İsviçre
Yabancı Plakalı Aracı Türkiye’de Bırakmanın Yolları ve Gerekenler
Tatilden dönüş yapacak olan bazı vatandaşlar, araçlarını Türkiye’de bırakıp uçakla geri dönmeyi tercih edebiliyor. Ancak, bu süreçte dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunuyor. Yabancı plakalı aracı Türkiye’de bırakmak isteyenlerin yapması gerekenler ve uygulamaları hakkında bilmeniz gerekenler aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.
Aracı Türkiye’de Bırakma Şartları
- İkamet Şartı: Araç sahibinin, Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten geriye dönük son bir yıl içinde 185 gün Türkiye dışında ikamet ettiğini kanıtlaması gerekiyor. Bu şartı sağlayanlar, araçlarını Türkiye’de 730 gün (2 yıl) boyunca bırakma hakkına sahip.
- Gümrük İşlemleri veya Taahhütname: Araç sahibi, Türkiye’deki aracıyla yurt dışına çıkmadan önce aracını gümrüğe teslim etmeli veya taahhütname vermelidir.
Taahhütname Verme ve Gümrük İşlemleri
- Taahhütname Verme: Aracınızı Türkiye’de bırakırken, aracın yurt dışında kullanılmayacağını taahhüt etmelisiniz. Bu taahhütnameyi iki şekilde verebilirsiniz:
- Gümrük Müdürlükleri: Bulunduğunuz bölgede ya da havaalanındaki gümrük müdürlüklerine yazılı olarak “Araçsız Yurt Dışına Çıkış Taahhütnamesi” vermelisiniz.
- E-devlet: E-devlet üzerinden „Yurt Dışına Taşıtsız Çıkışlarda Taahhütname Verme ve Kaldırma“ menüsüne giriş yaparak taahhütname verebilirsiniz. E-devlet şifresi alarak bu işlemi online olarak gerçekleştirebilirsiniz.
Taahhütname Nasıl Verilir?
- Gümrük Müdürlüğü Yolu: Yerel gümrük müdürlüklerine giderek aracınızın yurt dışında kullanılmayacağını belirten bir taahhütname vermelisiniz.
- E-devlet Yolu: E-devlet şifrenizle giriş yaptıktan sonra “Yurt Dışına Taşıtsız Çıkışlarda Taahhütname Verme ve Kaldırma” menüsünden işlemi tamamlayabilirsiniz. Burada aracınızın plakasını girip, aracın kullanılmayacağını taahhüt etmeniz yeterli olacaktır.
Aracın Türkiye’de Bırakılması ve Süreç
- Taahhütname veya Gümrük: Araç için taahhütname verilmediğinde veya aracın gümrüğe teslim edilmediğinde, gümrük idaresi bu durumu pasaport işlemleri sırasında tespit edebilir. Böyle bir durumda, kişilerin yurt dışı çıkışları yasaklanabilir veya para cezası uygulanabilir.
- Cezai Yaptırımlar: Taahhütname verilmeden veya aracın gümrüğe teslim edilmeden yurtdışına çıkılırsa, 2024 yılı için 6.624 TL para cezası uygulanabilir.
Sonuç olarak, aracınızı Türkiye’de bırakmadan önce gerekli işlemleri ve taahhütleri eksiksiz yerine getirmeniz gerekmektedir. Bu, hem ceza riskiyle karşılaşmamanız hem de herhangi bir mağduriyet yaşamamanız açısından oldukça önemlidir.
İsviçre
İSVİÇRE’NİN EN ÇOK CEZA KESEN RADARI TARTIŞMA YARATTI
Zürih Kantonu’na bağlı Dietlikon Belediyesi’nde bulunan iki trafik radarı, sürücülere kesilen yüksek miktardaki cezalar nedeniyle ülke gündemine oturdu. Tek yön uygulamasının bulunduğu bir alışveriş bölgesinde kurulan radarların, yalnızca bir yıl içerisinde belediye kasasına yüz binlerce frank gelir sağladığı ortaya çıktı.
Dietlikon’daki Industriestrasse üzerinde 2025 yılında devreye alınan radar sistemi, tek yönlü yola ters yönden giren araçları otomatik olarak tespit ediyor. Kuralları ihlal eden sürücülere 100 İsviçre frangı para cezası uygulanıyor.
Yerel basında yer alan hesaplamalara göre radarlar, faaliyete geçtiği ilk dönemde belediyeye yaklaşık 700 bin frank gelir sağladı. Uzmanlar, sistemin 2026 yılı boyunca aynı yoğunlukta çalışması halinde yıllık ceza gelirlerinin 1,9 milyon franka kadar ulaşabileceğini öngörüyor.
Bölge, çok sayıda mağaza ve alışveriş merkezinin bulunduğu yoğun bir ticaret noktası olarak biliniyor. Sürücülerin alışveriş merkezlerine daha hızlı ulaşmak amacıyla tek yön kuralını ihlal etmesi ise radarların sürekli ceza kesmesine neden oluyor.
Dietlikon bu konuda yalnız değil. Almanya’nın İsviçre sınırındaki Konstanz kentinde bulunan ve halk arasında “Toni” adıyla bilinen radar sistemi de benzer şekilde trafik yasaklarını denetliyor. Yanlış yönde ilerleyen sürücülere 50 Euro para cezası uygulanıyor.
Zürih kent merkezindeki Langstrasse’de kullanılan elektronik giriş kontrol sistemi de sürücüler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Trafiğe kapalı saatlerde bölgeye giren araçlar otomatik olarak tespit edilirken, sistemin devreye alındığı ilk ayda yaklaşık 1,7 milyon frank ceza kesildiği bildirildi.
Basel-Landschaft Kantonu’ndaki Birsfelden Belediyesi’nde ise radarlar yalnızca trafik yasağını değil, araçların mahallede ne kadar süre kaldığını da kontrol ediyor. Kurallara uymayan sürücülere kesilen cezaların ilk aylarda yüz binlerce frankı bulduğu belirtiliyor.
Trafik uzmanları, bu tür sistemlerin yol güvenliği ve trafik düzenini sağlamak amacıyla kurulduğunu vurgularken, bazı sürücüler ise radarların belediyeler için önemli bir gelir kapısına dönüştüğünü savunuyor.
📌 Dietlikon’daki radarların yıllık 1,9 milyon franklık gelir potansiyeliyle İsviçre’nin en fazla ceza kesen trafik sistemlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
💬 Sizce bu radarlar trafik güvenliği için mi gerekli, yoksa belediyeler için bir gelir kaynağına mı dönüşüyor?
#isviçre#zürich#haber#schweiz#dietlikon
İsviçre
2 KIZ ÖĞRENCİNİN BULUNDUĞU SINIF MAHKEMELİK OLDU: KARARI FEDERAL MAHKEME VERECEK
İsviçre’nin Zürih Kantonu’na bağlı Hedingen kasabasında bir okulda yapılan sınıf dağılımı, ülkenin en yüksek yargı organı olan Federal Mahkeme’nin önüne geldi. Tartışmanın merkezinde ise bir sınıftaki öğrenci dağılımı yer alıyor: Sınıfta 13 öğrenci bulunuyor, bunların 11’i erkek, sadece 2’si kız.
Olay, bir kız öğrencinin ailesinin okul yönetiminin kararına itiraz etmesiyle başladı. Veliler, kızlarının bulunduğu sınıfta yalnızca bir kız öğrencinin daha yer aldığını, bu durumun çocuk üzerinde sosyal ve psikolojik açıdan olumsuz etkiler yaratabileceğini savundu.
Aileye göre aynı seviyede dört farklı sınıf bulunmasına rağmen öğrenciler daha dengeli şekilde dağıtılabilirdi. Veliler, kız ve erkek öğrenciler arasında bu kadar büyük bir dengesizlik oluşmasının eşitlik ilkesine uygun olmadığını öne sürerek kararın değiştirilmesini talep etti.
İlk incelemeyi yapan Affoltern Bölge Konseyi, velilerin itirazını haklı buldu. Konsey, aynı eğitim seviyesinde toplam 28 erkek ve 15 kız öğrencinin bulunduğunu, bu nedenle öğrencilerin dört sınıfa daha dengeli şekilde dağıtılmasının mümkün olduğunu değerlendirdi.
Ancak okul yönetimi bu karara itiraz etti. Dosya daha sonra Zürih İdare Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme, sınıf oluşturulurken yalnızca kız ve erkek öğrenci sayısına bakılamayacağını belirtti. Kararda, öğrenciler arasındaki arkadaşlık ilişkileri, sosyal uyum ve eğitimsel ihtiyaçlar gibi farklı kriterlerin de dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme ayrıca okul yönetimlerinin sınıf oluşturma konusunda belirli bir takdir yetkisine sahip olduğunu ifade ederek okulun kararını hukuka uygun buldu.
Veliler ise bu kararı kabul etmeyerek dosyayı Federal Mahkeme’ye taşıdı. Aile, kızlarının bir yıldır bu sınıfta eğitim gördüğünü ve zamanla daha içine kapanık bir hale geldiğini ileri sürüyor. Okul yönetimi ise öğrencinin durumuyla ilgili iddiaları reddediyor ve sınıf dağılımının tamamen eğitimsel kriterler doğrultusunda yapıldığını savunuyor.
Şimdi gözler Federal Mahkeme’nin vereceği karara çevrildi. Mahkeme, sınıflar oluşturulurken cinsiyet dağılımının ne ölçüde dikkate alınması gerektiği konusunda önemli bir değerlendirme yapacak.
Uzmanlara göre karar yalnızca Hedingen’deki bu okulu değil, gelecekte İsviçre genelinde yapılacak sınıf dağılımlarını da etkileyebilecek emsal bir karar niteliği taşıyabilir.
📌 Davanın temel sorusu şu: Bir sınıfta yalnızca 2 kız ve 11 erkek öğrencinin bulunması, eşitlik ilkesine aykırı bir durum olarak değerlendirilebilir mi?
Peki, sizin kızınız bu sınıfta olsaydı ne düşünürdünüz?
Bu sorunun yanıtını önümüzdeki aylarda Federal Mahkeme verecek. #zürih#zürich#hedingen#isviçre
İsviçre
BASEL’DE REN NEHRİNDEN EL BOMBASI ÇIKTI: ORDU KONTROLLÜ ŞEKİLDE İMHA ETTİ
İsviçre’nin Basel kentinde Ren Nehri’nde dalış yapan bir kişi, nehir tabanında el bombası buldu. Olayın ardından bölge güvenlik çemberine alınırken, bomba uzmanları ve ordu ekipleri devreye girdi.
Basel-Stadt Kantonu Polisi’nin açıklamasına göre, dalgıç pazar günü saat 16.00 sıralarında Uferstrasse bölgesi yakınlarında el bombasına rastladı. Bulduğu mühimmatı kıyıya çıkaran dalgıç, durumu hemen polise bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Güvenlik çemberi oluşturulurken, bölgede bulunan bir etkinlik gemisi de tedbir amacıyla tahliye edildi.
Polisin patlayıcı uzmanı tarafından yapılan ilk incelemede bulunan cismin eski bir patlamamış mühimmat (kör mühimmat) olabileceği değerlendirildi. Bunun üzerine İsviçre Ordusu’na bağlı mühimmat imha uzmanları bölgeye çağrıldı.
Kontrollü imha hazırlıkları kapsamında Sivil Savunma ekipleri patlamanın etkisini azaltmak amacıyla bölgeye kum torbaları yerleştirdi. Saat 20.45’te güvenlik alanı daha da genişletilirken, Ren Nehri’ndeki gemi trafiği her iki yönde geçici olarak durduruldu.
El bombası saat 21.00’de kontrollü şekilde patlatılarak etkisiz hale getirildi. Yetkililer, operasyonun planlandığı şekilde tamamlandığını ve herhangi bir yaralanma ya da ek risk oluşmadığını açıkladı.
Basel polisi, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtirken, mühimmatın ne kadar süredir nehirde bulunduğunun henüz bilinmediğini ifade etti.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


