Connect with us

Avrupa

MİLYONLUK VURGUN: YASEMİN G.’YE 6 YIL 9 AY HAPİS CEZASI!

yazar

Published

on

Bremen’de Duruşma Salonunda Lüks Gösterisi
Chanel gözlükler, Moncler marka pahalı bir mont, altın takılar… Yasemin G. (32), duruşma salonunda lükse olan düşkünlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Almanya’nın Bremen kentinde yargılanan Yasemin G., 8,2 milyon Euro’luk soygun suçundan 6 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca çalınan miktarı geri ödemesi kararlaştırıldı.

SUÇUN İTİRAFI: „SADECE 20 BİN EURO ALABİLDİM“

Bremen Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada Yasemin G., suçunu itiraf etti:
„Soygun sırasında yaklaşık 8 milyon Euro saydım. Planım paranın büyük kısmını, yani 6 milyon Euro’yu kendime ayırmaktı. Ancak sonunda sadece 20 bin Euro alabildim. Daha fazlasını değil.“

SOYGUN NASIL GERÇEKLEŞTİ?

21 Mayıs 2021’de Yasemin G., çalıştığı Bremen’deki „Loomis“ isimli para taşıma şirketinde milyonluk bir vurgun yaptı. Şirkette, bankaların ATM’lerine yerleştirilecek para kasetlerini hazırlamakla görevli olan Yasemin G., 8,2 milyon Euro’yu çöp poşetlerine gizledi ve bu değerli „çöpü“ dışarı taşıyarak kayıplara karıştı.

Ancak olayın ardından polis tarafından başlatılan kamuya açık arama sonuçsuz kaldı. Polis, Yasemin G.’yi tam 1033 gün boyunca aradı.

„KANKAM VE SEVGİLİSİ SUÇA ORTAK OLDU“

Yasemin G., suç ortaklarını mahkemede açıkladı: „En iyi arkadaşım Büşra S. ve onun sevgilisi Yiğit T. bana yardım etti.“
Yiğit T., Türkiye’de dokuz çalışanı olan bir çağrı merkezi işletiyor ve dolandırıcılık suçlarıyla tanınıyor. Yasemin G., Yiğit T.’nin soygun fikrini ortaya attığını ve daha karmaşık yöntemler (tünel kazma, rehin alma veya silahlı soygun) planladığını ancak bu önerileri kabul etmediğini belirtti.

TÜRKİYE’YE KAÇIŞ VE LÜKS İÇİNDE GİZLENME

Soygunun ardından Yasemin G., tek başına Türkiye’ye uçtu. İlk başlarda lüks otellerde konaklayan Yasemin, bir süre sonra Yiğit T.’nin ailesinin havuzlu villasında yaşamaya başladı. Ancak yaklaşık bir yıl boyunca dışarı çıkamamak ve izole bir hayat sürmek onu bunaltmaya başladı.

„HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM“

Yasemin G., Türkiye’de çeşitli suç şebekeleriyle iletişime geçerek çalınan milyonlara ulaşmaya çalıştı ancak bu çabaları sonuçsuz kaldı. Bu süre zarfında Büşra S., 2022 yılında suç ortaklığı nedeniyle 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

TEHDİTLER VE TESLİM OLMA KARARI

Bir yıl boyunca İstanbul’da saklanan Yasemin, „yeni erkek arkadaşının“ Yiğit T.’nin ailesine ait bir nargile kafeye gidip para talep etmesinin ardından ölümle burun buruna geldi. Erkek arkadaşı, birkaç gün sonra sokakta silahlı saldırıya uğradı ve vücudunda 9 kurşun yarasıyla hayatta kalmayı başardı. Bu olay, Yasemin G.’nin teslim olma kararını hızlandırdı.

MİLYONLAR HALA KAYIP

Mahkemede Yasemin G., çalınan paranın Türkiye’ye küçük gruplar halinde taşındığını söyledi. Ancak paranın izine hala rastlanmadı. Mahkeme, Yasemin G.’nin „kadın Robin Hood“ olmadığını ve çalınan parayla lüks bir hayat sürmeyi amaçladığını belirtti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

İsviçre’ye AB Vatandaşı Olarak Gelen Türkler ile AB Oturumlu Türkler Arasındaki Farklar ve Avantajlar

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE — İsviçre’de yaşayan ya da bu ülkeye yerleşmeyi planlayan Türk vatandaşları açısından, European Union vatandaşı olmak ile yalnızca bir AB ülkesinde oturum iznine sahip olmak arasında önemli farklar bulunuyor.

Yurt dışından gelen kişi ve şirketlere danışmanlık hizmeti sunan S-Gate Swissgate’in kurucusu ve gazeteci Cemil Baysal’a göre bu ayrım, özellikle çalışma ve oturum hakları bakımından belirleyici rol oynuyor.

İsviçre ile Avrupa Birliği arasında imzalanan serbest dolaşım anlaşmaları kapsamında, AB vatandaşı olan kişiler ülkeye daha avantajlı koşullarda giriş yapabiliyor. AB pasaportuna sahip Türk kökenli bireyler, İsviçre’ye vizesiz seyahat edebiliyor ve belirli şartlar dahilinde ülkede çalışma ve oturum iznini daha kolay alabiliyor. Bu kişiler iş piyasasına serbestçe erişebilirken, iş değiştirme veya kendi işini kurma konusunda da geniş haklara sahip oluyor.

Buna karşılık, bir AB ülkesinde yalnızca oturum izni bulunan ancak AB vatandaşı olmayan Türkler, İsviçre açısından “üçüncü ülke vatandaşı” statüsünde değerlendiriliyor. Bu nedenle, Avrupa’da oturum iznine sahip olmak İsviçre’ye geçişte ek bir avantaj sağlamıyor. Bu kişiler İsviçre’ye vizesiz olarak en fazla 90 gün turistik amaçlı giriş yapabilse de bu durum çalışma veya yerleşme hakkı anlamına gelmiyor.

Bu statüdeki kişilerin İsviçre’de çalışabilmesi için işveren tarafından çalışma ve oturum izni başvurusunun yapılması gerekiyor. Ayrıca işverenin, ilgili pozisyon için İsviçre’de veya AB vatandaşları arasında uygun aday bulunamadığını ve söz konusu kişiye neden ihtiyaç duyulduğunu kanton ve federal göç makamlarına kanıtlaması şart koşuluyor. İsviçre’de uygulanan kota sistemi de bu süreci daha sınırlı ve zorlu hale getiriyor.

B ve C Oturum İzinleri Arasındaki Farklar

İsviçre’de oturum izinleri arasında en yaygın olanlardan ikisi B ve C izinleridir.

B Oturumu (Geçici Oturum İzni):

  • Süreli bir oturum iznidir (genellikle 1 yıl verilir ve uzatılır)
  • Çalışma hakkı içerir ancak bazı durumlarda iş değişiklikleri izne tabi olabilir
  • Kantonlar arasında taşınma belirli şartlara bağlıdır
  • Daha sınırlı haklar sunar

C Oturumu (Yerleşim İzni):

  • Süresiz oturum hakkı sağlar (ancak kart her 5 yıl bazı şartlar denetlenerek yenilenir)
  • İş değiştirme ve iş kurma konusunda tam serbestlik sağlar
  • Kanton değiştirme daha kolaydır
  • Sosyal ve ekonomik haklar açısından İsviçre vatandaşlarına oldukça yakın haklar sunar

C oturumu, halk arasında “süresiz oturum” olarak bilinir. Ancak kayıtsız koşulsuz süresiz değildir.

Continue Reading

Avrupa

Schengen’de damga dönemi sona erdi: Dijital sınır sistemi yürürlükte

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği (AB) ve Schengen bölgesinde sınır geçişlerine ilişkin yeni uygulama yürürlüğe girdi. 10 Nisan 2026 itibarıyla devreye alınan Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile pasaportlara fiziki damga vurulması uygulaması sona erdi.

Yeni sistem kapsamında, Schengen bölgesine kısa süreli giriş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkış bilgileri dijital ortamda kayıt altına alınacak. Söz konusu kişilerden ilk girişte yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik veriler alınacak.

Uygulamanın özellikle Schengen bölgesine ilk kez giriş yapan yolcuları doğrudan etkilemesi bekleniyor. İlk girişte biyometrik verilerin sisteme kaydedilecek olması nedeniyle sınır geçişlerinde işlem sürelerinin uzayabileceği değerlendiriliyor.

Sistem, turistik ve kısa süreli vizeyle seyahat edenler ile vizesiz giriş hakkı bulunan üçüncü ülke vatandaşlarını kapsıyor. Bu kişilerin Schengen bölgesindeki kalış süreleri de otomatik olarak hesaplanacak.

İsviçre dahil olmak üzere Schengen ülkelerinde geçerli oturum iznine sahip kişiler ile uzun süreli vize sahiplerinin ise uygulamadan muaf olduğu bildirildi. Bu kişilerin sınır geçişlerinde mevcut uygulamaların büyük ölçüde devam edeceği ifade edildi.

Yetkililer, EES ile düzensiz kalışların önlenmesi ve sınır kontrollerinin daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtirken, sistemin tam olarak işlerlik kazanmasının ardından geçişlerin hızlanmasının beklendiğini kaydetti.

EES’in ardından, vizesiz seyahat edenler için öngörülen Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi’nin (ETIAS) ilerleyen dönemde devreye alınmasının planlandığı bildirildi.

Continue Reading

Avrupa

Dünya Mutluluk Raporu 2026 açıklandı

yazar

Published

on

By

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 20 Mart Dünya Mutluluk Günü’nde yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu bu yıl da açıklandı.

🥇 Finlandiya yine zirvede

  • Finlandiya, bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi seçildi.
  • İskandinav ülkeleri bu yıl da üst sıralardaki ağırlığını korudu.

🇨🇭 İsviçre yeniden ilk 10’da

  • İsviçre, listede 10. sırada yer alarak yeniden ilk 10’a girmeyi başardı.

🌟 En mutlu 10 ülke

  1. Finlandiya
  2. İzlanda
  3. Danimarka
  4. Kosta Rika
  5. İsveç
  6. Norveç
  7. Hollanda
  8. İsrail
  9. Lüksemburg
  10. İsviçre

📱 Sosyal medya etkisi öne çıktı

Bu yılki raporda özellikle sosyal medya kullanımı dikkat çekiyor:

  • Yoğun sosyal medya kullanımı, özellikle gençler ve genç yetişkinlerde daha düşük mutluluk seviyesiyle ilişkilendiriliyor.
  • Bu etki, özellikle Batı Avrupa ve İngilizce konuşulan ülkelerde daha belirgin.
  • Ancak sosyal medya tamamen olumsuz değil:
    • Önemli olan nasıl kullanıldığı
    • Gerçek sosyal ilişkileri güçlendirip güçlendirmediği

📊 Rapor nasıl hazırlanıyor?

  • 147 ülkede, 2023–2025 yılları arasında yapılan anketlere dayanıyor
  • Değerlendirmede şu faktörler dikkate alınıyor:
    • Ekonomik durum
    • Sağlık
    • Yaşam kalitesi ve boş zaman

🇹🇷 Türkiye kaçıncı sırada?

  • Türkiye, 2026 raporunda ilk 10’da yer almıyor
  • Son yıllarda genellikle 90–110 aralığında konumlanıyor

📊 Önceki verilere göre:

  • Türkiye çoğunlukla 100. sıra civarında
  • Bu da ülkenin mutluluk açısından orta-alt seviyede olduğunu gösteriyor

📉 Türkiye neden daha geride?

Başlıca etkenler:

  • 💰 Ekonomik zorluklar ve gelir algısı
  • 📈 Enflasyon ve yaşam maliyeti
  • 🏥 Sağlık ve yaşam kalitesi algısı
  • 🤝 Sosyal destek hissinin sınırlı olması
  • 🔮 Gelecek beklentileri

📊 Güçlü yönler de var

Türkiye’nin öne çıkan olumlu tarafları:

  • Güçlü aile bağları
  • Misafirperverlik ve toplumsal dayanışma
  • Zengin kültürel ve sosyal yaşam

🌍 Genel tablo

  • İlk 30: Avrupa ülkeleri ve gelişmiş ekonomiler ağırlıkta
  • Orta sıralar (30–100):
    • Doğu Avrupa, Latin Amerika, Orta Doğu ve Asya ülkeleri
    • Türkiye de bu grupta yer alıyor
  • Alt sıralar (100–147):
    • Ekonomik ve siyasi sorunların yoğun olduğu ülkeler

🧠 Not

Bu sıralama yalnızca ekonomik refaha göre yapılmıyor. Şu kriterler birlikte değerlendiriliyor:

  • Yaşam memnuniyeti
  • Sosyal destek
  • Özgürlük hissi
  • Yolsuzluk algısı
  • Sağlık ve yaşam süresi
Continue Reading

Trendler