Connect with us

İsviçre

Norovirüs Tehlikesi: Hem Kadınlar Hem Erkekler Tuvalet Sonrası Ellerini Yıkamıyor

yazar

Published

on

Tuvalet sonrası hijyen eksikliği, hem kadınlar hem de erkekler arasında yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Son araştırmalar, birçok kişinin ellerini yeterince yıkamadığını ve bu durumun sağlık risklerini artırdığını gösteriyor.

Kritik Noktalar

Tuvalet sonrası ellerin yıkanması, mikropların yayılmasını önlemek için hayati öneme sahip. Ancak, yapılan gözlemler, kadınlar ve erkekler arasında ellerin genellikle yeterince temizlenmediğini ortaya koydu. Uzmanlar, ellerin en az 30 saniye boyunca sabunla yıkanmasını öneriyor.

Bern’den Jenny P. (23), ofis tuvaletlerinde hijyen eksikliği konusunda endişelerini dile getiriyor: „Tuvalette sürekli olarak, kadınların ellerini yıkamadan çıktığını duyuyorum. Birçoğu ellerini su altında sadece birkaç saniye tutuyor; bu sürede sabun kullanmak imkansız. Bu durum beni gerçekten rahatsız ediyor.“ Jenny, tuvalet sonrası hijyen eksikliğinin, ortak alanlarda sağlık risklerini artırdığını belirtiyor: „Bu kadınların elleriyle ortak kullanım alanlarına dokunduklarını görmek, beni endişelendiriyor. Hatta bazı arkadaşlarım, tuvaletten sonra ellerini sabunlamadan sadece suyla yıkadıklarını itiraf etti.“

Kadınların Yüzde 18’i Ellerini Sadece Su ile Yıkıyor

Tuvalet sonrası ellerin sadece suyla yıkanması, yaygın bir yanlış anlamadır. Uzmanlar, her durumda sabun kullanmanın gerekliliğini vurguluyor. Kadınlar arasında yapılan araştırmalar, yüzde 18’inin ellerini sadece su ile yıkadığını ortaya koydu. Ancak, bu durum sadece kadınlarla sınırlı değil; erkekler arasında da benzer sorunlar gözlemleniyor.

Hijyen Eksikliği: Yaygın Bir Sorun

Kadınlar ve erkekler arasında hijyen eksikliği yaygın bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Jenny’nin gözlemleri, kadın tuvaletlerinde hijyen standartlarının genellikle ihmal edildiğini gösteriyor. Bu, hem kadınların hem de erkeklerin sağlık risklerini artırıyor ve genel hijyen standartlarını tehdit ediyor.

2018 yılında yapılan bir Alman çalışması, tuvalet sonrası hijyen uygulamalarının hem kadınlar hem de erkekler arasında eksik olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, kadınların yüzde 3’ünün ellerini hiç yıkamadığı, yüzde 18’inin ise sadece suyla yıkadığı belirlendi. Erkekler arasında ise, yüzde 11’i ellerini hiç yıkamıyor, yüzde 49’u sadece su kullanıyor.

Fekal Mikroplar ve İdrar Kalıntıları: Sağlık Riski

FIBS Başkanı Andrea Tresch-Müller, hijyen eksikliğinin sağlık üzerinde ciddi etkileri olabileceğine dikkat çekiyor: “Eller, mikropların en hızlı yayıldığı vücut bölgesidir. Yapılan bir araştırma, barlarda bulunan atıştırmalıkların mikrobiolojik analizinde, çeşitli fekal mikroplar ve idrar kalıntılarının bulunduğunu göstermiştir.”

Bu mikroplar, ellerle her şeye dokunarak ve ardından yüzümüze temas ederek vücudumuza geçebilir. Özellikle Norovirüs gibi yüksek bulaşıcılık oranına sahip virüsler, ellerden ağza geçerek hastalıklara yol açabilir. Norovirüs, sadece küçük bir miktarda virüs ile bile enfeksiyona neden olabilir ve genellikle fekal-oral yol ile bulaşır.

Multiresistan Bakteriler ve Mide-Bağırsak Sorunları

Multiresistan bakteriler, hijyen eksikliği nedeniyle yayılabilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu bakteriler, çoğu zaman insanlarda belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebilirler. Ancak, bu bakteriler ağır enfeksiyonlara yol açabilir.

Doğru Hijyen Uygulamaları

Tresch-Müller, doğru hijyen uygulamalarının mikropların yayılmasını önlemede kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. İdeal olarak, tuvalet sonrası eller yıkanırken kapı koluna dokunmamak en iyisidir, çünkü kapı kolunun temizliği hakkında kesin bir bilgiye sahip olunamaz. Hastanelerde, personel ellerini yıkadıktan sonra su musluğunu bir kağıt havluyla kapatmakta ve kapı kollarını dirsekle itmektedir. Evde de benzer şekilde, eller en az 30 saniye boyunca sabunla yıkanmalı ve iyice durulanmalıdır. İşte doğru el yıkama adımları:

  1. Eller akan su altında ıslatılır.
  2. Eller iyice sabunlanır; avuç içleri, el sırtı, parmak uçları, parmak araları ve baş parmak dahil.
  3. Sabun tüm yüzeylere iyice yayılır ve nazikçe ovulur.
  4. Sabun, akan su altında tamamen durulanır.
  5. Eller ve parmak araları iyice kurulanır.
  6. Kış aylarında veya kuru ciltlerde eller düzenli olarak nemlendirilmelidir, çünkü sağlıklı cilt optimal koruma sağlar.

Bu basit ama etkili adımlar, sağlığınızı korumanın yanı sıra enfeksiyon risklerini minimize etmek için büyük önem taşır.

#ElHijyeni #SağlıkÖnlemleri #Norovirüs #HijyenKuralları #TemizlikÖnceliğimiz #tuvalet #kadin #erkek #temizlik #

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Gazetemiz Köşe Yazarı Meltem Soğuk Stropoli’ye Edebiyat Ödülü

yazar

Published

on

By

YAŞASIN EDEBİYAT 2. Kısa Öykü ile Novella ve Köşe Yazısı Yarışması sonuçlandı

Gazeteci-yazar Stefan Zweig ile öyküleri, kısa romanları ve günlükleriyle edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip Franz Kafka anısına saygıyla ikincisi gerçekleştirilen yarışmada, edebiyata katkı sunan gazeteci ve yazarların eserleri farklı kategorilerde değerlendirildi.

Yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinde, gazetemiz köşe yazarlarından Meltem Soğuk Stropoli, “Geçen Zamanın Anatomisi” adlı yazısıyla birinciliğe layık görüldü.

Yarışmanın basın bülteninde yer alan Seçici Kurul gerekçesinde, Stropoli’nin zaman kavramını hem nesnel hem de öznel değerlendirmelerle derinlemesine ele almasına dikkat çekildi. Yazıda tanınmış isimlerin farklı tespit ve çalışmalarının akıcı bir üslupla sunulduğu, yazarın entelektüel birikimini sade ve özgün bir anlatımla okuyucuya aktardığı belirtildi.

Seçici Kurul ayrıca eserin okuyucuyu ilk satırından itibaren içine alan anlatımını, günümüz dinamizmine uygun özgün kalemini ve bakış açısındaki zenginliği öne çıkardı. Yazının, “tek solukta okunabilen köşe yazısı” niteliği taşıdığı ifade edilerek “Geçen Zamanın Anatomisi” yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinin birincisi seçildi.

Novella, deneme ve biyografi türündeki eserlerinin yanı sıra gazetecilik ve köşe yazılarıyla da çalışmalarını sürdüren Meltem Soğuk Stropoli’yi bu anlamlı edebiyat ödülü dolayısıyla kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Continue Reading

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Trendler