Connect with us

Gündem

Kilise mi, cami mi? Wittigkofen’de tartışmalar alevleniyor

yazar

Published

on

Wittigkofen’de bir kilise satış kararı, mahallede sıcak tartışmalara yol açtı. İşte detaylar.

Cuma, 28.11.2025, 14:31

Bern’in doğusundaki Hochhaus-Siedlung Wittigkofen mahallesinde, eski bir kilise merkezi, yeni bir tartışmanın odağı oldu. Plan: Evangelik-reform kilise merkezi camiye dönüşecek. Kilise merkezini satmayı planlıyor ve alıcının Bern İslami Merkezi Vakfı olması öngörülüyor. Bu durumda mahalle sakinlerinin yıllardır buluşma noktası olan yer, aynı zamanda Müslümanlar için bir ibadet alanı haline gelecek. Ancak bu değişim herkesin hoşuna gitmiş değil.

Mahallede atmosfer nasıl?
Çoğu sakin temkinli bir tavır sergiliyor. Mikrofon karşısına geçip konuşmak isteyen çok az kişi var, ancak endişeler hissediliyor: “tanımadıkları kişilerin mahallede dolaşması”, mülk değerlerinin düşmesi ve kilise merkezinin tarafsız buluşma noktası olma özelliğinin kaybolması gibi kaygılar öne çıkıyor. Yedi yıldır mahallede yaşayan ve dindar bir Hristiyan olan Tobias Barth, bir açık mektup yayınladı: “Kilise herkesi bir araya getiren bir alan yarattı. Orada cami olursa bu özelliği kaybolur.”

İslami Merkez’in planları neler?
Vakfın hedefi, binayı 1.8 milyon İsviçre Frangı’na satın almak ve ibadet alanı oluşturmak. Reform kilisesi ise binada kiracı olarak kalacak ve ofisleri ile bazı odaları kullanmaya devam edebilecek. Bern’de doğup büyüyen İslami Merkez Başkanı Ali Osman, “Çevrede farklı geçmişlere sahip insanlar yaşıyor. Herkes hangi alanları kullanacağını kendisi seçebilir” diyor.

İslami Vakfın geçmişi ve profili
Bern İslami Merkezi, uzmanlar tarafından ılımlı ve açık görüşlü olarak değerlendiriliyor. Kanton Bern’in dini işler sorumlusu David Leutwiler, “1984’te kanton kilisesiyle ortak bir etkinlik düzenlediler; mahalleye barış getirmeyi amaçladılar” diyor. Vakıf, 40 yılı aşkın süredir Bern’in Länggass mahallesinde eski bir otoparkta faaliyet gösteriyordu. Kira sözleşmesinin sona ermesiyle, yeni mekan arayışları uzun sürdü ve birçok olumsuz yanıt alındı. Nihayet Wittigkofen’de uygun bir yer bulundu.

Kilise neden satıyor?
Diğer birçok yerde olduğu gibi, reform kilisesi de üye kaybı ve azalan gelirlerle mücadele ediyor. Bern Kilise Genel Meclisi Küçük Kilise Konseyi Başkanı Rudolf Beyeler, “Bu yüzden mülkü devretmek zorundayız. Alıcıyı titizlikle inceledik ve kantonun dini dairesinin görüşünü aldık. Olumsuz bir bilgiye rastlamadık” diyor.

Tepkiler: SVP ve Egerkinger Komitee
Plan, siyasi ve toplumsal çevrelerde de tartışma yaratıyor. SVP Bern temsilcisi Alexander Feuz, satışa karşı çıkıyor: “Bu, çok hassas bir emsal. Mahallenin yapısı değişecek, komşuluk düzeni zarar görecek” diyor. Feuz ayrıca finansmanın yurtdışından gelebilecek şüpheli kaynaklarla yapılabileceğini öne sürüyor ve şeffaflık eksikliğine dikkat çekiyor. Ona göre, binanın “tarafsız bir buluşma yeri” olarak kalması yerine “büyük bir cami” haline gelmesi bazı sakinler için rahatsızlık yaratabilir.

Egerkinger Komitee ise satışın “ülke genelinde artan bir eğilimin parçası” olduğunu savunuyor: Hristiyan kurumların geri çekilmesi ve yerine Müslüman kurumların kurulması toplumsal kimlik ve güvenlik açısından risk barındırıyor. Komite, ibadet yerlerinin finansman kaynaklarının açıklanmasını ve şeffaflığı talep ediyor. Ayrıca, bu tür dönüşümlerin mahallede toplumsal bölümün artması riskini de gündeme getiriyor.

Süreç nasıl ilerleyecek?
Cami planı henüz kesinleşmiş değil. Şu an sadece bir niyet mektubu imzalanmış durumda. Vakfın binayı satın alabilmesi için 1.8 milyon Frank’ı bağışlarla toplaması gerekiyor. Şimdiye kadar sadece 50 bin Frank toplanabildi. Wittigkofen’de konu yalnızca bir bina değil; mahalledeki değişime ne kadar yer açılabileceği tartışılıyor. Ali Osman, “Amacımız Wittigofen’de sosyal hayatı geliştirmek, kimseyi dışlamak değil” diyor.

temsili görsel

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler