Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’Yİ TERK EDEN ZENGİNLER: JUSO’NUN MİRAS VERGİSİ ÖNERİSİ TARTIŞMA YARATIYOR

yazar

Published

on

İsviçre’de önerilen miras vergisi reformu, yabancı multimilyonerleri ülkeye taşınmaktan caydırıyor. Uzmanlara göre, özellikle Nidwalden gibi zenginlerin yoğun yaşadığı kantonlarda büyük mali kayıplar yaşanabilir. Juso Başkanı ise bu iddiaları „zengin lobisinin dikkat dağıtma çabası“ olarak değerlendiriyor.

ZENGİNLERİN İSVİÇRE’YE İLGİSİ AZALIYOR

İsviçre’nin vergi avantajları uzun yıllardır varlıklı yabancıların ilgisini çekerken, planlanan miras vergisi değişiklikleri bu durumu tersine çevirebilir. Sosyalist Gençlik Partisi (Juso), 50 milyon Frank üzerindeki mirasların %50’sinin devlete aktarılmasını öngören bir yasa teklifi sundu. Bu teklif, ülkeye yerleşmeyi düşünen yabancı zenginlerin gözünü korkuttu.

Özellikle Nidwalden kantonu yetkilileri, son dönemde zengin yeni göçmenlerin sayısında belirgin bir düşüş yaşandığını belirtiyor. Resmi makamlar, „Son dönemde çok zengin kişilerin İsviçre’ye taşınması neredeyse hiç gerçekleşmedi.“ ifadesini kullanarak, bunun miras vergisi teklifiyle bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Benzer şekilde, Cenevre Maliye Müdürü Nathalie Fontanet de varlıklı yabancıların İsviçre yerine başka ülkelere yöneldiğini ifade ediyor: „Vergi belirsizliği nedeniyle bu kişiler İsviçre’ye gelmiyor. Bu durum henüz yasa bile yürürlüğe girmeden ekonomiye zarar veriyor.“

PWC RAPORU: İSVİÇRE VERGİ AVANTAJINI KAYBEDİYOR

Küresel danışmanlık şirketi PWC’nin bu hafta yayımladığı araştırma, İsviçre’nin cazibesinin azaldığını gösteriyor. Araştırmaya katılan 44 bağımsız vergi danışmanı, avukat ve mali müşavirden %84’ü, önerilen miras vergisinin İsviçre’nin imajına ciddi zarar verdiğini belirtti.

Danışmanlık şirketi PWC’nin İsviçre ortağı Jürg Niederbacher, „Zenginlerin İsviçre’ye taşınma planları erteleniyor veya tamamen iptal ediliyor“ diyerek, özellikle İngiliz milyonerlerin kararlarını gözden geçirdiğini ifade etti.

İTALYA ZENGİNLER İÇİN ALTERNATİF OLUYOR

İsviçre’den kaçan multimilyonerler için en cazip alternatif ülke İtalya oldu. PWC araştırmasına göre, İtalya’nın sunduğu 200.000 Euro sabit vergi uygulaması, zengin yabancılar için büyük bir avantaj sağlıyor.

Vergi uzmanı Niederbacher, „İtalya’daki sabit vergi sistemi, İsviçre’nin sunduğu avantajları gölgede bırakıyor“ diyerek, bu politikanın zenginlerin ülke tercihini etkilediğini vurguluyor.

JUSO: „ZENGİNLERİN KORKUSU ABARTILIYOR“

Juso Başkanı Mirjam Hostetmann, bu iddiaları ciddiye almadığını belirtiyor. PWC’nin araştırmasını „44 zengin dostu danışmanın subjektif görüşü“ olarak nitelendiren Hostetmann, „Büyük servetlerin iklim krizine etkisini konuşmamız gerekirken, zengin lobisi bu tartışmayı başka yöne çekmeye çalışıyor“ dedi.

Ekonomi profesörü Marius Brülhart da önerilen yasanın belirsizlik yarattığını kabul etmekle birlikte, „Vergi oranlarının artması, yüksek servetli bireylerin taşınma kararlarını etkileyebilir“ yorumunda bulundu.

PARLAMENTO KARAR AŞAMASINDA

Mart ayında İsviçre Parlamentosu, miras vergisi teklifini tartışmaya açacak. FDP lideri Thierry Burkart, „Bu belirsizlik ortamının bir an önce sona ermesi gerekiyor“ diyerek, teklifin hızlıca referanduma sunulmasını istiyor.

Ancak parlamentoda alternatif bir teklif tartışılmaya başlanırsa, referandum süreci bir yıl kadar uzayabilir. Bu durumda, İsviçre’ye taşınmayı düşünen multimilyonerlerin belirsizlik nedeniyle ülkeye gelmeme eğilimi daha da artabilir.

📌 Önümüzdeki haftalarda İsviçre’nin vergi politikalarına dair alınacak kararlar, ülkeye taşınmayı planlayan zengin yabancılar için kritik olacak.

YASAL UYARI: Bu haberin tüm yayın hakları www.isvicreninsesi.ch sitesine aittir. İçerikler, izinsiz olarak kopyalanamaz, paylaşılmaz ve sosyal medya platformlarında içerik üretimi amacıyla kullanılamaz. İsviçre dışındaki paylaşımlarda, haberin linki kaynak gösterilerek kullanılabilir. Sosyal medya platformlarında, sayfamız @isvicreninsesi etiketlenmeden paylaşım yapılması yasaktır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te bir mülteci 9. kattan atlayarak hayatına son verdi

yazar

Published

on

By

Röportaj: Cemil Baysal
Kamptaki tanık: “Bu sadece bir ölüm değil”

İsviçre’de iltica sürecinin yarattığı baskı, bir kez daha trajik bir olayla gündeme geldi. Zürih’te bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundili sığınmacı Davy N., kaldığı odanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

5 Nisan 2026’da meydana gelen olayın, İsviçre medyasında geniş yer bulmaması dikkat çekerken, kampta kalan diğer sığınmacılar arasında büyük bir şok ve üzüntüye yol açtı.

Yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunan ve iltica başvurusu reddedilen 31 yaşındaki Davy N.’in sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.

Ölümün ardından gündeme gelen sorular

Olayın ardından kamp sakinleri ve mülteci hakları savunucuları, özellikle psikolojik destek mekanizmalarının yeterliliğini ve süreçte olası ihmalleri tartışmaya açtı.

Paylaşılan bilgilere göre Davy N.’in, yaşamını yitirmeden kısa süre önce psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği belirtildi. Bu süreçte sınır dışı edilme baskısı altında olduğu ifade ediliyor.

Sessiz anma, dikkat çeken mesajlar

Davy N.’in hayatını kaybettiği noktada, “Sınır Dışı Edilmelere Karşı İttifak” ve arkadaşları tarafından bir anma düzenlendi. Törende yapılan konuşmalarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığı, daha geniş yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

İttifak adına konuşan Christoph H., başta İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların süreci değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Tanık anlatımı: “Bu sistem insanı tüketiyor”

Kampta kalan Türkiye kökenli bir mülteci, yaşananların bireysel bir olaydan öte sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi:

“Bu sadece bir kişinin kararı değil. Bu şartlar insanı o noktaya getiriyor. Bu sistem insanları zamanla tüketiyor. Bazıları buna dayanamayabiliyor.”

Tanık, mültecilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca kamplarla sınırlı olmadığını belirterek, göç yolculuğunun da ciddi riskler içerdiğine dikkat çekti.

“Kimse keyfinden mülteci olmaz”

Tanık, mültecilerin ülkelerini terk etme nedenlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimse keyfinden ülkesini bırakmaz. İnsanlar yaşamak için geliyor. Kendi ülkelerinde yaşayamadıkları için yola çıkıyorlar.”

Avrupa’daki uygulamalara da değinen tanık, iltica politikalarının insani boyutunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tartışma yeniden gündemde

Davy N.’in ölümü, İsviçre’deki mülteci kamplarındaki yaşam koşulları, iltica süreçlerinin uzunluğu ve psikolojik destek imkanları gibi konuları yeniden gündeme taşıdı.

Düzenlenen anma etkinliği, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, daha insani koşullar için çağrılar yapıldı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Okullarda Telefon Yasağı Artıyor: Öğretmenler Temkinli

yazar

Published

on

By

İsviçre’de giderek daha fazla kanton, okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı alıyor. Ancak uzmanlar ve öğretmenler, bu yasakların ne kadar etkili olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Araştırmalara göre, İsviçre’de çocukların dijital cihazlarla tanışma yaşı oldukça erken. İlkokula başlayan her beş çocuktan biri kendi akıllı telefonuna sahipken, bu oran ilkokulun sonunda yüzde 80’e, ortaokul düzeyinde ise neredeyse yüzde 99’a ulaşıyor. Bu veriler, Çocuk Koruma Vakfı’nın James Araştırması’na dayanıyor.

Ülkede eğitim sistemi federal yapıya sahip olduğu için, telefon kullanımıyla ilgili kurallar kantonlara, belediyelere ve okullara göre değişiklik gösteriyor. Ancak genel eğilim, telefonların okul hayatından tamamen çıkarılması yönünde ilerliyor.

Örneğin Ticino kantonunda telefon yasağı genişletilerek tüm zorunlu eğitim kademelerinde uygulanmaya başlandı. Nidwalden, Aargau ve Valais kantonları da 2025/26 eğitim yılından itibaren özel elektronik cihazların kullanımını yasakladı. Bu yasaklar yalnızca ders saatlerini değil, teneffüsleri ve okul etkinliklerini de kapsıyor. İstisnalar ise sadece eğitim amaçlı kullanım veya sağlık durumlarıyla sınırlı tutuluyor.

Kamuoyunda yapılan anketler, telefon yasağına güçlü destek olduğunu gösteriyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 80’den fazlası bu uygulamayı desteklediğini belirtti.

Ancak öğretmenlerin yaklaşımı daha temkinli. İsviçre Öğretmenler Birliği, genel bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre, öğrencilerle birlikte belirlenen kurallar daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor.

Uygulamada bazı zorluklar da ortaya çıkıyor. Örneğin Aargau kantonunda bir okulda uygulanan yasak sonrası öğrenciler, teneffüslerde ödeme yapmak için kullandıkları dijital sistemleri kullanamaz hale geldi. Bu nedenle okul kantininde dijital ödeme yöntemleri kaldırıldı.

Uzmanlar, sorunun yalnızca cihazlar olmadığını vurguluyor. Dijital platformların sonsuz içerik akışları, algoritmalar ve “beğeni” sistemleriyle bağımlılık yarattığına dikkat çekiliyor. Eğitimciler, kalıcı çözümün yasaklardan çok bilinçli kullanım ve dijital eğitimden geçtiğini belirtiyor.

Continue Reading

Trendler