Connect with us

Gündem

SAĞLIK SİGORTA PRİM ZAMLARININ SUÇLUSU GENÇLER Mİ?

yazar

Published

on

Haber: Cemil Baysal

İsviçre’de sağlık sigortası primlerinin her yıl durdurulamayan artışı, uzmanlar arasında suçlu arayışına neden oluyor. Gençlerin sağlık sistemindeki rolü ve bu duruma olan etkileri sıklıkla tartışılıyor. Ancak, bu artışın yalnızca gençlerin sık doktora başvurmasından kaynaklandığı iddiaları eleştiriliyor.

Uzmanlar, gençlerin sıkça doktora başvurduğunu ve bunun sağlık sigortası sistemine ek yük getirdiğini savunuyor. Özellikle, gençlerin „belirsiz şikayetlerle“ doktora gitme eğilimlerinin arttığı ifade ediliyor. Bunun, sağlık hizmetlerinin daha fazla test ve değerlendirme gerektirmesi gibi sonuçları olduğuna dikkat çekiliyor.

Ancak bu durumun tek suçlusunun gençler olup olmadığı tartışılıyor. Uzmanlar, sağlık sigortası primlerindeki artışın karmaşık bir sorun olduğunu, bunun yalnızca bireylerin davranışlarıyla değil, aynı zamanda toplumsal ve politik faktörlerle de bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Gençlerin Sağlık Talepleri

Comparis uzmanı Felix Schneuwly, genç hastaların sık sık „belirsiz şikayetlerle“ doktora gittiğini ifade ediyor. Bu durum, doktorların hastaların sağlıklı olduğunu kanıtlamak zorunda kalmasına neden oluyor. „Doktorlar, artık hastalarının sağlıklı olduğunu ispatlamak zorunda,“ diyor Schneuwly. Bu yaklaşımın toplumda bir sağlık tüketim sorununa yol açtığını belirtiyor.

Politikanın Etkisi

Federal Konsey Üyesi Elisabeth Baume-Schneider, sık doktora gitmenin prim artışına neden olmadığını, yaşlanma ve tıbbi ilerlemeler gibi birçok faktörün etkili olduğunu vurguluyor. Uzman Schneuwly ise politikaların da sorumlu olduğunu belirtiyor. Üç yıl önceki politik baskılar nedeniyle sigorta şirketleri rezervlerini düşürdü ve bu da prim artışını engelledi. Ancak şimdi rezervlerin yeniden oluşturulması, primlerin yükselmesine neden oluyor.

Toplumun Sorumluluğu

Schneuwly, sağlık konusundaki farkındalığın önemine dikkat çekiyor. „Her şeyin sigortalı olması, bireylerin sağlıklarına dikkat etmemesi anlamına geliyor,“ diyor. Sağlık sigortası şirketlerine yönelik eleştirileri „garip“ olarak değerlendiren Schneuwly, insanların sağlıklarını kendilerinin de gözetmesi gerektiğini vurguluyor.

Sonuç

Sonuç olarak, gençlerin sağlık sigortası prim artışındaki rolü karmaşık bir tartışma konusu. Uzmanlar, gençlerin doktora gitme alışkanlıklarının yalnızca bir faktör olduğunu ve sistemdeki sorunların çok daha derin olduğunu belirtiyor. İsviçre’de sağlık sigortası primleri üzerindeki baskı, sadece gençlerin davranışlarıyla değil, aynı zamanda politikalar ve toplumun genel sağlık anlayışıyla da doğrudan ilişkilidir.


#SağlıkSigortası #PrimArtışı #İsviçre #Gençler #Haber #CemilBaysal #schweiz #suisse #svizzera #schwiiz #switzerland #isviçretürkler

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Çocuk Bakımında Eşitsizlik: Zengin Aileler Kreş Hizmetlerinden Daha Fazla Yararlanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuk bakımına ilişkin açıklanan güncel veriler, ailelerin ekonomik durumunun bakım hizmetlerine erişimde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koydu. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı verilere göre, ülkede 13 yaş altındaki çocukların yüzde 68’i aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanıyor.

Kreş ve okul dışı bakım hizmetlerine talep artıyor

2024 yılı itibarıyla çocukların yüzde 42’si kreş, etüt (hort) veya benzeri okul destekli bakım kurumlarına devam ediyor. Bu oran, 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Bakım sürelerine bakıldığında, çocukların yüzde 47’si haftada en fazla 9 saat, yüzde 39’u 10 ila 29 saat arasında, yüzde 13’ten fazlası ise haftada 30 saat ve üzeri bakım hizmeti alıyor. Ortalama bakım süresi haftalık yaklaşık 15 saat olarak hesaplanıyor.

Aile içi bakım hâlâ güçlü

Kurumsal bakımın yanı sıra aile içi destek de İsviçre’de önemli bir yer tutuyor. 2024 yılında çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez büyükanne veya büyükbaba tarafından bakıldı. Dört yaş altındaki çocuklarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkıyor.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalarda İsviçre, küçük çocukların aile bireyleri tarafından bakımı konusunda ilk sırada yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.

Kurumsal bakımda Avrupa ortalamasının gerisinde

Aile içi bakımda öne çıkan İsviçre, kreş ve benzeri kurumsal bakım hizmetlerinde Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Bu durum, ülkede çocuk bakım sisteminin büyük ölçüde aile desteğine dayandığını gösteriyor.

Gelir düzeyi belirleyici faktör

Veriler, çocuk bakım hizmetlerine erişimde gelir düzeyinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

En yüksek gelir grubundaki ailelerin yaklaşık yüzde 84’ü çocuklarını kreş ve benzeri kurumlara gönderirken, en düşük gelir grubunda bu oran yüzde 48’de kalıyor. Bu fark, bakım hizmetlerine erişimde ekonomik eşitsizliğin belirgin olduğunu gösteriyor.

Göçmen ailelerde kullanım daha düşük

Ayrıca ailelerin kökenine göre de farklılıklar dikkat çekiyor. İsviçreli ailelerin yaklaşık yüzde 72’si aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanırken, yabancı kökenli ailelerde bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor.

Uzmanlara göre bu tablo, İsviçre’de çocuk bakım sisteminde hem ekonomik hem de sosyal eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, sosyal politika açısından öncelikli konular arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Gündem

Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.

Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.

Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.

Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.

Continue Reading

Gündem

ADD’den İsviçre’de Çanakkale Zaferi Anma Etkinliği

yazar

Published

on

By

İsviçre Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında 29 Mart 2026 Pazar günü bir anma etkinliği düzenlendi.

Zürih’e bağlı Dübendorf’ta bulunan Restaurant Hecht Saal’de gerçekleştirilen program saat 14.00’te başladı.

Programa Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Fazlı Çorman katıldı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan tarihçi ve araştırmacı yazar Ali Arslan, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı.

Programda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler anıldı. Etkinliğe yoğun katılım gerçekleşti.

Continue Reading

Trendler