İsviçre
Ukrayna Barış Zirvesi BÜRGENSTOCK
Selenski ve Ekibinin Güvenliği İçin Yaklaşık 10 Milyon Frank Harcanacak
15 Haziran’da başlayacak Bürgenstock’taki Barış Konferansı için sıkı güvenlik önlemlerine ihtiyaç var. Şimdi, bunun ne kadara mal olabileceği konuşuluyor.
Nidwalden Kantonu Landrat toplantısında Çarşamba sabahı, birçok Nidwaldenli vatandaşı güçlü bir şekilde ilgilendiren bir konu ele alındı: Bürgenstock’ta yaklaşan Barış Konferansı. Landrat Roland Blättler (SVP), toplantı öncesinde konferansın maliyetleri hakkında bir soru sordu. Ancak aldığı cevaplar onun için pek tatmin edici değildi.
Blättler, ilk olarak güvenlik için tahmini maliyetin ne kadar olduğunu sormak istedi. Adalet ve Güvenlik Direktörü Karin Kayser-Frutschi’nin cevabı, bu maliyetin beş ila on milyon, ama büyük ihtimalle on milyon İsviçre Frankı arasında olacağıydı.

Nidwalden Kantonu’nun hareket alanı kısıtlı
Federal Hükümet ve Kanton arasındaki maliyetlerin nasıl paylaşılacağına dair soru da yalnızca belirsiz bir şekilde cevaplandı. Kayser-Frutschi, bu konunun henüz kesinleşmediğini ve Nidwalden Kantonu’nun burada bir hareket alanının olmadığını açıkladı ve bu kararların federal düzeyde alındığını belirtti.
Landrat ayrıca Bürgenstock çevresindeki sakinler için kısıtlamalar hakkında da sordu. „Bu, iş dünyası ve turizmi de etkileyecek. Bundan etkilenenlerin kayıpları federal hükümet ve kanton tarafından nasıl telafi edilecek?“ diye sorduğunda, cevap, etkilenenlerin bir başvuru yapabileceği ve bu başvurunun ardından kanton tarafından inceleneceği şeklindeydi. Ancak bu cevap da tatmin edici değildi.
Kayser-Frutschi, Federal Hükümet’in muhtemelen maliyetlerin yaklaşık %80’ini karşılayacağını belirtti, ancak bu rakamın kesin olmadığını söyledi. Tepkili olan Blättler, „Bu da Federal Bern’de, bu kadar küçük bir kanton olan Nidwalden’de bu kadar büyük bir etkinliğin gerçekleşmesine karar verileceği ve bizim bu etkinliğin bizim kantonda yapıldığı için üstüne para bile vermemiz gerektiği anlamına geliyor,“ dedi. Halktan da maliyetlerle ilgili endişeler duyduğunu bu yönde tepkilerin olduğunu ekledi.
Toplantıdan sonra Blättler eleştirel bir şekilde konuştu: „Bazen Landrat’ta 10.000 frank üzerinde saatlerce tartışıyoruz ve burada güvenlik maliyetlerinin beş veya on milyon frank arasında olup olmadığı bile net değil. Bunu rahatsız edici buluyorum.“
EDA, maliyet sorusuna net bir yanıt vermedi. „Konferansın organizasyonu için maliyetler, katılan delegasyon sayısına ve ülkelerin temsil düzeyine bağlıdır. İsviçre’nin konferans için ev sahipliği yapacağı kesin hizmetlerin şekillendirilmesi, farklı faktörlere bağlıdır. Maliyetlerin büyük bir kısmı güvenliğe harcanır“ şeklinde yanıtladı.
Hava Sahası Kapalı
Aynı zamanda Federal Konsey, 15-16 Haziran tarihlerinde yapılacak iki günlük konferans sırasında Bürgenstock bölgesindeki hava sahasını sınırlamaya karar verdi. İsviçre, uluslararası hukuka göre korunan misafirlerin güvenliğini sağlamakla yükümlü. Bu önlem 13-17 Haziran tarihleri arasında geçerli olacak. Hava Kuvvetleri, hava polisliği hizmetini ve artırılmış hava sahası gözetimini sağlayacak.
Diğer federal makamlar da görevde olacak. Federal Sivil Koruma Dairesi (Babs), yetkililere nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı korunmada destek verecek. Federal Siber Güvenlik Dairesi (Bacs) ise federal ve kanton makamlarına ortak bir iletişim platformu sunacak.
İsviçre, dünya kamuoyunun merkezinde olacak. O zaman, Bürgenstock’ta Ukrayna Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Rusya’nın katılmayacağı hazırlıklar aylardır devam ediyor. İsviçre makamları için en büyük zorluklardan biri güvenlik önlemleri olacak: Beklenen üst düzey misafirler ve güvenliğin ciddiyeti göz önüne alındığında, Bürgenstock adeta bir kaleye dönüşecek.
Federal Hükümet, bu konuda ordunun yardımına başvuracak. Çarşamba günü Federal Konsey, ordunun ek destek görevi üstlenmesini onayladı. 4000 asker, Nidwalden makamlarına destek verecek. Karşılaştırma yapmak gerekirse, beş günlük Dünya Ekonomik Forumu (WEF) sırasında her yıl 5000 asker görev alıyor. Savunma Bakanlığı (VBS) tarafından yapılan açıklamaya göre, bu yüksek sayı, arazinin yapısı ve görev kapsamı, „özellikle korunacak nesnelerin sayısı“ ile gerekçelendiriliyor.

İsviçre
İsviçre’de “böcek gıdası” dönemi sona eriyor: Coop satışları durduruyor
İsviçre’de bir dönem “geleceğin süper gıdası” olarak tanıtılan yenilebilir böcek ürünleri, beklenen ilgiyi görmeyince raflardan kaldırılıyor. Perakende zinciri Coop, talep yetersizliği nedeniyle bu ürünlerin satışını tamamen sonlandırma kararı aldı.
🛑 Talep düşüklüğü satışları bitirdi
Coop yetkilileri, mevcut stokların tükendikten sonra böcek bazlı ürünlerin satışının durdurulacağını açıkladı. Şirket, son dönemde talebin zaten düşük olan seviyeden daha da gerilediğini belirtti.
Migros ise benzer ürünleri 2022 yılında ürün yelpazesinden çıkarmıştı.
🐛 “Süper gıda” beklentisi karşılık bulmadı
İsviçre’de 2017 yılında un kurdu, çekirge ve cırcır böceği gibi türlerin gıda olarak kullanımına izin verilmesiyle birlikte, bu alanda bir “beslenme devrimi” beklentisi doğmuştu.
Burger, enerji barı ve atıştırmalık gibi farklı ürünlerle pazara giren sektör, özellikle sürdürülebilirlik ve düşük kaynak tüketimi gibi avantajlarla öne çıkarılmıştı.
🌏 Kültürel fark belirleyici oldu
Haberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de kültürel farklar. Asya ülkelerinde böcek tüketimi oldukça yaygın ve günlük yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Hatta böcek yemek, bu ülkelerde makarna veya geleneksel yemekler kadar sıradan kabul ediliyor.
Buna karşın İsviçre’de tüketiciler, bu ürünlere karşı mesafeli kaldı.
📉 Psikolojik engel aşılamadı
Uzmanlara göre, böcek bazlı gıdaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel tüketicilerin “tiksinme refleksi” oldu.
Kısa süreli ilgiye rağmen, ürünlerin geniş kitleler tarafından benimsenmediği ve düzenli tüketim alışkanlığına dönüşmediği ifade ediliyor.
🏭 Sektörde daralma yaşanıyor
Pazardaki talep eksikliği nedeniyle birçok girişim ya kapanırken ya da birleşmek zorunda kaldı. Sektörde faaliyet gösteren az sayıdaki firmadan biri olan Essento’nun da üretimde ithalata yöneldiği belirtiliyor.
İsviçre
İsviçre’de öğretmenlere dini sembol uyarısı: Tarafsızlık vurgusu
İsviçre’de öğretmenler birliği, devlet okullarında görev yapan öğretmenlere başörtüsü gibi belirgin dini semboller kullanmamalarını tavsiye etti. Kararın, eğitimde tarafsızlık ilkesinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.
📌 Karar LCH konferansında alındı
İsviçre Öğretmenler Çatı Kuruluşu (LCH), yeni yayımladığı pozisyon belgesinde öğretmenlerin güçlü dini semboller taşımaktan kaçınmasını önerdi. Söz konusu belge, LCH’nin başkanlar konferansında kabul edildi.
LCH Başkanı Dagmar Rösler, Tamedia gazetelerine verdiği demeçte kararın açık bir çoğunlukla alındığını belirtti.
⚖️ “Öğretmenler tarafsız olmalı”
Rösler, kamu okullarının İsviçre’de siyasi ve dini açıdan tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, öğretmenler için bu nedenle bir tarafsızlık yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.
Rösler, “Bizim görüşümüze göre öğretmenler okulda belirgin dini semboller taşıdığında bu tarafsızlık tam olarak sağlanmış olmaz. Bu nedenle bu tür sembollerden kaçınılmasını öneriyoruz” dedi.
👩🎓 Öğrenciler için farklı yaklaşım
LCH, öğrenciler için ise farklı bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, öğrencilerin dini sembol kullanmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi.
Bu nedenle birlik, öğrencilerin dini semboller kullanmasına karşı bir öneride bulunmadı.
🗣️ “Konu abartılıyor”
Rösler, tartışmanın kamuoyunda gereğinden fazla büyütüldüğünü savundu. Ülkede başörtüsü kullanan öğretmen sayısının çok sınırlı olduğunu belirten Rösler,
“Belki beş öğretmenden söz ediyoruz ama bu büyük bir mesele haline getiriliyor. Bu orantısız” ifadelerini kullandı.
🏛️ Karar bağlayıcı değil, kantonlar belirliyor
LCH’nin önerisinin bağlayıcı olmadığı, okullarda uygulanacak kuralların kantonlar tarafından belirlendiği vurgulandı.
⚠️ Federal hükümet yasaklara karşı
İsviçre’de son aylarda okullarda başörtüsüne ilişkin çeşitli siyasi girişimler gündeme gelirken, İsviçre Federal Konseyi genel bir yasak uygulamasına karşı çıkıyor.
Hükümet, böyle bir yasağın anayasa ile güvence altına alınan din özgürlüğü ve kişisel haklarla çelişeceğini savunuyor.
🎓 Uzmanlardan eleştiri
Amir Dziri, kıyafetlere yönelik yasal yasakların toplumu bölebileceğini belirtti.
Dziri, bu tür yasakların kolaylıkla aşılabileceğini ve insanların özel ya da ev eğitimine yönelmesine yol açabileceğini ifade ederek, bunun entegrasyon yerine izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu.
İsviçre
2025 yılında ayrımcılık vakalarında artış kaydedildi
2025’te rekor artış: Okullar ve iş yerleri öne çıkıyor
İsviçre’de 2025 yılı, ırkçı ayrımcılık vakalarında yeni bir zirveye sahne oldu. Federal düzeyde hazırlanan son rapora göre, yıl boyunca 1245 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı. Bu sayı, şimdiye kadar ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor.
📊 EN ÇOK ETKİLENEN GRUPLAR
Rapora göre:
- Siyahi bireyler en fazla hedef alınan grup oldu (406 vaka)
- Müslümanlara yönelik ayrımcılık en hızlı artan kategori olarak dikkat çekti (281 vaka)
- Ayrıca:
- Arap kökenlilere yönelik 113 vaka
- Asya kökenlilere yönelik 95 vaka
- 60 antisemitik (Yahudi karşıtı) olay kaydedildi
Uzmanlara göre bu rakamlar, sadece bildirilen vakaları kapsıyor. Gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
🏫 OKULLAR VE İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA
Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, ayrımcılığın en çok:
- Eğitim kurumlarında
- İş yerlerinde
yaşanması oldu.
humanrights.ch temsilcisi Nora Riss, özellikle çocuk ve gençlerin bu durumdan etkilenmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor:
“Bu kurumların kendi içinde çözüm üretebilmesi gerekirken, mağdurların dış destek araması sistemin yetersiz kaldığını gösteriyor.”
⚠️ “IRKÇILIK YAPISAL BİR SORUN”
Irkçılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ursula Schneider Schüttel, yüksek vaka sayılarının tesadüf olmadığını vurguladı:
“Irkçılık İsviçre’de hâlâ yapısal bir sorun olmaya devam ediyor.”
Schüttel’e göre:
- Uluslararası krizler
- Göç politikaları tartışmaları
toplumdaki önyargıları artırarak bu tabloya katkı sağlıyor.
🏛️ DEVLET ADIM ATTI AMA YETERSİZ
İsviçre Federal Hükümeti geçtiğimiz yıl ilk kez:
👉 Ulusal Irkçılıkla Mücadele Stratejisini kabul etti
Bu strateji:
- İzleme sistemlerini geliştirmeyi
- Mağdurları daha iyi korumayı
- Önleyici politikaları güçlendirmeyi hedefliyor
Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil.
Schüttel bu konuda net:
“Strateji önemli ama etkili olması için yeterli kaynak ve güçlü yasal düzenlemeler şart.”
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


