Connect with us

Gündem

Lozan Polisinde WhatsApp Skandalı: Görevden Uzaklaştırılan Polisler Karara İtiraz Ediyor

yazar

Published

on

Lozan’da, tartışmalı WhatsApp gruplarında ırkçı, cinsiyetçi ve antisemitik mesajlar paylaştıkları ortaya çıkan polis memurlarıyla ilgili soruşturma sürüyor. Olay sonrası görevden uzaklaştırılan sekiz polisten biri işine geri dönerken, diğerleri karara itiraz etmeye hazırlanıyor. Şehir yönetimi ise sessizliğini koruyor.

Skandal Mesajlar Ortaya Çıktı

Ağustos ayı sonunda Lozan Şehir Polisi içinde büyük bir skandal patlak verdi. Bazı polislerin yer aldığı WhatsApp gruplarında ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve Yahudi karşıtı mesajlar paylaşıldığı ortaya çıktı.
Sızdırılan mesajlarda göçmenler, Afrikalılar ve azınlık gruplarıyla ilgili aşağılayıcı ifadeler, kadınlar hakkında küçük düşürücü şakalar, ve LGBTQ+ bireylere yönelik alaycı, dışlayıcı söylemler yer aldı.
Bazı paylaşımlarda ise şiddeti ima eden veya komplo teorilerine dayanan antisemitik içerikler bulunduğu belirtildi.

RTS’nin haberine göre, bu paylaşımların bir kısmı görsel mizah (mem) şeklindeydi, bazıları ise doğrudan yazılı mesajlar olarak gönderilmişti. Yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle mesajların tam içeriğini açıklamıyor ancak ifadelerin “profesyonel etikle bağdaşmadığı ve bazı durumlarda cezai sorumluluk doğurabilecek nitelikte” olduğu vurgulanıyor.

Skandalın ardından sekiz polis memuru geçici olarak görevden uzaklaştırıldı.

Siyasi Tepki: “Kurumlar Sorumluluk Almalı”

Olay, hem kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde büyük tepki çekti.
İsviçre İçişleri Bakanı Elisabeth Baume-Schneider, tüm polis teşkilatının bu davranışlarla özdeşleştirilmemesi gerektiğini belirterek, “Önemli olan, bu olaylardan gerekli derslerin çıkarılması ve kurumların sorumluluklarını yerine getirmesidir,” dedi.

Polis Sendikası: “Çoğu Polis Görevini Düzgün Yapıyor”

İsviçre Polis Memurları Birliği, tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, bu tür olayların istisna olduğunu vurguladı.
Birlik Başkanı Emmanuel Fivaz, “Polis teşkilatında ırkçılık çok nadir görülüyor. Azınlıklarla iletişim konusunda verilen eğitimler ve farkındalık çalışmaları etkili biçimde sürüyor,” ifadelerini kullandı.

Bir Polis Görevine Döndü

RTS’nin edindiği bilgilere göre, görevden uzaklaştırılan sekiz polisten biri soruşturma sonucunda aklandı ve işine geri döndü.
Söz konusu memurun tartışmalı mesajlara katılmadığı, pasif kaldığı ve herhangi bir suç teşkil eden davranışta bulunmadığı belirlendi.
Lozan Belediyesi, bu gelişme hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Altı Polis İçin Soruşturma Sürüyor

Diğer yedi polis için süreç devam ediyor. Bunlardan biri kendi isteğiyle istifa etti. Kalan altı memur hakkında disiplin işlemleri sürerken, bir kişi için kesin işten çıkarma kararı verildi. Bu polis, karara karşı Vaud Kantonu Mahkemesi’ne itiraz etmeye hazırlanıyor.

Bazı memurlar ise, belediyenin aldığı kararlara karşı paritetik komisyon adlı bağımsız bir danışma kuruluna başvuracak. Bu kurul, tavsiye niteliğinde görüş bildirse de şehir yönetimi bu görüşe uymak zorunda değil.

Maaşlar Kesildi, Gelirsiz Kaldılar

RTS’nin ulaştığı bilgilere göre, bazı uzaklaştırılan polislerin maaş ödemeleri durduruldu. Ancak memurlar resmi olarak işten çıkarılmadıkları için işsizlik maaşı da alamıyorlar.
Bu durum, bazı polislerin tamamen gelirsiz kalmasına yol açtı.
Avukatları, devam eden süreç nedeniyle açıklama yapmayı reddetti.

Sendikadan Bağımsız İnceleme Talebi

Lozan Polis Sendikası, belediyeye yazdığı bir mektupta, alınan disiplin önlemlerinin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Sendika yönetimi, WhatsApp yazışmalarının içeriğinin bağımsız bir uzman tarafından incelenmesi gerektiğini savundu.

Belediye Sessiz

Lozan şehir yönetimi ise sürece ilişkin sessizliğini koruyor.
Belediye sözcüsü, “Bazı kararlar henüz kesinleşmediği için şu anda açıklama yapmak erken olur,” ifadelerini kullandı.
Şehrin, nihai kararlar açıklandığında kamuoyunu bilgilendirmesi bekleniyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te bir mülteci 9. kattan atlayarak hayatına son verdi

yazar

Published

on

By

Röportaj: Cemil Baysal
Kamptaki tanık: “Bu sadece bir ölüm değil”

İsviçre’de iltica sürecinin yarattığı baskı, bir kez daha trajik bir olayla gündeme geldi. Zürih’te bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundili sığınmacı Davy N., kaldığı odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

5 Nisan 2026’da meydana gelen olayın, İsviçre medyasında geniş yer bulmaması dikkat çekerken, kampta kalan diğer sığınmacılar arasında büyük bir şok ve üzüntüye yol açtı.

Yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunan ve iltica başvurusu reddedilen 31 yaşındaki Davy N.’in sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.

Ölümün ardından gündeme gelen sorular

Olayın ardından kamp sakinleri ve mülteci hakları savunucuları, özellikle psikolojik destek mekanizmalarının yeterliliğini ve süreçte olası ihmalleri tartışmaya açtı.

Paylaşılan bilgilere göre Davy N.’in, yaşamını yitirmeden kısa süre önce psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği belirtildi. Bu süreçte sınır dışı edilme baskısı altında olduğu ifade ediliyor.

Sessiz anma, dikkat çeken mesajlar

Davy N.’in hayatını kaybettiği noktada, “Sınır Dışı Edilmelere Karşı İttifak” ve arkadaşları tarafından bir anma düzenlendi. Törende yapılan konuşmalarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığı, daha geniş yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

İttifak adına konuşan Christoph H., başta İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların süreci değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Tanık anlatımı: “Bu sistem insanı tüketiyor”

Kampta kalan Türkiye kökenli bir mülteci, yaşananların bireysel bir olaydan öte sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi:

“Bu sadece bir kişinin kararı değil. Bu şartlar insanı o noktaya getiriyor. Bu sistem insanları zamanla tüketiyor. Bazıları buna dayanamayabiliyor.”

Tanık, mültecilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca kamplarla sınırlı olmadığını belirterek, göç yolculuğunun da ciddi riskler içerdiğine dikkat çekti.

“Kimse keyfinden mülteci olmaz”

Tanık, mültecilerin ülkelerini terk etme nedenlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimse keyfinden ülkesini bırakmaz. İnsanlar yaşamak için geliyor. Kendi ülkelerinde yaşayamadıkları için yola çıkıyorlar.”

Avrupa’daki uygulamalara da değinen tanık, iltica politikalarının insani boyutunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tartışma yeniden gündemde

Davy N.’in ölümü, İsviçre’deki mülteci kamplarındaki yaşam koşulları, iltica süreçlerinin uzunluğu ve psikolojik destek imkanları gibi konuları yeniden gündeme taşıdı.

Düzenlenen anma etkinliği, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, daha insani koşullar için çağrılar yapıldı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Trendler