Sosyal Medya

Ekonomi

İsviçre’de Yaşam Maliyetleri Artıyor: Sendikalar %5 Maaş Artışı Talep Ediyor – İşverenler Karşı Çıkıyor

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’de yaşam maliyetleri, Corona pandemisinden bu yana sürekli olarak artış gösterdi. Bu durum karşısında İsviçre Sendikalar Birliği (SGB), enflasyonu telafi etmek amacıyla büyük maaş artışları talep ediyor. Sendikalar, çalışanların gerçek maaşlarının son beş yılda düştüğünü ve bu yüzden %5 oranında bir maaş artışının gerekli olduğunu belirtiyor.

Maaş Artışı Talebi

SGB, Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında maaşların %5 oranında artırılmasını talep etti. Bu artışın, enflasyon karşısında maaşların alım gücünü korumak için gerekli olduğunu savunuyor. SGB Başkanı Pierre-Yves Maillard, “Çalışanlar, gerçek anlamda daha az maaş alıyor, oysa üretkenlik artıyor. Bu geri kalmışlığı telafi etmek ve çalışmanın gerçek değerini adil bir şekilde yeniden tanımak gerekiyor” dedi.

SGB Ekonomisti Daniel Lampart, “Alt ve orta gelirli maaşlar, eğer maaş potansiyeli kullanılmış olsaydı, gerçek anlamda aylık 300 ila 500 İsviçre frangı daha fazla olabilirdi” şeklinde konuştu.

İşverenlerin Tepkisi

İsviçre İşverenler Federasyonu, sendikaların maaş artışı taleplerini “gerçekçi olmayan” olarak nitelendiriyor. İşverenler Federasyonu Ekonomisti Simon Wey, şu anda firmalar arasında yapılan anketlere göre 2025’te ortalama maaş artışının %1.5 ile %1.6 arasında olmasının beklendiğini ifade etti. Öngörülen %1’lik enflasyon oranıyla, reel maaşların yaklaşık %0.6 artması bekleniyor.

Wey, “Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle alım gücünün ciddi şekilde düştüğü doğru. Ancak, bu kaybı tek bir yılda telafi etmek gerçekçi değil. Önemli olan, reel maaşların yeniden artış göstermesidir” dedi.

Sendikaların Endişeleri

Unia Başkanı Vania Alleva, maaş gelişimini “alarm verici” olarak nitelendiriyor. Alleva, “Satış çalışanlarından inşaat işçilerine, otelcilik ve yaşlı bakım sektöründeki çalışanlara kadar herkes yüksek faturalar ve yetersiz maaşlarla mücadele ediyor. Bu durum, yaşam standartlarını korumak için kesinlikle önemli maaş artışlarına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor” dedi.

Görünüşe göre, bu talepler ve işverenlerin karşıt görüşleri arasında bir çözüm bulmak zor olacak. Sendikaların maaş artışı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği ve bu konuda ne tür düzenlemelerin yapılacağı merakla bekleniyor.

#İsviçre #schweiz #suisse #svizzera #MaaşArtışı #Sendikalar #Enflasyon #YaşamMaliyetleri #SGB #İşverenler #MaaşTalepleri #Ekonomi #ÇalışanHakları #MaaşSorunları #İşçiHakları #Üretkenlik #YaşamStandartları #İsviçreEkonomisi #MaaşArtışıTalepleri #Sendika #İşçiSendikaları #EnflasyonHayatŞartlarıArtışı #İşverenTepkileri

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Kamu Kurumlarında Öncelik İsviçrelilere mi Veriliyor?

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de kamu kurumlarında çalışan yabancı uyrukluların oranı son yıllarda neredeyse sabit kaldı. Federal yönetimde görev yapan personelin yalnızca %5’i yabancı uyruklu. Bu durum, İsviçre’nin genel iş gücündeki %34’lük yabancı çalışan oranıyla kıyaslandığında dikkat çekici bir fark yaratıyor.

İsviçre basınında yer alan haberlerde, bu durum “Ausgerechnet beim Bund bleiben die Schweizer fast unter sich” başlığıyla gündeme taşındı.
Bu ifade, “Yabancıların en az olduğu yer, ironik biçimde devletin kendisi” şeklinde yorumlandı.
Başlık, “Tam da federal yönetimde, İsviçreliler neredeyse kendi aralarında kalıyor” anlamına gelerek, konunun ironik yönüne dikkat çekti.

Yabancı Uzmanlar Kamuya Giremiyor

Ekonomi çevreleri, kamu yönetiminde yabancı çalışan oranının düşüklüğünü “sistematik bir tercih” olarak değerlendiriyor.
Resmî gerekçe güvenlik, gizlilik ve vatandaşlık şartları olarak açıklansa da, uzmanlara göre bu durum kamuya girişte İsviçrelilere fiili bir öncelik tanındığı anlamına geliyor.

Bir ekonomi analisti şu değerlendirmeyi yaptı:

“Özel sektörde uluslararası uzmanlar olmadan birçok sektör ayakta kalamaz. Ancak kamu tarafında yabancılar neredeyse hiç yer bulamıyor. Bu fark uzun vadede bilgi akışını ve yeniliği zayıflatıyor.”

Avrupa Açılıyor, İsviçre Kapalı Kalıyor

Komşu Almanya, kamu kurumlarında yabancı uzman istihdamını artırmak için dil ve vatandaşlık şartlarını gevşetmiş durumda.
İsviçre’de ise başvuru süreçleri uzun, güvenlik kontrolleri sıkı, vatandaşlık koşulları katı. Bu da yabancı profesyonellerin kamuya yönelmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Temsiliyet Sorunu Büyüyor

Sosyologlar, federal yönetimin bugünkü yapısının İsviçre toplumunun çeşitliliğini yansıtmadığını vurguluyor.
Ülke nüfusunun üçte biri yabancı kökenliyken, kamu kurumlarında bu oran yalnızca yirmide bir. Uzmanlara göre bu durum, toplumsal temsiliyet ve adalet açısından “endişe verici bir dengesizlik.”

Uzmanlardan Politika Değişikliği Çağrısı

Uzmanlar, kamu yönetiminde istihdam politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

“Yabancı çalışanlara kapı açmak, sadece bir iyi niyet göstergesi değil, modern bir devletin gereğidir.”
Kamu kurumlarının daha açık ve uluslararası bir işe alım sistemi geliştirmesi öneriliyor.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İsviçre, dijital rekabetin yeni dünya lideri

yazar

Yayınlayan

on

By

IMD raporuna göre İsviçre, ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde zirvede

İsviçre, dijital rekabet alanında dünyanın en güçlü ülkesi unvanını kazandı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü’nün (IMD) her yıl yayımladığı “World Digital Competitiveness Ranking” (WDCR) raporuna göre ülke, bu yıl ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde birinci sıraya yerleşti.

Geçtiğimiz yıllarda sıralamanın zirvesinde yer alan Singapur bu yıl üçüncü sıraya gerilerken, ABD ikinci sıradaki yerini korudu. Böylece İsviçre, dijital dönüşümün merkezine yerleşen veri altyapısı, inovasyon kapasitesi ve dijital beceri geliştirme politikalarıyla dünya liderliğini elde etti.

🔍 Üç alanda zirveye taşıyan faktörler

IMD, ülkelerin dijital rekabet gücünü üç temel boyutta değerlendiriyor:

  1. Bilgi (Knowledge) – Eğitim sistemi, bilimsel araştırma kapasitesi ve yetenekli iş gücü.
  2. Teknoloji (Technology) – Dijital altyapı, yatırım ortamı ve regülasyon çerçevesi.
  3. Geleceğe Hazırlık (Future Readiness) – Şirketlerin dijital dönüşüm adaptasyonu, toplumun yeniliklere açıklığı ve dijital yönetişim.

İsviçre, özellikle bilgi ve geleceğe hazırlık alanlarında rakiplerine açık ara fark atarken, teknoloji boyutunda da önemli bir sıçrama kaydetti. Ülkenin araştırma odaklı ekonomi modeli, yüksek Ar-Ge harcamaları ve eğitimde dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi bu başarının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

⚠️ “Liderliği korumak daha zor olacak”

Uzmanlar, İsviçre’nin dijital liderliğinin kalıcı hale gelmesi için sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor. IMD araştırmacılarına göre; küresel veri düzenlemeleri, yapay zekâ standartları ve uluslararası dijital ticaret dengeleri, İsviçre’nin önümüzdeki dönemdeki konumunu doğrudan etkileyecek.

“Birinci sıraya çıkmak kadar orada kalmak da zor” diyen IMD yetkilileri, ülkenin özellikle teknolojik altyapı yatırımlarını ve dijital girişim ekosistemini daha da güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

🌍 Küresel tablo

  • 1. İsviçre
  • 2. ABD
  • 3. Singapur
  • 4. Danimarka
  • 5. Hollanda

Rapora göre Avrupa ülkeleri dijital rekabette genel olarak güç kazanırken, Asya ülkeleri yenilik hızında hâlâ yüksek bir ivmeye sahip.

💬 Uzman yorumu

Dijital ekonomi analisti Dr. Michael Reiter’e göre, İsviçre’nin başarısı tesadüf değil:

“İsviçre uzun süredir dijital dönüşümü sadece teknoloji yatırımı olarak değil, bir eğitim ve yönetişim meselesi olarak görüyor. Bu bütüncül yaklaşım ülkeyi dünya liderliğine taşıdı.”

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

Onur Air Resmen İflas Etti

yazar

Yayınlayan

on

By

Türk sivil havacılığının köklü şirketlerinden Onur Air, resmen iflas etti.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 5 Kasım 2025 tarihli kararıyla Onur Air Taşımacılık A.Ş.’nin iflasına hükmetti. Kararın kesinleşmesiyle birlikte şirketin tasfiyesi için iflas idaresi atandı.

Mahkeme kararında, şirkete ait taşınmazlara iflas şerhi konulması, ipotek ve haciz durumlarının araştırılması ile son beş yılda devredilen taşınmazların satış bedelleriyle birlikte incelenmesi talep edildi.

Pandemi sürecinde uçuşlarını durduran Onur Air’in, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından lisansı da askıya alınmıştı. Bu karar, şirketin fiilen faaliyetlerini sonlandırmasının ardından, hukuken de havacılık sahnesinden çekildiğini tescillemiş oldu.

1992 yılında kurulan Onur Air, uzun yıllar iç hatlar ve dış hatlarda binlerce yolcuya hizmet vermiş, Türkiye’nin özel havayolu sektöründeki öncü markalarından biri olarak anılmıştı.

Haberin Devamını Oku

Trendler