kreş ve okul dışı bakım hizmetlerine talep artıyor

2024 yılı itibarıyla çocukların yüzde 42’si kreş, etüt (hort) veya benzeri okul destekli bakım kurumlarına devam ediyor. Bu oran, 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Bakım sürelerine bakıldığında, çocukların yüzde 47’si haftada en fazla 9 saat, yüzde 39’u 10 ila 29 saat arasında, yüzde 13’ten fazlası ise haftada 30 saat ve üzeri bakım hizmeti alıyor. Ortalama bakım süresi haftalık yaklaşık 15 saat olarak hesaplanıyor.

Aile içi bakım hâlâ güçlü

Kurumsal bakımın yanı sıra aile içi destek de İsviçre’de önemli bir yer tutuyor. 2024 yılında çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez büyükanne veya büyükbaba tarafından bakıldı. Dört yaş altındaki çocuklarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkıyor.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalarda İsviçre, küçük çocukların aile bireyleri tarafından bakımı konusunda ilk sırada yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.

Kurumsal bakımda Avrupa ortalamasının gerisinde

Aile içi bakımda öne çıkan İsviçre, kreş ve benzeri kurumsal bakım hizmetlerinde Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Bu durum, ülkede çocuk bakım sisteminin büyük ölçüde aile desteğine dayandığını gösteriyor.

Gelir düzeyi belirleyici faktör

Veriler, çocuk bakım hizmetlerine erişimde gelir düzeyinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

En yüksek gelir grubundaki ailelerin yaklaşık yüzde 84’ü çocuklarını kreş ve benzeri kurumlara gönderirken, en düşük gelir grubunda bu oran yüzde 48’de kalıyor. Bu fark, bakım hizmetlerine erişimde ekonomik eşitsizliğin belirgin olduğunu gösteriyor.

Göçmen ailelerde kullanım daha düşük

Ayrıca ailelerin kökenine göre de farklılıklar dikkat çekiyor. İsviçreli ailelerin yaklaşık yüzde 72’si aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanırken, yabancı kökenli ailelerde bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor.

Uzmanlara göre bu tablo, İsviçre’de çocuk bakım sisteminde hem ekonomik hem de sosyal eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, sosyal politika açısından öncelikli konular arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Gündem

Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.

Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.

Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.

Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Twint için kamu modeli tartışması gündemde

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaygın kullanılan mobil ödeme sistemi Twint, artan kullanım oranı ve ücret politikaları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti. 2025 yılında yaklaşık 901 milyon işlemin gerçekleştirildiği platformun 6 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştığı bildirildi.

Twint’in hissedarları arasında UBS, Raiffeisen, PostFinance, Zürih Kantonal Bankası (ZKB) ve Banque Cantonale Vaudoise’nin yanı sıra finansal altyapı sağlayıcıları SIX ve Worldline yer alıyor. Sistemin özel sektör tarafından işletilmesine rağmen, dijital ödeme hizmetlerinin kamusal niteliği tartışma konusu olmaya başladı.

Cenevre kantonundan Sosyal Demokrat Partili (SP) Senatör Carlo Sommaruga, Federal Hükümet’e sunduğu önergeyle Twint’in kamu kontrolüne alınmasına yönelik bir strateji hazırlanmasını talep etti. Sommaruga, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) nakit parayı kamu hizmeti olarak ücretsiz sunmasını örnek göstererek, dijital ödeme altyapısının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, Twint’in uyguladığı işlem ücretlerinin düşük tutarlı ödemelerde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtiyor. İşletmeler, büyük perakende zincirlerinin daha düşük komisyon oranlarıyla işlem yapabildiğini, bunun da rekabet açısından eşitsizlik yarattığını savunuyor.

Söz konusu öneride, Twint’in kamu hizmeti kapsamına alınarak daha düşük maliyetli ve erişilebilir bir ödeme sistemi haline getirilmesi öngörülüyor. Uluslararası örnekler arasında İsveç, Norveç ve Singapur’da kamu ile finans sektörü iş birliğiyle geliştirilen dijital ödeme altyapıları gösteriliyor.

Öte yandan, öneri siyasi çevrelerde farklı görüşlere yol açtı. Merkez sağ partilerden bazı temsilciler, Twint’in mevcut yapısıyla başarılı bir özel sektör girişimi olduğunu ve devlet müdahalesinin piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Twint’e ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde Federal Meclis gündeminde daha geniş kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Continue Reading

Trendler