İsviçre
Oturumları evliliğe bağlı kişiler, boşanınca oturum haklarını kaybetme korkusu yaşamayacaklar
Şiddete Maruz Kalan Göçmenleri Koruma Yönünde Tarihi Karar
İsviçre Parlamentosu, evlilik içi şiddet mağduru göçmenlerin, ayrılma durumunda ikamet izinlerini kaybetme korkusu olmadan serbestçe ayrılabilmesini sağlayacak önemli bir karar aldı. Sosyalist Parti (SP), bu kuralın genişletilmesinden dolayı memnuniyetini dile getirdi ve parlamentoda çoğunluk sağlayarak bu konuda önemli bir başarı elde etti.
SP Eş Grup Başkanı ve Ulusal Meclis Üyesi Samira Marti, „Parlamento, evlilik içi şiddet mağduru göçmenler için önemli bir adım attı ve ikamet izinlerini kaybetme korkusu nedeniyle evliliklerinden ayrılamayanlara destek oldu“ dedi. Bir kişinin ikamet hakkı, eşinin durumuna bağlı olduğunda, boşanma durumunda bu hak kaybedilebiliyor – özellikle ayrılık sebebi evlilik içi şiddetse. Daha önce mevcut olan zor durum kuralı bu durumu engellemeye çalışsa da, uygulaması oldukça sıkıydı. Ulusal Meclis ve Eyalet Meclisi’nin kabul ettiği yasa değişikliği ile bu durumun düzeltilmesi amaçlanıyor.
Marti, „Yabancılar ve Entegrasyon Yasası’ndaki evlilik içi şiddetle ilgili mevcut düzenleme, göçmenlerin şiddet ilişkilerinde kalmalarına yol açtı. Bu düzenleme değişikliği ile bu durumu değiştirebiliriz – bu tarihi bir adım ve feminist grev günü olan 14 Haziran’da gerçekleşti. Çünkü çoğunlukla FINTA (Feminist, Intersex, Non-binary, Trans and Agender) bireyler, evlilik içi şiddetten etkilenenler arasında yer alıyor“ dedi. İsviçre, İstanbul Sözleşmesi’nde ikamet hakkı kaybı konusunda bir istisna yapmak zorunda kaldı – ancak yeni yasa revizyonu ile bu istisna kaldırılabilir hale gelebilir. Kabul edilen yasa revizyonu, Ulusal Meclis Sosyal Politika Komitesi’nin bir SP önerisine dayanıyor.
Bu karar, evlilik içi şiddet mağduru göçmenlerin korunması ve haklarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmekte.
İstanbul Sözleşmesi (resmi adıyla „Avrupa Konseyi Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Mücadele Edilmesi Konvansiyonu“), kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mücadele edilmesi amacıyla Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmış uluslararası bir sözleşmedir. 2011 yılında İstanbul’da imzaya açılan ve 2014 yılında yürürlüğe giren sözleşme, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü kapsar ve bu şiddeti önlemek, mağdurlara yardım etmek, suçluları cezalandırmak, kurbanların korunmasını sağlamak gibi konularda üye ülkeleri yükümlülük altına alır.
Sözleşme, kadına yönelik şiddetin cinsiyet temelli bir insan hakları ihlali olduğunu vurgular ve üye devletlerin bu alandaki politika ve uygulamalarını iyileştirmelerini, kadınların haklarını güçlendirmelerini amaçlar. İstanbul Sözleşmesi, şiddetin önlenmesi, mağdurların desteklenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için uluslararası alanda önemli bir referans noktası olarak kabul edilmektedir.

„Yabancılar ve Entegrasyon Yasası’ndaki evlilik içi şiddetle ilgili mevcut düzenleme, göçmenlerin şiddet ilişkilerinde kalmasına neden oldu. Yasa değişikliği ile bunu değiştirebiliriz – bu tarihi bir adım.“
Samira Marti, BL Ulusal Meclis Üyesi ve SP Federal Meclis Fraksiyonu Eş Başkanı
Gündem
Suçluların yarısından fazlası yabancı – neden?
Aşağıda, 20 Minuten gazetesinde yayımlanan “Kriminalstatistik 2025: Über die Hälfte aller Straftäter sind Ausländer – wieso?” başlıklı haberde ülkede yaşayan yabancıların suç oranlarında başı çektiği ifadeleri yer alıyor. Haberin ayrıntıları yorumsuz şekilde şöyle:
Kriminalstatistik 2025:
Suçluların yarısından fazlası yabancı – neden?
Daniel Graf imzalı haberde yer alan ifadeler şöyle devam ediyor. 2025 yılında bir suçla itham edilen kişilerin yaklaşık yüzde 58’i yabancıydı. Ancak bunun nedenini anlamak için konunun ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor.
Konu özetle ne?
İsviçre’de 2025 yılında bir suçla itham edilen 92 bin 147 kişiden 53 bin 326’sı yabancı. Bu da neredeyse yüzde 58’e karşılık geliyor.
Ancak “yabancılar gerçekten suça daha mı meyilli?” sorusunun sorulduğu ve bu sorunun yanıtı için rakamlara daha yakından bakılması gerektiği ifade ediliyor.
Haberde görüşlerine yer verilen iki uzmanın kimlik ve unvanları şöyle:
- Dirk Baier: Kriminolog ve Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne (ZHAW) bağlı Suç ve Suç Önleme Enstitüsü’nün başkanı. Özellikle gençlik suçu, şiddet ve aşırılık konularında uzman.
- Benjamin F. Brägger: 30 yılı aşkın süredir İsviçre’de ceza infaz sisteminde görev yapan, eski hapishane yöneticisi ve hukukçu. Aynı zamanda akademik alanda ders veren bir adalet sistemi uzmanı.
İki uzmana göre:
- Kriminal turizm yani ülke dışından gelip suç işleyip ülkeyi terk eden yabancılar büyük bir sorun
- Sığınma alanında da aksaklıklar var
- İsviçre’de yaşayan yabancılar yalnızca hafif şekilde aşırı temsil ediliyor ve bunun nedeni doğrudan milliyet değil
Veriler: Suça karışan yabancılar
İsviçre’de yabancıların suç oranı son yıllarda arttı:
2021’de yaklaşık %50 → 2025’te yaklaşık %58
Detaylı dağılım şöyle:
- Toplam yabancılar: 53.326 kişi (%57,9)
- Yerleşik yabancılar: 29.725 kişi (%32,3, 2024’e göre +%2,9)
- Sığınmacılar: 5.386 kişi (%5,8, -%12,4)
- Diğer yabancılar: 18.215 kişi (%19,8, +%1,3)
Kategoriler neyi ifade ediyor?
- Yerleşik yabancılar: B ve C oturum izni olan, İsviçre’de yaşayan kişiler
- Sığınmacılar: F, N ve S statüsündekiler
- Diğer yabancılar: kısa süreli oturum sahipleri, turistler, sınır çalışanları ve kaçak durumdakiler
Bu ayrım neden önemli?
Haberde değerlendirmelerine yer verilen Dirk Baier, bu ayrımın kritik olduğunu belirterek şöyle diyor:
“Bu ayrım çok önemli çünkü farklı önlemler gerektirir. Eğer suçları burada yaşayan yabancılar işliyorsa göç politikalarını tartışmalıyız. Kriminal turizm ise tamamen farklı çözümler gerektirir.”
Uzman değerlendirmesi
Haberde görüşlerine yer verilen Benjamin F. Brägger ise özellikle iki soruna dikkat çekiyor:
- Sığınma sisteminde sorunlar var
- “Diğer yabancılar” kategorisinde organize suç çeteleri ciddi tehdit oluşturuyor
Brägger’e göre:
- Ülkede kalmaması gereken ama sınır dışı edilemeyen kişiler bulunuyor
- Bu kişiler:
- Kaybedecek bir şeyleri olmadığı
- Toplumsal hayata katılamadıkları için
👉 suça yönelebiliyor
Yerleşik yabancılar için ise:
👉 “Sadece hafif bir aşırı temsil söz konusu”
Kriminal turizm
Haberde, İsviçre’nin karşı karşıya olduğu bazı suç türleri şöyle sıralanıyor:
- Ev soygunları
- ATM patlatmaları
- Para nakil araçlarına saldırılar
- Araç ve silah hırsızlıkları
👉 Bu suçların çoğu yabancı organize çeteler tarafından işleniyor
👉 Bazı durumlarda daha az ceza aldıkları için reşit olmayan kişiler kullanılıyor
Çözüm önerileri
Brägger:
- Schengen öncesinde sınır kontrolleri varken bu tür suçlar daha azdı
- Sınır güvenliği artırılabilir
Baier:
- Bu suçlar planlı ve uluslararası
- Çözüm: uluslararası soruşturma ve iş birliği
Polis ve adalet sistemi
Brägger ayrıca:
- Kantonlar arası polis iş birliğinin artırılması gerektiğini
- Tutuklama süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor
Örnek:
Sabit adresi olmayan bir suçlu tutuklanmazsa, yargılanmadan ülkesine dönebiliyor ve ceza etkisiz kalıyor.
İsviçre’de yaşayan yabancılar
Toplam oran %57,9 olsa da:
- Sığınmacılar ve diğer yabancılar çıkarıldığında → %32,3
Karşılaştırma:
- İsviçre nüfusunda yabancı oranı: %27
👉 Bu da yaklaşık %20’lik sınırlı bir aşırı temsil anlamına geliyor.
Bunun nedenleri
Baier’e göre iki temel açıklama var:
- Yabancılar daha fazla suça karışıyor olabilir
- Daha sık ihbar ediliyor olabilirler
Olası nedenler:
- Genç ve erkek nüfus yoğunluğu
- Düşük eğitim ve gelir
- İş bulma zorlukları
- Bazı kültürel farklılıklar
👉 Bu iki açıklama birlikte etkili
Şiddet suçları
Ağır şiddet suçlarında yabancı oranı %52–67 arasında.
Dağılım:
- Yerleşik yabancılar: %27–39
- Diğer yabancılar: %15–40
Şiddetin nedenleri
Brägger:
- Bazı kültürel yapılarda şiddete eğilim daha yüksek olabilir
Ancak her iki uzman da şu faktörlere dikkat çekiyor:
- eğitim
- gelir
- demografi
- cinsiyet
Çözüm: Entegrasyon
Brägger’e göre:
- Dil öğrenimi zorunlu olmalı
- Temel değerler (örneğin kadın-erkek eşitliği) benimsenmeli
- Çocukların erken yaşta entegrasyonu sağlanmalı
Sonuç
Brägger:
- Kriminal turizm ciddi bir sorun
- Şiddet suçlarındaki artış endişe verici
- Polis ve adalet sistemi yetersiz kaynaklarla çalışıyor
Baier:
- Yabancıların %99’u suç işlemiyor
- Tartışma aşırı temsil yerine genel tabloya odaklanmalı
- Uluslararası suçlarla mücadele güçlendirilmeli
Gündem
İsviçre’de suç profili değişiyor: Ağır şiddet artarken genel suç oranı düşüyor
İsviçre’de yayımlanan son polis suç istatistikleri, ülkede suç yapısında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Genel suç sayısı azalırken, ağır şiddet suçları ve cinayet vakalarında artış kaydedildi.
Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2025 yılında toplam 554 bin 963 suç işlendi. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 1,5 düşüş gösterdi. Azalışta özellikle mal varlığına karşı işlenen suçlardaki gerileme etkili oldu. Hırsızlık başta olmak üzere bu tür suçlarda yüzde 3,5 oranında düşüş yaşandı.
Buna karşın ağır şiddet suçlarında artış dikkat çekti. 2025 yılında ağır şiddet suçları yüzde 8,1 artarak 2 bin 654 vakaya ulaştı. Aynı dönemde kaydedilen 55 cinayet vakası, 2009’dan bu yana görülen yıllık ortalamanın üzerine çıktı. Cinayetlerin yüzde 61,8’inin aile içi ortamlarda meydana gelmesi, sorunun toplumsal boyutuna işaret etti.
İsviçre uzun yıllardır Avrupa’nın en düşük suç oranlarına sahip ülkeleri arasında yer alırken, geçmişte de genel olarak daha sakin bir tablo hakimdi. 2000’li yıllardan itibaren cinayet sayıları yıllık ortalama 40–50 civarında seyrederken, sokak suçları da görece düşük seviyelerdeydi. Ancak uzmanlara göre, suç hiçbir zaman tamamen yok olmadı; günümüzdeki artış, düşük seviyeden yukarı yönlü bir hareket olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, son dönemdeki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını vurguluyor. Özellikle aile içi şiddetin daha görünür hale gelmesi önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Cinayetlerin büyük bölümünün ev içinde gerçekleştiğine dikkat çekilirken, geçmişte rapor edilmeyen birçok olayın artık kayıt altına alındığı belirtiliyor. Polis ve sosyal hizmetlerin daha etkin çalışması ve kadına yönelik şiddetin daha fazla bildirilmesi de istatistiklere yansıyor.
Bunun yanı sıra nüfus artışı ve şehirleşme de etkili unsurlar arasında gösteriliyor. Son 20 yılda nüfusu önemli ölçüde artan İsviçre’de, özellikle büyük şehirlerde sosyal gerilimlerin arttığı ve nüfus yoğunluğunun bazı suç türlerinde artış ihtimalini yükselttiği ifade ediliyor.
Ekonomik ve sosyal baskılar da dikkat çeken bir diğer faktör. Artan yaşam maliyetleri, kira fiyatları ve entegrasyon sorunları, özellikle gençler arası şiddet ve aile içi çatışmalar üzerinde etkili olabiliyor.
Göç konusu ise tartışmalarda yer alsa da uzmanlar, suç artışının tek başına bu faktörle açıklanamayacağını belirtiyor. Yaş, gelir düzeyi, eğitim ve sosyal koşulların daha belirleyici olduğu vurgulanıyor.
Öte yandan dijital suçlar büyük ölçüde sabit kaldı. 2025 yılında 57 bin 761 siber suç kaydedilirken, bunların büyük bölümünü ekonomik amaçlı dijital suçlar oluşturdu.
Tüm gelişmelere rağmen İsviçre, düşük suç oranlarıyla Avrupa’nın en güvenli ülkeleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak veriler, özellikle aile içi şiddet ve ağır suçlar konusunda yeni önlemler alınması gerektiğine işaret ediyor.
Gündem
Şirketinizi, işinizi tanıtalım!
Size sunabileceğimiz tanıtım hizmetleri için bizimle iletişime geçin.
isvicreninsesi 🇨🇭
İsviçre’nin Sesi +41 Haber’i takip ettiğiniz için teşekkür ederiz!
Sizlerle büyüyor, sizlerle güçleniyoruz.
📱 Bizi tüm sosyal medya mecralarında
@isvicreninsesi yazarak takip edebilirsiniz.
🔗 İsviçre’nin Sesi Sosyal Medya Hesapları:
📘 Facebook: facebook.com/isvicreninsesi
📸 Instagram: instagram.com/isvicreninsesi
➕ +41haber Instagram: instagram.com/arti41haberisvicre
💼 LinkedIn: linkedin.com/company/isvicreninsesi
🎵 TikTok: @isvicreninsesi_tiktok
🐦 X (eski adıyla Twitter): twitter.com/isvicreninsesi
▶️ YouTube: youtube.com/@isvicreninsesi
🌐 Web Sitesi: www.isvicreninsesi.ch
📱 İsviçre’nin Sesi Mobil Uygulaması Yayında!
📱 İsviçre’nin Sesi mobil uygulaması artık tüm cihazlarda!
iPhone kullanıcıları için App Store’da, Android kullanıcıları için Google Play Store’da ve Huawei cihazlar için Huawei App Gallery’de
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


