Connect with us

Avrupa

Roma’da 19 yaşındaki bir kadına yönelik toplu tecavüz olayı ülke çapında büyük infial yarattı

yazar

Published

on

Mağdurun partneri: “Beni tuttular ve tehdit ettiler” – Olay, 2009 ve 2024’teki benzer saldırıları yeniden gündeme taşıdı

Özet: 19 yaşındaki bir kadının toplu tecavüze uğradı,

Erkek arkadaşı bunu izlemek zorunda kaldı,

Üç şüpheli tutuklandı,

Polis başka saldırganları arıyor,

Olay Roma’nın doğusunda gerçekleşti.

  • Çift araçlarında otururken etraflarında “birkaç kişinin dolaştığını” fark etti.
  • Saldırının çok hızlı gerçekleştiğini, camın kırılmasıyla birlikte “şok etkisi” yaşadığını söyledi.
  • Saldırganların onu araçtan sürükleyip uzaklaştırdığını, yerde tutulduğu için partnerine yardım edemediğini belirtti.
  • Yaşanan panik nedeniyle “kaç kişinin saldırıya karıştığını” tam olarak göremediğini ifade etti.
  • Saldırganların kaçmasının ardından hemen yardım aramak için koştuğunu ve polise haber verdiğini söyledi.

Erkek arkadaşın ifadeleri soruşturma dosyasında yer alsa da yetkililer, hem mağduru hem de yakınlarını korumak amacıyla ayrıntıların kamuoyuna açıklanmadığını vurguluyor.

Roma’nın doğusundaki Tor Tre Teste bölgesinde 19 yaşındaki bir kadına yönelik toplu tecavüz ve cinsel şiddet olayı ülke çapında büyük infial yaratmaya devam ediyor. Olay sırasında genç kadının erkek arkadaşı saldırganlar tarafından etkisiz hâle getirildi ve dehşeti engelleyemedi.

🔵 “Beni tuttular ve öldürmekle tehdit ettiler” – Partnerin ifadesi

Almanca kaynaklarda yer alan bilgilere göre, mağdurun erkek arkadaşı polise verdiği ifadede, saldırganlar tarafından tutulduğunu ve ölümle tehdit edildiğini söyledi. Olayın birkaç saniye içinde geliştiğini, saldırgan sayısını tam olarak göremediğini ancak organize şekilde hareket ettiklerini belirtti.

🔵 Genç kadının ifadesi: Araca zorla girildi

Genç kadın, polisle yaptığı görüşmede saldırganların aracın camını kırarak içeri girdiklerini, telefonunu almaya çalıştıklarını ve direndiği sırada zorla araçtan çıkarıldığını anlattı. Sonrasında saldırganlardan en az birinin kendisini tehdit ederek bölgeden uzaklaştırdığını, yanında başka bir kişinin daha bulunduğunu ve çevreyi kontrol ettiğini söyledi.

Polis, ifadenin olay yerindeki izlerle uyumlu olduğunu açıkladı.

🚓 Şüpheliler: Fas ve Tunus uyruklu üç kişi tutuklandı

İtalyan basını ve Corriere della Sera’nın haberlerine göre polis:

  • Fas ve Tunus uyruklu üç erkeği
  • toplu cinsel saldırı, ağır soygun girişimi, suç örgütü kapsamında hareket etmek

suçlamalarıyla tutukladı. Yetkililer, tutuklanan kişilerin daha önce:

hırsızlık, uyuşturucu ticareti gibi suçlardan da kayıtlarının bulunduğunu belirtti.

Soruşturmaya göre zanlılar, bölgede faaliyet gösteren bir çetenin parçası olabilir.

🔎 En az iki saldırgan daha aranıyor

Polis, soruşturmanın hâlâ sürdüğünü ve saldırıya karışmış olabilecek iki kişinin daha arandığını açıkladı.

🕰️ Roma daha önce benzer olaylar yaşamıştı

Haberde ayrıca Roma ve İtalya genelinde geçmiş yıllarda yaşanan benzer saldırılara değiniliyor:

2009 – 13 yaşındaki kızın kaçırılıp tecavüze uğradığı olay

Roma’da 2009’da yaşanan kaçırma ve toplu tecavüz olayı tüm ülkeyi ayağa kaldırmıştı. Fail iki kişi mahkûm edilmişti.

2009 Guidonia olayı

Aynı yıl Guidonia’da bir genç kız tecavüze uğramış, erkek sevgilisi ise altı kişilik bir grup tarafından aracın bagajında kilitli tutulmuştu.

2024 – Sicilya’da 13 yaşındaki kız olayı

Sicilya’da 2024 yılında 13 yaşındaki bir kız çocuğu toplu tecavüze uğramış, erkek arkadaşı olay sırasında engellenmişti.
Bu olayda polis yedi zanlıyı yakalamıştı. Zanlıların “Mısırlı göçmenler” olduğu bazı haberlerde geçiyor.

Bu geçmiş vakalar, Roma’daki yeni saldırıyla birlikte yeniden ülke gündemine taşındı.

🗣️ Siyasi tepkiler: “Barbarlık”

Roma belediye meclis üyeleri ve çeşitli yerel politikacılar, olayı “barbarca” olarak nitelendirerek kınadı.
Bazı siyasetçiler, şehirde suçun önlenmesi için özel polis birimleri kurulması ve riskli bölgelerde daha yoğun denetim yapılması çağrısında bulundu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

İstanbul’da otelde pestisit faciası: 4 kişilik ailenin ölümüne ilişkin dava başlıyor

yazar

Published

on

By

İstanbul’da Kasım 2025’te bir otelde hayatını kaybeden Almanya’nın Hamburg kentinden dört kişilik ailenin ölümüyle ilgili dava bugün başlıyor. Olay, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Edinilen bilgilere göre, Çiğdem ve Servet Böcek çifti ile çocukları Kadir (6) ve Masal (3), tatil amacıyla İstanbul’a gelmiş, konakladıkları otelde kısa süre sonra rahatsızlanmıştı. İlk aşamada gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan aile, yapılan ilk müdahalenin ardından taburcu edilmişti.

Ancak sağlık durumlarının hızla kötüleşmesi üzerine aile üyeleri yeniden hastaneye kaldırıldı. Çocuklar kısa süre içinde hayatını kaybederken, anne ve baba da takip eden günlerde yaşamını yitirdi.

🧪 Pestisit şüphesi öne çıktı

Soruşturma sürecinde olayın, otel odasında kullanılan yüksek derecede zehirli bir pestisitten kaynaklanmış olabileceği belirlendi. Yetkililer, kısa süre önce yapılan haşere ilaçlamasında kullanılan maddenin gaz formuna dönüşerek odaya sızdığı ihtimali üzerinde duruyor.

İddialara göre, söz konusu işlemde alüminyum fosfit adlı son derece tehlikeli bir kimyasalın usulsüz şekilde kullanıldığı ve güvenlik kurallarının ihlal edildiği öne sürülüyor.

⚖️ Sanıklar hakim karşısına çıkıyor

Açılan davada, otel işletmecisi ile ilaçlama firmasının sahibi ve bir çalışanı sanık olarak yargılanacak. Sanıkların, gerekli güvenlik önlemlerini almamak ve tehlikeli kimyasalı hatalı kullanmakla suçlandığı belirtildi.

Savcılığın iddianamesine göre, her bir ölüm için ayrı ayrı olmak üzere sanıklar hakkında uzun süreli hapis cezaları talep ediliyor. Toplam cezanın olayın niteliğine göre ağırlaşabileceği ifade ediliyor.

🗣️ Aileden sert tepki

Hayatını kaybeden ailenin yakınları, olayın ihmal sonucu değil, ciddi bir sorumsuzluk zincirinin sonucu olduğunu savunuyor. Ailenin avukatı, hastanede yapılan ilk değerlendirmeyi de eleştirerek, çocukların durumunun yeterince ciddiye alınmadığını öne sürdü.

⏱️ Dava süreci uzun sürebilir

Birden fazla sanığın yer aldığı ve teknik incelemelerin önem taşıdığı davanın aylar, hatta yıllar sürebileceği belirtiliyor. Süreçte yeni sorumluların ortaya çıkması halinde dosyanın genişleyebileceği ifade ediliyo

Continue Reading

Avrupa

AVUSTURYA’DA BEBEK MAMASI ALARMI: MARKETTEKİ MAMALARA FARE ZEHRİ KARIŞTIRILDI!

yazar

Published

on

By

Dünyaca ünlü bebek maması markası Hipp, Avusturya’daki ürünlerini piyasadan çekiyor. Market raflarındaki mamaların kapaklarını gizlice açıp içine fare zehri karıştıran şantajcılar, ebeveynleri dehşete düşürdü. Polis, „Hayati tehlike devam ediyor“ uyarısında bulundu.

Avusturya’da akıllara durgunluk veren bir şantaj girişimi patlak verdi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler, bebek maması üreticisi Hipp’ten para sızdırmak için marketlerdeki mamaları zehirlemeye başladı. Olay, bir müşterinin şüphelenip polise haber vermesiyle ortaya çıktı. Laboratuvar sonuçları, incelenen kavanozda öldürücü miktarda fare zehri olduğunu kanıtladı.

Piyasada Hala Zehirli Mamalar Olabilir!

Burgenland Eyalet Polisi, operasyon kapsamında bazı kavanozları ele geçirse de tehlikenin geçmediğini duyurdu. Polis sözcüsü Helmut Marban, „Şu an reyonlarda veya evlerde, içine zehir katılmış en az bir kavanozun daha bulunduğundan eminiz. Ebeveynler son derece dikkatli olmalı“ açıklamasını yaptı.

Şantajcıların „Ölümcül“ İşareti: Kırmızı Daire

Canilerin, zehirledikleri kavanozları polise ispat etmek için özel bir yöntemle işaretlediği anlaşıldı. Ebeveynlerin şu üç noktaya dikkat etmesi hayati önem taşıyor:

Gizli Etiket: Zehirlenen kavanozların altına, şantajcı tarafından kırmızı daireli beyaz bir çıkartma yapıştırılmış.

Kapak Sesi (Vakum): Mamayı açtığınızda o meşhur „tık“ sesi gelmiyorsa, kapak daha önce birisi tarafından açılmış demektir. Bu mamayı sakın bebeğinize yedirmeyin!

Kötü Koku: Zehirli mamalardan normal olmayan, bozulmuş bir koku yayıldığı belirtiliyor.

Zehir Vücutta Hemen Belirti Göstermiyor

Uzmanlar, kullanılan fare zehrinin (Bromadiolon) sinsi bir özelliği olduğu konusunda uyardı. Bu madde kanın pıhtılaşmasını engelliyor ancak etkisini hemen değil, 2 ila 5 gün sonra gösteriyor. Bu da ailelerin durumu fark etmesini zorlaştırıyor. Diğer zehir türleri ise ani kusma, karın ağrısı ve nefes darlığına yol açabiliyor.

Soruşturma Genişliyor

Şu an için zehirli mamalar Burgenland bölgesindeki Spar mağazalarında tespit edildi. Ancak Alman polisinin de dahil olduğu soruşturmada, benzer vakaların Çekya ve Slovakya’da da görüldüğü açıklandı. Emniyet güçleri, marketlerde şüpheli hareketler sergileyen kişilerin derhal bildirilmesini istiyor.

Continue Reading

Avrupa

Avrupa’dan İsviçre’ye yoğun göç: Almanya, İtalya ve Fransa ilk sırada

yazar

Published

on

By

İsviçre’de göç konusu, yaklaşan referandum öncesinde yeniden siyasi gündemin merkezine yerleşti. Resmi veriler, ülkeye yönelik göçün büyük bölümünün Avrupa ülkelerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

2025 yılında İsviçre’ye net yaklaşık 75 bin kişi göç etti. Bu kişilerin yüzde 68’i Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelirken, yüzde 32’si üçüncü ülkelerden oluştu. Avrupa’dan gelen göçte Almanya, İtalya ve Fransa ilk sıralarda yer aldı.

Uzmanlar, İsviçre’ye yönelik bu yoğun göçün temel nedenlerinden birinin ekonomik faktörler olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi komşu ülkelerde yaşayan birçok kişi, daha yüksek maaşlar ve güçlü iş imkânları nedeniyle İsviçre’yi tercih ediyor. Ülkedeki ücret seviyesinin Avrupa ortalamasının üzerinde olması, nitelikli iş gücü için önemli bir çekim unsuru oluşturuyor.

Federal makamların verilerine göre, Avrupa’dan gelen göçmenlerin yüzde 71’i iş amacıyla İsviçre’ye geliyor. Aile birleşimi yaklaşık yüzde 20, eğitim amaçlı göç ise yüzde 7 seviyesinde bulunuyor.

Üçüncü ülke vatandaşlarında ise göç nedenleri farklılık gösteriyor. Bu grupta en yaygın neden yüzde 42 ile aile birleşimi olurken, yüzde 23’lük kesim iltica başvuruları kapsamında ülkeye geliyor. 2025 yılında İsviçre’de 25 bin 781 iltica başvurusu yapılırken, 7 bin 382 kişiye koruma statüsü verildi, 5 bin 5 kişi ise geçici olarak kabul edildi.

İş gücü piyasasında da belirgin farklar dikkat çekiyor. Avrupa’dan gelen göçmenlerin istihdam oranı yüzde 86,8 ile yerli nüfusun (yüzde 84,9) üzerinde seyrederken, üçüncü ülke vatandaşlarında bu oran daha düşük seviyede kalıyor.

İsviçre ekonomisinin sanayi, sağlık, hizmet ve inşaat sektörlerinde hem yüksek nitelikli hem de sezonluk iş gücüne ihtiyaç duyması, göçün büyük ölçüde iş gücü talebiyle şekillendiğini ortaya koyuyor.

14 Haziran’da oylanacak girişim ise ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngörüyor. Referandum öncesinde göç verileri ve ekonomik etkileri kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor.

Continue Reading

Trendler