Avrupa
Kadına Şiddet Alarmı: K.o.-Damlaları “Silah” Sayılacak
Berlin – Almanya, kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı vahim tabloyla bir kez daha yüzleşti. Federal hükümetin açıkladığı yeni durum raporu, hem rakamların ürkütücülüğünü hem de devletin almayı planladığı sert tedbirleri gözler önüne serdi. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Aile Bakanı Karin Prien ve BKA Başkanı Holger Münch, Berlin’de düzenledikleri toplantıda artan şiddet vakalarına karşı “kesin ve kararlı bir mücadele” sözü verdi.
K.o.-Damlalar Resmen “Silah” Kategorisinde
İçişleri Bakanı Dobrindt, özellikle eğlence mekânlarında artan “K.o.-damlası” vakalarının artık ağır suçlarla aynı kategoriye alınacağını belirtti:
“Kadınların güvenliği devletin asli sorumluluğudur. İspanya modeline benzer elektronik kelepçe uygulamasını hayata geçiriyoruz. Ayrıca K.o.-damlalarını ‘silah’ olarak tanımlayarak çok daha sert cezai yaptırımların yolunu açıyoruz.”
Bakan, bu düzenlemenin hem caydırıcılığı artıracağını hem de mağdurların korunmasında yeni bir aşama sağlayacağını vurguladı.
“Günlük Hayatın Olağanlaşan Suçu”
Aile Bakanı Prien ise şiddetin ülkede sıradanlaşmaya başladığına dikkat çekti:
“Kadına yönelik şiddet, toplumun gündelik suç envanterine dönüşmüş durumda. Buna seyirci kalamayız.”
Prien, daha güçlü bir önleyici politika, daha nitelikli veri toplama süreçleri ve mağdurlara kesintisiz destek sunacak bir yardım ağı çağrısı yaptı.
BKA: “Sadece Görüneni Biliyoruz”
BKA Başkanı Münch, açıklanan rakamların yalnızca buzdağının görünen kısmı olduğunu ifade etti:
“Kadınlara yönelik suçlar artıyor ancak hâlâ çok büyük bir karanlık alan var. Özellikle aile içi şiddet çoğunlukla bildirilmiyor.”
Cinsel Suçlarda 53 Binden Fazla Mağdur
2024 yılı verileri, durumu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor:
- 53.451 kadın ve kız çocuğu cinsel suçların mağduru oldu.
- Artış oranı %2,1.
- Mağdurların neredeyse yarısı reşit değildi.
Vaka yelpazesi cinsel tacizden tecavüze, cinsel saldırıdan istismara kadar geniş bir alana yayılıyor.
Aynı yıl 308 kadın ve kız çocuğu öldürüldü. Tamamlanmış kadın cinayetlerinde yaklaşık %9’luk bir düşüş olsa da 859 kadın saldırılardan sağ kurtuldu.
Dijital Şiddet Rekor Kırdı
Teknolojik araçlarla işlenen şiddet türleri de hızla yükseliyor. 18.224 kadın, çevrim içi tehdit, dijital takip (cyberstalking) ve benzeri yöntemlerle mağdur edildi. Bu kalem, tüm suç alanları içinde en hızlı yükselen kategori oldu.
Siyasi saikle işlenen saldırılar ise %70’i aşan artışla yeni bir tehlike alanına işaret ediyor.
Aile İçi Şiddette Korkunç Yükseliş
2024 yılında aile içi şiddet mağduru olan kişi sayısı 265.942 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Mağdurların:
- %70’i kadın,
- yaklaşık %30’u erkek ve erkek çocukları.
Ancak partner şiddeti hâlâ ağırlıklı olarak kadınları hedef alıyor: Her 5 mağdurdan 4’ü kadın.
132 kadın ve 24 erkek, partner şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti.
Aile içi çatışmalarda ölenlerin sayısı ise 130. Bu ölümler içinde 6–14 yaş arası çocukların dikkat çekici bir ağırlığı var.
Şiddet Evde Olduğu Kadar Ekranda da Artıyor
Dijital takip ve çevrim içi baskı, hem partner şiddeti hem de aile içi ilişkilerde keskin bir yükseliş gösteriyor:
- Partner şiddetinde dijital saldırılar %11 arttı,
- Aile içi ilişkilerde bu artış %20’nin üzerine çıktı.
Karanlık Alan Araştırması: Çoğu Suç Bildirilmiyor
LeSuBiA adını taşıyan yeni araştırmaya göre:
- Birçok şiddet türünde bildirim oranı %10’un altında,
- Partner şiddetinde ise %5’in bile gerisinde.
Araştırma, kadınların yaşamları boyunca daha yoğun, daha sistematik ve daha ağır şiddete maruz kaldığını; çoğu vakada travmanın çocuklukta başladığını ortaya koyuyor.
Devletin Hedefi: “Korkusuz Bir Yaşam”
Federal hükümet, yeni verilerin daha etkin koruma politikalarının önünü açmasını hedefliyor. Yetkililere göre kadınların, erkeklerin ve çocukların güven içinde yaşayabilmesi
Avrupa
Charlie Hebdo’dan Crans-Montana karikatürü sonrası yeni çizim
İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonunda, Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan ve 40 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasına ilişkin yayımladığı karikatür nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan Fransız satirik dergisi Charlie Hebdo, tartışmalara yeni bir karikatürle yanıt verdi.
Dergi, pazartesi günü yayımladığı yeni çizimde, iki arbaletçinin (tatar yayı kullanan saldırgan) derginin yazı işleri kadrosuna saldırdığını tasvir etti. Karikatürde, “İsviçrelilerle alay etmek serbest mi?” ifadesi yer aldı.
Söz konusu çizim, 2015 yılında Paris’te Charlie Hebdo dergisine yönelik düzenlenen silahlı saldırıya gönderme olarak yorumlandı. Aynı zamanda figürlerin İsviçre’nin ulusal kahramanı Wilhelm Tell’i çağrıştırdığı değerlendirildi.
İlk karikatür büyük tepki çekmişti
Dergi, daha önce Crans-Montana’daki yangın faciasına atıfta bulunan ve yanmış kayakçıları tasvir eden bir karikatür yayımlamıştı. Bu çizim, İsviçre kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, özellikle mağdur yakınları ve yerel çevreler tarafından “insan onurunu zedeleyici” olarak nitelendirilmişti.
Bunun üzerine Valais kantonunda bir yazar ve bir avukat, Charlie Hebdo hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, söz konusu karikatürün İsviçre Ceza Kanunu’nun 135. maddesi kapsamında “şiddet içeren ve insan onurunu ağır biçimde ihlal eden içerik” niteliği taşıdığı savunuldu.
Soruşturma süreci devam ediyor
Yerel makamlar, başvurunun ardından hukuki sürecin başlatıldığını doğrularken, dosyanın inceleme aşamasında olduğu bildirildi.
Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en büyük sivil felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş, olay ülkede ulusal yas ilan edilmesine yol açmıştı.
Yetkililer, facianın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü, olayla bağlantılı olarak işletme sahibinin tutuklu bulunduğunu açıkladı.
Avrupa
İtalyan ünlü avukattan Crans-Montana faciası için 50 milyar avroluk tazminat fonu çağrısı
İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana kayak merkezinde yılbaşı gecesi bir eğlence mekânında çıkan yangında hayatını kaybedenler için, İtalyan ünlü avukat Annamaria Bernardini de Pace, 50 milyar avroluk tazminat fonu oluşturulması çağrısında bulundu.
İsviçre basınında yer alan haberlere göre, 1 Ocak 2026’ya girilen gece bir barda çıkan yangında en az 40 kişi yaşamını yitirdi, 116 kişi ise yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, işletme sahibinin tutuklanarak önleyici gözaltına alındığı açıklandı. Yetkililer, yangının çıkış nedeni ve güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusunda incelemelerin sürdüğünü duyurdu.
“Bu sadece ihmal değil”
İtalya’da kamuoyunda tanınan ünlü avukat Bernardini de Pace, “Il Giornale” gazetesine verdiği demeçte, olayın basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Aşırı kalabalık mekânda yalnızca bir acil çıkış bulunduğunu ve bu kapının da iddiaya göre kilitli olduğunu belirten Bernardini de Pace, bunun “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Avukat, “Güvenlikten tasarruf etmek, insanların ölebileceğini bilerek hareket etmek anlamına gelir. Bu bir katliam sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkililere de eleştiri
Bernardini de Pace, sorumluluğun yalnızca işletmecilere ait olmadığını belirterek, belediye, kanton yönetimi ve federal makamların da denetim görevini yeterince yerine getirmediğini öne sürdü.
Soruşturmanın geç başlatılmasını da eleştiren ünlü avukat, olaydan sonra delillerin toplanmasında gecikme yaşandığını, ilk tutuklamaların yaklaşık 10 gün sonra gerçekleştiğini kaydetti.
50 milyar avroluk fon talebi
Mağdur ailelerin uzun yıllar sürecek hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmaması gerektiğini savunan Bernardini de Pace, devlet ve sorumlu tarafların katkısıyla en az 50 milyar avro tutarında bir tazminat fonu kurulması çağrısında bulundu.
Ulusal yas günü ilan edildi
İsviçre hükümeti, faciada hayatını kaybedenler anısına 9 Ocak 2026 tarihini ulusal yas günü ilan etti. Martigny kentinde resmi anma töreni düzenlendi.
Yetkililer, yangınla ilgili cezai ve idari soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdüğünü, kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini açıkladı.
Avrupa
İngiltere’den İsviçre için seyahat uyarısı
LONDRA – İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İsviçre’ye seyahat edecek vatandaşları için güvenlik uyarısı yayımladı. Uyarıda, özellikle büyük şehirlerde artan yankesicilik olaylarına dikkat çekilirken, terör tehdidinin de tamamen göz ardı edilemeyeceği belirtildi.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, ocak ayı başında güncellenen seyahat tavsiyeleri kapsamında İsviçre, “en güvenli ülkeler” kategorisinden çıkarıldı. Aynı uyarı listesinde Almanya, İtalya, Hırvatistan, Portekiz, Estonya ve Finlandiya da yer aldı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, İsviçre’de genel suç oranının düşük olduğu ancak son dönemde özellikle büyük şehirlerde küçük çaplı hırsızlık vakalarında artış yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, “Cenevre Havalimanı ile Cenevre’ye giden ve gelen trenlerde yankesicilik riskinin daha yüksek olduğu” vurgulandı.
Yetkililer ayrıca, ülkede terör saldırısı ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirterek, turistlerin kalabalık alanlarda dikkatli olmaları tavsiyesinde bulundu.
Dikkat çeken diğer uyarılar
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, uyuşturucu bulundurmanın İsviçre’de ağır cezalarla sonuçlanabileceğine işaret ederek, havalimanlarında bagaj kontrollerinin ileri teknoloji sistemlerle yapıldığını hatırlattı.
Kış turizmi nedeniyle her yıl çok sayıda İngiliz vatandaşının İsviçre’ye seyahat ettiğini belirten bakanlık, kayak ve dağ sporları sırasında meydana gelen kazalara da dikkat çekti. Açıklamada, geçmiş yıllarda İsviçre Alpleri’nde kazalar sonucu yaralanan veya hayatını kaybeden İngiliz turistler bulunduğu anımsatılarak, seyahat sigortasının önceden yapılması önerildi.
Bunun yanı sıra Ticino ve St. Gallen kantonlarında yürürlükte olan yüzü tamamen kapatan giysilere yönelik yasak hakkında da bilgi verildi.
Brexit sonrası giriş kuralları
Haberde, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından seyahat kurallarında yapılan değişikliklere de yer verildi. Buna göre, 2025 yılı başından itibaren İsviçre vatandaşları da dahil olmak üzere Avrupa’dan İngiltere’ye seyahat edecek kişilerin elektronik seyahat izni (ETA) alması gerekiyor. İngiliz makamları, bu sistemin 2026 itibarıyla daha sıkı şekilde denetlendiğini bildirdi.
İngiliz yetkililer, yayımlanan uyarının İsviçre’ye yönelik ani bir güvenlik krizi anlamına gelmediğini, Schengen bölgesindeki birçok ülkeyi kapsayan genel bir güncellemenin parçası olduğunu kaydetti.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


