Connect with us

İsviçre

Vergi Kayıtlarının Gizliliği ve Üçüncü Şahıslarla İlgili Endişeler

yazar

Published

on

İsviçre’de vergi kayıtlarının şeffaflığı konusu, vergi mükellefleri ve ilgili taraflar arasında önemli bir tartışma konusudur. Ülkenin farklı kantonlarında vergi kayıtlarının kamuya açık olup olmadığı, bu erişimin hangi koşullarda sağlandığı ve vergi bilgilerinin üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığı konuları, son yıllarda dikkat çekmektedir.

1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler, vergi kayıtlarının şeffaflık düzeyini belirlemekte ve bu konudaki zaman sınırlamalarını ortaya koymaktadır. Her kantonun kendi yerel mevzuatı çerçevesinde farklı uygulamaları bulunmakta olup, bu durum vergi mükelleflerine çeşitli haklar ve sorumluluklar yüklemektedir.

Gelinen noktada, vergi kayıtlarının gizliliği ve bu bilgilerin üçüncü taraflarla paylaşımı üzerine detaylı bir değerlendirme yapılmaktadır. Vatandaşların kişisel veri güvenliği ve gizlilik haklarını korumak adına izlenecek yol haritası, her kantonda farklı uygulanmakta.

Yasama Durumu: 1 Ocak 2019 © Belgeleme ve Vergi Bilgilendirme / ESTV Bern, 2019

Genel Bilgiler

Vergi Kayıtları – Ocak 2019 Kantonlara Göre Vergi Kayıtlarının Açıklığı

Tablo: Kantonlara Göre Vergi Kayıtlarının Açıklığı

KantonVergi Kaydının Kamuya AçıklığıZaman SınırlamasıÜçüncü Şahıslara Bilgi VermeAynı Belediyede OturanlarAynı Kantonda Oturanlarİsviçre İçinde Diğer İlgililer
ZHHayırEvetEvetEvetEvet
BEHayırEvetEvetEvetEvet
LUHayırHayır
URHayırHayır
SZHayırHayır
OWHayırHayır
NWHayırHayır
GLHayırHayır
ZGHayırHayır
FREvet60 GünEvetEvetEvetHayır
SOHayırHayır
BSHayırHayır
BLHayırHayır
SHHayırHayır
ARHayırHayır
AIHayırHayır
SGHayırEvetEvetEvetEvetEvet
GRHayırHayır
AGHayırHayır
TGHayırHayır
TIHayırHayır
VDHayırEvetEvetEvetEvetEvet
VSHayır17 GünEvet17 Gün17 GünHayır
NEEvetEvetEvetEvetEvet
GEHayırHayır
JUHayırHayır
Genel Kurallar

Her vergi mükellefi, belirli süreler içinde ve belirli koşullar altında kendi vergi dosyasını inceleyebilir.

  • Üçüncü şahıslarla ilgili bilgi taleplerinde, çoğu kantonda genellikle bilgi verilmez. Ancak bazı kantonlarda vergi otoritesi, sadece vergi faktörleri ile ilgili bilgi verebilir.
  • Bilgi talepleri, ücretli olabilir.

Tablodaki Notlar

  • Genellikle sadece vergi faktörleri ile ilgili bilgi verilir. Daha fazla bilgi talebi, yerel yönetim ve mahkeme makamlarından gelen taleplerle sınırlıdır.
  • ZH Kantonu: Belediye vergi daireleri, ücret karşılığında vergi faktörleri hakkında belgeler verir. Ancak, vergi mükellefi vergi verilerini gizleyebilir ve bu verilerin özel ve kurumsal kuruluşlara açıklanmasını engelleyebilir.
  • BE Kantonu: Ekonomik bir çıkarın kanıtlanması halinde, üçüncü şahıslar belediyeden, doğal ve tüzel kişilerin son geçerli vergi faktörleri hakkında bilgi alabilir.

Tabloda yer alan diğer kantonlar için özel hükümler ve kısıtlamalar da mevcuttur ve bu kurallar kantonun yerel yasalarına göre değişiklik gösterebilir.

Grafik: Kantona Göre Vergi Kayıtlarının Açıklığı

Yukarıdaki grafikte, farklı kantonlara göre vergi kayıtlarının açıklığını gösteren bir tablo bulunmaktadır. Tablonun arka plan renkleri, daha görsel olarak çekici hale getirilmiştir.

Grafik Açıklaması

  • Kanton: Hangi kanton olduğunu gösterir.
  • Kamuya Açıklık: Vergi kayıtlarının kamuya açık olup olmadığını belirtir.
  • Zaman Sınırlaması: Vergi kayıtlarının kamuya açık olma süresiyle ilgili bilgi verir.
  • Üçüncü Şahıslara Bilgi: Üçüncü şahıslara bilgi verilip verilmediğini gösterir.
KantonKamuya AçıklıkZaman SınırlamasıÜçüncü Şahıslara Bilgi
ZHHayırYokEvet
BEHayırYokEvet
LUHayırYokHayır
FREvet60 GünEvet
SGHayırEvetEvet
VDHayırEvetEvet
NEEvetYokEvet

Bu bilgiler, 1 Ocak 2019 itibarıyla geçerli yasal durumu yansıtmaktadır. Her kantonun farklı uygulamaları ve özel hükümleri bulunabilir.

Üçüncü Şahısların Bilgi Almasını Engelleme Yolları

Vergi mükellefleri, vergi kayıtlarının üçüncü şahıslar tarafından görülmesini istemiyorlarsa şu adımları izleyebilirler:

  1. Vergi Dairelerine Başvuru: Vergi mükellefleri, kendi vergi bilgilerinin gizli kalmasını sağlamak için vergi dairelerine başvuruda bulunabilirler.
  2. Yerel Yönetmeliklere Uygun Hareket Etmek: Hangi bilgilerin ne ölçüde kamuya açık olduğunu belirlemek için yerel vergi yönetmeliklerini inceleyerek bu doğrultuda hareket edebilirler.
  3. Resmi Yazışmalar: Vergi dairelerine yazılı olarak başvurup, bilgilerin gizli tutulmasını talep edebilirler.
  4. Hukuki Destek: Gerekirse hukuki destek alarak, vergi bilgilerinin açıklanmasını engellemek için gerekli yasal adımları atabilirler.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Aargau’da “sahte yatırımAargau’da “sahte yatırımcı” davası: Tinder üzerinden kadınları dolandıran şahsa 3 yıl hapiscı” davası

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda görülen davada, kendisini başarılı bir yatırımcı olarak tanıtarak çok sayıda kadını dolandıran 55 yaşındaki bir kişi, hapis cezasına çarptırıldı.

Kulm Bölge Mahkemesi, sanığın 3 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmesine ve mağdurlardan aldığı paraları geri ödemesine hükmetti.

Tinder üzerinden tanıştı, yüz binlerce frank topladı

Mahkeme kayıtlarına göre sanık, 2017–2021 yılları arasında özellikle Tinder gibi tanışma uygulamaları üzerinden iletişime geçtiği kadınları hedef aldı.

Kendisini finans alanında uzman ve başarılı bir “trader” olarak tanıtan zanlının, mağdurlarından toplamda yaklaşık 500 bin İsviçre frangı aldığı belirlendi.

Yüksek kazanç vaadiyle kandırdı

Herhangi bir finans eğitimi bulunmamasına rağmen lüks yaşam görüntüsü çizen sanık, yüksek kazanç vaatleriyle kadınları ikna etti.

Savcılık, sanığın mağdurlarına yüzde 12’ye varan getiri vaat ettiğini ve “uyurken bile para kazandığını” iddia ettiğini açıkladı.

“Lovebombing” ve psikolojik baskı iddiası

Mağdur avukatları, sanığın yalnızca finansal değil, aynı zamanda duygusal manipülasyon da uyguladığını belirtti.

Bir mağdurun avukatı, sanığın “lovebombing” yöntemiyle güven kazandığını, ardından ciddi miktarlarda borç sözleşmeleri imzalattığını ifade etti.

Nitekim sanığın, bir kadınla gerçekleştirdiği fondü buluşmasında 100 bin euro’luk borç sözleşmesi imzalattığı da dosyaya yansıdı.

Mağdurlardan biri ise durumu şu sözlerle anlattı:
“Bizi sadece maddi değil, psikolojik olarak da derinden etkiledi. Bunun izlerini hayat boyu taşıyacağız.”

Sanıktan geç gelen özür

Duruşma boyunca uzun süre sessiz kalan sanık, yargılamanın sonunda söz alarak yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu dile getirdi.

Sanık, “Kimseye zarar vermek istemedim, sadece şirketimi kurtarmaya çalışıyordum” ifadelerini kullandı.

Mahkemeden net karar

Mahkeme, sanığın eylemlerini dolandırıcılık kapsamında değerlendirerek hapis cezasının yanı sıra, mağdurların zararlarının karşılanmasına karar verdi.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de dikkat çeken trafik gerçeği: Bisiklet size çarpsa bile faturanın bir kısmı size çıkabilir

yazar

Published

on

By

İsviçre’de trafik kazalarına ilişkin hukuk sistemi, özellikle otomobil sürücüleri açısından şaşırtıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mevzuata göre bir bisikletli tamamen hatalı olsa bile, araç sahibi çoğu durumda maddi zararın bir bölümünü karşılamak zorunda kalıyor. Bunun temelinde ise “tehlike sorumluluğu” (Gefährdungshaftung) ilkesi yer alıyor.

Binlerce kaza, tartışmalı sorumluluk dağılımı

Bundesamt für Strassen Astra verilerine göre, 2025 yılında İsviçre genelinde otomobiller ile bisiklet veya e-bisikletler arasında 2.347 kaza meydana geldi. Bu kazaların %70’inden fazlasında otomobil sürücüleri ana sorumlu olarak değerlendirildi.

Ancak birçok sürücü, bu değerlendirmelerin her zaman gerçek kusur durumunu yansıtmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, İsviçre hukukunun klasik “kusur” anlayışından farklı olarak risk temelli bir sorumluluk sistemi benimsemesi.

Tehlike sorumluluğu nedir?

İsviçre trafik hukukuna göre otomobiller, doğası gereği potansiyel olarak tehlikeli araçlar kabul edilir. Bu nedenle araç sahipleri:

  • Kusurları olmasa bile sorumluluğa dahil edilir
  • Araç hareket halinde olmasa dahi (örneğin kırmızı ışıkta beklerken) yükümlülük doğabilir
  • Sadece araç kullanımı bile “risk” oluşturduğu için mali sorumluluk paylaşılır

Uzmanlara göre bu ilke, “kim daha tehlikeli bir araç kullanıyorsa, daha fazla sorumluluk taşır” mantığına dayanıyor.

En çok tartışılan durum: %100 bisiklet hatası

Bu sistemin en çok eleştirilen yönü şu senaryoda ortaya çıkıyor:

👉 Bisikletli tamamen hatalı olsa bile araç sahibi ödeme yapabilir.

Uygulamada:

  • Araç sahipleri çoğu vakada %30 ila %60 arasında zarara katılıyor
  • Bu pay, yalnızca aracın yarattığı “işletme riski” nedeniyle belirleniyor

Bu durum, özellikle “araç duruyordu, bisiklet gelip çarptı” gibi olaylarda sürücüler tarafından adaletsiz bulunabiliyor.

Amaç: Zayıf yol kullanıcılarını korumak

Bu düzenlemenin temel amacı, bisikletliler ve yayalar gibi korumasız trafik kullanıcılarını korumak.

Verkehrs-Club der Schweiz VCS verilerine göre:

  • Otomobil–bisiklet kazalarının %80’inden fazlasında bisikletliler yaralanıyor
  • Yaklaşık %15’i ağır yaralanma ile sonuçlanıyor
  • Otomobil sürücülerinin yaralanma oranı ise oldukça düşük

Pro Velo ise bu sistemin, mağdurların tazminat almasını kolaylaştırdığını ve sosyal denge sağladığını savunuyor.

Sürücüler tamamen çaresiz değil

Her ne kadar sistem sürücülere otomatik bir sorumluluk yüklüyor gibi görünse de, bu mutlak bir kural değil. Araç sahipleri bazı durumlarda sorumluluktan tamamen kurtulabiliyor:

  • Bisikletlinin ağır kusurlu davranması (örneğin kırmızı ışık ihlali, yüksek hız, alkol etkisi)
  • Kazanın tamamen bisikletlinin kontrolsüz hareketlerinden kaynaklanması
  • Araç park halindeyken meydana gelen çarpışmalar

Bu gibi durumlarda mahkemeler, sorumluluğu tamamen bisikletliye yükleyebiliyor veya araç sahibinin payını ciddi şekilde azaltabiliyor.

Sorumluluk nasıl paylaştırılıyor?

Mahkemeler her olayı ayrı ayrı değerlendiriyor. Ancak uygulamada genel eğilim şöyle:

  • Araç sürücüsü: %30–60 arası
  • Bisikletli: kalan oran

Bu paylaşım, tarafların kusur oranına ve olayın detaylarına göre değişiyor.

Dashcam çözüm değil, sorun olabilir

Kazalarda delil sunmak isteyen sürücüler için araç içi kameralar (dashcam) her zaman avantaj sağlamıyor. İsviçre’de:

  • Kişilerin haberi olmadan görüntü kaydı yapmak
  • Veri koruma yasalarını ihlal edebilir
  • Bu nedenle görüntüler mahkemede geçersiz sayılabilir

Genel değerlendirme

İsviçre’de trafik hukuku, klasik “kim hatalıysa o öder” anlayışından farklı olarak, risk ve koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu sistem:

  • Güçlü olan araca daha fazla sorumluluk yüklüyor
  • Zayıf yol kullanıcılarını korumayı amaçlıyor
  • Ancak bazı durumlarda sürücüler açısından adaletsiz algılanabiliyor

Son söz

İsviçre yollarında direksiyon başındaysanız, bilmeniz gereken kritik gerçek şu:

👉 Bisiklet size çarpsa ve tamamen hatalı olsa bile, çoğu durumda zararın bir kısmını siz ödeyebilirsiniz.

Continue Reading

İsviçre

Karayolu Taşımacılığında Yeni Dönem: Türkiye ile İsviçre Arasında Anlaşma Yenilendi

yazar

Published

on

By

Türkiye ile İsviçre arasında karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1977 yılından bu yana yürürlükte olan anlaşma, günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenerek yürürlüğe girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”nın modernize edildiği bildirildi.

Yeni anlaşma, Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer tarafından imzalandı. Yapılan açıklamada, güncellenen metnin uluslararası taşımacılık süreçlerini daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı.

Yetkililer, Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, yüksek bağlantısallığı ve operasyonel kapasitesi sayesinde küresel taşımacılık ağında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmesi ve lojistik iş birliğini ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.

Ayrıca yeni düzenlemenin, taşımacılık süreçlerinde verimliliği artırarak maliyetleri optimize etmesi ve sektör paydaşlarına daha fazla iş fırsatı sunması öngörülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın hem yolcu hem de eşya taşımacılığında standartları yükselterek iki ülke arasındaki ticaret hacmine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor.

Bu gelişmeyle birlikte Türkiye ile İsviçre arasındaki taşımacılık ilişkilerinde daha çağdaş, sürdürülebilir ve rekabetçi bir dönemin başlaması hedefleniyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler